27 Kasım 2014 Perşembe

Kayıp Bir Uygarlık:İndus Vadisi Uygarlığı



    İndus Vadisi Uygarlığı veya Harappa Uygarlığı günümüz Hindistan ve Pakistan ile bağdaştırabileceğimiz İndus vadisinde kurulmuş bir uygarlıktır.Güney Asya'da kurulmuş en eski kent uygarlığı olan bu uygarlık devrinde büyük bir alana hükmetmiştir.Öyle ki birkaç kent dışında yüzlerce kenti kendine bağlamıştır.Bu uygarlık hakkında ilk arkeolojik bulgulara Pakistan'da rastlanmıştır.Uygarlığın kullandığı dil ise daha çözülememiştir.Bu uygarlığın ilginç özelliği ise kayıp olmasından kaynaklanmaktadır.İndus vadisi uygarlığının Ari'ler tarafından yıkıldığı şeklinde tahminler olsa da bu uygarlığın sonunun nasıl geldiği konusunda kesin bir bilgi yoktur.


    Büyük İskender'in adamı Aristoboulos İndus nehri yatağını değiştirince terkedilmiş bir uygarlıkla karşılaştı.Hiçbir insan yoktu.Peki koca bir uygarlığın insanları(tahminen 2 milyon) nereye kaybolmuştu?Yoksa Ari'ler tüm herkesi öldürdü mü?Peki ya cesetler?İndus Vadisi Uygarlığının gelişmiş bir uygarlık olduğu bilinir.Hatta mimarisinin 20.yüzyıl mimarisiyle kıyaslanacak kadar gelişmiş olduğu bir gerçektir.Yapılan kazılarda bulunan eserler sadece mimari de değil çoğu alanda bir gelişmişlik olduğunu gösterir niteliktedir.Bu gelişmişlik olayı aklıma hemen Mısır Uygarlığının yapıtlarını getirdi.Piramidler konusunda gerçekten dünya dışı varlıklardan yardım almışlar mıydı acaba?İndus vadisi uygarlığı sakinleri de saklanma konusunda aynı yardımı görmüş olabilirler mi?Aklımıza bu hikayeyi tamamlamak için gizemli birçok teori gelebilir veya en kısa yoldan Ari'ler yapmış deriz ve geçeriz.Fakat bu koca bir uygarlığın esrar dolu kayboluş gerçeğini değiştirmez.
İndus Vadisi Uygarlığının sırlarının çözülmesi için en önemli kilit dilleridir.Şimdiye kadar yapılan araştırmalar bu dilin çözülmesini sağlayamamıştır.Birçok bilim adamı bu dili çözmek için çalışmaya devam ediyor.İndus Vadisi Uygarlığının dili çözüldüğünde muhtemelen bu uygarlığın sırları da bir oranda çözülecektir.Kimbilir belki bu uygarlığa neler olduğu konusu da aydınlanır.

İndus Vadisi Uygarlığı Gizemi Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin Tıklayınız.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

19 Kasım 2014 Çarşamba

Android Cihazınız İçin Alternatif İnternet Tarayıcıları




    Android cihazlar fabrikadan çıkışlarında kendine has bir internet tarayıcısı veya anlaşmalı bir internet tarayıcısıyla piyasaya sürülürler.Genelde bu tarayıcılar iyi bir performans sergilese de bazen istedigimiz sekilde performans elde edemiyoruz.Tarayıcılarda ilk aradıgımız özellikler işlevselliği ve hızı tabiiki de.Son yıllarda oldukça farklı tarayıcılar piyasaya çıkmaya başladı.Bu tarayıcılar tanınmış tarayıcılar(Chrome,Firefox vs. gibi) karşısında fazla tutunamasa da bazıları gerçekten tanınmışlara göre daha iyi.Bu yazımda bizzat denediğim ve beğeneceğinizi umduğum android cihazlar için internet tarayıcılarını yazacağım.Bunlar bir bakıma kullandığınız tarayıcıya alternatif seçenekler olacaktır.

UC BROWSER: Google Play'de kullanıcılar tarafından 4,5 yıldız ile mükafatlandırılmış bir tarayıcı.Amblemindeki sincap hız konusunda iyi olduklarını gösterir nitelikte.Gerçekten de öyle.Bu tarayıcı da dikkatimi çeken en önemli husus Facebook için geliştirdikleri FB ad-on özelliği oldu.Bu özellik sayesinde Facebook'ta daha hızlı gezinebiliyorsunuz.Bunun dışında UC browser oldukça kullanışlı bir arayüze sahip.Ayrıca bu tarayıcıyı özel temalarla kişileştirebilirsiniz.Yine UC browser'in Android cihazlara özel mini versiyonu da var bu versiyonu da kullanabilirsiniz.

SAFARİ BROWSER:Safari tarayıcısını az çok bilirsiniz belki.Android cihazlar için geliştirdikleri modeli de gerçekten gayet iyi.Ama öncelikle söylemeliyim eğer basit bir tarayıcı arıyorsanız Safari kullanın.Gayet sade bir tarayıcı çünkü.Safari browser'in en büyük sıkıntısı ise Türkçe dil desteğinin olmamasıdır.Belki bu yüzden bu kullanışlı tarayıcı Google Play'de 3,7 gibi düşük bir puan almış durumda.Ama yine de hafif ingilizce ile durum kurtarılır.Tavsiye ederim.

DOLPHİN BROWSER: Benim bizzat ana tarayıcı olarak kullandıgım hoş ve gerçekten hızlı bir tarayıcı.Yunus balığı simgeli bu tarayıcı Google Play'de aldığı 4,6 puanla dev Chrome browser'ı bile geçmiş durumda.Dolphin browser'ı indirdikten sonra mutlaka Dolphin Jetpack eklentisini de indirin.Bu hızınızı arttırmak için geliştirilmiş bir eklenti.Bunun dışında bu tarayıcı da en sevdiğim ve daha önce görmediğim özellik şekil özelliği.Bu özellikte sitelere şekil çizerek ulaşabiliyorsunuz.Bu sitelere çizilecek şekli de siz belirliyorsunuz.Örneğin ben Facebook'a girmek uzun uzun adresi yazmıyorum F harfi çizmem yeterli oluyor.Bu özellik gezinti konusunda hız sağlıyor.Bunun dışında Dolphin birçok özelliği ile fazlasıyla isteğinizi karşılayacaktır.

LİGHTNİNG BROWSER: Google Play'de 4,2 puana sahip bu tarayıcı tıpkı Safari gibi basit bir şekilde tasarlanmış.Ancak bazı noktalarda Safari'den farklı özellikler gösteriyor.Özellikle güvenlik ve hız konusunda tercih edilebilecek bir tarayıcı.Kullanışlı bir tarayıcı.

 WEB TARAYICI(litter penguin): Google Play'de 4,0 puanla iyi bir yerde olan tarayıcı.Kullanışlı olan bu tarayıcının en büyük sıkıntısı ise reklam.Çok fazla reklam gösterimiyle adamın canını sıkıyor gerçekten.Yoksa genel olarak iyi olan bu tarayıcı Android cihazınızda alternatif oluşturabilir.Ama açıkçası ana bir tarayıcı olarak kullanılabilir mi tartışılır.

NEXT BROWSER FOR ANDROİD:Çok kullanışlı ve hızlı bir tarayıcı.Google Play'de aldığı 4,1 puan bunu gösterir nitelikte sanki.Bu tarayıcı da en çok beğendiğim özellik ise rot istemeden ekran görüntüsü alabilmeniz.Daha önce dediğim gibi mutlaka denemeniz gereken hızlı ve kullanışlı tarayıcı.Boyut olarakta çok küçük olan bu tarayıcı isteklerinizi karşılayacaktır.

BOAT TARAYICI: Google Play'de 4,2 puan ile dikkat çeken bir tarayıcı. Gayet kullanışlı ve hızlı olan bu tarayıcı size daha çok özelleştirme imkanı sağlıyor.Bunun dışında yüzen sekme özelliği ile farklı bir yaklaşımı var.

Bu tarayıcıları Android cihazınıza indirmek için Google Play'i kullanın.


10 Kasım 2014 Pazartesi

M.Kemal'i Özlemle Anıyoruz



Büyük Atatürk Ölünce; Sene 1938, On Kasım...

İstanbul Üniversitesi'nde saat 9'u 5 geçenin acı haberi duyulmuş... Bir Alman profesör var, hukuk fakültesinde, o da duymuş, şaşırmış. Derse girsin mi, girmesin mi bir türlü karar veremiyor. O sırada aklına rektöre müracaat etmek gelir. Kalkar, yanına gider. Aralarında şu konuşma geçer: 
"Efendim, kararsızım.Acaba ne yapsam?" 
"Sizde böyle büyük bir adam ölünce ne yaparlarsa, onu yapın." 
İşte o zaman Alman profesör kollarını iki yana sarkıtarak: 
"Bizde bu kadar büyük bir adam ölmedi ki..." der.


Özlemle Anıyoruz!..Ruhun Şad Olsun Büyük İnsan..

6 Kasım 2014 Perşembe

Değeri Bilinmemiş Filmlerimiz



    Yerli sinema sektörümüz son yıllardaki yükselişini sürdürüyor.Nitekim geçmişte beyaz perdemize hakim olan yabancı filmler artık bu hakimiyetini kaybetmiş durumda.Aslında bizde Yeşilçam her zaman güçlü bir kaleydi fakat bu kalenin gücünü modern zamanda fark ettik.Burada ilginç bir durumu vurgulamak istiyorum.Her ne kadar yerli filmlerimiz çokca izlense de dizi sektöründe durum farklılaşmaya başladı.Yabancı diziler özellikle gençler arasında popüler olmuş durumda.Bu gelecekte dizi sektörümüzün sıkıntısı olabilir.Neyse bu konuyla ilgili ayrıca yazı yazabilirim.

    Yerli filmlerimiz artık çok fazla izleyici çekse de hakkını tam anlamıyla görememiş kaliteli filmlerimizde yok değil.Burada nitelikli mi nicelikli mi seyirci tartışmasına girmek anlamsız olacaktır.Bu yazımda bana göre gişesi hayal kırıklığı olsa da kaliteli olan filmlerimizi yazacağım.Bana göre diyorum ama filmleri izlediğinizde aynı fikirde olacağımızı düşünüyorum.İşte listelediğim o filmler:

5.Behzat Ç. 1 ve 2:

    Çok eleştirilen ve bir bakıma siyasi ortama kurban giden aykırı bir karakterdi Behzat Ç.Kimileri hiç sevmedi onu kimileri de çok sevdi.Dizisini izleyen bilir aslında durumu.Özetle Behzat Ç.'yi anlatacak olursam şunu söyleyebilirim;Hem kendisiyle hem düzenle hem de hayatıyla mücadele eden yorgun ve farklı bir polisin hikayesi.Dizinin başarısı ne yazık ki beyaz perdede oluşmadı.Aslında çekilen iki sinema filmi de kötü değildi.Hatta farklıydı.Ama nedense pek izleyici çekemedi.Belki de çok siyasi gönderme yaptığı için böyle oldu.Ne olursa olsun Behzat Ç. bence beyaz perdede hak ettiği değeri göremedi.Biraz ego yüklü konuşacak olursam bu ülke bir Behzat Ç. Bir Ercüment çözer bir hayalet kaybetti.Çok şey kaybetti.

4.Prensesin Uykusu:


    Bir Çağan Irmak filmi.Aslında ödüllü bir film.Bu yüzden hak ettiği değeri görmedi demek yanlış gibi görünebilir.Fakat ben olaya seyirci bakımından baktığım için farklı düşünüyorum.Bu film daha iyi bir gişe yapabilirdi hak ediyordu bunu.Klasik bir Çağan Irmk filmi denilebilir.İzleyicide farklı duygular yaratıyor.Genco Erkal,Sevinç Erbulak ve Çaglar Coruhlu gibi usta oyuncuların varlıgı filmi farklı noktalara taşımış şüphesiz.Filmin konusu ise şöyle:Bir kütüphanede memur olarak çalışan Aziz, kendi küçük dünyasında sakin ve huzurlu bir hayat sürdürmektedir. Bir gün, mahalleye yeni açılan kuaförün sahibi Seçil ve 10 yaşındaki kızı Gizem, Aziz’in oturduğu apartmana taşınır. Aziz’in yeni komşularıyla renklenen hayatı, küçük kızın daldığı uzun uykuyla gölgelenir. Gizem’in daldığı uykunun tetiklediği bambaşka olaylarla, sıradan görünen ama aslında rengarenk karakterlere sahip bu insanlar birlik olup, kaderi değiştirmeye çalışırlar.(Vikipedia sitesinden alınmıştır.)Bu filmi bir şekilde izleyin derim pişman olmazsınız.

3.Abimm:


    John Steinbeck'in Fareler Ve İnsanlar kitabının farklı bir biçimde yorumlanmasıdır.Kitabı mutlaka okuyun müthiş bir eser.Filme gelince film de kitap kadar müthiş.Fakat hak ettiği değeri görememiştir.Filmde biri zihinsel engelli iki kardeşin başından geçen bir dizi olay konu ediniyor.Filmin bolca ağlatacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.Film içinde çokca güldürü ögesi de barındırıyor.Ancak filmin sonunda ağlayacağınızdan emin olun.Neyse belki daha izlememişsinizdir sonunu söylemeyeyim bari.Ama izlediğinizde bana hak ettiği degeri görmemiş noktasında katılacaksınız eminim.Gariptir ki bu tür filmler yabancı ülkelerde milyonlarca seyirci çekerken bizde durum farklı.İzleyici gitmiyor.Mustafa Üstündağ,Levent Üzümcü ve Selen Seyven gibi usta oyuncuları kadrosunda barındıran bu filmi mutlaka izleyin.

2.Polis:

    Leyla İle Mecnun dizisinden tanıdığımız yönetmen Onur Ünlü'nün aşırı farklı bir filmi.Yüz kere izlesem sıkılmam.Yok böyle bir film daha ne diyeyim.Ancak farklı oluşu her izleyiciyi tabii kendine bağlamayabilir.Yani begenmeyebilirsiniz.Fakat bir kere de olsa mutlaka izleyin derim.Filmde Musa Rami adlı bir polisin hayatına konuk oluyoruz.Bu hayatta aşk var,acı kayıplar var,düşman var ve ölüm var.Oyuncular arasında ise Haluk Bilginer,Özgü Namal ve Sermiyan Midyat gibi usta oyuncular var.Bana göre bu film milyonlarca kişi tarafından izlenmeliydi.Neyse ki Onur Ünlü seyirci peşinde koşmayan kaliteli işler yapmaya çalışan bir adam.Gişe rakamları onun yaratıcılıgına fazla etki etmiyor.Bu da sevindirici bir durum olmalı.

1.Hacivat Ve Karagöz Neden Öldürüldü? :

Yine ödüller almış fakat bana göre yine hak ettigi seyirci sayısını göremeyen bir film.Hem konu edinen dönemi iyi yansıtması hem de çok merak edilen bir olayı konu edinmesi bu filmi kaliteli yapan sebepler.Küfürle güldürme gelenegine meydan okuyan bir yapıt.Nitekim Hacivat ve Karagöz'de bunu başarmıyor muydu?İşte bu yüzden iyi bir yansıtma olmuş diyorum.Bunun dışında filme ciddi ciddi bir emek verildigi her halinden belli.Kurulan minyatür Bursa şehri,kostümler,vs. bunun en büyük göstergesi.Ayrıca Haluk Bilginer ve Beyazıt Öztürk(Beyaz) gibi iki usta oyuncunun yan yana oynamış olması da ayrıca bir güzel Bence bu ikili daha cok projede birlikte olmalı.Bunun dışında Ayşen Gruda,Güven Kıraç,Şebnem Dönmez gibi oyuncuların ismini de anmamak olmaz.Mutlaka izleyin.

    İşte durum böyle.Sonuç olarak ne kadar gelişmiş olsa da filmlerimiz bazı kaliteli işler hak ettigi degeri görmüyor.İnşallah bu durum düzelir.


1 Kasım 2014 Cumartesi

4G Nedir Ne İşe Yarar?


    Daha 3G hızına karşı şaşkınlığımız gitmemişken bir de 4G çıktı ortaya.Daha doğrusu Türkiye'ye gelmedi ancak bazı teknoloji devleri hazırlıklar yapmaya başladı.Hatta öyle ki ekranlarda 4G özelligine sahip olacak cihazların reklamları görünür oldu.Peki nedir 4G dedikleri teknoloji?Bu yazımda basitçe biraz anlatmak istiyorum.

    4G adından anlaşılacağı üzere dördüncü nesil kablosuz telefon teknolojisidir.Bu teknoloji nin bazı 3G teknolojisi sorunlarını gidermesi bekleniyor.Mesela üçüncü nesilde(3G) can sıkan bir sorun olan kapsama alanı sıkıntısı 4G ile çözülecek.Yine 4G ile daha hızlı bir veri akışı yakalanacak ve hız konusundaki sıkıntılar en aza indirgenmeye çalışılacak.Bağlantı hızı cep telefonlarında 100 Mbps,wi-fi ağlarda 1 Gbps olacak.Bunların dışında tahmin edeceğiniz gibi 4G 3G'ye oranla bize sanal dünyada daha çok ayrıcalık vaadediyor.Örneğin 4G ile beraber artık cep telefonlarında çok az şebeke sorunu yaşanması hedefleniyor.Yine 4G ile birlikte cep telefonlarında internet keyfi hem daha hızlı olacak hem daha az sıkıntılar yaşanacak.4G hızını bir örnek ile anlatmak gerekirse 800MB boyutunda bir dosyayı 3G ile 7 dakikada indirirken 4G ile 5 saniyede indirebileceğiz.Bu gerçekten inanılmaz bir hız ve gelişim.Aslında bu örnek dahi 4G teknolojisini merakla beklememizi sağlayacak kadar etkili
17 Ağustos 2009'da ilk 4G testi yapıldı.Bu testlerde başarı sağlandı.

4G  Türkiye'ye Ne Zaman Gelecek?

    Aslında bu sorunun cevabını kimse bilmiyor.Ancak bazı tahminler var.Son aylarda bazı teknoloji şirketleri 4G destekli cihazlarını tanıtmaya başladı.Bu 4G'nin yakında ülkemize geleceğinin göstergesi olabilir.Malum 3G gelmeden öncede şirketler bu tarz tanıtımlar yapmaya başlamıştı.Ancak şu bir gerçek ki 4G için biraz daha beklememiz gerekiyor.Nitekim kısa bir süre içerisinde 4G'nin kapımızı çalması gibi bir durum gözükmüyor.Diğer bir taraftan bu teknolojinin 2015 yılında hayatımıza girecegi tahmini dogru bir tahmin olabilir.Ancak daha garantici konuşmak lazımsa 4G en geç bana göre 2016 yılında topraklarımıza girecektir.Umarım...

    4G teknolojisiyle beraber bir şeylerin değişeceği belki söylenecek en sağlam sözdür..