31 Ocak 2015 Cumartesi

Android Telefon veya Tablette Videocaps Nasıl Yapılır?



   Yine bir caps yazısıyla karşınızdayım.Daha önce android cihazınızdan nasıl caps yapacağınızı ve bilgisayarınızdan nasıl videocaps yapacağınızı yazmıştım.Bu sefer ki konumuz biraz zor bir konu.Çünkü android cihazlar için şimdiye kadar bir videocaps uygulaması yapılmadı.Ben genel olarak bazı video düzenleyici uygulamalarını tanıtacağım.Bu uygulamalarda biraz da çok emek harcayarak videocaps yapmaya çalışabilirsiniz.İlk önce söylemeliyim ki bu uygulamaları denemedim.O yüzden garanti vermiyorum.Ancak denemekte fayda var diyorum.Aşağıda yazacağım video düzenleyici uygulamaları Google Play'de rahatlıkla bulabileceğiniz uygulamalar.Hem de ücretsiz olarak sunuluyorlar.

1.KineMaster - Video Editörü


   Google Play'de 4 yıldızı olan ve kullanıcılar tarafından övülen bir uygulama.Uygulama sayesinde videolarınızı bölüp,birleştirip onlara yazılar ekleyebiliyorsunuz.Videocaps yapmak için denenebilecek en ideal uygulama bence.Uygulama bilgisayarda video düzenleyiciler tarafından yapılan birçok işlemi android cihaza taşıyor.Daha fazla uzatmadan uygulamanın tanıtım yazısından bir kısmını paylaşıp kararı size bırakıyorum.
   "Telefonunuzdan çoklu video, görüntü ve ses klipleri alın, bir klibi ikiye bölmek için editördeki kesiciyi kullanın, çok izlenen zaman çizelgesindeki farklı çekimlerden video klipleri birlikte bölün ve 3D geçişler, video döndürme ve resim-içinde-resim gibi iyi efektler uygulayın. Gerçek zamanlı video ve ses kaydı özellikleri, artı videonuzun içine konuşarak bir metin yerleştirmenizi sağlayan diktafon özelliği!..."


2.VideoShow: Video editor maker

   Yine 4 yıldızlı bir video düzenleyici uygulaması.25 Milyon kullanıcı ile dikkat çekiyor.Videocaps açısından ele aldığımızda videolara metin ekleme özelliğinin olması bu noktada işe yarar durumda.Bu uygulama ile video üzerinde birçok düzenleme işlemini yapıyorsunuz.Ayrıca fotograflarınızdan ayrı bir video dahi yapabiliyorsunuz.Google Play bu uygulamayı bir zamanlar en video düzenleyici uygulaması olarak göstermiş.Bu uygulama ile birlikte oluşturduğunuz videoları anında sosyal medyada paylaşabiliyorsunuz.
   Bana göre videocaps açısından denenebilecek bir düzenleme programı.Denemekte fayda var diye düşünüyorum.


3.VidTrim - Video Editor


   Yine 4 yıldızlı bir uygulama.Bu uygulama da daha önce anlattığımız 2 uygulamaya benzer özellikle gösteriyor.Uygulama ücretsiz olsa da ücretli sürümü olduğu için ücretsiz sürümü deneme modeli gibi.Açıkçası videocaps yapmak için denemekte fayda olsa da pek yararlı görünmüyor.Yine de eğer diğer uygulamalardan yarar göremezseniz bunu deneyin derim.





   Bu uygulamaların dışında videocaps yapmak için aşağıdaki uygulamaları da deneyebilirsiniz.Şimdiden başarılar.

-Magisto Video Düzenleyici
-WeVideo Video Düzenleyicisi
-VivaVideo: Free Video Editor
İyi caps yapmak için tüyolar yazımızı okuyabilirsiniz..

29 Ocak 2015 Perşembe

Bedava Site Açmak



    İnternet ile samimi olan hemen hemen herkesin hayalinde site açmak vardır.Bir web sitesi açmak ve onu önlere taşımak oldukça zahmetli bir iştir.Zahmetin yanı sıra masraflı da bir iş olabilmektedir.İyi bir web sitesi oluşturabilmek için ister istemez belirli miktarda bir parayı gözden çıkarmanız gerekmektedir.İlk başta hayalinizdeki web sitesini açmak için alan adı vs. gibi durumlara para harcamanız gerekecektir.Ancak hiçbir masrafa girmeden web sitesi oluşturmak gibi imkanlar var artık.Öncelikle söylemeliyim ki eğer sabırsız biriyseniz yani aceleciyseniz bu konuda önerim web sitesi açmaktan uzak durun.Çünkü sizin için bu boş bir uğraş olacaktır.

   Bedava web sitesi oluşturmak için denediğim ve açıkca bana bu konularda çok şey katan bir servis var.Bu servis Bedava-Sitem.com servisi.Bu siteye girip sizde hiçbir şekilde ücret ödemeden kendi web sitenizi oluşturabilirsiniz.

   Siteye ilk girdiğinizde karşınıza sitenizi oluşturmak için bir forum çıkacak o formu doldurarak kendinize ait web sitenizi oluşturabilirsiniz.Burada dikkat etmeniz gereken bir husus var.Oluşturduğunuz web sitesi .com .net vs. gibi uzantılara sahip olmayacak.Kendine has bir uzantısı olacak yani .tr.gg uzantılı olacak.Bu başlarda bir dezavantaj gibi görünse de aslında içeriğiniz kaliteliyse pek önemsenmeyecek bir durum.Nitekim bu uzantı da gayet başarılı birçok web sitesi mevcut.Kısacası bu uzantı başarınızı baltalayacak değil.

   Servis size web siteniz için hazır temalar sunuyor.Ancak tabii ki sizler farklı temaları kullanabilirsiniz.Bedava-sitem kullanıcıları için oluşturulmuş sayısız tema internette ücretsiz sunuluyor.

   Servisi daha iyi anlayabilmek ve web sitenizi daha da geliştirmek için sık sık Forum'u ziyaret edin.Aklınıza takılan bütün sorular orada cevap bulacaktır.Web siteleri hakkında hiçbir fikriniz yoksa forum sizin için çok yararlı olacaktır.Şahsen ben ilk bedava sitemi kullanmaya başladığımda sıfır bilgim vardı ancak hem deneme-yanılma yolu hem de servisin sağladığı Forum gelişimimi sağladı.

   Bedava-Sitem servisini kullanarak bedava site açabilirsiniz.İlla bu siteyle ilerleyecek değilsiniz.Açtığınız siteyi deneme sitesi olarak kullanabilirsiniz.Mesela bir blog siteniz var.Bu blog sitesi için HTML kodu oluşturmanız gerekti.Açtığınız bedava siteyi kullanarak bunu rahatlıkla yapabilirsiniz.Tek yapmanız gerek yeni bir sayfa oluşturup ne oluşturacaksınız oluşturmak ve HTML seçeneği ile kodu elde etmek.

GÜVENİLİR Mİ? 

   Evet.Kullandığım zaman güvenlik konusunda bir sıkıntı yaşamadım.Ayrıca bu servisin kapanma gibi bir durumu da yok.Yani rahatlıkla web sitenizi oluşturup geliştirebilirsiniz.

   Aşağıda Bedava-sitem servisinin kullanımına yönelik temel bilgileri içeren bir arkadaşımızın hazırladığı videoyu paylaştım.Bu size biraz daha yardımcı olacaktır.



28 Ocak 2015 Çarşamba

Neden Tırnaklarımızı Yeriz?


    Tırnak yeme olayı küçümsenmeyecek bir olaydır.Tırnaklarımız bileceğiniz üzere mikrop yuvaları haline gelebilmektedir.İnsanlar tırnaklarını yiyerek bu mikroplarla karşı karşıya kalabilir.İstenmeyen rahatsızlıklar görülebilir.

    Tırnak yemek çoğu insanda olan bir rahatsızlıktır.Aslında bu olaya rahatsızlık demek ne kadar doğru olur bilemiyorum.Ancak durumun rahatsız edici bir durum olduğu kesindir.İnsanlar neden tırnaklarını yerler hiç düşündünüz mü?Bunun sebebi nedir?Aslında çoğu insan istemsiz hiç farkında olmadan bunu yapar ama neden?İşte bu yazımda buna açıklama getireceğiz.Konuyu iki açıdan ele almak istedim.Birinci açımız genel yargılar olacak.Yani tırnak yemeyi belli başlı nedenlere bağlayan her zaman duyduğumuz söylemler.İkinci açımız ise bir hayli ilginç olacak.Bu açı Freud Psikoseksüel Gelişim kuramına göre şekillenecek.Rahatsız edici bir hareket olan tırnak yemenin sebeplerini bu bakımdan çözümleyeceğiz.

Dipnot:Tırnak yeme alışkanlığının bilimsel ismi "onikofaji" dir.

GENEL YARGILAR

   Tırnak yiyorum dediğinizde birisine genelde size neden yediğinize dair aynı şeyler söylenecektir.Genel yargılardan birisi bunun sebebinin stres kaynaklı olduğu yönündedir.Stres insanların tırnaklarını yemesine sebep olmaktadır.Bunun dışında sıkça duyacağınız bir diğer söylem ise vitamin eksikliğidir.İnsanlar vücudundaki eksik vitamin ve mineralleri karşılamak için tırnaklarını yerler.Bu aynı hamile kadınların vitamin eksiklerini karşılamak için çok tuhaf malzemeleri yemelerine benziyor.Aslında doğruluk payı yüksek olabilir.Endişe,korku,asabiyet gibi durumlarda tırnak yemenin nedeni olarak gösterilmektedir.

FREUD PSİKOSEKSÜEL GELİŞİM KURAMINA GÖRE TIRNAK YEME

   Freud bazı çevrelerce biraz sonra açıklayacağımız bu kuram yüzünden suçlamalarla karşılaşmıştır.Ona sapık diyenler bile olmuştur.Bunun en büyük sebebi ise Freud'in kişilik gelişim kuramında cinselliğin önemli yer tutmasıdır.Ona göre kişilik ilk 6 yılda gelişir.Bu gelişimde cinsellik önemli rol oynar.Psikoseksüel dönem 5 evreden oluşur.Konumuzla ilgili olan evre ilk evre Oral dönem evresidir.Fakat yine de kısaca 5 evreyi açıklayıp bu evreler düzgün yaşanmadığında ileride yarattığı sorunları yazalım.Böylece daha açıklayıcı olacağız.

1.EVRE ORAL DÖNEM: (0-1 Yaş) Libido(Basitce haz kaynağı veya enerji) bu dönemde ağız bölgesindedir.Bu yüzden ağız tatmin edilmelidir.Bu da beslenmeyle gerçekleşir.Eğer bu dönem normal yaşanmazsa ileride tırnak yeme,sigara,zamansız yemek yeme,aşırı yeme gibi takıntılar ortaya çıkar.

2.EVRE ANAL DÖNEM: (1-3 Yaş) Libido bu dönemde Anüs bölgesindedir.Tuvalet eğitimi bu dönemde çok mühimdir.Normal şekilde yaşanmazsa ileride savurganlık,cimrilik vs. gibi takıntılar görülür.

3.EVRE FALLİK DÖNEM: (3-6 Yaş) Libido bu dönemde cinsel organlardadır.Bu dönemde cinsiyet eğitimi önemlidir.Eğer normal yaşanmazsa ileride cinsel takıntılar vs ortaya çıkabilir.

4.EVRE GİZİL DÖNEM: (7-12 Yaş) Libido bu dönemde belirli bir bölgede ağırlıkta değildir.Bu yüzden bu dönemde kişiye sosyalleşme konusunda yardımcı olmak gerekir.Kişi sosyalleşir bu dönemde.Doğru yaşanmazsa ileride sosyalleşme,arkadaş edinme vs gibi konularda sıkıntılar çıkar.

5.EVRE GENİTAL DÖNEM: (12-20 Yaş) Libido tekrar cinsel organlara yönelmiştir.Kişi ergenliğe girmiştir.Cinsel gelişimini tamamlamaya başlar.Bu dönem normal yaşanmazsa ileride sorumluluk alamama,savurgan yaşama gibi sıkıntılar yaşanır.

   Görüldüğü üzere Freud tırnak yeme sorununu Oral dönemde yaşanacak sıkıntılara bağlamıştır.

TIRNAK YEMEYİ NASIL BIRAKIRIM?

    Tırnak yemeyi bırakmak gerçekten zor bir iştir.Öyle ki sigarayı bırakmak kadar zordur yeri geldiğinde.Ancak bu konuda bazı yöntemler vardır.Bu konuda 5 yöntem etkili olabilir.

1.Tırnaklarınızın temiz ve bakımlı olmasına dikkat edin.Yiyorsanız bile mikrobu biraz önleyin.
2.Caydırıcı kullanın.Bir eczaneye gidin ve sorununuzu söyleyin.Onlar size caydırıcı kremler verecektir.
3.Başka alışkanlıklara yönelin.Ne bileyim Puzzle yapın bir uğraş bulun kendinize.
4.Tırnaklarınızı neden yediğinize dair bir sebep bulun.Bu nedeni ortadan kaldırın.Silin kafanızdan.
5.Bir doktora başvurun.

26 Ocak 2015 Pazartesi

Sitene Ekle

 

   Öncelikle merhaba.Eğer bu yazıyı okuyorsanız ve bir siteniz veya blogunuz varsa çok iyi.Çünkü burada birazdan vereceğim kodlar oralara eklendiği takdirde yararlı olacaktır.Tabii kimseyi zorlayacak değilim.Hemen hemen hepimiz yani blogcular ve hatta site sahipleri elimizdeki sitelere reklam kodları ekliyoruz.O sitelerden haklı olarak gelir elde etmeye çalışıyoruz.Gelin bu sefer karşılıksız bir reklam yapalım.Reklam demekte ne kadar doğru olur bilemiyorum.Yardım demek daha doğru olacaktır sanırım.Neyse aşağıda kendi çapımda(yetersiz internet bilgimi gözden kaçırmayın) kodlar hazırladım.Bu kodlar iki vakfın (TOHUM ve LÖSEV) kampanyalarına ait.

   Sitenize reklam yerleştirir gibi bu kodları yerleştirirseniz yani HTML olarak yerleştirirseniz yardımcı olacaksınız.Ben sitelere nasıl eklenir fazla bilgi sahibi değilim.Bloglara ise blog yerleşimindeki HTML kutucuğu ile yerleştirileceğini biliyorum.Daha önce dediğim gibi kodları ben oluşturdum bu yüzden bazı hatalar çıkabilir.Bu yüzden iki kampanyanın her birinin üç farklı boyutta kodunu koydum aşağıya.Birisi olmazsa diğeri olur.Bu kodları kendi blogumun sağ tarafına da ekledim merak ediyorsanız bakabilirsiniz kampanyalara.

   Neyse fazla uzatmayayım.Zaten bu konuda o kadar uzman birisi değilim.Ancak bu tür yardım kampanyaları konusunda bence biz blog sahipleri ne kadar yararlı olursak o kadar iyi.

LÖSEV "Bir Tuğlada Siz Koyun"

300 px  / 300x199 :


<a href="https://www.losev.org.tr/bagis/Bir_Tugla_Siz_Koyun_Bagis.aspx" target="_blank"><img src="http://img.webme.com/pic/t/tarihsor/l&ouml;sev1.jpg" alt="" /></a>

200 px / 200x133:



<a href="https://www.losev.org.tr/bagis/Bir_Tugla_Siz_Koyun_Bagis.aspx" target="_blank"><img src="http://img.webme.com/pic/t/tarihsor/l&ouml;sev2.jpg" alt="" /></a>

100 px / 100x66:



<a href="https://www.losev.org.tr/bagis/Bir_Tugla_Siz_Koyun_Bagis.aspx" target="_blank"><img src="http://img.webme.com/pic/t/tarihsor/l&ouml;sev 3.jpg" alt="" /></a>


TOHUM "Türkiye Otizm Erken Tanı Ve Eğitim Vakfı"

300 px / 300x250:



<a href="http://www.tohumotizm.org.tr/banka-hesap-bilgileri" target="_blank"><img src="http://img.webme.com/pic/t/tarihsor/tohum 1.jpg" alt="" /></a>

200 px / 200x167:



<a href="http://www.tohumotizm.org.tr/banka-hesap-bilgileri" target="_blank"><img src="http://img.webme.com/pic/t/tarihsor/tohum 2.jpg" alt="" /></a>

100 px / 100x84:



<a href="http://www.tohumotizm.org.tr/banka-hesap-bilgileri" target="_blank"><img src="http://img.webme.com/pic/t/tarihsor/tohum3.jpg" alt="" /></a>


   Arkadaşlar şimdiden teşekkürler duyarlılığınız için.Bu tarz kodları ara sıra da olsa paylaşmaya çalışacağım.

24 Ocak 2015 Cumartesi

Show Tv Mucizesi

          

   Televizyon dünyasında iyi yapımları yakalamak çok zordur.Televizyon kanallarının en büyük sıkıntısı da buradan kaynaklanır.Çoğu kanal ismini ön plana çıkartacak yapıma ev sahipliği yapmak ister.Fakat bu her zaman mümkün değildir.İyi yapımı yakalamak sadece istemekten geçmez.Seyircilerin durumunu iyi bilmek gerekir.Onların ne istediğini neler izleyeceğini iyi bilmek gerekir.Türkiye'de seyircinin neleri istediğini bilmek çok zor bir iştir.Bu zorlukların ışığında Türk televizyon kanalları sıkıntılar çekmekte kuşkusuz.Ancak bu kanallar arasında öyle bir kanal var ki adeta mucize oluşturuyor.Evet başlığımızdan da anlayacağınız üzere bu kanal Show Tv.Neden böyle dediğimizi yazının devamında daha iyi anlayacaksınız.

    Show tv 1992 yılında hayatımıza girmiş bir televizyon kanalıdır.O tarihten günümüze kadar çok el değiştirmiştir.Bu kanal 1999,2013 ve 2014 olmak üzere üç defa TMSF(Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) tarafından yönetilmiştir.Bu bile yaşadığı krizlere dair fikir verir nitelikte bir bilgi.Şu anda Doğuş Yayın grubu tarafından yönetilmektedir.Yaşadığı ekonomik sarsıntılar dolayısıyla sık sık gündeme gelen Show Tv buna rağmen ülkemizde en çok izlenen televizyon kanalları arasındadır.Hatta bir sıralama yapılsa rahatlıkla ilk beşin içine girecektir.

   Artık miladı doldu denilen Show Tv yakaladığı başarılı yapımlarla adeta Türk televizyonunu besliyor.Hem bu bugün oluşan bir durum değil.Show Tv bu mucizesini en başından beri gerçekleştiriyor.Buna mucize diyorum çünkü o kadar sıkıntı yaşayan bir kanalın bunları başarması oldukça güçtür.İddia ediyorum bu sıkıntıları başka bir kanal yaşasaydı şimdiye kadar ekranlardan silinmiş olurdu.Neyse şimdi biraz bu başarının somut örneklerinden bahsedelim.

90'lı Yıllar: Bu yıllar Show Tv'nin tam anlamıyla yükseliş yıllarıdır.Yakaladığı başarılarla halk tarafından tanınan ve sevilen bir kanal halini almıştır.Ana Haberde Reha Muhtar parlamıştır.Efsane Arena programı bu yıllarda ekrana gelmiştir.Show Tv RTÜK devreye girene kadar o zamanlarda erotik yayınlarla da izleyici çekmiştir.RTÜK müdahalesinden sonra o programların yerine yayınladığı Yalan Rüzgarı,Power Rangers,Simpsonlar,Dallas vs. gibi yabancı dizilerle yabancı dizi akımının temelini oluşturmuştur.Yerli dizilerde de günümüzde efsane saydığımız dizileri yayınlamıştır.Bunların bazılarını sayacak olursak; Deli Yürek,Dadı,Bizimkiler,Sıdıka,Tatlı Hayat,Küçük İbo vs.Show Tv yarışma programları konusunda da yeni soluklar getirmiştir.Biri Bizi Gözetliyor programı bunun en büyük sebebidir.Show Tv 90'lı yıllarda sıkıntılarla boğuşmaya da devam etmiştir.Kanal çoğu kez el değiştirmiştir.Sonuç olarak ise 1999 yılında TMSF kanala el koymuştur.

2002-2013 Yılları: Tüm sıkıntılara rağmen Show Tv bu yıllarda büyük kanallar arasındaki yerini sağlamlaştırmıştır.Serap Ezgü,Acun Ilıcalı,Magic Necmi,Seda Sayan,Saba Tümer,Alişan ve Çağla Şikel gibi isimler kanalın tanıdık simaları olmuşlardır.Özellikle bu noktada öyle bir isim var ki kanalı adeta taşımıştır.Bu isim tahmin edeceğiniz üzere Acun Ilıcalı'dır.Acun Ilıcalı yaptığı programlarla (Acun Firarda,Survivor,Var mısın Yok musun?,Fear Factor,O Ses Türkiye) kanalı daha da tanıdık bir hale getirmiştir.Yine kanalda yayınlanan Gelinim Olur musun? programı ülke gündemini meşgul etmiştir.Bu yıllarda yine kanal yerli dizi konusunda büyük başarı kazanmıştır.Ekmek Teknesi,Kurtlar Vadisi,Hayat Bilgisi,Cennet Mahallesi,Doktorlar,Adını Feriha Koydum,Suskunlar,Muhteşem Yüzyıl,Ezel gibi diziler bu başarıyı göstermek açısından yeterlidir sanırım.Tüm bu başarılar sıkıntılar eşiğinde gerçekleşmiştir.Kanal ekonomik krizle karşı karşıya kalmıştır.Sonuç olarak çoğu dizisini kaybetmiş ve TMSF 2013 yılında kanala tekrar el koymuştur.

2013-Günümüz: Kanal kan kaybetmiştir bu zamanlarda fakat yıkılmamıştır.En önemlisi Acun Ilıcalı olmak üzere birçok programını rakip kanallara kaptırmıştır.Buna rağmen kanal büyük kanallar arasındaki yerini korumuştur.Kanal dizi konusunda en zayıf dönemini yaşamaktadır.Fakat bu açığı Bu Tarz Benim ve Güldür Güldür Show programlarıyla kapatmaktadır.Bu programlar kanalın popülerliğini korumasına büyük oranda yardımcı olmaktadır.Eski gücünden yoksun gibi görünse de Show Tv isminden söz ettirmeye devam etmektedir.Yine bu zamanda TMSF kanala el koymuş son olarak kanal Doğuş Yayın Grubuna satılmıştır.

MUCİZE YANISIRA BAHTSIZ

   Gerçekten öyle.Show Tv mucize bir kanal.Hiçbir kanal o kadar popüler diziyi,programı bünyesinden çıkaramadı şimdiye kadar.Fakat bunun yanında şanssızlıkta bu kanalda.Yaşadığı krizler dolayısıyla çok sayıda programı,diziyi rakip kanallara kaptırdı.Başta dediğimiz gibi adeta Tv kanallarını besliyor.Şimdi kaptırılan bazı önemli dizi ve programları sayarak yazımı bitireyim:

Dizi: Deli Yürek(Atv) Kurtlar Vadisi (Kanal D) Kurtlar Vadisi Pusu(Star Tv) Ezel(Atv) Muhteşem Yüzyıl(Star Tv) Sensiz Olmuyor(Kanal D) Sırlar Kapısı(Samanyolu Tv) Hepsi 1(Atv) Lale Devri(Fox) Beni Affet(Star Tv)

Program: Survivor,Yetenek Sizsiniz Türkiye,O Ses Türkiye,Yok Böyle Dans(Star Tv) Yemekteyiz(Fox) 1 Milyon Canlı Para(Fox) Kelime Oyunu(Fox) Bu Tarz Benim(Tv 8)

18 Ocak 2015 Pazar

Prezi Programı Hakkında Bilgiler



      Hepimiz Microsoft Office Powerpoint ile slayt sunum hazırlandığını biliyoruz.Ancak Microsoft Office programını internetten indirmek eskisi kadar kolay değil.Bunun dışında Powerpoint bize artık sıradan gelmeye başladı.Sunumların daha etkili yapılabilmesi için çoğu kişi de alternatiflere yönelmeye başladı.Öncelikle konumuza geçmeden bu noktada Microsoft Office programlarına alternatif olacak bir programdan ufak bahsetmek istiyorum.Daha önce dediğim gibi Office programlarını indirmek artık kolay değil.Ancak şöyle bir durum var ki Office artık Online olarakta kullanılabiliyor.Yani isterseniz bunu kullanabilirsiniz.Bu bana yetmez diyorsanız daha çok özellik istiyorsanız size Openoffice programını önerebilirim.Bu program tamamen ücretsiz ve Microsoft Office ile yaptığınız işlemleri bunda da yapabiliyorsunuz.Bence gayet kullanışlı bir alternatif.

    Şimdi asıl konumuza geçelim yani muhteşem bir slayt programı olan Prezi programına geçelim.
Powerpoint slaytlarından sıkıldıysanız ve daha yaratıcı bir sunum yapmak istiyorsanız Prezi tam size göre.Şunu söylemeliyim ki ileride Prezi ile yapılmış sunumlar bana göre Powerpoint sunumlarının önüne geçecek.Yani size şimdiden geleceği kullanmanızı tavsiye ediyorum.

    Program hakkında biraz bilgi vereyim şimdi.Klasik bir slayt programı beklemeyin öncelikle.Kullanımı başta zor gelse de sonradan biraz da deneme yanılma yoluyla alışıyorsunuz.Aşağıda programla ilgili bir arkadaşımızın hazırladığı videoyu paylaştım.Orada çoğu sorularınıza cevap bulacaksınız zaten.Ama benim bu programda dikkatimi çeken en önemli nokta hazırladığınız sunumları programın kurulu olmadığı bilgisayarlarda da açabiliyorsunuz.Yani Powerpoint programında sık rastladığımız bilgisayar uyum sorunu yok.Sunumunuzu istediğiniz bilgisayarda rahatça kullanabilirsiniz.

    Prezi programı ne yazık ki şimdilik paralı bir program.Ama durun endişe etmeyin programı 30 gün boyunca ücretsiz kullanabilirsiniz.Ayrıca internetten programı full yapmak için bazı hileleri kullanmaya çalışabilirsiniz.Benim niyetim o hileleri paylaşmak değil.Programı az da olsa tanıtabilmek.Neyse lafı fazla uzatmayayım.Daha önce dediğim gibi aşağıda paylaştığım video birçok sorunuza cevap olacaktır zaten.Şimdiden iyi sunumlar.

Prezi programını indirmek için tıklayınız


Video kaynak: http://aykenorg.blogspot.com.tr/


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

17 Ocak 2015 Cumartesi

İstediğim Rüyayı Nasıl Görürüm?



    Rüyauykunun genel ve karakteristik özelliklerinden biri olup, uykunun hızlı göz hareketi (REM) adlı evreleriyle yakından ilişkili bulunan, görsel ve işitsel algı ve duygulardır.
Rüyalar bizi bazen çok sevindiren bazen de çok üzen rüyalar.İnsanların her uykusunda rüya gördüğünü okumuştum sanki.Buna rağmen bizler gördüğümüz rüyaların sadece küçük bir kısmını hatırlayabiliyoruz.O da şanslıysak eğer.Aslında rüya olayı bizi bu loş gerçek dünyadan uzaklaştırdığı için bir bakıma da ruhumuzu dinlendiriyor.Ancak rüyaların bütün hepsi bizim mutluluğumuzu sağlamıyor tabii ki.Olumsuz olanları tedirginlik yaratıyor ruhumuzda.Peki olumsuz rüyalardan uzaklaşmak mümkün mü?Bundan ötesi daha önemli bir soru olan rüyalarımızı yönetebilmemiz mümkün mü?İnsanlar istedikleri rüyayı görebilir mi?

    Bu yazımda bu sorulara cevaplar arayacağız.Öncelikle istediğimiz rüyayı görebilmek mümkün diyerek lafa başlayalım.Burada bazı yöntemleri yazacağım.Bu yöntemleri iki dala ayırdım birincisi alternatif yöntemler ikincisi dini yöntemler.

1.ALTERNATİF YÖNTEMLER:

    Rüyalarımızı kontrol edebilmek için beynimize hükmetmemiz gerekir.Özellikle bilinçaltı kavramını iyi bilmemiz ve onu zor da olsa yönetebilmemiz gerekir.Bilinçaltı beynimizin, biz farkında olmadan bilincimiz dışı çalışan,bedenimizin istemsiz kaslarını yöneten,gece uyurken dahi vücut fonksiyonlarımızın çalışmasını sağlayan,beş duyumuzla algıladığımız her şeyi an be an kaydeden ve gerektiğinde kullanılmak üzere bilincin emrine veren bir parçasıdır.Bizim gördüğümüz rüyalar genellikle bilinçaltında olan objelerden oluşuyor.
İşte bu konuda kullanabileceğiniz bazı yöntemler:

    1-Rüyalarınızı kontrol etmenin bir yöntemi, uykuya dalmadan önce 10/20 defa sürekli olarak “rüyada mıyım?” veya ” rüyamı görüyorum?” sorusunu sormaktır. Bilinçli olarak sürekli tekrarlanan soru doğal olarak bilinçaltı durumundaki rüyamız ile birleşecek, rüyamızda kendi kendimize sürekli ayni soruyu sorarak olayların, konumun , içinde olduğumuz durumun daha bilinçli bir şekilde farkına varmamızı sağlayacaktır.Bir bakıma rüyamızda bu soruyla uyanacağız.Rüya içinde uyanmak demek rüyanın farkına varmak demektir.Zaten rüyalarımızın farkına varırsak onları yönetebilmek daha basit olacaktır.


    2-Bu yöntemin farklı bir metodu ise özellikle çabuk uykuya dalan kişilerin “rüya görüyorum 1″, “rüya görüyorum 2 ” diye saymalarıdır. Bir süre sonra uykuya daldıklarında rüyalarında bilinçli olarak saymaya devam ettiklerini göreceklerdir.Bu da yine rüya da uyanmak anlamına gelecektir.


    3-Bir başka yöntem ise telkin yöntemidir. Örnek olarak uykuya dalmadan önce sürekli elinize bakarak, “eğer rüyamda elimi görüyorsam, o zaman rüyada olduğumu anlarım” diyerek telkin ile uykuya dalmayı gösterebiliriz. Sürekli tekrar eden kötü rüyalar veya kabuslara önlem olarak, uykuya dalmadan önce olumlu senaryolar oluşturmak her zaman yararlı olmuştur. Senaryolarınızı kendinize en olumlu olacak şekilde kurgularsanız, bilinçaltındaki tekrar gösterimde sizin lehinize olacaktır. Kendinizi rüyalarınızı kontrol ettiğiniz konusunda telkin edin ve korkacak hiçbir şey olmadığını vurgulayın. Bir süre sonra, uykuya dalarken bu hayalleriniz rüyalarınıza karışır ve olumlu sonuçlar alırsınız.

Bununla benzer olarak kendinize bir obje mesela bir renk belirleyin.O rengi gördüğünüzde rüyada olduğunuzu anlayacağınız şekilde kendinizi telkin edin.

    Bu yöntemleri sürekli uyguladığınız takdirde başarı sağlamanız içten bile değil.Ancak rüyalara hükmetmek o kadar kolay bir iş değildir sabır işidir.Sürekli bu konuda istekli olmanız sizin yararınıza olacaktır.Ayrıca olumlu rüyalar görmenin en büyük yöntemi hayata pozitif bakabilmektir.Eğer siz olumluysanız rüyalarınız da olumlu olacaktır.

Ayrıca bu konuda kendimin kullandığı başka bir yöntemi de söyleyeyim.Aslında bu rüyaları yönetebilmekten çok onları anlamlandırmak için kullanılabilecek bir yöntem.Rüyanızda gördüğünüz objeleri olayları bir kağıda yazın.Sonra bunların arasındaki ilişkiler hakkında kafa patlatın.Eminim bir sonuca varacaksınız.

2.DİNİ YÖNTEMLER: 


    Rüya konusunda İslam dini farklı bir bakış açısına sahiptir.Yusuf Suresi buna en büyük delildir.İslam dini sanıldığının aksine rüya yorumlamaya olumsuz bakmaz.Ancak insanların bu yetenekten aciz olduğu kesindir.

İstediğiniz rüyayı görmek için kullanabileceğiniz bir Dua var.İşte o dua:


  • Ela yalemü men halak ve hüvel latıyfül habiyr.

    Bu yukarıya yazdığım ayet Mülk suresi 14. ayettir. Mülk suresi okuyana şefaat eden bir suredir ,kabirde dahi yalnız bırakmaz okuyanı.Faziletleri saymakla bitmez.Herneyse konumuza dönelim .Bu ayeti arapça olarak bir kağıda yaz gece yatarken başının altına koy ve neyi görmek istiyorsan niyetini yap 7 defa bu ayeti oku.Göreceksin mutlaka, abdestli olarak yapman daha hayırlıdır.İlk gecede görürsün he oldu görmedin.7 geceye kadar okumasını tekrarla ayeti yeniden yazmana gerek yok orda kalsın.Ayrıca bu şekilde uyguladığında bu ayetin koruyucusu olan meleğide görebilirsin.Çokta sevimli görünür korkmazsın.Büyük ihtimalle rüyanda görünür.


    İşte istediğiniz rüyayı görmenizi sağlayacak bazı yöntemler bunlardır.Burada şunu söylemekte fayda var.Rüyalar güzeldir ancak fazla kaptırmamak gerekir kendimizi.Sonuçta bu hayat rüyalarla yaşanacak kadar basit değildir.Bir de bu yöntemlerden Dini yöntemin daha başarılı olacağını söylemek gerekir.


Yararlanılan kaynaklar:

http://www.ilimalemi.com/dilek-dualari/7293-ruyada-istedigini-gorme-duasi.html
http://www.ruyatabiriniz.com/11/ruya-tabirleri-u/istediginiz-ruyayi-gormeniz-mumkundur.html
http://www.izafet.net/threads/bilincalti-nedir.501123/
http://www.ruyatabirleri.gen.tr/ruya_islamiyet.asp

Konuyla İlgili Video:



Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.


2 Ocak 2015 Cuma

Mevlid Kandilimiz Mübarek Olsun


   Mevlid kelimesinde "doğum" mânası vardır. Kandil kelimesinde de, belli günlerde yakılan aydınlık anlamı mevcuttur. İkisini bir araya getirip de Mevlid Kandili dediğimizde, Resûlüllah (asv)'ın doğum gecesinde minarelerde yakılan kandiller hâtıra gelmektedir. Müslümanlar, her sene Rebiü'l-evvel ayının on ikinci gecesine giriş teşkil eden geceyi dinî merasimlerle ihyâ eder, farklı bir huzur ve neş'eyle tes'id etme titizliği gösterirler. Kandillerle donatılan camiler bu niyetle dolar, taşar...
   Müslümanlar bu geceyi, hem kendi açılarından, hem de çocukları açısından düşünürler. Kendi açılarından düşünürken ibâdetleri, çevredeki konu komşuya yardımları, çeşitli iyilikleri hatırlar, farklı bir yardım anlayışında olurlar. Çocukları açısından ise, çok dikkatli olurlar. Mâsum dimağlarda gecenin güzel bir hatıra olarak kalmasını temin edecek çarelere başvururlar. Nitekim o günde çocukların sevineceği şeyler alırlar, hoşlarına gidecek sohbetler tertip ederler, gecenin, zihinlerinde tatlı bir hâtıra olarak kalmasını temin ederler.

Mevlidin dinimizdeki yeri nedir?
   Mevlid Peygamberimizden (a.s.m.) üç dört asır sonra icad edilen İslâmî bir âdet olmakla birlikte, bid’atın hasene (güzel) kısmına girmektedir. Büyük hadis ve fıkıh âlimi olan İbni Hacer, mevlid merâsiminin meşrûiyeti hakkında şu hadisi zikreder:
   İbni Abbas’ın rivayetine göre, Resûl-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) Medine’ye hicret ettiklerinde Aşure gününde Yahudilerin oruç tuttuklarını öğrenir. Oruç tutmalarının sebebini sorduğunda Yahudilerden şu cevabı alır:

   “Bu çok büyük bir gündür. Bugünde Allah, Mûsâ ile kavmini kurtardı. Firavun ile kavmini suda boğdu. Mûsâ da buna şükür için oruç tuttu. İşte biz de bugünün orucunu tutuyoruz.”
   “Bunun üzerine Peygamberimiz, ‘Öyleyse biz Mûsâ’ya sizden daha yakın ve evlâyız’ buyurdu. O günden sonra hem kendisi oruç tuttu, hem de tutulması için tavsiyede bulundu.” ( Müslim, Sıyam 127)
   İbni Hacer bu nakilden sonra şöyle der: “Bundan anlaşılıyor ki, böyle bir günde, mevlid gecesinde Allah’a şükretmek tam yerindedir. Fakat mevlid merasiminin Peygamberimizin doğum gününe denk getirilmesi için dikkat etmek gerektir.” (el-Hâvî fi'l-Fetevâ, 1/190.)
   Bugünkü İslâm ülkelerinde Peygamberimizin (asv) doğumunu yâd etmek, ona salât-selâm getirmek maksadıyla çeşitli dillerde okunan mevlidler vardır. Arapça “Bâned Suâd, Bürde ve Hemziyye” kasideleri birer mevliddir. Türkçede ise yirmiden fazla mevlid manzumesi vardır. Fakat bunların içinde en çok tutulan ve okunanı Süleyman Çelebi merhumun 1409 yılında yazdığı Vesiletü’n-Necât isimli mevlid kitabıdır. Önceleri yalnız Peygamberimiz (asv)'in doğum gününde okunan ve tertip edilen mevlid merâsimleri, daha sonra bütün mübarek gecelerde tekrarlanmış, bilhassa memleketimizde daha da yaygınlaşarak, ölüm, hastalık ve daha birçok vesilelerle okunagelmiştir.  Bazı İslâm âlimleri mevlidi bid’at sayarak karşı çıkmışlarsa da yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, Bediüzzaman, zamanımızda bu meseleyi şöyle tashih etmiştir:

   “Mevlid-i Nebevî ile Miraciyenin okunması gayet nâfi (faydalı) ve güzel âdettir ve müstahsen (iyi, hoş) bir âdet-i İslâmiyedir. Belki hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyenin gayet lâtif ve parlak ve tatlı bir medar-ı sohbetidir (sohbet sebebidir). Belki hakaik-i imani-yenin ihtarı (hatırlatılması) için, en hoş ve şirin bir derstir. Belki îmanın envarını ve muhabbetullah ve aşk-ı Nebevîyi göstermeye ve tahrike en müheyyic (heyecan uyandıran) ve müessir bir vasıtadır.” (Nursi, Meklubat, s. 281-285)



Kandiller Nasıl Değerlendirilmelidir?

   Bütün kandil gecelerinde yapılabilecek ve yapılması gereken önemli bir takım afv ü mağfirete nail olma, ecr ü sevap kazanma, manevî terakki kaydetme, bela ve musibetlerden kurtulma ve rıza–i İlâhiye ulaşma vesileleri vardır ki, bunlardan bazılarını maddeler hâlinde kısaca ve toplu olarak yeniden hatırlamakta yarar var:
1. Kur'ân–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur'ân ziyafetleri verilmeli; Kelamullah’a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.
2. Peygamber Efendimiz (sas)’e salât ü selâmlar getirilmeli; O’nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.
 3. Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar, onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.
 4. Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah’ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.
 5. Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plân ve programı çizilmeli.
 6. Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.
7. Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.
8. Mü’minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.
9. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.
10. Kişi kendine ve diğer Mü’min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.
11. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.
12. Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.
13. O gece ile ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaaten okunmalı.
14. Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va’z ü nasihat dinlenmeli; şiirler okunmalı; ilâhî ve ezgilerle gönüllerde ayrı bir dalgalanma oluşturmalı.
15. Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.
16. Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı; ve manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk’a niyazda bulunulmalı.
17. Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.
18. Hayattaki manevî büyüklerimizin, üstadlarımızın, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut e–mail çekerek tebrik edilmeli; duaları istenmeli.
19. Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı.
Mübarek gecelerin ihyası ile ilgili özel bir ibadet mevcut değildir. Namaz, tilavet–i Kur'ân, dua gibi bütün ibadet çeşitleri ile gece ihya edilebilir... Mübarek gecelerde kılınan bazı hususi namazlar sünnette mevcut değildir; muteber bir rivayete de istinad etmezler. Bu, “O gecelerde namaz kılmak mekruhtur” anlamına gelmez. Teheccüd ve nafile namazları teşvik eden rivayetler çoktur. Bunların mübarek gecelerde yapılması elbette daha faziletlidir.” (Canan, Kütüb–ü Sitte, 3/289).
Kandil gecelerine ait olduğu kaydedilen namazları da ayrıca kılmakta bir sakınca yoktur; sevaptan hâli değildir.