23 Aralık 2014 Salı

Yılbaşında Neden Hindi Yenilir?


   Yılbaşı geldiğinde bir Hindi muhabbeti alır gider başını.Kimi insanlar kafir işidir der olayı geçiştirir kimileri de hiç olmamış efsaneler anlatır.Hindi öyle veya böyle birçok sofrada yer alır.Peki yılbaşında neden Hindi yenilir hiç düşündünüz mü?Bunun dini bir nedeni olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.Aslında Yılbaşı hakkında birçok şeyi yanlış biliyoruz.Bu yazımda Hindi konusuna açıklık getirmekle birlikte yılbaşı hakkında bazı yanlış bilinenleri de vurgulamak istedim.Bu yazının bazı önyargıları yıkacağına inanıyorum.En azıyla bir konuya daha açıklık getirmiş olacağız.

   Şimdi hristiyanların kutladığı noel ile yılbaşı aynı şeyler değil onu başta açıklayalım.Evet hristiyanlar yılbaşını da kutlar fakat noel farklı bir bayramdır.Bu çam süsleme,ev süsleme gibi işleri hristiyanlar noel bayramında yaparlar.Noel Hz.İsa'nın doğumunun kutlanmasıdır.Bu kutlama 25-26 Aralık tarihlerinde yapılır.Yani bizim yılbaşı geleneği sandığımız çam ağacı süsleme vs. olayların yılbaşı ile hiçbir ilgisi yoktur.İşin özü yılbaşı hakkında bildiğimiz bu tür şeylerin yılbaşıyla alakası yoktur.

   Hindi olayı bu noktada daha ilginç bir konu.Yılbaşında Hindinin sofralarda bulunmasının hiçbir anlamı yok.Bu ne dinsel bir gelenek ne de kültürel bir olay.İşin özü çok farklı.Bu İngilizler Amerika'yı ilk keşfettiklerinde doğal olarak Hindiler o zaman yabaniydi.Bunlar Hindi etinin lezzetine bir şekilde varmışlar.Ama Hindiler yabani ve avlaması zor.İşte burada bizim Kızılderililer yani Amerika'nın yerlileri devreye girmiş ve İngilizlere avlanmanın inceliklerini öğretmişler.Tabii bu gelişen ilişkilerle olmuş.Hem sadece avlanmayı da değil mısır ekimi vs. konuları da öğretmişler.Neyse İngilizler bu iyiliği unutmamışlar ve Kızılderililere Şükran duymuşlar.Bu Şükranlarını kutladıkları Şükran günlerinde Hindi yeme gelenek olmuş.Bu gelenek Hindinin çekiciliği ile birlikte tüm özel günlerde oluşmaya başlamış.Hindi özel günlerde sofranın aranan yıldızı olmuş.İşte bu gelişimle Yılbaşı sofralarına kadar gelmiş hindi.

   Son olarak özetlemekte fayda var.Yılbaşında hindi yemenin hiçbir dinsel anlamı yok.Ayrıca yılbaşı hakkında birçok olayı yanlış bildiğimizde bir gerçek.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

14 yorum:

  1. Yılbaşı ile ilgili yanlışlar var maalesef... Umarım kavramların karıştırılmadığı günleri de görürüz. Hindi olayını da hiç bilmiyordum açıkçası... Hindi etine de alışık değiliz aslında mutfak olarak... Beyaz et olduğu için tercih etmekte fayda var.. Teşekkürler.. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. İngilizlerin teşekkürü öyle mi? Enteresanmış doğrusu.

    YanıtlaSil
  3. Bitişik bloktan garip sesler geliyordu. İlk duyduğumda anlam verememiştim. Ama gece olup sesler netleşince anladım ki binada bir hindi var. Gece gündüz glu glu ses çıkarıyor. Bir haftadır besiye çekilmiş durumda. :( Amerika keşfedilmeseydi hindi yiyemeyecektik demek ki :) Hindi yenilmesi olayını derinlemesine düşünmemiştim hiç. Genel bir yanlışa kanmışım yıllarca :) Paylaşım için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. Merhabalar, şimdi dinle alakası yok kısmını birden fazla açıdan ele almak lazım. Ben lafı uzatmadan direk konuya gireyim; şimdi dinimizle alakası yok demek var onların dinleriyle alakası yok demek var. Dinimizle alakası olmadığı kesin.

    Haliyle hak din İslam iken Hristiyanlık adeti olan bu kutlamayı yapmak yerli midir?

    Ya da yılbaşı dediğimiz vakit aslında 1 Muharrem-i Şerif iken 1 Ocak'ı kutlamak ne kadar anlamlıdır?

    Ya da küfrün günahın dibine vurulduğu o geceden uzak durmazsak dinimizle alakası olabilir mi acaba?

    Bu yüzden alaka denilen şey farklı bir açıdan kurunca var. Evet hindi şükran günlerinde yenildiği için alışkanlık olabilir, evet noel 25 Aralık'ta doğru (25 Ocak yazmışsınız yanlışlıkla galiba), evet dini sebepler olmayabilir. Fakat bunu yapan millet İslam milleti değil. Bakınız İslam'da ırk kavramı olmaz.

    Bilirsiniz tarih derslerinden müslüman ve gayri müslim vardır. Gayri müslim adetine ne kadar yaklaşırsak diğerinden de o kadar uzaklaşmış olduğunu gösterir. Çünkü her ikisine de aynı anda yaklaşma amacıyla hareket edersen zaten bu da insanı münafıklığa götürür ya da kafirliğe.

    He derseniz ben müslüman değilim, o zaman bu yorum sizi kızdırabilir veya alınabilirsiniz ya da takmayabilirsiniz. Ancak yorumum yazınızda kalarak diğer okuyanlar bu olayların bu kısmı da olduğunu görmüş olur.

    ---
    Son olarak hindinin kesilmesiyle alakalı başka hikayeler de mevcut dinle alakası olan. Onlara hiç girmiyorum bile yorumumda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Görüşleriniz benim için değerlidir. Siz olaya daha geniş bir çerçeveden bakmaya yorumlamaya çalışmışsınız. Bu kabul edilir bir durumdur. Lakin benim bu yazıyı yazmamdaki amaç sanki yılbaşını kutlamakla(ki burada sapkın olmayan bir kutlamadan bahsediyorum) veya Hindi yemekle kafir olunacağı yönündeki görüşlere karşı olmamdır(ki bir müslümanın birisini bu kadar basit kafir ilan etmesi ne kadar doğrudur tartışılır.) Elbet yorumunuzu başka kullanıcıların görmesinde sakınca yok kendi açımdan. Çünkü sizde farklı bir görüş iletmiş oldunuz. Teşekkürler bu yüzden...

      Sil
  5. Kafir ilan etmek? Benim yorumumdan kafir ilan ettiğimi düşünmediniz değil mi? He dışarıda evet dediğinizi kesinlikle yapan saf kişiler var doğru, fakat beni de kapsıyorsa o laf bu yorumunuz yanlış. Çünkü:

    Müslümanlıktan uzak şeyleri yapan bir kişinin hali çok mu iyidir sizce? Ben buna sürükler dedim, böyle ölür demedim. Birisi gitsin sürekli haram işlesin fakat Allah son nefesinde hakiki iman verebilir, ancak sürekli haram işlemesi de kötü değil mi?

    Sürekli haram işlemesi ile gayrimüslim adeti olan şeyleri yapması arasında bile büyük farklar var. Sizce hangisi daha ağırdır günah bakımından? Siz yorumlayın devam etsin muhabbet :) Tekrar ediyorum sorumu, haram yani dinin yasak kıldığı şeyi yapmak mıdır daha kötü olan, yoksa müslümanlıkta hiç olmayan bir şeyi yapmak, başkasına benzemek midir? Bir iki dakika düşünün lütfen.

    "Men teşebbehe bi kavmin fehüve minhüm" Hadis-i Şerif'inin mealinde "Kim bir kavme benzerse ondandır." demekte Peygamber Efendimiz.

    Yorumlamaya çalışmaktan çok net gerçeklerden de bahsetmiştim. Kendi fikrimi katmadığım bir çok yer var çünkü, yılbaşı 1 Ocak değil mesela ya da...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Size yönelik bir laf değildi o yanlış anlamayın.Sadece yazıyı neden yazdığımı belirtmek istedim. Müslümanlıktan uzak şeylerden kastımız nedir? Yılbaşı kutlamaları ise kastımız ben açıkçası pek de müslümanlıktan uzak görmüyorum. Evet günümüzde sapkın bir biçimde kutlandığı gibi doğru bir biçimde kutlandığına da şahit olabiliriz. Doğru biçimi nedir diye sorarsanız anlatayım. En basitinden yılbaşında akrabalar bir araya gelir sohbetler ederler. Bu bile yılbaşı müslümanlığa aykırıdır tezini çürütecek kadar derin anlamlar içerir. Aslında sorun yılbaşının kendisinde değil nasıl kutladığımızda gizlidir. Diyelim ki yılbaşının kendisi aykırıdır. O halde yeni yıla dua ederek girenlere ne diyeceğiz. Burada gerçek müslümanların yapması gereken yılbaşına karşı boş ve amansız bir savaş vermektense onu nasıl doğru bir biçimde kutlanacağını söylemektir. Yani bardaktaki şarabı boşaltmaktansa bardağa şarap yerine gül suyu koymaya çalışmaktır. Açıkçası yılbaşı konusunda fikir ayrılığındayız diye düşünüyorum o yüzden bu kadar uzattım.

      Sorunuza gelince üzerinde biraz kafa yormam gerekiyor o yüzden hemen acele bir cevaptan kaçınıyorum. Ama soruda aklıma şöyle bir şey geliyor. Bir şey kötüyse kötüdür kötünün daha kötüsü olamaz. Müslümanlıkta hiç olmayan bir şeyi yapmak kötü müdür? Bu soruyu cevaplamak için müslümanlıkta olanları netleştirmek gerekir ki bu konu daha bir karmaşıktır. Müslümanların çoğu bile müslümanlıkta nelerin yeri olduğu veya olmadığı konusunda anlaşamazken bu konuyu öyle kolay cevaplayabilmek zordur.

      Bir Hadis paylaşmışsınız. Hadise yönelik bir yorumda bulunmayacağım. O konuda çok farklı bir düşüncem var. Şimdi onu söyleyip konuyu uzatmak istemiyorum. Çok net gerçeklere gelince gerçeklerin değişken olduğunu biliyorsunuzdur belki. Mesela Hicri takvim kullanan birisine göre yılın başı 1 Muharrem-i şerif iken Miladi takvim kullanan için 1 Ocak... Biz Miladi takvim kullandığımıza göre yılın başı 1 Ocak... Bu bizim gerçeğimizdir. Tabii bunu takvim tartışmasına girelim diye de söylemiyorum.. ben olayların kutsal anlamı olacağına inansam da nesnelerin bu kudrette olamayacağına inananlardanım. Yani basitçe "ha Miladi takvim ha Hicri takvim sen sen olduktan sonra" :)

      Sil
  6. Evet yeni yılı kutlamaktaki yapılan güzel şeylere bakmaktansa acaba kendisi komple dinden uzak birşey midir değil midir diye bakmak gerekir sonra detaylarına bakabiliriz. Gel gör ki öyle, bir müslümana ifade etmesi gereken şey bir gün bitiyor diğer bir gün başlıyor. Takvimler değiştiriliyor bütün mesele bu olması gerekir. Kaynaklar getireceğim derim ama 3. paragrafınızda Hadis konusuna yönelik çok farklı bir düşüncem var cümlenizden bunu diyemiyorum bile.

    Sadece bu kısma cevap vermek istedim, he bu arada akrabalar filan bunda sıkıntı yok fakat dediğim gibi daha üst filtreden geçmedi ki alttakilere bakalım.

    Hadisi kaynak gösterip sahihliğini veya başka bir şeyini tartışacak hale geldiysek vay halimize. Ki bu kadar da çok duyulan bilinen bir Hadis iken. 2. paragrafınızda cevap vermemek için düşüneceğim deyip üstüne demogoji ile bitirmeniz hele yorumunuzun en güzel kısmı.

    Son kısımda sen sen olduktan sonra demişsiniz ya, onu şöyle bağlayayım ben 2. paragrafta dediklerinize. Sen itikadı öğrenmek için azmedip, islamin kurallarını öğrenmek için çabalayıp bunları uygulamaya çalıştıkça Allah doğru yolu gösterir. Ama bunlar olmazsa işte sizin yorumunuzdaki misaller olurlar.

    Hangi gerçekler değişkenmiş hangileri değilmiş çok geç olmadan öğrenmek dileğiyle. Hz Allah geç olmadan idrakımızı arttırsın, ölüm gelince herkes pişman olacak çünkü. İnananı, inanmayanı, azmedeni, takmayanı, haramı helal sayar gibi işleyeni, başka kavimlere benzemeye çalışanı çalışmayanı...

    Okudunuz mu bilmiyorum nedense bu aklıma geliyor ara sıra. Olasılıksız romanının ilk sayfalarında bir fizikçi miydi bir bilim adamı mıydı emin değilim. Bu kişinin ölümden sonra hayat var mı ile alakalı bir denklemi vardı. O aklıma geldi, çok ilginç bir yaklaşımdı.

    Tek bir sorguyla buldum Pascal'mış: http://www.yakuter.com/pascalin-din-uzerine-olasilik-hesabi/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tartışmayı burada bitirmemiz gerekiyor. Daha çok konuşulur konuştuklarımız üzerine. Anladığım kadarıyla ikimizde farklı pencerelerde bakıyoruz olaya. O yüzden bir sonuca varmak olanaksız gibi görünüyor. O yüzden fazla uzatmanın anlamı yok..

      Teşekkür ederim görüşleriniz için. Düzeyli bir muhabbet etmeyeli yıllar olmuştu. :)

      Sil
  7. İnsanlar çok eski yıllarda kendilerini mutlu etmek için bir bayram yapmışlar. Bunu yaparken de daha çok doğa olaylarından yola çıkmışlar. Yapılan bayramlar zamanla bütün dinleri ve kültürleri etkilemiş. Dinsel öğeler de katılarak gelişmiş ve günümüze kadar gelmiş. Bahar bayramı yapmışlar nevruz, hıdırellez, paskalya demişler. İçeriklerine baktığımızda hepsinde benzer temaları görüyoruz. Yılbaşı da kültürlerin birbirinden etkilendiği günlerden birisi olarak süre gelmiş.

    YanıtlaSil

LÜTFEN!

Kötü amaçlı ve Argo yorumlardan kaçınınız!