25 Şubat 2015 Çarşamba

Android İçin İşe Yarar Virüs Programları


  Gelişen İnternet dünyası ile birlikte virüs olayları kullandığımız her cihaz için hayati rol oynamaya başladı.Bulaşan bir virüs tüm verileri kaybetmemize sebep olurken bu durum bizleri gerçekten endişelendiriyor.Bir cihaza bir virüsün girmesi artık çok basit.Herhangi tıklayacağınız bir link bile buna sebep olabiliyor artık.Bu durumda cihazlarımızdaki verileri korumak oldukça önemli ve zorlu bir hal alıyor.Bu yazımda Android cihazlarımızda kullanabileceğimiz en işe yarar ücretsiz hizmet veren antivirüs uygulamalarını yazmak istedim.Bu uygulamaları bizzat denedim ve yararını gördüm.

   Antivirüs uygulamalarını saymaya başlamadan önce bilgisayarlarımız için koruma sağlayacak antivirüs programlarını söylemek isterim.Bu konuda ücretli olarak size tam manasıyla yeterli korumayı sağlayacak ESET NOD32 programını öneririm.Bunun dışında eğer ücretsiz bir seçenek ararsanız AVAST programını önerebilirim.

   Aşağıda kısaca tanıtacağım android antivirüs uygulamalarını Google Play'de bulabilirsiniz.Ücretsiz olarak oradan indirebilirsiniz.

1.AntiVirüs Free:Virüs Koruması


   Google Play'in en yüksek puanlı antivirüs uygulaması olma özelliğiyle birlikte aslında bilgisayarlar içinde bir versiyonu bulunmakta.Ancak bilgisayarda şahsen pek yararlı olduğunu görmemekle birlikte fazla kasma durumu oluşuyordu.Fakat android için hazırlanan bu uygulama farklı olarak size yeterli koruma sağlayabiliyor.Uygulama size anlık virüs koruması sağladığı gibi hırsızlıklara karşı da koruma sağlamaktadır.Bunların dışında tabii ki performans artırmak için temizlik özelliği de var.
   Bu uygulamanın olumsuzluğu ise bir süre sonra bazı özelliklerini kullandırmak için para istemesidir.Ama genel olarak isteğinizi karşılayabilecek bir uygulama.Tavsiye ederim.

2.CM Security-Uygulama Kilitleme


   Düzenli olarak antivirüs programlarını inceleyen ve başarılarını ödüllendiren bağımsız bir kuruluş olan AV-TEST tarafından 7.kez en iyi antivirüs uygulaması seçildi.Bu durum bile aslında içimizi rahatlatıyor gibi.Kullanışlı ve basit bir uygulama olan CM Security size internet gezintilerinde bile koruma sağlıyor.Bunun dışında uygulama kilitleme özelliği ile kendinize daha özel bir alan yaratabiliyorsunuz.Bunların dışında çoğu antivirüs uygulamasında olduğu gibi bunda da hırsızlığa karşı koruma mevut.

   Genel olarak iyi bir izlenim veren bu uygulama aldığı ödüller ile prestij kazanmış durumda.Nitekim android kullanıcılarının da bu uygulamayı kullanmaktan çekinmediğini görüyoruz.Tavsiye ederim.

3.360 Security - Antivirüs Boost


   Hala kullanmakta olduğum gayet kullanışlı bir antivirüs uygulaması.En sevdiğim tarafı ise sistemi zorlamaması.Ne yazık ki birçok antivirüs uygulaması cihazda yavaşlamaya sebep oluyor.Ancak 360 Security bu durumu aşmış gibi görünüyor.Bunun dışında övebileceğim bir özelliği de cihazda temizlik yapmak konusunda gayet başarılı olmasıdır.Özellikle gereksiz dosyaları temizlerken gayet hızlı davranıyor.Şidiye kadar bu uygulamaya yönelik olumsuz bir durum olmadı.Dediğim gibi şimdi bunu kullanıyorum ve gayet memnunum.

   Şunu söylemeliyim ki eğer sadece antivirüs ve temizlik için bir uygulama arıyorsanız bu uygulama gayet yeterli olacaktır.Fakat özellikli bir uygulama arıyorsanız yetersiz kalabilir.Çünkü bu uygulamada hırsızlık koruması vs. gibi durumları bulamazsınız.Bu özellikler için diğer antivirüs uygulamalarını deneyin derim.

   Bu uygulamalar dışında aşağıdaki antivirüs uygulamalarını da deneyebilirsiniz;

-Avira Antivirus Security
-McAfee Antivirus
-Dr Web Antivirus

23 Şubat 2015 Pazartesi

Gel Kardeşim Hareketi


Son yıllarda ciddi derecede gençlerimize musallat olan uyuşturucu hakkında daha önce Sosyal medyada uyuşturucu tehlikesi diye bir yazı yazmıştım.Bu yazıda sosyal medyada uyuşturucu maddelerin bilerek veya bilmeyerek nasıl özendirildiğini anlatmaya çalışmıştım.Bu yazıyı yazalı fazla olmadı ve sosyal medyadan uyuşturucuya karşı yeni bir hareket ortaya çıktı.Daha doğrusu ben o harekete yeni şahit oldum.

   Gel Kardeşim hareketi uyuşturucuyla mücadele için gençlere destek veren bir hareket.Hareket diyorum ama proje de diyebiliriz veya sosyal sorumluluk oluşumu da diyebiliriz.Gel Kardeşim projesi MHP tarafından ortaya atılmış gibi görünse de aslında olayın toplumsal boyutu onu siyasi bir çerçeveye sıkıştırmamalı.Bana göre bu hareket her kesimden destek görmeli.Nitekim bu tür oluşumlara yeterince destek verilmezse ne yazık ki oluşacak durum geleceğimiz adına karanlık olacaktır.Bu karanlık ise sadece onu oluşturanların değil hepimizin suçu olacaktır.

TANIDIK BİR İSİM...

   Uyuşturucuya karşı başlatılan bu mücadelenin konuşmacısı ve ekran yüzü tanıdık bir isim.Daha önce onu Doktorlar dizisinde görmüştük.Oyuncu Mehmet Aslan'dan bahsediyorum.Mehmet Aslan Gel Kardeşim projesinin taşıyıcısı olacak.Onun sayesinde daha çok kişiye Gel Kardeşim denilecek.Bence yerinde bir seçim olmuş.

   Bunun dışında Gel Kardeşim hareketinin başarıya ulaşması için doğduğu yer sayacağımız sosyal medya çok önemli bir yer tutuyor.Bu noktada da sosyal medyayı aktif kullanan bizlere görevler düşüyor.Bu projeyi sosyal medya da gündeme getirelim ve farkındalık oluşturalım.Bunların yapılması içinde Gel Kardeşim hesaplarını takip edip oradaki hareketleri izleyebilirsiniz.Orada sık sık sosyal medya eylemleri yapıacaktır ve bunun bilgisi verilecektir.

   Neyse fazla uzatmayayım.Gel Kardeşim hareketi her kesimden destek vermesi gereken çok önemli bir olaydır bence.Aşağıdaki videoyu izleyerek hareket hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz.


22 Şubat 2015 Pazar

Ulan İstanbul Dizisi İnternette!


   Ve beklenen zaman geldi.Sanal dünya ve Televizyon dünyası resmen yavaş yavaş birleşiyor.Daha önce gayriresmi de olsa böyle bir düzen söz konusuydu.Aslında o gayriresmi ortam resmi ortama zemin hazırladı.Yeni nesil televizyon izlemekten uzaklaşıyor.Çünkü televizyonda izleyebileceklerinden daha çok içeriğe artık internet üzerinden erişebiliyorlar.Televizyon kanalları bu durumu görmekte fazlaca gecikti.Ancak zararın neresinden dönülürse o kadar yarar.

DAHA ÖNCE UFAK DENEMELER...

   Daha önceleri tam anlamıyla olmasa da internette dizi olayı ufaktan denenmişti.Ama bu genelde televizyonda oynayan bir yapımın internete taşınması değil de internete özel dizilerin çekilmesi şeklinde olmuştur.Bu konuda benim hatırladığım tek farklı durum aynı zamanda yetişkinler için ilk özel çizgi dizimiz olan Fırıldak Ailesi dizisidir.Fırıldak Ailesi kısa zaman Star Tv'de yayınlandıktan sonra yayın hayatına internet ortamında devam etmiştir.Hatta burada kazandığı güçle yakın bir zamanda filmi de çıkacaktır.Ben bunların dışında farklı bir atılım hatırlamıyorum.Varsa da etkili olamadığı kesin.

BİR DÖNEM BAŞLAMIŞ OLABİLİR.

   Ulan İstanbul dizisi geçtiğimiz haftalarda televizyon ekranlarına veda etti.Hemen ardından yayın hayatına internet ortamından devam edeceği öğrenildi.Hatta internette yayınlanan ilk bölümünü 1 milyondan fazla kişi izledi.Açıkcası bu bir dönemin başlangıcı olabilir.Yeni nesil televizyon döneminin başlangıcı olabilir.Tabii böyle bir devrim için ilk cesurun yani Ulan İstanbul dizisinin başarılı olması şart.Eğer başarılı olursa ileride internete koşacak daha çok dizi görebiliriz.Bunun için ortam müsait.

   Ulan İstanbul dizisinin bu hareketinden sonra nedense aklıma izleyici kitlesi internetten takip ettiği için hiç olan diziler geldi.Bu durum bunlarında önüne geçecek.

ARTILARI EKSİLERİ...

   Dizilerin internet ortamına taşınmasının belki de en önemli artısı kaliteli yapımların reyting celladına meydan okuyacak olmasıdır.Artık reyting değerini kaybedecek bizler internette ki gerçek izleyici sayısını tartışır olacağız.Bunun dışında diziler daha özgür bir ortam bulacaklar ve istediklerini kolayca anlatabilecekler.Tabii bu noktada denetimin yine de sağlanması şart diye düşünüyorum.

   İnternetin tam anlamıyla ülkede yaygın olmaması dizilerin birçok yere ulaşmasını engelleyecek buna bir eksi olarak bakılabilir.Sonuçta insanlar televizyonda sevdikleri yapıma internetten ulaşmakta sıkıntı yaşarlarsa sorun olur.


   Ulan İstanbul dizisini Kanal D web sitesinden veya uygulamasından izleyebilirsiniz.Bu noktada beni en çok sevindiren durum dizinin hem aile hem de yetişkin seçeneklerinin olması.

Televizyonun Etkisi


   Ülkemiz son aylarda adeta cinnet geçiriyor.Bildiğiniz gibi kadına yönelik şiddet ne yazık ki hız kesmeden devam ediyor.Son olarak Özgecan Aslan'ın vahşice öldürülmesi daha önceleri de ara sıra gündeme gelen bir soruyu körüklemiş durumda.Televizyon bu şiddet eğilimlerinde ne kadar etkili?Bu soruya yanıt bulmak aslında o kadar da zor değil.Ne yazık ki televizyonun oluşan durumda etkisi hiç tahmin edemeyeceğiniz kadar büyük.

   Günümüzde televizyona hakim olan diziler insanlarımızı her bakımdan etkiliyor.Kişiler dizilerde izledikleri senaryoları gerçek hayatla sık sık karıştırıyor.Zaten gittikçe büyüyen şiddet dalgası da bunun sonucunda oluşuyor.Toplumun büyük kesimi televizyon dünyasının sahteliğinin farkında değil.Orada olanlara adeta inanıyorlar ve gerçek hayata geçirmekten kaçınmıyorlar.Televizyonlarımıza hakim olan şiddet ve cinsel içerikli diziler insanlarımızı oldukça güçlü bir şekilde etkiliyor.Bu etkileşim de görüldüğü üzere facialara sebep oluyor.

   Özgecan Aslan'ı katleden canilerin kısa bir süre önce Fatmagül'ün Suçu Ne? dizisini izlemeleri aradaki ilişkiyi güçlendirmek için mühimdir.Kim bu canilerin o diziden etkilenmediğini söyleyebilir.Aslında olay Özgecan Aslan ile gündeme gelse de geçmişi olan bir olaydır.Nitekim bu ülkede akşam izledikleri mafya dizisinin etkisinde kalıp sabah birbirini vurmaktan kaçınmayan insanlar da gördük.Yani olay şimdi var olan bir durum değildir daha köklüdür.Peki çözüm nedir?Bu tür dizileri yasaklamak çözüm olur mu veya doğru mu?

ÇÖZÜM...

   Bu konuda farklı çözümler geliştirilebilir.Bence yasak bir çözüm olmaz.Yasakların bu ülkede çözüm sağlayamacağını artık kavramalıyız.Dizilere yönelik denetim artırılabilir mesela.Veya daha radikal olup olumsuz örnek oluşturucak diziler RTÜK kontrolünde olacak farklı platformlara taşınabilir.Bu konuda gittikçe yükselen internette dizi konusu denenebilir.

   Ben olaya televizyon penceresinden baktım.Olayın farklı pencereleri olduğunu unutmayalım.Son söz olarak Özgecan'a kıyan ve başka Özgecan'ları kıymaya hazırlanan tüm canilerin en ağır şekilde cezalandırılması şart!


7 Şubat 2015 Cumartesi

14 Şubat Nereden Gelir?



   Malum 14 Şubat sevgililer günü yaklaştı.Çiftleri sardı bir heyecan.Bizleri çok heyecanlandıran ve gündemi çokça meşgul eden bu 14 Şubat sevgililer günü olayının geçmişi hakkında neler biliyoruz?Daha doğrusu sevgililer günü nereden çıktı da hayatımıza girdi böyle.Şimdi 14 şubat hakkında yazacaklarım sizleri biraz şaşırtabilir.Hatta bu günün değerini kendi açınızdan belki tekrar sorgulayacaksınız.Ama öncelikle bu tür özel günler hakkında fikrimi söylemek istiyorum.Bu tür özel günlere sıcak bakmıyorum açıkçası.Özel olan durumları bir güne neden sığdırıyoruz?Aslında bunun cevabı da var.Birileri bu günlerde tüketmemizi istiyor ve bizler tüketiyoruz.Ne yazık ki durum böyle.Şimdi sevgililer gününün nereden geldiğine bakalım biraz.

Antik Yunan'dan İzler...

   Antik Yunan takvimlerinde Gamelyon ayı olarak adlandırılan bir ay vardı.Bu ay Ocak ayı ortası ile şubat ayı ortasına denk gelir.Bunun dışında o ay içerisinde(15 Şubat) kutlanan Lupercalia günü vardı.Bu günde din adamları tanrılarına adak verirlerdi.Yine din adamları sokak sokak koşuşturup herkese dokunurlardı.İnançlarına göre koşarak,dokunarak bereket yayarlardı.Lupercalia gününün arifesinde yani 14 Şubat günü genç kız ve erkeklerin katıldığı kuralar çekilirdi.Bu kurada çıkan isimler birbirleriyle çift olurlardı.

Aziz Valentina...

   Aziz Valentine inancı yüzünden öldürülmüş bir din adamıdır.Katolik Ansiklopedisinde 3 tane 14 Şubat gününe kayıtlı Aziz Valentine adlı ölü vardır.Bundan dolayı 14 Şubat sevgililer günü ile bu olaylar hakkında bağlantı kurulmaya çalışılmıştır.Ancak elle tutulur bir belge olmadığı için ikisi arasında bir bağlantı tam olarak kurulamamıştır.Ancak bazı efsaneler bu noktada kafa karışıklığı yaşatır.

   İlk efsaneye göre Valentine Öldürülmeden bir gün önce Gardiyanın kız kardeşine aşk notu göndermiştir.İkinci efsaneye göre ise Aziz Valentine evlenmeleri yasak olan Romalı askerlere gizli evlilik konusunda yardımlarda bulunmuştur.Bu iki efsaneye göre bağlantılar kurulmaya çalışılmıştır.

Günümüze Gelince...

   Sevgililer günü günümüzdeki anlamına aşamalı olarak 1800 yıllarda Amerikalı Esther Howland'ın ilk sevgililer günü kartını yollamasıyla ulaşmıştır.Daha sonraları çiftler çokça Esther'in yaptığını yapmıştır.Ve yine daha sonraları bu olayın ekonomide büyük yararlar oluşturduğunu gören devletler tarafından desteklenmiştir.

   Günümüzde sevgililer günü büyük bir tüketimle birlikte ekonomide hareketlilik oluşturmaktadır.Bu günde genel olarak çiçek,çikolata,sevgililer günü kartı vs. gibi hediyeler verilmektedir.

Not: Sevgililer günü bazı ülkelerde yasaktır.(Örneğin Suudi Arabistan)

5 Şubat 2015 Perşembe

Bedava Elektrik Mümkün mü?



   Şu sıralar Tesla'nın Kutusu adlı bir kitap okuyorum bu yüzden tekrardan zamanda yolculuk ve elektrik üzerine düşünmeye başladım.Ben bir fizikçi değilim zaten pek de sevmezdim fizik konularını.Ancak bu zamanda yolculuk ve benzeri esrarengiz konular üzerinde aşırı bir ilgim var.Şimdi yazacağım yazı bilimsel bir yazı değil.Bilimsel terimlerle veya açıklamalarla hiç karşılaşmayacaksınız bu yazıda.Bu yazı tamamen kişisel fikirlerimden ve komplo teorilerinden oluşuyor.Aslında kitabı okursanız aslında söylediklerimin Tesla'nın fikirleri olduğunu anlayacaksınız.

Bir Çılgın Tesla...


   Evet o tam bir çılgındır.Yaptıkları sonucunda insanlar ona uzaylı ve gelecekten gelmiş birisi gibi davranıyorlardı.Ama o hep bir Sırp olduğunu ve orada doğduğunu söylüyordu.Tesla çılgın ve çok daha insancıl bir mucitti.Talihi onu istediği değere kavuşturmasa da günümüzde yavaş yavaş hak ettiği değeri görmeye başladı diyebiliriz.

   Nikola Tesla alternatif akımın mucidiydi.Ampulün mucidi olarak tanıdığımız Edison ile mücadeleleri bu noktada başlamaktadır.Bu mücadele yalnızca bir elektrik mücadelesi değildir.Bu mücadele aynı zamanda Kapitalizm ve Antikapitalizm mücadelesidir.Edison'un doğru akımına karşı geliştirilen Tesla'nın alternatif akımı büyük bir zafer kazansa da Tesla aşırı fikirleri dolayısıyla zamanla insanlar tarafından dışlanmaya başlanmıştır.Bu aşırı söylemlerden birine örnek verecek olursak durum net anlaşılacaktır.Tesla Marslılarla iletişime geçtiğini söylemiştir.

Bedava Elektrik Ve Ötesi...

   Nikola Tesla'nın çılgın fikirlerinden birisi de bedava elektriktir.Ona göre bu mümkündür.O bunun dışında elektriğin kablosuz aktarımı konusunda önemli fikirler öne sürmüştür.Bu noktada şimdi düşünelim.Bedava elektrik gerçekten mümkün olan bir olaydır.Dünyamızda yenilenebilir enerji verimli değerlendirilirse bu olanaklıdır.Tabii burada Tesla yıldırım yaratmakla ilgili bazı çalışmalar oluşturmuştur.O bu çalışmaları sonucunda bedava elektrik sağlayacaktı tabii bir şekilde engellenmeseydi bu olacaktı.

   Günümüzde internet,telefon vs. gibi aktarım gerektiren olaylar bile kablosuz gerçekleşirken elektrik neden kablosuz aktarılmasın?Bulut oluşturmayı başaran biz insanlar neden yıldırım oluşturmayalım?Bu yıldırımla birlikte neden bedava elektrik konusunda geliştirme göstermeyelim?Bu söylediklerim son derece gerçekleşebilecek olaylardır.Tesla'da buna değinmiştir aslında.

Neden Gerçekleşmedi?

   Nikola Tesla bedava elektrik konusunda çalışmalarda bulunsa da bu çalışmalar maddi yetersizlik yüzünden gelişim göstermemiştir.Tesla'nın bedava elektrik ve kablosuz elektrik söylemleri kapitalist düzende şok etkisi yaratmıştır.O düzen bedava olan her şeye karşıydı.

   Bu tür icatların neden gerçekleşmediği konusunda yukarıdaki açıklama bile yeterli aslında.Bu tür insanlığı geliştirecek icatlar maddi yönü zayıf kaldığı için kapitalist düzende eriyip gitmiştir.Kapitalizm Tesla'nın fikirleri önündeki en büyük engeldir.Ancak şöyle bir durum vardır ki çoğu bilim adamı bu tür fikirleri ancak ve ancak kapitalist düzende dile getirebilmişlerdir.Yani kapitalizm hem bu fikirlerin oluşmasında hem de yok olmasında etken olmuştur.

   Konuyu özetleyecek olursak bedava elektrik mümkündür fakat bu dünya düzeninde ortaya çıkması mümkün değildir.Kimbilir bir gün insanlık gerçekten gelişmek istediğinde bu tür fikirler değer bulacaktır.

   Arkadaşlar bu konuya yani Tesla konusuna daha hakim olmak istiyorsanız Samantha Hunt tarafından yazılan Tesla'nın Kutusu kitabını okumanızı önerebilirim.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.



RTÜK Ne İşe Yaradı?


   Bu yazımda aslında daha önceleri yazmam gereken bir konuya değinmek istedim.Televizyon dünyası için hayati bir öneme sahip bir kurulu yazmak istedim.Tahmin edeceğiniz gibi bu kurul RTÜK yani Radyo ve Televizyon Üst Kurulu. RTÜK hakkında teorik birçok bilgiye internet üzerinden ulaşabilirsiniz zaten.Ben bunun dışında kalarak RTÜK yokken televizyon nasıldı sonra nasıl oldu şeklinde bir yazı yazacağım.Tabii bunu yapmadan önce RTÜK hakkındaki temel bilgileri görmezden gelmeyelim.

   1994 Yılında kurulan RTÜK televizyonu daha kaliteli ve ahlaka uygun haline getirme bunun denetimini sağlama amacıyla görevlerde bulunmuştur.Kurul koyduğu kuralları yerine getirmeyen,düzene aykırı(ahlaki)hareketlerde bulunan kanallara yönelik yaptırımlarda bulunmuştur.Kurulun siyasalleşmediği sürece görevleri toplumun diriliği için kritik öneme sahiptir.

RTÜK'ten Önce...

   RTÜK kurulmazdan önce televizyon kanalları üzerinde bir denetim yoktu.Kanallar aşırı özgürdü.Bu özgürlüğe sadece siyasi cepheden bakıldığında şimdiki durum hoş görünmeyebilir.Ancak bu özgürlük sadece düşünce değil ahlaki açıdan da öyleydi.Kanallar toplum ahlakına uygun olmayan birçok içeriği yayınlayabilirdi.Bunu engelleyecek bir merci yoktu çünkü.Nitekim birçok televizyon kanalı bu durumdan yararlanarak izlenme oranlarını artırmak için ahlaka uygun olmayan içerikleri(örneğin erotik yayınlar)ekranlarına taşımıştır.

   RTÜK kurulmazdan önce televizyon kanalları çocuklara kötü örnek olacak birçok içerik barındırıyordu.Örnek vermek gerekirse çok kanlı bir sahne sansür olmadan açıkca gösterilebiliyordu,küfürler sansürsüz yayınlanıyordu,erotik nitelikte içerikler sansürsüz yayınlanıyordu.Bu durumlar çocuklar üzerinde sarsıcı izler bırakıyordu.

   Denetleme olmadığı için her türden içeriklere o zamanlarda rastlanması mümkündür

RTÜK'ten Sonra...


   RTÜK'ten sonra televizyon kanalları üzerinde toplum denetimi sağlandı.Toplum ahlakına uygun yayınların gelişmesi sağlandı.İlk icraat tahmin edeceğiniz üzere kötü içerikli(erotik yayınlar gibi)yayınlara son verildi.Daha sonraları çocuklara ve haliyle topluma kötü örnek oluşturan içerikler sansürlendi.Küfür,alkol,sigara,uyuşturucu vs. gibi.Televizyon kanalları bir şekilde o geniş ve tehlikeli özgürlükten arındırıldı.

   RTÜK'ten sonra öyle veya böyle televizyon daha güvenli ve topluma uygun hale getirildi.Bu arada RTÜK sadece sansürlerle uğraşmadı televizyonun kaliteli bir hale gelmesi için adımlar da atıldı.Akıllı işaretler,haydi çocuklar uykuya gibi uygulamalar buna örnek verilebilir.

Önemli Bir Not...

   RTÜK hakkında yazdıklarım olumlu görüşler içerse de bir konuya değinmeden edemeyeceğim.RTÜK siyasi ortamın etkisinde kaldığında çok tartışılan kararlarda vermiştir.Kurtlar vadisi terör dizisinin yayından kaldırılması gibi olaylar zamanında çok tartışılmıştır.RTÜK'ün siyasi bir silah olarak kullanılması oldukça çok tehlikeli bir durumdur.Bu durum topluma uygun televizyondan ideolojiye uygun televizyon durumunu yaratmaktadır.

1 Şubat 2015 Pazar

Yeşilçam İsmini Nereden Almıştır?

   Türk sineması 2014 yılı itibariyle 100 yaşına girdi.Türk sinemasının başlangıcı olarak 1914 yılında ilk sinemacı olarak kabul edilen Fuat Uzkınay'ın Ayastefanos Abidesini çekmesi sayılır.Daha sonraları sinemamız aşama aşama gelişme göstermeye devam etmiştir.Hem 100.yıl münasebetiyle hem de bu sene yükselişte olması dolayısıyla sık sık Yeşilçam ile alakalı yazılar yazmaya çalışacağım.

   Amerikan sinemasının adı Hollywood'dur.İsmini Kaliforniya'da bulunan Hollywood bölgesinden almıştır.Hint sinemasının adı Bollywood'dur ve ismini Hollywood'la dalga geçmek için öyle koymuşlardır.Bunları az çok biliyoruz.Peki Türk sinemasının diğer adı olan Yeşilçam ismi nereden gelmiştir onu biliyor muyuz?

SİNEMAYA İSMİNİ VEREN BİR SOKAK

   Yeşilçam,film şirketlerinin,filmcilerin buluştuğu sokağın adıdır.Burası taşradan gelip şöhret olma hayaliyle yaşayan insanların adeta hayal ülkesidir.Sihirli bir ülkedir adeta burası.Taşradan gelen isimsizler burada şöhreti yakalar,fakirler burada parayı bulur,hayalsizler ise hayalleri.

   Türk sinemasının ilk zamanlarında ev sahipliğini üstlenen bu yerde nice yapım şirketi ve ünlü filmciler yetişti.Burası sinemanın madeniydi.Bu maden zamanla Türk sinemasına da ismini verdi.Türk sineması Anadolu'da sokağın ismini alarak Yeşilçam diye anılmaya başlandı.Hem Yeşilçam sokağı hem de ismini verdiği Yeşilçam (Türk sineması) hayallerini eline alıp bir umut gelen insanlarla dolup taştı.

   Zaman ilerledi film şirketleri çoğaldı filmciler çoğaldı ve Yeşilçam sokağına sığmaz oldular.Bunun sonucunda da Yeşilçam sokağından göçler başladı.Birçok film şirketi daha zengin yerlere yerleşti.Yeşilçam sokağı ise büyüttüğü çocuğuna yani sinemamıza kendi ismini verdi.


ŞİMDİLERDE YEŞİLÇAM SOKAĞI


   Günümüzde bu sokak bir dizi restorasyon hamleleriyle canlandırılmaya çalışılmıştır.Ama sokak eski havasından artık çok uzaktadır.Hem değişen toplum hemde toplumun değişen sanat bakışı Yeşilçam sokağının kaderi olmuştur.Bu sokakla özdeşleşmiş Emek sinemasının acı sonu bunun en büyük göstergesidir.Emek sineması tüm sanatçıların karşı çıkmalarına rağmen Kamer inşaat'ın 'Grand Pera' projesi kapsamında yıkılmıştır.Onun yıkılmasıyla bir devir sona ermiştir.

   Restorasyon konusunda yaşanan sık tartışmalar Yeşilçam sokağının kaderi olmuştur.Sokak günümüzde aslına uygun yenilenmeye gerek duymaktadır.Böyle kültür mirasları ancak kendi içindeki kültür miraslarını koruyarak yaşayabileceklerdir.

   Yeşilçam ile alakalı yazılar yazmaya devam edeceğim takipte kalın.

Konuyla İlgili Video:




Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.