30 Mayıs 2015 Cumartesi

Android Cihazınızda Atari Oynayın





   Gelişen teknoloji bize yeni dünyaların kapısını araladığı gibi eskilerden de her geçen zaman bir parça götürüyor.Bu yazımda bir zamanlar çok meşhur ve oyunseverlerin vazgeçilmezi olan Atarileri anacağız.Dedik ya gelişen teknoloji bize yeni dünyaların kapısını
aralıyor.O koskoca Atari oyunları bile artık Android cihazlarda fazla uğraş vermeden oynanabiliyor.İlk önce bu nasıl oluyor onu anlatalım.Sonra biraz eski günlerden bahsedelim.

Nasıl Oluyor?

   Android cihazınızda atari oyunlarını oynayabilmek için ilk önce bir Emulator uygulamasına ihtiyaç duyacaksınız.Bu uygulama, indirdiğiniz atari oyununu cihazınıza uygun hale getiriyor.Ne yazık ki Emulator uygulamaları her Atari markasına göre çeşitlilik gösteriyor.Yani tek bir emulator ile iş bitmiyor.Oynamak istediğiniz oyuna uygun emulator bulmanız gerekecek.Hangi oyunlar hangi emulator ile çalışır sorusuna ise yine bir uygulamayla cevap vermek istiyorum.

   Emu Games Database adlı uygulama hangi Atari oyunu hangi emulator uygulamasıyla çalışır sorusuna gerekli cevapları veriyor.Uygulama geniş bir Atari oyunu arşivi içeriyor.Tüm oyunlar Atari markasına göre kategorize edilmiş.Yapmanız gereken istediğiniz oyunu bulup hangi emulator ile çalışacağını öğrenmek ve o emulator uygulamasını indirmek.(Oyunun sayfasının en üst kısmında emulator yazacaktır.)

   Emulator uygulaması edindikten sonra sıra geldi oynayacağınız Atari oyununu indirmeye.Bunu iki şekilde yapabilirsiniz.Ya emulator uygulamanızın desteklediği oyunları paket halinde indireceksiniz ya da tek tek indireceksiniz.Ben tek tek sevdiğimiz unutamadığımız oyunları indirme taraftarıyım.

   Hemen hemen tüm Atari oyunlarını bulup indireceeğiniz bir internet sitesi var.Onu da sizinle paylaşayım: http://www.coolrom.com  Bu siteden istediğiniz Atari oyununu indirip Emulator uygulaması sayesinde oynayabilirsiniz.Tüm bahsettiğim uygulamaları Google Play mağazasında bulabilirsiniz.


Sokak Oyunlarından Sanal Oyunlara


   "Eve Koşun Atariyle Coşun!"...İlk Atari reklamındaki bu slogan aslında daha sonra daha şiddetli bir şekilde devam edecek olan Sanal oyun çağının habercisiydi.Çok önceleri sokaklarda oyunlar oynayan çocuklar Atari ile birlikte eve çekilmeye başladı.Ülkemizde de bir zamanlar Atari çağı yaşandı diyebiliriz.O çağ unutulmaz anıları da içinde barındırıyor.

   Atari kasetleri toplardık.Bozulan kasetleri üfleyerek,kolonya dökerek düzeltmeye çalışırdık.Çok oynuyoruz diye babamızdan azar işitirdik.Her seferinde oynamamıza izin versin diye babamızın gözünün içine bakardık.Atari televizyonu bozuyormuş dedikodusu canımızı sıkardı.Isınan adaptörü çeşitli yollarla soğutmaya çalışırdık.En bilinen yöntem ise adaptörü buzdolabına koymaktı.İçinde 1000 oyun var diye satılan kasetlerde en fazla 10 farklı oyun olurdu.Ama biz bıkmaz almaya devam ederdik o kasetleri.Atarimizi misafir çocuklarından korumaya çalışırdık ama havamızı da atardık.Mario,Street Fighter,Sonıc,Adventure ısland,Contra çoğumuzun vazgeçilmez oyunlarıydı.Şimdilerde yüksek görüntü kalitesiyle donatılmış oyunlardaki mutluluğu o pixel kalitedeki oyunlar da bulurduk.

   Atari oynamaya arkadaşlarımızı çağırırdık.Biz oynarken annemiz yiyecekler ikram ederdi bizlere.Konuşurduk sohbet ederdik.Bazen de kavga ederdik oyunu kaybettiğimizde.Ama çok geçmez yeni bir oyunla tatlıya bağlanırdı her şey.Arkadaşlarımızla kaset takas ederdik.Oynadığımız oyunları birbirimize anlatırdık.Hiç sıkılmadan oynardık Atariyi biz.

   Atari çağı şimdiki internet çağı gibi insanları asosyal yapmıyordu.Çocuklar belki sokaklarda daha az oynar oldu Atari yüzünden ama o çocuklar evlerde yüz yüze sohbet ederek oynamaya devam ediyorlardı.Şimdiki gibi herkes kendi dünyasına çekilmemişti yani.Öyle veya böyle Atariler çoğumuzun hayatında tatlı hatıralar bırakarak tozlu raflara kalkmış durumda.Android cihazımızda özlediğimiz oyunları oynayarak o günleri tekrar neden anmayalım?
 
   İlk atari reklamını paylaşmak istedim.Şimdi izlediğimde gayet komik geliyor bana bu reklam:


Bir de efsane Atari oyunlarının videosunu paylaşmak istedim.Geçmiş günleri bir yad edelim:


27 Mayıs 2015 Çarşamba

Slender Man Gerçekten Var mı?


slendermann

DİKKAT! Bu yazı kişiyi rahatsız edecek içerikler barındırıyor. 18 Yaşından küçükseniz veya rahatsız olacağınızı düşünüyorsanız lütfen kendiniz için bu yazıyı okumayı bırakın.

   Uzun zamandır bloga korkutucu yönü olan ilginç bir konuyu yazmıyordum.Aslında hatırlarsanız ilk yazımı bu tarzda olan kehanetlerle ilgili yazmıştım.Daha sonra arada sırada bu tarz yazılara devam etsem de dediğim uzun bir süredir yazmıyordum.

   Bu yazımda korkutucu yönü olan bir konuya değineceğim.Bir paranormal psikopatın gerçek olup olmadığını yazacağım.Bu varlık başlıktan tahmin edeceğiniz üzere Slender Man.Yani Türkçe karşılığında İnce Adam.Tabii ben ince adamı korkutucu bulmadığım için ondan Slender Man diye bahsedeceğim.Şimdi kim bu Slender Man var mı yok mu onu yazalım.

   İddiaya göre Slender Man genellikle çocukları nadiren de yetişkinleri kendine hedef edinmiş psikopat bir paranormal yaratık.Bazı insanları korkudan titreten bazılarını ise güldürten bu yaratık korkunç seslerle kurbanın üzerine yürüyen ve ona her türlü negatif enerjiyi yayan bir yüzsüz.Evet evet bir yüzsüz.Onu gördüğünü iddia edenler yüzünün olmadığını söylüyor.

   Slender Man'i gördüğünü iddia edenler onun fiziksel özelliklerini şöyle sıralıyor: Uzun boylu,yere kadar değen çok uzun kollara sahip,zayıf,yüzsüz,takım elbiseli,beyaz tenli....

   Efsaneye göre Slender Man geçmişte gerçekten yaşamış birisi.Bu kişi çok gizli bir tarikata üyeymiş.Bu tarikatın korkutucu ayinleri varmış.Ayinlerinde çocukları kurban olarak Tanrı'ya sunuyorlarmış.Çocukların iç organlarını çıkartarak vahşice katlediyorlarmış.Kurbanlarını çocuklardan seçmelerinin sebebi onların masumiyete sahip olmalarıymış.İç organlarını çıkartmalarının sebebi ise mumyalama olayına bağlanır.Efsaneye göre Slender Man bir şekilde ölümsüzlüğe kavuşur ve kurban aramaya devam eder.

   İddialara göre Slender Man günümüzde kurbanlar almaya devam ediyor.Bu iddialar çeşitli video ve fotograflarla destekleniyor.Slender Man kurbanına yaklaştığında kurbanı onu bulanık görmeye başlarmış.Kurbanı onu gördüğünde ruhuna umutsuzluk,mutsuzluk,korku hakim olurmuş.Bunun dışında onun kayıt cihazlarını bozacak bir etkisi varmış.Bugüne kadar Slender Man'in var olduğu çoğu görüntü internete yüklendi.Bunlardan dikkat çekenlerden birisi de şu:


Peki GERÇEK Mİ?

   Yaptığım araştırmalar ve izlediğim görüntüler sonucunda bende Slender Man olayının yalan olduğuna dair bir fikir oluştu.Biraz sonra yazacaklarımı okuduğunuzda sizde aynı görüşe varabilirsiniz.

    Slender Man bir internet geyiği olarak ortaya çıkmıştır.Bir internet sitesinde bir gün "Haydi gelin kendi korkunç yaratığımızı oluşturalım" tarzında bir tartışma başladı.Bu tartışma sonucunda bugünkü Slender Man portresi oluştu.Bu portre zamanla öyle bir şöhrete kavuştu ki Slender Man hakkında filmler,oyunlar yapıldı kitaplar yazıldı.Bu film,kitap ve oyunları görenlerden bazıları da kendilerini konuya o kadar kaptırdılar ki gerçekle hayali karıştırmaya başladılar.Sonuç olarak "Vay bee Slender Man gerçek" noktasına ulaşıldı.Bunun sonrasında da eğlenmek isteyen bazı muzip insanlar "Slenderman'in videosu burada" diyerek sahte videoları piyasaya sürdüler.

   Bugün Slender Man ile ilgili mevcut görüntülerin büyük çoğunluğunun sahte olduğu kanıtlandı.Kısacası Slender Man hayali paranormal bir psikopattı ama insanoğlunun kendine has duygularıyla bir an gerçekliğe kavuştu.Aslında böyle birisi asla yoktu.

 


   Son olarak aşağıda konuyla ilgili videoyu izleyebilirsiniz:




23 Mayıs 2015 Cumartesi

Gelecekte Savaşlar: Siber Savaşlar Ve Ötesi


   Elbette dünyaya barış hakim olsun istiyoruz.Lakin bunun ne kadar zor olduğunu da biliyoruz.Bu yazımda artık hayatımızda iyice yer bulan savaşı konu edineceğim.Geçmişte,günümüzde olan ve gelecekte olacak  savaşlar hakkında fikir yürüteceğim.

   Geçmiş zamanlarda savaşlar genelde toprak kazanmak için yapılırdı.O zamanlar en çok toprağı olanlar en güçlü devlet sayılırdı.Toprak savaşlarının yapıldığı alanlar ise tahmin edeceğiniz üzere yine toprağın üzeriydi.Bu savaşlar genelde cephe veya meydan savaşları şeklinde gerçekleşir ve etkisi yerel düzeyde olurdu.Ancak bu savaş düzeni keşfedilen ve geliştirilen sanayi ile farklı boyutlara doğru gitti.Sonuç olarakta günümüz savaş düzenine ulaştık.

   Günümüzde savaşlar artık belli başlı kaynakları elde etmek için yapılıyor.Bunlardan hemen akla gelen ise petroldür.Lakin şunu söylemeliyim ki artık yavaş yavaş su savaşları dünya savaşlarının sebebi olmaya başladı.Nitekim Ortadoğu'da yapılan savaşlar iyi bir şekilde analiz edilirse çoğunun altında sebep olarak su bulunacaktır.Hemen örnek vermek gerekirse yakın bir zamanda gündemimizi oldukça meşgul eden Kobani(Aynel Arab) savaşının özünde suyu ele geçirme vardır.Günümüz savaşlarında alan olarak hava kullanılıyor.Gelişen savaş uçakları buna imkan vermiş durumda.Savaşlar artık kitle imha veya sivil halkı imha şeklinde evrensel boyutta gerçekleşiyor.Gelişen teknoloji savaşlara artık yeni boyutlar kazandırma aşamasındadır.Evrensel boyutlarını koruyacak olan savaşlar gelecekte daha tehlikeli bir şekle bürünecektir.

Gelecek SAVAŞLARI...

   Günümüzde de yavaş yavaş kendini gösteren biyolojik/kimyasal saldırılar,gelecekte savaşların günümüzden arta kalan ilk yansımaları olacaktır.Büyük devletler gizli araştırma merkezlerinde sürekli yeni ve etkili virüs bulma çabasındalar.Daha doğrusu öyle olduğu tahmin ediliyor.Bu virüsler bir şekilde düşman topraklarına atılarak kurşun dahi sıkmadan savaşlar yapılıyor.H1N1 virüsü(Domuz Gribi),H5N1 virüsü(Kuş Gribi),KKKA virüsü(Kene) ve en son Ebola virüsü kimbilir belki de bu savaşların ufak tefek provalarıydı.

   Biyolojik/kimyasal savaşların dışında yine dikkat edilmesi gereken bir gelecek savaş türü de zihin kontrol saldırılarıdır.

Zihin Kontrol Saldırıları


   Buna beyin yıkama da diyebiliriz.Geçmişte ve günümüzde denemeleri yapılan bu saldırılar gelecekte savaşları şekillendirecek saldırılardır.Hatta bir noktada bu saldırılar sonucunda savaşa bile gerek kalmayabilir.Ne de olsa birisini kendinize çekmek onunla savaşmaktan daha yararlıdır.

   Geçmişte zihin kontrolün ilkel şekillerinden birisi ne tuhaftır ki Türkler üzerinde uygulanmıştır.Çinliler Türkleri kontrol altına almak için Mankurt yöntemini(işkencesini) bulmuşlardır.Bu işkence şu şekilde yapılırdı: Kurbanın ilk önce saçı tümden kesilir daha sonra kafasına ıslak deve derisi konulur,kurban güneşte bekletilir,deve derisi mengene gibi gerilir kafatasını küçültür,kurban delirir ve her emri yapacak bilinçsiz bir hale gelir.Böylece Çinliler en önemli düşmanlarını yönetir.Burada tuhaf noktalardan birisi de Mankurt edilen Türklerin özellikle yine Türkler ile yapılan savaşlarda kullanılmasıdır.Kısaca Çinliler bu ilkel zihin kontrol yöntemi ile dostu dostta kırdırtmıştır.

   Zihin kontrol saldırıları günümüzde de devam etmektedir.Özellikle medya,internet vs. gibi alanlar buna aracı olmaktadır.En basitinden masum görünen çizgi dizilerde bile bilinçaltını yönetmek adına mesajlar verilmektedir.

   Şüphesiz gelecekte akıl kontrol savaşları büyük oranda gelişim gösterecek.Teknolojinin gelişimi bunu mümkün kılacaktır.Nitekim artık görünmez sinyaller aklımıza fikir yerleştirmekle uğraşacaktır.Tabii bu bir tahmin ama gerçeğe yakın bir tahmin bence.

Siber Savaşlar "Asla %100 Güvenme!"

   Geçmişte karada,günümüzde havada yapılan savaşlar gelecekte sanal dünyaya taşınacak.Sanal dünya savaşları yani siber savaşlar diğer kimyasal ve zihin kontrol saldırılarından farklı olarak gerçek bir savaş olacak.Artık düşman görünmez bir tehdit ve daha karanlık.

   Siber savaşta amaç düşman ülkenin bilgisayar ağlarını alt üst edip bir kaos ortamı yaratmaktır.Bu ağları sadece bireysel açıdan düşünmeyelim.Nitekim günümüzde çoğu ülkenin birçok hizmeti bu ağlara bağlı.Örneğin bir ülkenin elektrik dağıtımı bu türden bir ağ saesinde gerçekleşiyor.Bu ağların hasar alması demek ülkenin hasar alması demektir.İşte siber savaşların etkisi bundan dolayı artıyor.Doğal olarak önemi de artıyor.Günümüzde siber savaş eseri olduğu düşünülen bazı durumlara örnek verelim şimdi:

   Arap baharı denilen Ortadoğu'yu yeni bir şekle sokma girişimi bildiğiniz üzere sosyal medya üzerinden başladı.İddiaya göre olayların başladığı günlerde sosyal medya da ciddi bir siber saldırı başladı.Birçok kişi sosyal medya hesaplarında kendilerini sokağa götürecek haberlerle karşılaştılar.Bu haberler öfkelerini harekete geçirecek tarzda haberlerdi.Sonuç ise Arap Baharı oldu.Bu yüzden sosyal medya da karşılaştığınız hiçbir habere %100 inanmayın hep bir şüphe olsun içinizde.Hatta size arkadaşlarınızın yolladığı mesajlar da bile şüphe olsun.Onun yolladığından mutlaka emin olun.

   Geçtiğimiz günlerde başta ülkemizde yaşanan daha sonra ise birçok ülkede rastladığımız elektrik kesintileri yeni bir siber savaş çağının habercisiydi.Artık siber savaşçılar bu hizmetlere saldıracak kadar güçlendiler.

   Yine yakın bir zamanda Türkiye kurumlarının sitelerine yönelik 12 farklı ülkeden siber saldırılar oldu.

   Gelecekte bu tür siber saldırılar giderek artacak.Ülkeler siber savaşlara yönelik hazırlıklarını da sürdürüyor.Nitekim günümüzde Türkiye dahil birçok ülke siber saldırılara yönelik savunma için birimler kurmuş durumda.Bu birimler ne kadar etkili bilinemez ama bir şeylerin yapılması gerçekten önemli.Çünkü gittikçe sanallaştırılan dünyamızda bu savaşlar insanlık için önemli bir tehdit unsuru oluyor.

   Ne kadar doğru bilmiyorum ama dünya üzerindeki siber saldırıları anında gösteren bir site varmış.Siber saldırı haritası varmış.Belki bakarsınız diye paylaşıyorum.O site: 
http://map.ipviking.com




   Kısacası gelecekte savaşlar çok değişik biçimlerde devam edecek.Yine de biz dileğimizi yazalım her zaman umut vardır:

                "YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ"

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Nusrat "Çanakkale Oyunu"


   Aslında bu blog oyunları tanıtmak ve eleştirmek için kurulmuş bir blog değil.Lakin bunu da yazmasaydım olmazdı.Çünkü karşımızda öyle bir oyun var ki bizi gelecekte oyun sektörümüz açısından umutlandırıyor.

   Kendi kendime hep sormuşumdur.Kısa bir tarihi olan Amerika bile o kısa tarihiyle ilgili nice film ve oyun yaparken biz neden yapmıyoruz?Yoksa yapamıyor muyuz?Malum tarihimiz çok sayıda kahramanlıklara şahit oldu.Peki biz neden bu kahramanlıkları hakkıyla film veya oyun yapmıyoruz?Aslında bir kaç deneme olsa da sonu hep fiyasko.Bu fiyaskolar sonucu iyice bu konuda umudumu kesmişken Nusrat adlı oyunu gördüm.Aslında oyunu oynayana kadar pek umudum yoktu yine.Fakat oynayınca bu işin farklı ve kaliteli olduğunu gördüm.

NUSRAT Hakkında...

   Oyun Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından hazırlanmış.Çanakkale Savaşlarının 100.yılı şerefine hazırlanan bir oyun.Doğal olarakta konu Çanakkale.Oyuna ilk girdiğiniz anda diğer Türk yapımı oyunlarına kıyasla kaliteli olduğunu hemen anlıyorsunuz.Grafikler gayet başarılı.Sesler o zamanın ruhunu yansıtıyor.Arada bir devreye giren kısa animasyon videolar sizi duygulandırıyor.Oyun tam manasıyla sizi o zamana götürüyor.

   Oyun ismine yaraşır bir şekilde başlıyor.İlk olarak Nusret mayın gemisiyle düşman ışıklarından saklanıp mayın döşüyorsunuz.Bunun sonucunda oyun gelişiyor.Oyunda 8 bölüm var.Her bölümün kendine has bir hikayesi var.Zaten bölüm isimlerine baktığınız an tarihle ilişkilendiriyorsunuz oyunu.
   Bu oyunda yeri geldiğinde Seyit Onbaşıyı yeri geldiğinde M.Kemal'i göreceksiniz.Oyun kontrolleri genel anlamda gayet başarılı yapılmış.Oyunu oynarken bu eziyet olmuyor ve sizi daha çok oyuna çekiyor.Benim hoşuma giden durumlardan birisi de ana ekranda Çanakkale şehitlerinin il il sayılarının bulunması oldu.Böylece bir bilinç uyandırmak gibi niyeti de var oyunun.

   Kısacası Nusrat oyunu bana göre kaliteli bir Çanakkale Destanı oyunu.Mutlaka oynamalısınız mutlaka destek vermelisiniz ki devamı gelsin bu tür oyunların.

Devamı Gelecek mi?

   Öncelikle bu tür oyunların çoğalması için mevcut oyunların iyi desteklenmesi ve tanıtılması gerekiyor.Nusrat oyununu Gençlik ve Spor Bakanlığı yapmış açıkcası bu bize devam konusunda umut ışığı olabilir.Bakanlık tarihsel olayların oyununu yapmak konusunda anlıyoruz ki bir güce sahip.O halde neden devamı gelmesin.Mesela İstanbul'un fethi,Kurtuluş savaşı,Lale devri vs. gibi olayların neden oyunu yapılmasın?Bakanlık bu işlere girişir mi?Bence girişebilir.Sonuçta Nusrat gibi bir oyunu yapmayı başaran bakanlık bunları da yapmak için yeterli altyapıya sahiptir.

   Ben devam konusunda ümitliyim.Bence gelecek zamanda tarihimizle ilişkili çok sayıda kaliteli oyunu görmeye başlayacağız.Artık Amerika tarzı kahramanlık oyun egomanyasının sonunu getirmek lazım.Kendi kahramanlıklarımızı anlatma zamanı.Yeni nesillere onları aşılama zamanı.


   Nusrat oyununu Google Play mağazasından indirebilirsiniz.





11 Mayıs 2015 Pazartesi

Doğuş Otomotiv Trafik Hayattır!

Önemli olan ne kadar hızlı vardığınız değil, nasıl vardığınız...
Trafikte aşırı hız yapmayın! Çünkü Trafik Hayattır!

Aşırı hız son yıllarda kazaya sebep olan unsurların başında yer alıyor. Özellikle gençlerin yaptığı trafik kazalarının çoğu aşırı hız nedeniyle meydana geliyor. Doğuş Otomotiv’in kurumsal sorumluluk markası Trafik Hayattır, ‘aşırı hız’ı konusunu ana mesajları arasına alarak projelerini kurguluyor.
Dünya Sağlık Örgütünün raporuna göre trafik kazalarındaki ölümlerin yaş grubu analizinde diğer ölüm nedenleri arasında 15-29 yaş grubu birinci sırada yer alıyor.   Bu durum gençlere yönelik trafik güvenliği kampanyalarının acil olarak arttırılması gerektiğini gösteriyor. Trafik Hayattır platformu bu noktada çok önemli inisiyatifler alarak önemli projeler geliştirdi; 4 senedir devam eden Trafik Güvenliği Uzaktan Eğitimi projesinin üniversitelerde seçmeli ders okutulmasının yanı sıra, 2014 yılında radyolarda yer alan ‘aşırı hız’ radyo spotu da dikkat çeken bir diğer proje oldu. İki projede birçok önemli ödül aldı. Bu ödüllerden en çok gurur veren ise 2014 Birleşmiş Milletler Genel Kurultay’ın da iki projenin Avrupa’da trafik güvenliğiyle ilgili örnek uygulama seçilmesi oldu.

Trafik Hayattır, ‘aşırı hız’ ile  ilgili projelerine yenisini ekledi ve her birinde farklı trafik güvenliği mesajlarının verildiği bir animasyon serisi üretti. Aşırı hız konulu animasyonda her gün trafikte rastladığımız hatalar vurgulanıyor.  Çocuğunu almaya giden bir babanın trafikte kalmasını ve sonrasında hız yaparak girdiği emniyet şeridinde kaza yapmasını anlatan animasyondan hepimizin çıkaracağı dersler var.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

8 Mayıs 2015 Cuma

Yeşilçamın Ayrılmaz İkilisi: Zeki ve Metin




   Yeşilçam hakkında yazılarımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.Bugünkü yazımın konusunu acı bir haberle belirledim.Ne yazık ki yeşilçamın usta oyuncusu Zeki Alasya'yı kaybettik.Onu hep gülümsemelerle hatırlayacağız.Mekanı cennet olsun.

   Yeşilçam nice oyuncu gördü ve nice başarılı film gördü.Ama bir zaman geldi ki yeşilçamın gövdesinden muhteşem,komik ve ayrılmaz bir ikili çıktı.Aslında hayat adeta onları birleştirmek için yazılmıştı.Öyle ki babaları dahi aynı firmada görev yapan iki yakın arkadaştı.Onlarda bu vesileyle dost oldular hatta birbirlerine can yoldaşı oldular.Zamanla tiyatro ile başlayan maceralarına Yeşilçam ile devam ettiler.Yeşilçamda öyle güzel işlere imza attılar ki halkın gönlüne taht kurdular.Unutulmaz bir ikili oldular.Tahmin edeceğiniz üzere bu ikili Zeki ve Metin...

   Metin Akpınar profesyonel anlamda tiyatroya 1964 yılında başlamıştı.Zeki Alasya ise 1959 yılında tiyatroya adım atmıştı.Bu ikilinin birlikte olması ve halk tarafından tanınması ise kurdukları Devekuşu Kabare Tiyatrosu ile mümkün olmuştur.Devekuşu Kabare Zeki ve Metin dışında Haldun Taner ve Ahmet Gülhan öncülüğünde 1967 yılında İstanbul'da kurulmuştur.Politik mizahın sıkça bulunduğu oyunlarla sık sık gündeme gelmiştir bu tiyatro.Bunun dışında halk tarafından sevilmesi de bu oyunlar sayesinde olmuştur.1978 Yılında Devekuşu Kabare kurucuları arasında ayrılıklar yaşandı ve sonuç olarak tiyatro Zeki ve Metin ikilisinin kontrolüne geçti.Bundan sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosu güçlenerek yoluna devam etmiş ve en üst noktaya kadar başarısını sürdürmüştür.

    1992 Yılında faaliyetlerine son veren Devekuşu Kabare Tiyatrosunun en bilindik ve en sevilen oyunları ise şunlardır: Deliler,Yasaklar,Dün Bugün,Reklamlar ve Aşk Olsun'dur.Bunların dışında tiyatronun Geceler adlı oyunu çok müstehcen bulunduğu için sahnelense de video,ses kayıtları sonraları imha edilmiş ve günümüze ulaşamamıştır.

   Her ne kadar Zeki ve Metin ikilisinin çıkışı tiyatro ile gerçekleşse de şöhrete ulaşmaları Yeşilçam sayesinde olmuştur.1970 ve 1990 yılları arasında çevirdikleri filmler onların şöhrete ulaşmasına katkılar sağlamıştır.

   Zeki ve Metin'in en unutulmaz filmleri ise şunlardır: Köyden İndim Şehire,Mavi Boncuk,Salak Milyoner,Mirasyediler(1974) Beş Milyoncuk Borç Verir Misin,Güler Misin Ağlar Mısın,Nereden Çıktı Bu Velet(1975) Hasip İle Nasip,Her Gönülde Bir Aslan Yatar,Nereye Bakıyor Bu Adamlar(1976) Aslan Bacanak,Sivri Akıllılar(1977) Petrol Kralları(1978) Vay Başımıza Gelenler(1979) Şaka Yapma(1981) Baş Belası(1982) Davetsiz Misafir(1983) Rus Gelin(2002)



HİÇ AYRILDILAR MI?

   Zeki ve Metin ikilisi hakkında sık sık ayrıldılar kavga ettiler gibi haberler yapıldı.Metin Akpınar bu tür iddialara şu cevabı vermiştir "Ben Zeki ile tartışırım fakat kavga etmem." Zeki Alasya'nın vefatından sonra Metin Akpınar'ın şu sözleri bu kavga iddialarına sitem tarzındaydı "Zeki benim diğer yarımdı.Diğer yarımı kaybettim.Büyük bir insanı kaybettik."

   Zeki ve Metin ikilisi halkın gönlünde nesiller boyu yaşamaya devam edecek.Onlar şimdiye kadar hiç ayrılmadılar ve bundan sonra da hiç ayrılmayacaklar.


6 Mayıs 2015 Çarşamba

Nöbetçi Kütüphaneler


   Hayatımız boyunca nöbetçi eczaneler,kuyumcular ve hatta kuaförleri duyduk.Peki hiç nöbetçi kütüphaneleri duydunuz mu?Bu yazımda ülkemizde gelecek yıllarda çoğalmasını beklediğim nöbetçi kütüphane olayıyla ilgili bilgi vermek istiyorum.

   Ülkemizde ilk nöbetçi kütüphane çalışması İstanbul'da başlamıştır.Fakat bununla ilgili bilgi bulamadım.Yani bu bilginin gerçek olup olmadığı şüphelidir.Ulaşabildiğim bilgiler ışığında şunu rahatlıkla söyleyebilirim ülkemizde ilk nöbetçi kütüphane tam manasıyla Adana'da açılmıştır.


ADANA'DA BİR NÖBETÇİ KÜTÜPHANE

   24 Ekim 2013 tarihinde hizmete açılan kütüphane Adana Çukurova Üniversitesi içinde doğal yaşam parkında çok hoş bir yerde.Adanalı sosyal girişimci ve aynı zamanda yönetmen Cemil Sobacı tarafından kurulan ve geliştirilen bu kütüphane gerçekten ilginçlikler teşkil ediyor.24 Saat kitap kurtlarına hizmet veren kütüphane bununla da kalmayıp çeşitli etkinliklerle(Seminerler,söyleşiler,konserler vs.) farkındalıklar yaratıyor.

   Adana'da Çukurova Üniversitesinde açılan bu kütüphane yalnızca içindeki kitaplarıyla değil kurulduğu yer yani çevre açısından da gerçekten insanların gönlüne hitap ediyor.Doğayla bütünleşmiş olarak karşınıza çıkan bu nöbetçi kütüphane meraklılarını büyük bir heyecanla bekliyor.
   Cemil Sobacı tarafından geliştirilen bu proje aynı yıl Samsung "Hayalinin Peşinden Git" yarışması kapsamında yaklaşık 50 proje arasından son 8'e kalmayı başarmıştır.


NEDEN NÖBETÇİ KÜTÜPHANE?NEDEN GECE?

   Öğrenci milletini az çok bilirsiniz bir son gün ders çalışmayı iki gece vakti bunu yapmayı çok severler.Öncelikle bu tür kütüphaneler o öğrenciler için kaçırılmaz bir nimet.Bunun dışında kitap kurtlarını bilir misiniz pek bilmem fakat onlar için de bu kütüphaneler inanılmaz derecede bir mutluluk.Çünkü bu insanlar genelde gece vakitleri kitap okumayı daha çok severler.Bunun için uygun bir ortam oluşturuyor nöbetçi kütüphaneler.

   İnsanoğlu gece düşünmeyi çok sever.Unutmayalım insanlığı değiştiren ateşin keşfi değil o keşifle mümkün olan gece düşünmeleridir.Gece düşünmeleri bu bakımdan çok önemlidir.İşte bu noktada nöbetçi kütüphaneler o düşüncelerin doğuşu için uygun bir ortam teşkil edebilir.Bana göre bu nöbetçi kütüphane projesi desteklenmeli ve mümkün olduğu kadar yaygınlaştırılmalı.

   Adana'da kurulan nöbetçi kütüphane gerçekten iyi bir örnek.Özellikle insanın hem beynine hem gözüne hoş görünen bir tarafı var.İnsanlar artık betonlar arasından yükselen bilgiyi yani kütüphaneyi ilgi çekici bulmuyor.Bu sebeple de kitaplardan uzaklaşıyor insan.Kimbilir nöbetçi kütüphaneler doğayla barışık tarzıyla insanlara yeniden kitapları sevdirebilir belki.

Adana nöbetçi kütüphanesi hakkında daha detaylı bilgiyi Facebook sayfasını takip ederek elde edebilirsiniz: https://www.facebook.com/nobetcikutuphane






2 Mayıs 2015 Cumartesi

Android İçin İşe Yarar Canlı Tv Uygulamaları


   Televizyon kanalları artık sadece o kendine özgü kutusunda değil.Onlar artık hayatımızın her yerindeler.Kimi zaman bilgisayarımızda kimi zaman cep telefonumuzda kimi zaman da tabletlerimizde.Geçtiğimiz günlerde android cihazımdan canlı tv izlemek istedim.Bunun için de Google Play mağazasını epey bir kurcaladım.İşe yarar bir canlı tv uygulaması bulmak zor gerçekten.Çoğu uygulama ya çok hantal ya da özelliksiz.Bu yüzden içlerinde işe yarayabilecek uygulamaları buraya yazmak istedim.Bu yazı az veya çok canlı tv uygulaması arayan arkadaşlarıma yardımcı olacaktır.Bu arada şunu belirtmeliyim ki şimdi aşağıda yazacağım uygulamalar denediklerim arasında en anlamlıları olanlardır.Bunların süper muhteşem olduğunu iddia etmiyorum fakat kullanılabilir olduğunu düşünüyorum.

1.CANLI TV PLUS:

   Bu yazıyı yazdıktan bir süre sonra bana önerilen bir uygulama.Dome Apps tarafından geliştirilen uygulama bence en iyi canlı tv uygulaması.En başlarda daha önceki tecrübelerimden dolayı olumsuz bir tavırla yaklaştığım bu uygulama isteklerimi mümkün olduğunca en iyi şekilde karşılamış durumda.Uygulama ilk girdiğinizde size karmaşık gelebilir fakat hiç de öyle değil.İlk girdiğinizde kanal listesi gelmiyor sizden bir url istiyor.Bu sistem sizin kendi listenizi oluşturmanıza olanak tanıyor.Fakat özel bir liste oluşturmak için uğraşmak istemeyenler için güncel bir listenin bulunduğu url mevcut.Buraya tıklayarak o sunucu listesine ulaşabilirsiniz. Genel anlamda uygulama çok iyi çalışıyor.Kanalların çoğu açılıyor ve donma sıkıntısı yaşanmıyor.Ama unutmayalım donma sıkıntısı genelde internet hızınızdan kaynaklanıyor bu yüzden bu tür uygulamaları suçlamak yersiz.Neyse bu uygulama canlı tv uygulaması arayanları tatmin edecek kadar güzel.
Canlı Tv Plus Uygulamasını İndirmek İçin Tıklayınız...

2.MOBİL TV İZLE:

   Ground Development tarafından yapılan bu uygulama Google Play mağazasında 3,7 oy almış.Bence bu oy bu uygulama için az.En azıyla ben rahatlıkla 4 verirdim.Uygulama bünyesinde çok sayıda kanal mevcut.Bu kanalların çoğu açılıyor ve izleniyor.Bunu  neden söylüyorum çünkü denediğim birçok uygulamada bir tane bile kanal açılmadı.Neyse uygulamanın bana göre zayıf kalan tarafı kanallar biraz daha fazla olabilirdi.Bunun dışında bazen hantal bir şekil alıyor uygulama.Biliyorsunuz televizyon izlerken aniden görüntünün donması kadar can sıkıcı bir durum yok.Bu sıkıntı bu uygulamada az da olsa görülüyor.

3.E CANLI TV İZLE:

   Ecanlitv.com tarafından geliştirilen bu uygulama Google Play mağazasında 3,6 oy almış.Ben ise buna 3 puan veririm.Eee o zaman neden yazdın diyeceksiniz.Çünkü denediğim birçok uygulmaya oranla daha işe yarar.Bu uygulama HD kanalları da içeriyor.Lakin bu kanalları şimdiye kadar açamadım.Ulusal kanallarımızı rahatlıkla bu uygulama ile izleyebilirsiniz.Zaten uygulama canlı tv olayına yönelik bir web sitesinin girişimi.Yani az çok denenebilir.

4.TVYO:

   Doğuş yayın grubu tarafından geliştirilen bu uygulama Google Play mağazasında 3,7 oy almış.Ben rahatlıkla 4 verirdim.Uygulama sayesinde çok sayıda diziyi izleyebiliyorsunuz.Bunun dışında Doğuş grubuna ait birçok kanalı canlı izleyebiliyorsunuz.Belki de uygulamanın tek zayıf noktası burada kaynaklanıyor.Uygulama Doğuş grubuna ait olduğu için doğal olarak kendi kanallarını izletiyorlar.Bu yüzden çoğu kanal eksik.Ama bana göre bu uygulama kullanılacaksa içindeki dizi özelliği bile yeter.

5.TV İZLE HD:

   Sezer Arslan tarafından geliştirilen bu uygulama Google Play mağazasında 3,8 puan almış durumda.Ama bence daha fazla puanı gerçekten hak ediyor.Bünyesinde çok sayıda kanalı barındıran bu uygulama şimdiye kadar bana az sorun çıkardı.Zaten eğer uygulama yorumlarını okursanız kullanıcıların bu uygulamayı nasıl beğendiğini göreceksiniz.Bana göre bu ivmeyi takip eder ve gelişim sürerse uygulama hak ettiği yere ulaşacaktır.Mutlaka deneyin.

   Evet arkadaşlar bulabildiğim en işe yarar canlı tv uygulamaları bunlar.Eğer bunlarda istediğinizi bulamadıysanız size önerim izlemek istediğiniz kanalın kendine ait uygulamasını indirin ve onun canlı tv özelliğini kullanın.

   Yazdığım uygulamaları Google Play mağazasında rahatlıkla bulabilirsiniz.Ayrıca bu tür uygulamalar için internet hızınız vs. gibi etkenler çok önemlidir.Bu yüzden burada iyi dediğim uygulama sizde kötü olabilir.Önceden uyarayım.