a

Felsefe Taşı Gerçek mi? Nicholas Flamel'in Sırları

tasi-felsefe

   J. K. Rowling'in bir nesli peşinden sürükleyen Harry Potter kitaplarının ilkine ismini vermiştir Felsefe Taşı. Bunun dışında yine 8 filmlik bir seriye dönüşecek Harry Potter hikayesinin ilk filmine de ismini vermiştir. Peki filmde cisimsiz bir ruha beden vermeye yarayan, sonsuz bir yaşamın kapısını aralayan ve her nesneyi altına dönüştüren bu taş acaba gerçekten var mı? Yine kitaplarda ve filmde bu taşın mucidi olduğu söylenen Nicolas Flamel aslında kim? Bu yazımızda özet şeklinde bunları açıklamak istedik. 

Bir Garip Adam : Nicholas Flamel

flamel-nico   Öncelikle Felsefe Taşının mucidi olduğu düşünülen kişiyle başlayalım. Bu adam gerçekte yaşamış bir simyacıdır. (Simya: Çeşitli maddelerin birbirine karıştırılarak degiştirilmeye çalışıldığı çalışma alanıdır.) Ve gerçekten Felsefe Taşını bulduğuna da inanılır. Tahminen 1330 yılında Paris'te doğmuştur. Hayatı hakkında net bilgiler yoktur. Zaten döneminde ünlü bir simyacı olduğu söylense de kitaplarda ismi geçene kadar modern dünyamızda pek tanınmayan birisiydi. Harry Potter kitapları dışında Michael Scoot adlı birisi de hakkında kitap yazmıştır. Zaten birazdan yazacaklarımızın çoğunun kaynağı da bu kitaptır.

   Hikayeye göre (Hikaye diyorum gerçekliği tartışılıyor çünkü) 25 Nisan 1382 tarihinde Flamel uzun uğraşlar sonrası Felsefe Taşını buluyor. Bu taşla bir cıvayı altına dönüştürmeyi başarıyor. Bu sırada yanında karısı var başka da kimse yok. Yani gerçekten bulup bulmadığı tam bir muamma. Ama çalışmaları olduğu kesin. Nicholas Flamel ister taşı bulmuş olsun ister bulmamış o zamanlarda çoğu insan onun bunu başardığına inanmış ve ismi adeta efsaneleşmiş. 

Felsefe Taşının Akıbeti

   Nicholas Flamel yine hikayeye göre taşı bulduktan sonra sade bir hayat sürmeye başlamış ancak çalışmalarına da devam etmiş. Felsefe Taşının bu noktadaki akıbeti meçhul. Böyle bir taşı bulmuş adam neden onu insanlığa göstermek istemez ki? Bunun çeşitli sebepleri olabilir. Nicholas Flamel ne kadar sade bir hayata yelken açmış olsa da efsanesi büyümüş. Bir zaman sonra onun sonsuz hayat iksirini bulduğu söylenir olmuş. Tabii bu da kanıta muhtaç bir bilgi. Öldükten yıllar sonra çoğu insan onun hala iksir sayesinde hayatta olduğuna inanmış. Hatta bir zaman adamın mezarına hırsızlar dadanmış. İşte Felsefe Taşını bulmak için. Söylentiye göre mezarı açtıklarında Flamel'in olmadığını görmüşler. Bu da Flamel'in hayatta olduğunu söyleyenlere dayanak olmuş. Hayattaysa Felsefe Taşı da yanındadır galiba.

İşin Özü

   Konuyu şöyle bir özetleyecek olursak Nicholas Flamel gerçekten geçmişte yaşamış bir simyacıdır. Fakat onun Felsefe Taşını veya sonsuz hayat iksirini bulduğuna dair güçlü bir kanıt yoktur. Sadece söylentiler ve efsaneler vardır. Felsefe Taşı ise bir bakıma geçmiş dönemdeki simyacıların ana hedefini gösteren bir simgedir. Simyacıların hedefi her şeyi altına çeviren bir maddeyi bulmaktır. Hal böyle olunca Felsefe Taşının, bu amacı simgeleyen bir hayal ürünü olduğunu düşünebiliriz. Hatta ben direkt öyle düşünüyorum. Ha gerçekten bir Felsefe Taşı olsa ne olur? Altının değeri düşer. Hazır düğün sezonu gelmişken ne güzel de olur. 

Yazımızı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

Sonraki Yazı
« Önceki Yazı
Önceki Yazı
Sonraki Yazı »

8 yorum

Anında yorum
Fatma ÜZMEZ
YAZAR
16 Haziran 2017 00:52 Sil

"Düğün sezonu gelmişken"
Güzel tespit👍🏻👍🏻

Cevapla
avatar
Saadet Uslu
YAZAR
16 Haziran 2017 09:28 Sil

Bu olayın gerçeğe dayanan bir temeli olduğunu bilmiyordum. Kitabı okumadım, filmi de izlemedim. nedense bu tür pek hoşuma gitmiyor. Ama Nicholas Flamel ile ilgili kitaplara bakacağım bir ara ilginç geldi.

Cevapla
avatar
16 Haziran 2017 13:01 Sil

Zaten pek bir bilgi yok dediğim gibi Michael Scoot adlı bir yazarın kitabı var onun hakkında belki ona bakabilirsiniz..İlginiz için teşekkür ederiz :)

Cevapla
avatar
Nida Nur
YAZAR
16 Haziran 2017 13:04 Sil

Aslında atalarımızın bir sözü felsefe taşı olabilir :'D Bknz: Tuttuğun altın olsun :')
Güzel yazı olmuş, teşekkürler :dd (zorla yazdırtmadı gfdjkh)

Cevapla
avatar
16 Haziran 2017 13:25 Sil

Atalarımızın simyacılığa özendiği aşikar.. Yazar yazara yorum atmış samimiyet akıyorrr :D (birbirlerine düşmanlar dfgfdfd)

Cevapla
avatar
18 Haziran 2017 17:36 Sil

Önce ne güzel olurdu her şeyi altına dönüştüren bir taş olsa diye düşündüm ama son satırlarda "değeri düşer" şeklindeki uyarınızla kendime geldim..:) E tabi her şeyin fazlası zarar...

Cevapla
avatar
19 Haziran 2017 11:23 Sil

İlginiz için teşekkür ederiz :)

Cevapla
avatar

LÜTFEN!

Kötü amaçlı ve Argo yorumlardan kaçınınız! Kod DönüşümKod Dönüşüm EmolojiEmoloji