30 Eylül 2014 Salı

Saatler Ne Zaman Geri Alınacak?

Saatler Ne zaman ve Neden geri alınacak?


   Her yıl tartışılan kış ve yaz saati uygulaması tüm dedikodulara rağmen devam ediyor.Malum artık kış kapıda.Bundan dolayı yaz saati uygulaması sona erecek.Aslında bu saat uygulamaları büyük bir tasarruf getiriyor beraberinde.Örnek verecek olursak ilkbaharda başlayıp sonbaharın ortalarında sona eren yaz saati uygulamasında bu sene tahminen 800 milyon-1 milyar Kilovatsaat arası elektrik tasarrufu sağlandı.Bu orta ölçekli bir hidroelektrik santralinin yıllık üretimine denk geliyor.Yani bu uygulamalar tasarruf için yapılıyor.

    Bu sene kış saati uygulaması 26 Ekim Pazar 2014 tarihinde saat 04:00'ten itibaren saatlerin 1 saat  geriye alınmasıyla yapılacak!

Yaz Saati Uygulaması Hakkında Tarihsel Bilgiler:


    Aslında sadece yaz saati uygulaması vardır.Bu da yaz aylarında saatler 1 saat ileri alınarak yapılır.Daha sonra ileri alınan 1 saat yaz bitince geri alınır.Biz bu geri alma işlemine de kış saati uygulaması demişiz.Yaz saati uygulaması  ilk haliyle Benjamin Franklin tarafından önerildi.Nitekim Benjamin insanların erken kalkmasına önem veren birisiydi.Franklin,Paris'te elçilik görevini sürdürürken insanların mumları israf ettiğine şahit oldu.Mum israfının önlenmesi için gün ışığından fazla yararlanılması gerektiğini söyledi.Bu tam anlamıyla bir yaz saati uygulaması sayılmazken ileride bu fikrin gelişmesine katkı sağlayan bir olaydır.

    Çağdaş Yaz Saati Uygulaması ilk defa Yeni Zelandalı bir böcekbilimci olan George Vernon Hudson tarafından önerildi.Bu öneri ingiliz müteahhit olan William Willett tarafından geliştirildi ve günümüz Yaz Saati Uygulaması şeklini aldı.Willett'ın bu uygulaması 1.Dünya savaşıyla birlikte Almanların bu uygulamayı benimsemesiyle  değer kazandı.Sonuç olarak o günden bugüne geldi.

28 Eylül 2014 Pazar

51.Bölge Nedir?Gerçekten Var mıdır?



   Ülkemizdeki Ufo Olayları adlı yazımda 51.Bölge ile ilgili bir yazı yazacağımı söylemiştim.Aslında şimdi yazacağım yazı o konunun devamı niteliğinde sayılabilir.Yani kısacası UFO dosyamızı biraz daha kurcalayacağız.Peki çok konuşulan 51.Bölge Nedir?Gerçekten böyle bir bölge var mıdır?Bu soruların cevapları yazımızda gizli.

BİR OLAY BİR EFSANE!

   1947 Temmuz ayında ABD'de ilginç bir olay yaşandı.New Mexico eyaletinin Roswell kasabası yakınlarında kayıp bir uçağı bulmak için uçuşa çıkan kurtarış pilotu Kenneth Arnold, yerden yükseldikten(4 metre) bir süre sonra çevresinden çok yüksek hızla geçen(222.000 km) 9 tane disk şeklinde uçan daire gördüğünü iddaa etti.Bu iddaa kamuoyu tarafından başta pek ciddiye alınmamıştı.Ama bu olaydan yaklaşık 2 hafta sonra "bir uzay gemisi ele geçirildi" haberleri tüm dünyada yankı buldu.ABD ilk başlarda bu haberleri yalanlamazken ertesi gün ne hikmetse haberi yalanlama ihtiyacı duymuştur.ABD Ordusu ele geçirilenin bir uzay gemisi değil meteoroloji balonu olduğunu iddaa etmiştir.Ancak tüm bu yalanlamalara rağmen ortaya çıkan fotograflar,görüntüler ve yeni iddaalar 51.Bölge efsanesini doğurmuştur.Aslında efsane mi denilir bilemiyorum belki de bir gerçek!Roswell olayıyla ilgili bir ilginç gelişmede 2008 yılında yaşanmıştır.Amerikalı eski bir askeri yetkili olan Teğmen Walter Haut,ölümünden sonra geride bıraktığı mektupta o olayın gerçek olduğunu yani bir uzay gemisinin ele geçirildiğini ve bu gemide uzaylı cesetleri bulduklarını itiraf etmiştir.Yine Teğmenin yazdıklarına göre,ABD şu anda sahip olduğu birçok teknolojiyi bu olay sonrası uzay gemisiyle birlikte sağlamıştır.İşte bu yaşananlar sonucu 51.Bölge efsanesi ortaya çıktı.Ortaya atılan iddaaya göre ABD, Roswell olayıyla ele geçirdiği dünya dışı varlıkları 51.Bölge denilen bölgede inceliyor.Hatta orada dünya dışı varlıklarla iletişim kuruyor!

51.BÖLGE GERÇEKLERİ!

   Bu bölge Las Vegas'ın 153 km. kuzeyinde,Groom Gölü yakınında olup Nevada ve Nellis test sahaları ile çevrelenmiştir.Bu bölgenin tam koordinatlarını hiçbir yerde bulamazsınız.51.Bölge büyük bir bölgedir öyle ki Lübnan'dan daha büyüktür.Bu bölgede gerçekten uzaylılar mı inceleniyor bilinmez ama bölgenin çok gizli bir bölge olduğu gerçektir.Bu bölgeye kesinlikle normal bir vatandaş giremez.Hatta yetkili değilseniz ne olursanız olun bölgeye giremezsiniz.Bölgede güvenlik önlemleri olağanüstüdür.Bölgeye 30 mil kadar yaklaşmanız durumunda uyarılırsınız.Uyarıyı dinlemezseniz vurulursunuz.Bölgeyi koruyan yetkililerin vur emri vardır.Kısacası bu bölge içinde ne yapılıyorsa yapılsın olağanüstü güvenlik önlemleri olan bir bölgedir.Bu da aslında biraz UFO iddaasını güçlendiriyor.

51.BÖLGE GERÇEKTEN VAR MIDIR?

   Evet 51.Bölge diye bir yer vardır.Buna artık kesin bir yanıt verilebiliyor.Çünkü Obama böyle bir yerin varlığını kabul eden açıklamalarda bulundu.Obama 2013 Kennedy Center Honors ödül gecesinde Shirley MacLine ile konuşurken “Başkan seçildiğiniz zaman insanların size sorduğu ilk soru, ‘51. Bölge’de ne olup bitiyor’ oluyor” dedi.Obama bu açıklamasıyla 51.Bölgenin varlığını kabul etmiş oldu.Böylece bölge resmiyet kazandı.Ama ABD'li yetkililere göre bölgede uzaylılar yok sadece askeri deneyler yapılıyor.Bu açıklama ne kadar tatmin edici tartışılır.

   Sonuç olarak 51.Bölge diye bir yer vardır.Bu yer çok korunaklı gizli bir yerdir.Bu özelliği dolayısıyla bir çok teorinin odak noktası olmuştur.Kim bilir ilerleyen seneler bize 51.Bölgenin sırrını getirir....



Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

26 Eylül 2014 Cuma

İndirmeden Oynayabileceğiniz Güzel Oyunlar


    Bilgisayar oyunları insanların zamanını çalan güzel bir büyüdür.Bu büyü her insan üzerinde mutlak bir başarı sağlar.Gelişen teknoloji ile bu oyunlar bilgisayarlarımıza büyük yük getirmeye başladılar.Çoğu inanılmaz güzel oyun yüksek depolama alanı istemesiyle bizlere zorluk çıkartıyor.Bu yüzden ya oyunu hiç oynamayacaksın ya da yüküne katlanacaksın.Bunun dışında oyun meraklıları için farklı bir yöntem daha var.Bu yöntem yüksek depolama alanı isteyen oyunları oynamak yerine bilgisayara hiç yük getirmeyen internet üzerinden oynanan oyunları oynamaktır.Ama aynı kalitede olmaz diye baştan kestirip atmayın.Şimdi yazacağım bu türden oyunlar çoğu bilgisayarımıza kurduğumuz yüklü oyundan daha iyi.Bu oyunları oynamak için bilgisayara bir şeyler kurmak gerekmiyor.Sadece internetinizin olması gerekiyor.Zaten eğer bu yazıyı şu anda okuyorsanız büyük ihtimalle elinizin altında bir internet var.İşte o indirmeden oynayabileceğiniz güzel oyunlar listesi:

6.TANKİ ONLİNE:

    İnternet üzerinden indirmeden oynanan 3D bir oyundur.Oyunda ana amaç sahip olduğunuz tankı geliştirmektir.Bunun dışında oyunda level atlamanın yanı sıra rütbeler vardır.Ne kadar rütbeli olursanız o kadar çok malzeme alırsınız tankınıza.Birçok oyun modu vardır.Bazen guruplar halinde savaşılırken bazen de tek bir şekilde savaşıyorsunuz.Oyun Türk kullanıcıların az olduğu bir oyun fakat denemekte fayda var.

5.DARKORBİT:

    Browser oyun tutkunları için uzay senaryolu bir oyundur.Browser oyun ne diye sorarsınız kısaca indirmeden oynadığınız oyun diyebiliriz.Bu oyunda ana amaç uzay geminizi geliştirmek.Bu gelişimi yapmak için uzayda ava çıkmanız gerekiyor.Oyunda 3 adet şirket var.Siz bunlardan birisine üye oluyorsunuz ve diğer şirketlerin gemileriyle düşman oluyorsunuz.Bunun dışında oyunda uzay canavarlarını avlayarak kredi ve uri kazanıyorsunuz.Bu oyunu çok önceden oynadım ama oyun gitgide gerçek paraya daha çok bağımlı hale getirildiği için oynamayı bıraktım.Oyunda gemiyi çok daha iyi geliştirmek için bir süre sonra gerçek para yatırmanız kaçınılmaz oluyor.Ancak buna rağmen denenebilecek güzel bir oyun.

4.SEAFİGHT:

    Darkorbit tarzında bir oyundur.Ama bu oyunda korsan oluyorsunuz ve geminizi geliştiriyorsunuz.Yine denizlerde ava çıkıyorsunuz.Bu oyunda gerçek para fazla etkisini göstermiyor.Bu yüzden oyun Darkorbit'e göre daha eğlenceli.Bu oyunun son verilere göre 16 milyona yakın kullanıcısı var.Oyunun 20 haritası var ve her haritada farklı özellikler var.Denemenizi tavsiye ederim.

3.TOTAL DOMINATION:

    Facebook  üzerinden oynayabileceğiniz tarayıcı tabanlı bir savaş oyunudur.Oyun gelecekte geçiyor.Oyunda ana amaç istilacılardan korunmak.Sahip olduğunuz gezegeni kendi başınıza veya ittifaklar kurarak istilaya karşı koruyorsunuz.Aynı türdeki oyunlara göre bu oyun kaliteli grafiklere sahip.Animasyonlar da daha etkileyici hale getirilmiş.Eğer savaş oyunu merakınız varsa denemeniz gerekir.

2.SHERWOOD DUNGEON:

    Knight online benzeri browser bir oyundur.Oyunda canavar keserek level atlıyoruz.Zaten ana amaç level atlayıp karakterimize daha güçlü silahlar kazandırmak.Silahlar dışında oyunda büyü yeteneklerimizde var.Bu büyü yeteneklerini mağaralarda bulduğumuz madalyonlar sayesinde kazanıyoruz.Oyunda level atlamak çok kolay.Hatta sıkılmadan bir gün boyunca oynarsanız 100 level bile olursunuz.Bunun dışında oyunda eğlenceli görüntülerde oluşturabilirsiniz.Mesela karakterimize bazı tuşları kullanarak dans ettirebilirsiniz.Denemenizi tavsiye ederim.

1.DEAD TRIGGER 2 :

    Facebook üzerinden oynanan güzel ve sıra dışı oyundur.Oyunda istilacı zombilere karşı savaşıyorsunuz.Grafikler gerçekten bilgisayarınıza kurduğunuz bu tarz oyunları aratmayacak kadar iyi.Hatta ilk gördüğümde baya şaşırdım.Oyunda belirli bölgelerdeki zombilere karşı savaşıyorsunuz.Bu oyunun kalitesi nedeniyle yüklenmesi biraz zaman alıyor.Ama oynaması gerçekten zevkli.Deneyin gerçekten seveceksiniz.

24 Eylül 2014 Çarşamba

Yeni Yüzüyle TV 8

    Acun Ilıcalı Tv 8 kanalını aldıktan sonra kanalı gerçekten şu anda eğlenceli bir kanal haline getirdi.Ama bu eğlenceli ortamla ilgili ileride bir sıkıntı olabilir.Çünkü bu eğlence ortamında gördüğümüz yüzler hep aynı yüzler.Seyirci bir süre sonra bu aynı yüzleri görmekten sıkılacaktır.Örnek vermek gerekirse Eser Yenerler'i aynı kanalda 2 farklı programda görüyoruz.Bunun dışında aslında Çok Güzel Hareketler Bunlar programını da sayarsak 3 farklı program diyebiliriz.Yani kanalı izleyen seyircinin Yenerler'i görme olasılığı çok fazla.Bu sadece Eser Yenerler içinde geçerli değil.Kanalda programlarda bulunan çoğu ünlü aynı kanalda çoğu kez karşımıza çıkıyor.Daha önce dediğim gibi bu durum bir süre sonra sorun yaratabilir.Acun Ilıcalı gibi usta bir televizyoncu bu durumun farkındadır mutlaka.Ve çözüm geliştirecektir.

TV 8 İÇİN DİĞER NOTLAR:

    Tv 8 yeni sezona güzel programlarla girdi.Bu programların içinde benim en dikkatimi çeken Ninja Warrior Türkiye oldu.Daha önce Japon versiyonunu severek izliyordum.Fox Tv'de yayınlanıyordu Japon versiyonu.O programı sevmemi sağlayan en önemli etken ise Hop dedik Ayhan ve Çekirge idi.Programı anlatan bu ikili esprili anlatımıyla insanı güldürüyordu.Türkiye versiyonunda bu iki komik adam yok ne yazık ki.Daha ciddi bir Ninja Warrior izliyoruz.Japon versiyonunu izleyenler Türkiye versiyonuna biraz zor alışacak gibi.

    Tv 8 kanalının bir diğer dikkat çeken programı da Para Bende isimli program.Bence bu program gerçekten bana biraz Acun Firarda havası estirdi.Evet format olarak hiçbir ilgisi yok ama gerçekten o havayı yakaladım ben.Para Bende programının saati biraz daha erken olabilir bence.Nitekim izleyicinin bu programı tutacağından şüphem yok.

    Tv 8 ekranlarında merakla beklediğim bir program var.İsmi Ütopya.Daha önce bu tarz bir yarışma izlemiştim.Eğer tahmin ettiğim gibiyse yarışmacılar kendi evini yapacak ve birlikte yaşamaya çalışacak.Survivor gibi bir iş olduğu düşünülse de aslında hiçbir ilgisi yok.Ütopya çok daha farklı ve bana göre çok değişik bir iş olacak.Merakla bekliyorum.


21 Eylül 2014 Pazar

Köy Enstitüleri "Yitirilen Mücevherler"


    1940 Tarihinde büyük bir fabrika kuruldu.Bu fabrika diğerlerinden farklıydı.Bu fabrika da mücevher yapılıyordu.Bu bir mücevher fabrikasıydı.Mücevher fabrikası olur mu demeyin istenilirse o da olur.Bu fabrika da birbirinden güzel,Güneş gibi parıldayan mücevherler yapılıyordu.Daha sonra bu mücevherler birleştirilip büyük bir ayna süsleniyordu.O aynaya takılan her mücevher,o aynayı farklı kılıyordu.O aynanın daha güzel görünmesini sağlıyordu.O aynaya bakanların daha mutlu olmasını sağlıyordu güzel mücevherler.Aynaya takılan mücevherler özenle yapılıyordu.Kimisine yapım aşamasında bir nota işleniyordu kimisine bin kelime.Kimisi çevresine ışık saçıyordu kimisi sıcaklık.Bu mücevherlerin diğer bir özelliği de mücevher kadar değerli insanların elinde yetişiyor olmasıdır.Gel zaman git zaman aynaya her mücevher eklendiğinde ayna daha da parlamaya başlamıştır.Bu parlaklık o kadar çoğalmıştır ki karşı komşuyu rahatsız etmiştir.Karşı komşu da bir ayna sahibidir ama onun aynası bizim ayna kadar ışık vermemektedir.Çünkü onun aynası mücevherlerle süslenmemiş.Karşı komşu mücevherlerle donatılmış aynayı kıskanmaya başlamıştır.Bunun üzerine sinsi bir plan yapmıştır.Ne olursa olsun bu aynanın mücevherleri toplanmalı!Karşı komşu bizim aynanın sahiplerine fitne sokmaya başlamıştır.Ama bizimkiler bunun ilk başta hile olduğunu anlamıştır.Karşı komşu bakmış aynanın sahiplerini etkilemekte başarılı olamayacak aynanın sahiplerinin değişmesi gerektiğini düşünmüştür.Nitekim kendisinin de bir adayı vardır.Bu aday aynaların ışığından dolayı batma durumuna gelmiş bir lamba satıcısıdır.Bu lamba satıcısı çabalayıp durmuş aynanın sahibi olmak için.Nitekim olmuşta.Takvimler 1954 tarihini gösterdiğinde aynanın yeni sahibi mücevher fabrikasını kapattırmıştır.Nedeni ise mücevherlerin yerine lambalar kullanmak istemesi olmuş.Sonuçta mücevherleri de aynadan söktürmüş.Gel zaman git zaman fabrika çürümeye yüz tutmuşken bir el kilidi kırmış fabrikayı yeniden açmış.O kilidi kıran el bir zamanlar aynanın ışığından rahatsız olan karşı komşuymuş.Fabrikayı kapattıran,mücevherleri toplatan o el bu sefer fabrikadan gelen mücevherlerle kendi aynasını süslemeye başlamıştır.Bizim ayna ise loş ve boş lambalarla süslenmeye devam edilmiştir.

    Çok sayıda mücevher gibi vatandaş yetiştiren,köylünün aydınlanmasını sağlayan Köy Enstitüleri 1940 Yılında açılmış talihsiz kışkırtmalarla dolu siyasi söylemler nedeniyle 1954 tarihinde kapatılmıştır.

18 Eylül 2014 Perşembe

Turksat Uydu Güncellemesi Nasıl Yapılacak?


    Bilindiği gibi dün gece itibariyle Kanallar Turksat 4A frekanslarına geçtiler.Çoğu kişinin kanalları göstermemeye başladı.Peki uydu güncellemesi nasıl yapılacak.İşte bilgiler:

    Türksat 2A haberleşme uydusunun ömrü 2016 yılının başında tamamlanacağından, söz konusu uydu üzerindeki yayınlar Türksat 4A haberleşme uydusuna aktarılacak, yeni TV kanallarıyla birlikte  Türksat uyduları  üzerindeki TV kanal sayısı 500’ün üzerine çıkacaktır.

Uydu Alıcıları Ayarlanması

    Türksat Kanal Güncelleme Sistemi (TKGS) ile uyumlu uydu alıcıları yeni frekansları otomatik olarak güncelleyecektir. Yeni uydu alıcısı alacak kullanıcıların TKGS uyumlu uydu alıcılarını tercih etmeleri tavsiye edilmektedir. TKGS uyumlu uydu alıcılarının listesine,http://www.turksat.com.tr/tr/turksat-kanal-guncelleme-sistemi adresinden ulaşabilirsiniz.

    Diğer uydu alıcıları içinse, 11844 MHz frekansı, Dikey V-polarizasyon, 2222 Sembol Oranı, FEC ¾ veya 11747 MHz frekansı, Yatay H-polarizasyon, 27500 Sembol Oranı ve FEC 5/6 değerleri girilerek “Şebeke Taraması” yapılmalıdır.

    Türksat 4A haberleşme uydusu, 42° Doğu yörüngesinde (Türksat 2A ve Türksat 3A uyduları ile birlikte) hizmet vereceğinden, uydu üzerindeki yayınları izlemek için ek bir antene ihtiyaç olmadığı gibi mevcut anten ayarlarında da herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Yeni uydularıyla bölgesindeki liderliğini güçlendiren Türksat, 42° yörüngesinde kullanıcılara daha fazla TV ve radyo kanalı izleme imkânı sunmaktadır.

    Arkadaşlar basitçe eğer uydunuzda otomatik arma kısmı varsa ve 11844 V 2222 frekansı varsa otomatik arma yaparak(Ağ arması seçeneği seçilmeli)kanllar güncellenebilir.
Not:Bilgiler Milliyet.Com.tr sitesinden alınmıştır

16 Eylül 2014 Salı

Türkiye'de UFO Olayları


   UFO kimliği belirlenememiş cisimler için kullanılan bir kelimedir.Tüm Dünya'da bu kimliği belirlenememiş nesnelere Uzaylı damgası vurulur.Bu insanoğlunun evrende tek olmadığını düşünmesinden kaynaklanmaktadır.Gerçekten evren insanın tahmin bile edemeyeceği kadar büyüktür.Bu büyüklükte tek olduğumuzu düşünmek bana göre bencilce bir yaklaşımdır.Uzaylı konusu insanoğlu için gizemli bir konudur.Bu konuya yönelik çok sayıda komplo teorisi üretilmiştir.Bunlardan en dikkat çekeni 51.Bölge olayıdır.Bu olayla ilgili yakın zamanda daha geniş bir yazı yazmayı düşünüyorum.51.Bölge olayını kısaca anlatmak gerekirse Roswell UFO Olayıyla birlikte ele geçirilen uzaylıların saklandığı öne sürülen bölgedir bu bölge.Bu bölgeyle ilgili birçok iddia vardır.ABD bu bölgenin varlığını başlarda yalanlasa da daha sonra varlığını kabul etmiştir.51.Bölgeyle ilgili daha sonra ayrıntılı bir yazı yazacağım.

    Bu yazımda Türkiye'de görülmüş bazı dikkat çekici UFO olaylarını yazmak istedim.Türkiye'de uzaylı olayına yaklaşım ciddiyetsizlik boyutundadır.Genelde uzaylılarla dalga geçilmiştir.Nitekim "Köylü tarlada uzaylı taşladı" tarzında haberler bunun en büyük kanıtıdır.Ancak ülkemizdeki UFO olayları durumun o kadar da boş olmadığını gözler önüne sermiştir.İşte ülkemizden dikkat çeken bazı UFO olayları:

İZMİR 1999 "UFOLAR HER YERDE!"


    29 Temmuz 1999 tarihinde İzmir'de UFO dedikoduları tavan yapmıştı.Çoğu insan UFO gördüğünü iddia ediyordu.Bu iddiaların gerçek olup olmadığı bir türlü bilinmiyordu.Ve aynı gün yani 29 Temmuz günü Sabah Gazetesi muhabiri Mustafa Hepikiz bir fotograf çekti.Bu fotografta metalik renkli,üzeri kubbe biçiminde olan bir cisim görülüyordu.Fotografı çeken Hepikiz,fotografı çekerken bu cismi fark etmediğini söylemiş.Bu ilginç olay hala gizemini koruyor.Bu olaydan sonra UFO dedikoduları artarak devam etti.

İZMİR 2000 "MONTAJ OLMAYAN UFO GÖRÜNTÜLERİ"

Dağcıların Çektiği UFO

    Takvimler 2000 senesini gösterirken yine İzmir'den bu sefer daha dikkat çekici UFO iddiaları ortaya çıktı.İki dağcı Cem ARAT ve Mehmet ŞAFAK Yamanlar dağındaki Karagöl yakınında yürüyüş yaparken bir UFO ile karşılaştılar.Bu olayın en ilginç tarafı ise iki kafadarın ertesi gün yine aynı yerde aynı cisme rastlamış olmasıdır.Yani UFO kendini iki defa göstermiştir.Dağcılar ikinci defa UFO'yu gördüklerinde bu sefer fotoğrafını çektiler.Bu fotoğrafları kimse inanmaz diye bir süre sakladılar.Daha sonra bu fotograflar çeşitli kurumlar tarafından incelendi ve fotografların montaj olmadığı anlaşıldı.Bu olay da hala tam anlamıyla açıklanamamıştır.

ADIYAMAN 2001 "HEP AYNI UFO'YU ÇİZDİLER"

    7 Haziran 2001 tarihinde Adıyaman Dandırmaz köyü yakınlarında çok sayıda insan UFO gördüğünü söyledi."Yerden yükselen,parlak,yuvarlak" diye tabir edilen bu cismi sadece sivil halk değil o gün o yakınlarda devriye gezen jandarmalar da gördüğünü iddia etti.Bu olay kısa zamanda gündem oldu.Hatta Adıyaman valisi bu olayla ilgili içişleri bakanlığı ile bile görüştü.UFO gördüğünü iddia eden kişiler sorguya çekildi.UFO'yu çizmeleri istendi ve gariptir ki hepsi aynı şekilde çizdi.Bu olay da hala gizemini koruyor.

DENİZLİ 2001 "FOTOĞRAFA TAKILAN UFO"

Fotoğrafa Takılan UFO

    Takvimler 2001 senesinin son günlerini gösterirken bir UFO fotoğrafı da Denizli'den geldi.Bu fotoğrafı çeken kişi Diş Hekimi Okan İlhan haftalık dergisi için bir fotoğraf çekti.Bu fotoğrafı daha sonra çıkardığında arka planda UFO vardı.İlhan,bu olaya çok şaşırdı.Bu fotografta birçok incelemeden geçti ve gerçek olduğu anlaşıldı.


ADANA 2013 "İNCİRLİK HAVA ÜSSÜNDE BİR UFO!"


    23 Ekim 2013 tarihinde Adana İncirlik Üssünde UFO görüntülendi.Fotoğrafları özel bir şirkette iş güvenliği sorumlusu olan K.Rıza Taktakoğlu çekti.Bu UFO'da tıpkı diğerleri gibi bir süre havada görülmüş sonra birdenbire ortadan kaybolmuştur.Günümüz teknolojisi düşünüldüğünde havada aniden kaybolabilecek bir araç yoktur.Ardarda çekilen 5 fotoğraf çeşitli incelemelere tabii olmuştur.Bu incelemeler sonucu fotoğrafların montaj olmadığı kesinleşmiştir.Bu olayda hala gizemini korumaktadır.

İZMİR 2014 "TÜRK ASKERİ UFO İLE KARŞI KARŞIYA!"

F-5 Ve UFO

    22 Nisan 2014 tarihinde çok ilginç UFO görüntüleri kaydedildi.Bu görüntülerde Türk Hava Kuvvetlerine ait bir F-5 savaş uçağı UFO'yu kovalıyordu.Görüntüler haberlerde de geniş yer buldu.Bu kovalamacayı Milli Emlak bölümünde görevli memur Metin Mehmet Kaya bey görüntülemiştir.Bu görüntülere şimdiye kadar Genelkurmay iç açıcı bir açıklama yapmamıştır.Bu durum devletlerin Uzaylıların varlığını gizlediğine yönelik teorileri güçlendirmiştir.

    Ülkemizde görülen UFO olaylarının en dikkat çekicileri bu şekildeydi.UFO görüntülemeleri her sene giderek çoğalmaktadır.Bu durum uzaylıların bize yaklaşmakta olduğu iddialarını güçlendirmektedir.Nitekim biz nasıl onları merak ediyorsak yaşanan olaylar gösteriyor ki onlarda bizi merak ediyor.Ancak onlar bize ulaşacakları teknolojiye kavuşmuş durumda.Kimbilir belki bizlerde bu teknolojiye sahibiz ama çalışmalar gizli tutuluyor böyle bir durum varsa.Şu bir gerçek ki insanoğlu eninde sonunda Dünya dışı varlıklarla karşı karşıya gelecektir.Devletler bu karşılaşmayı ertelemek istese de sonuna kadar engelleyemeyecektir.

NOT:Bu yazıda Siriusufo.org sitesinden alıntılar yapılmıştır.

12 Eylül 2014 Cuma

Gerilim Seven Spor Programlarımız

sporgerilim

   Spor toto Süper Lig heyecanı bildiğiniz üzere başladı.Futbol ligimizin başlamasıyla birlikte artık tiskindiğimiz gerilim ortamı tekrar yaratıldı.Birçok futbol takımımızın taraftarları birbirlerine ateş püskürmeye kaldığı yerden devam ediyor.Peki futbolda ki bu gerilim ortamının oluşmasında etkisi olanlar kimler?Neden bütün yaz boyunca sakin geçen taraftar ilişkileri birden sezon başlayınca geriliyor?Aslında bunun ana sebebi yöneticilerin sezon yaklaşırken takındıkları tavırlardan kaynaklanıyor.Nedense sezon yaklaşınca büyük takımlarımızın yöneticileri birbirlerine saldırmaya başlıyor.Bu durum taraftarlarımızı da karşı karşıya getiriyor.Ama bu gerilimi sadece yöneticilere bağlamak biraz haksızlık olur.Bu gerilimde yöneticiler kadar pay sahibi olan diğer bir tarafta Basın!Basın tarafsız olması gerekirken bir taraf tutunca ipin ucu kaçıyor ve gerilim artıyor.Basından öte bir de gerilim seven spor programlarımız var aslında bu yazı da onlarla ilgili.

MAFYA TARZI BİR TANITIM!

    Daha sezon başlamamışken kanallar arasında zap yaparken bir spor programının tanıtımına denk geldim.Yok böyle bir tanıtım.Sanki Kurtlar Vadisi başlıyor.Dedim ki herhalde ülkeyi kurtarmak için atılım yaptı bu program.Bir de alttan gerilim melodileri çalıyor.Şaka gibi ama gerçek.O program tanıtımıyla zaten millete futbolun bir oyun olduğunu unutturuyor.Ölüm kalım savaşı imajı veriyor.Sonra o programdakiler çıkıp gerilim bitsin nidaları atıyor ya o tanıtımdan daha komik.Tanıtım bitiyor zap yapmaya devam ediyorum.Bu sefer başka bir kanalda ateşten yazılar yazıyor.Alttan yine gerilim melodileri.Yazılar ilgi çekici.Kesin yeni bir gerilim dizisi veya filmi yayınlayacaklar.Ama yok çıkıyor yine bir spor programı.Hem de efsanelerden ha.Aynı spor programı geçmiş zamanlarda Kurtlar Vadisine rakip olacak bir performans sergilemişti.Bakalım bu sefer ne yapacaklar.Bu iki tanıtımda dikkatimi çeken diğer bir olayda programlar futbolla ilgili fakat futbolla ilgili hiçbir görsel yok.Garip değil mi?

KLASİK HAREKETLER

   Bu tür spor programları gerilimi sever.Bu programlarda futboldan çok asparagas haberler konuşulur.Bol bol kavga olur bol bol stüdyo terk edilir.Bazen bu programlarda ipin ucu kaçar futbol konuşacağım ayağına her türlü saçma konudan laf açılır.Bu tür programlarda her an ortam gerilir.Ortada hiçbir şey yokken bir konuk diğer konuğa saldırabilir.Bu reytingi kazanmak için olmazsa olmaz bir yöntemdir.Bu programların genel özellikleri böyledir.Yani bunlar klasik hareketlerdir.Futbolla ilgili bir görüntü olmadan futbolu konuşmaktır(!) bu.Bir de bahaneleri vardır ee yayıncı kuruluş özet görüntüler için çok para istiyor.O zaman kalkıp spor programı yapmayacaksın kardeşim.Bu programların sonunda her şeye rağmen birlik beraberlik mesajı verilir.Bu da çelişkinin en belirgin göstergesidir.

GERÇEK SPOR PROGRAMLARI

   Şimdiye kadar anlatmaya çalıştığım spor programları dışında işini düzgün yapan programlar yok mu?Var.Örneğin TRT kanallarında yayınlanan tüm spor programlarını rahatlıkla seyredebilirsiniz.Orada da arada bir ipin ucunu kaçıranlar çıkıyor fakat diğerleri kadar değil.Bunun dışında NTV SPOR kanalındaki spor programlarını da rahatlıkla seyredebilirsiniz.Kaliteli program yapıyorlar.Onlarda bazı taraftar grupları tarafından tarafsız olmamakla suçlansa da ben öyle olduğunu düşünmüyorum.

   Gerilim seven spor programları taraftarların birbirlerine olan öfkesini çoğaltıyor.Burada o spor programlarının ismini vermek istemedim zaten çoğumuz hangileri olduğunu biliyoruz.Benim önerim bu programları izlemekten kaçınalım.Çünkü onları izledikçe işini düzgün yapan diğer programlara haksızlık oluyor. 

              Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.


10 Eylül 2014 Çarşamba

İmam Hatip Okulları Hakkında Temel Bilgiler

hatipimam

    Bu yazımda siyasi gücün etkisiyle varlığını daha da büyüten İmam Hatip Okulları hakkında temel bilgiler vereceğim.Ancak konuya girmeden önce yeni düzenlemelerle birlikte oluşan İmam Hatip durumunu eleştirmek istiyorum.Bilindiği gibi TEOG yerleştirmelerinden sonra çoğu boşta kalan öğrenci istemedikleri halde İmam Hatip okullarına yerleştirildi.Bu çoğu vatandaşımızın tepkisini çekti.Yani çocuklar zorunlu olarak başka seçenek olmadan İmam Hatip okullarına yönlendiriliyor.Bu durum gerçekten gelecek adına sorunlar yaratacak bir durumdur.Biz her zaman öğrencilerin seçme hakkının bol tutulmasından yanayız.Bunun dışındaki durumlar hem öğrencilerin adına hem de ülke adına sancılı bir zamanın habercisidir.Dileğimiz bu yanlıştan en kısa zamanda dönülmesidir.

    Türkiye'de resmi kuruluş amacı hatip ve imam yetiştirmek olan bu liselerin geçmişi 1913 yılına kadar gitmektedir.1924-1930 yıllarında öğrenci yokluğu nedeniyle kapatılan bu okullar 1949-1951 yıllarında tekrar açılmıştır.1973 Yılında bu okulların ismi İmam Hatip liseleri olarak değiştirilmiştir.28 Şubat süreciyle büyük darbe yiyen bu okullar günümüzdeki değişikliklerle kuvvetlenmiştir.

   Aslında İmam Hatip okullarının normal okullardan bir farkı yoktur.Tek fark bu okullarda
Arapça,Kuran-ı Kerim,Tefsir,Hadis yani dini konularda dersler veriliyor olmasıdır.Diğer bir farkta erkek ve kızların ayrı sınıflarda dersler görmesidir.Bunun dışında İmam Hatip okullarının normal okullardan bir farkı yoktur.Aksine benzerlikleri çoktur.

  Bu okulların öğretmenleri normal liselere giden öğretmenlerle aynı.İnkılap tarihi gibi dersler İmam Hatip okulu içinde önemli dersler arasındadır.Beden Eğitimi dersi,Bando takımı,Milli bayramlara katılım İmam Hatip okullarında da vardır.İmam Hatip okullarının öğrencileri de tıpkı diğer okulların ki gibi haylazdır.İmam hatip öğrencileri arasında da siyasi görüş ayrılıkları vardır.Kimisi Milliyetçidir,kimisi Liberaldir,kimisi de radikaldir.Ancak İmam Hatip okullarında normal olarak Ateist ve komünist bulamazsınız.Varsa bile kendilerini gizlerler.Bu okullarda Milli Eğitim Bakanlığının teftişinden geçer.

   Geçmişte ve günümüzde bile İmam Hatip okulunu okuyan insanlara Cumhuriyet karşıtı veya şeriatçı gözüyle bakılmıştır.Aslında böyle bir durum yoktur.İçlerinde Cumhuriyeti sonuna kadar savunacak insanlarda vardır savunmayacaklar da elbet vardır.Ama böyle insanlar her okulda hatta her topluluğun içinde vardır.Bunu sadece bir kısıma yüklemek çok yanlış bir durumdur.
Dileriz ki bu yazı İmam Hatip okulları hakkında bazı şüpheleri gidermiştir,kafası karışık velilere yardımcı olmuştur.

Not: Bu yazıda Ahmet Hakan'ın 11 Mart 2012 tarihinde Hürriyet gazetesinde yayınlanan İmam-hatiplerle ilgili temel bilgiler köşe yazısından alıntılar vardır.O yazının tamamını okumak için tıklayınız. 

             Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

8 Eylül 2014 Pazartesi

Avrupalıların Korkulu Rüyası: DRAGUT

dragut2

   Hep kendi kendime soruyorum.Biz neden geçmiş zamanda isimlerini tüm dünyaya duyurmuş insanlarımıza sahip çıkamıyoruz?Tarihimiz ilginç ve bir o kadar muhteşem olaylar içeriyor.Biz neden bu olayların kitaplarını,filmlerini,oyunlarını vs. yapmıyoruz?Evet birçok tarihi olayın artık romanı yazılıyor fakat bu neden bu kadar geç oldu?İlla popülerlik kazanması mı gerekiyor bir olayın kitabının yazılması için.Mesela Kanuni romanlarının çoğalması için Muhteşem Yüzyıl dizisinin tutulması şart mıydı?Neyse bu soruların cevaplarını aramaya kalkarsak uzun bir yazı olur.
Bu yazımda geçmiş zamanda denizlerin fatihi olmuş,düşmanlarının korkulu rüyası olmuş bir şahsiyeti yazmak istedim.Osmanlı İmparatorluğu zamanında denizlerde kaptanlarımız büyük şöhret kazanmıştır.Çoğumuzun bildiği en şöhretli kaptan Kanca Oruç Reis'in kardeşi Barbaros Hayreddin Paşa'dır.Ancak bunun dışında öyle bir isim var ki Barbaros ile aynı yıllarda görevlerde bulunmuş ve Avrupalıların korkulu rüyası olmuştur.Öyle ki Avrupalılar ona Dragut demiştir.Dragut ismi Ejderha(Dragon) ve Turgut arasındaki ses benzerliğinden doğmuştur.Yani Avrupalılar bizim Turgut Reis'imizi ejderhaya benzeterek Dragut ismini takmışlardır.Bugün bile çoğu batılı kaynak onu Dragut Rais olarak anmaktadır.

   Turgut Reis'in yükselişi Barbaros Hayreddin Paşa'nın kendisine güvenmesi ile gerçekleşmiştir.Anadolu çocuğu olan Turgut Reis,zamanla ismini tüm Osmanlı topraklarında duyurmuştur.Preveze ve Cerbe Deniz muharebelerine,Malta kuşatmasına katılmıştır.Bir zaman esir alınmıştır fakat bu esaretten yakın dostu Barbaros sayesinde kurtulur.Ve bu kurtuluştan sonra Malta şövalyelerinin başına çullanır.Barbaros Hayreddin vefat edince donanmanın başına geçen Dragut,zaferlerine devam eder.Avrupa'nın güney kıyılarında yaptığı ani baskınlar ve zaferle sonuçlanan savaşlar sonucu Güney Avrupalılar ona Dragut demiştir.Avrupalıların onu ejderha olarak görmesinin en büyük sebeplerinden birisi de her baskını sonucu arkasında alevler bırakmasıdır.Turgut Reis Malta kuşatmasında şehit olur.

   Dragut ismi en çok Güney Avrupa kıyılarında korku yaratmıştır.Öyle ki o zamanda İtalyan annelerin çocuklarını korkutmak için "Bak Dragut geliyor" şeklinde söz söyledikleri dahi rivayet edilir.Bunun dışında Dragut ismi yine o zamanlarda birçok Hristiyanın üzerinde psikolojik baskı olmuştur.


   İşte Turgut Reis'imizin Dragut oluşunun özet bir hikayesi.Bunun dışında size Efsane "Bir Barbaros Romanı" kitabını okumanızı önerebilirim.Kitap Barbaros ile ilgili olsa da denizlerin o zaman ki ruhunu iyi yansıtıyor.Bu yazı vesilesiyle büyük deniz kaptanlarımızı rahmetle anıyoruz.Ruhları şad olsun.

dragurmalta
Turgut Reis'in Malta Kıyılarına Ayak Bastıktan Sonra Vurulmasını Tasvir Eden Tablo

           Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

2 Eylül 2014 Salı

Bu Oyuncular Başarılı Oluyor

oyuncubasarı


   Bütün kanallarda yeni sezon hazırlıkları tamamlandı.Bu ay itibariyle artık yeni sezon başlıyor.Yani özlediğimiz dizileri ve taze dizileri ekranda görme zamanı geldi.Yeni sezonlar genellikle kanalların dizi atılımlarıyla başlıyor.Bunun dışında nadir olarak diğer programlarda görücüye çıkıyor.Bu sezon yine birçok dizi ekrana gelecek ve yine ne yazık ki birçoğu diğer sezona uzamadan erken final yapacak.

   Bu yazımda şimdiye kadar yer aldıkları bütün projeler az çok ses getirmiş oyuncuları yazacağım.Ben bu oyunculara iyi projeleri seçebilen oyuncular diyorum.Kendilerine uygun projelerde yer alarak başarılı oluyorlar.Ne yazık ki sektördeki çoğu oyuncu bunu yapamıyor.Ayrıca bu başarılı oyuncuların bir diğer önemi de belli bir kitleye kendilerini kabul ettirmiş olmalarıdır.Yani Tv söylemiyle Reytingi yüksek oyunculardır.Ben bu oyuncular arasında ilk beş yaptım.İşte o reytingi yüksek,her projesinde az çok başarılı olan oyuncularımız:

5.Aslı ENVER:

   Hayat Bilgisi dizisinde kısa süre rol almasına rağmen geleceğe dair iyi bir sinyal vermişti.Nitekim daha sonra kendisine şöhreti getiren Kavak Yelleri dizisiyle iyi işler yapmıştı.Ardından yayınlandığı dönemde büyük ses getiren Suskunlar dizisiyle iyi projeleri seçebilen kalıcı bir oyuncu olduğunu göstermiştir.Kayıp dizisi ise Aslı Enver'in belki de tek başarısız olan projesi.Aslı Enver'in oynadığı film sayısı kısa filmini saymazsak sadece 1.O da yine ses getirmiş Çağan Irmak imzalı Tamam mıyız? filmi.Aslı Enver öyle veya böyle şimdiye kadar yer aldığı dizilerle bu sektörde kalıcı olacağını göstermiştir.Yeni sezonda Aslı Enver'i fragmanları çok konuşulan "Bana Artık HİCRAN De" filminde izleyeceğiz.

4.Okan YALABIK:

   Bana göre Serseri dizisindeki Ömer karakteriyle belli bir hayran kitlesi oluşturmuştur.Nitekim daha sonra ki dizileri ses getirmiştir.Bunların içinden kendisine şöhreti tam anlamıyla getiren Hatırla Sevgili dizisini bir köşeye koyarsak oynadığı Sensiz Olmuyor,Çapkın,Bu Kalp Seni Unutur mu? ve tabii Muhteşem Yüzyıl dizileri Okan Yalabık'ın başarısını perçinleyen işlerdir.Muhteşem Yüzyıl dizisiyle zaten iyi bir seviyede olan hayran kitlesini biraz daha da genişletmiştir.Şüphesiz bu sayede bundan sonra rol alacağı dizide artı bir etkisi olacaktır bu hayran kitlesinin.

3.Hasibe EREN:

   Sıdıka dizisiyle kendini gösteren Hasibe Eren de şimdiye kadar iyi projelerde yer almış yani iyi projeler seçebilmiş bir oyuncumuzdur.Gülse Birsel'in Avrupa Yakası dizisindeki Makbule karakteriyle hayran kitlesini genişleten Eren,Şimdilerde Yalan Dünya dizisindeki Gülizar karakteriyle başarısını sürdürüyor.Tabii Yerden Yüksek dizisindeki Gülizar karakterini de unutmamak lazım.Hasibe Eren öyle veya böyle iyi dizileri tutturmuş bir oyuncudur.

2.Kenan İMİRZALIOĞLU:

   Rol aldığı bütün diziler ilgiyle takip edilmiştir.Televizyonda hep belli bir reytingi vardır.Dünya Best modeli olan İmirzalıoğlu'nu Deli Yürek dizisiyle ekranda gördük ilk olarak.Daha sonra sırasıyla Alacakaranlık,Acı Hayat,Ezel dizilerinde rol aldı.Günümüzde ise Karadayı dizisiyle şöhret basamaklarını çıkmaya devam ediyor.Öyle veya böyle Kenan İmirzalıoğlu oynadığı dizilere belli bir kitleyi çekebilen oyunculuğa sahip.Bu yüzden gelecek projelerinde dahi başarı oranı çok yüksek.

1.Halit ERGENÇ:

   Bütün oynadığı diziler ses getirmiştir.Oyunculuğu inanılmaz şekilde seyirci çekiyor.Bu sektörde başarısını kanıtlamış nadir oyunculardan.Yer aldığı her proje bir adım önde başlıyor yarışa.Zerda ,Aliye, Binbir Gece, Muhteşem Yüzyıl gibi çok konuşulmuş dizilerde rol almıştır.Bunların dışında oynadığı birçok filmde başarılı olmuştur.Halit Ergenç iyi projeler seçebilen iyi bir oyuncu gerçekten.Hele Muhteşem Yüzyıldaki performansıyla senelerce unutulmayacak.

   İşte başarılı projeleri seçebilen başarılı oyuncularımız...Bu oyuncuların oynayacağı diziler hep bir adım önde olacak çünkü hepsi belli bir hayran kitlesini yakalamış durumda.Bu listeye Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i de ekleyebilirdim.Fakat son oynadıkları diziler öncekilerine göre fazla başarılı olmayınca vazgeçtim.Ama oyunculukları tartışılmaz.

             Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

1 Eylül 2014 Pazartesi

Futbolda Taze Kriz:Passolig!

ligpasso


   Futbol maçlarında bilet devri kapandı.Artık passolig kartı olmayan futbol maçlarına giremeyecek.Aslında başta kulağa hoş gelen bu uygulamanın zaten iyi durumda olmayan futbol kalitemize karmaşadan başka getirisi olmadı şimdiye kadar.Ancak tabii uygulama daha yeni yeni denenen bir uygulama sıkıntıların olması normal.Lakin bazı sıkıntılar var ki bunlar gerçekten aşılması zor ve zaman isteyen sıkıntılar.Zaten çoğu taraftarın hoşnutsuzluğunu sağlayan sıkıntılarda bunlardan ibaret.Bu yazımda passolig ile gelen sıkıntılı sorulara değineceğim ve passolig kart uygulaması nasıl gelmeliydi sorusu üzerinde biraz fikir yürüteceğim.

Passolig kart için ödenen tutar nereye harcanacak?

   Bilindiği üzere bu kartı almak için aslında pek yüksek olmayan bir miktar(Bildiğim kadarıyla 15 Tl) para ödüyoruz.Bu miktar kişi başına fazla yüksek bir miktar gibi görünmese de binlerce kişinin bu kartı aldığını varsaydığınızda gerçekten ciddi bir paranın bu karta gideceği görülüyor.Peki bu para nereye harcanacak.Bazılarının iddiası gibi rant kapısı mı olacak bu uygulama.Kime veya kimlere yararı olacak bu paranın?Veya bu iddiaları boş verirsek futbol için toplanan bu paranın gerçekten
futbola harcanması  söz konusu olacak mı?Tabii gönül ister ki bu kartlardan sağlanacak gelir futbola harcansın hatta stadyumlara harcansın düzgün zeminlerde maçlar izleyelim.Kim bilir belki de öyle yapılacak.Göreceğiz

Neden passolig çıktı ki?Ne gereği vardı?

   Bu sorunun cevabını bende bilmiyorum.Diyorlar ki bu uygulama sayesinde holiganlığın önüne geçilecek.Taraftarların birbirleriyle çakışması böyle bitmez.Holiganlığın bitmesi için ilk önce futbolu yönetenlerin holiganlığı tetiklememesi gerekiyor.Aksi halde bu uygulama da eğer gerçekten holiganlığın önüne geçileceği düşünülüyorsa bu boş hayal olur.Passolig kartlarla beraber modern bir sistem geldi diyorlar.Bu aynı elektriği olmayan köye bilgisayar getirdik demek gibi bir şey.Böyle söylüyorum anlayan anlar.Passolig kartların bana göre en büyük yararı biraz kağıt israfını önleyecek olmasıdır.Her maça bilet yani kapıt yerine bir kart.Bunun dışında tabii farklı yararları var diyebilirsiniz.Kolaylık sağlıyor diyebilirsiniz mesela.Ama şahsen ben futboldaki bilet sisteminden önce daha çok şeyin değişmesi gerektiği inancındayım bilet sistemi en son işti bana göre.

Passolig uygulaması tribünlere yarar sağlayacak mı?

   Passolig uygulaması başladıktan sonra bazı takımların taraftarları bu uygulamayı protesto etmeye başladı.En büyük protestoyu ise passolig kartı almayın sloganıyla Galatasaray taraftar grubu Ultraslan yapıyor.Bu uygulamaya karşı olan çoğu taraftarın ortak söylemi ise bu uygulamanın bir dayatma olduğu gereksiz olduğu söylemleridir.Passolig uygulamasının şimdiye kadar tribünlere pek katkısı görülmedi aksine bu uygulamadan sonra maça gelen taraftar sayısında azalma görüldü.Belki ileride bu sıkıntı aşılır fakat uygulamayı protesto eden taraftar grupları pek geri adım atacak gibi görünmüyor.

protestopasso

Passolig uygulaması nasıl getirilebilirdi?

   Balıklama passolig uygulamasına geçilmesi tepkilerin en büyük sebeplerinden birisi.En azıyla bu uygulamaya aşama aşama geçilebilirdi.Tff futbol kulüplerini bu uygulamaya geçileceği konusunda 2-3 yıl önceden bilgilendirmiş.Futbol kulüpleri taraftarlarını bu uygulamaya hazırlayabilirlerdi.Bence 1 yıllık bir geçiş süreci yaşanmalıydı yani evet kart olmalıydı ama yanında biletli girişlere de izin verilmeliydi.Bu 1 yıllık süre zarfında taraftarlarında passolig kartı alması teşvik edilmeliydi.Passolig kartı isteyen taraftarlara parayla değil de ücretsiz verilmeliydi.Eğer TFF gerçekten çok istiyorsa bu uygulamayı böyle bir şey yapabilirdi.Para alınacaksa bile daha düşük miktarda para alınabilirdi.En önemlisi başta dediğim gibi bu uygulamaya balıklama geçilmemeliydi.


   Passolig krizi futbolun gündemini gelecek günlerde daha da meşgul edecek gibi görünüyor.Bunun dışında bu krizin iki tarafı yani TFF ve taraftar grupları geri adım atmayacak gibi duruyor.Tabii ileride bizi neler bekliyor bilmiyoruz.Ancak şu bir gerçek ki passolig uygulaması TFF’nin beklediği gibi öyle davulla zurnayla karşılanmadı.

         Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.