21 Haziran 2015 Pazar

Facebook Testleri Güvenli mi?



   Son günlerde Facebook'da sıkça görmeye başladığımız gerçek ruh ikizin kim? kaç yaşında gösteriyorsun? gibi testlerin güvenli olup olmadığını merak ettim.Çünkü yine gördüğüm bazı paylaşımlarda bunların güvenli olmadığı söyleniyordu.Anladığım kadarıyla bir bakalım dedim bu testlere.

   Facebook test olayının aslında bir geçmişi var.Bu mecra ilk adını duyurmaya başladığı yıllarda bu tür testleri de içerisinde barındıran bir yerdi.Hatta bu testleri kullanıcılar oluşturuyordu.Bu testler Facebook'un bizzat kendi alanı içerisinde olduğu için güvenlik sorunu ortaya çıkmıyordu.Ancak bu yeni testler Facebook alanı dışında ayrı kanallardan yayınlanıyor.Güvenlik sorusu bu noktada illa soruluyor.Şunu da söylemem gerekir ki bu kanallar Facebook denetiminde.

   Bu testler iki kanal aracılığıyla yayınlanıyor.Bunlardan birisi captanquizz diğeri ise nametest.Bunları ayrı ayrı ele almakta fayda var.

Captanquizz Testleri Güvenli mi?


   İlk olarak burada yayında olan bazı testlerden bahsetmek istiyorum.En ünlüsü tabii ki "Gerçek ruh ikizin kim?" adlı test.Bunların dışında "Kaç çocuğunuz olmalı?","Saçınız hangi renkte olmalı?","Hangi elementsiniz?" vs. gibi ilginç testleri de var.

   Herhangi bir testi yapmaya başladığımızda uygulama tabii ki sizden bazı izinler istiyor.İşte bu izinler çok önemli.Çoğumuzun okumadığı bu izinlerde uygulamanın neye erişeceğine karar veriyoruz.Captanquizz sizden şu izinleri istiyor:


   Bu izinlere baktığımızda bir sorun yok gibi gözüyor.Ama kişisel bilgilerinizin uygulama tarafından gözleneceğini unutmayın.Doğum günü,fotoğraf,arkadaş listesi biraz gizliliğinizi tehdit edecek izinler.Tabii geçip Facebook şifrenizi elde edebilecek kadar izin vermiyorsunuz bu uygulamaya.Yani aman bu testler şifrenizi çalmak için yapıldı durumu yok.En başta dediğim gibi zaten Facebook denetiminde bu alanlar.

   Captanquizz aldığı izinler bakımından güvenlik konusunda bir tehdit içermiyor.Ancak kişisel bilgilerinize erişimi sağladığı için rahatsızlık yaratabilir.Sen arkadaş listeni arkadaşlarından saklıyorsun ama sahibinin kim olduğunu bilmediğin uygulamaya izin veriyorsun?Bu bir sorun değil midir?

   Bu izinleri verdikten sonra test başlıyor ve cevap geliyor.Profilinizde paylaşıp paylaşmamak size kalmış artık.
 

Nametest Testleri Güvenli mi?


   Captanquizz dışında bir de Nametest.com var.Buradaki en ünlü test "Gerçekte kaç yaşında gösteriyorsunuz?" testi.Bunun dışında "Kaç gizli hayranın var?","Hakiki kişiliğin ne?","50 Yıl sonra nasıl görüneceksin?","Hangi hayvana benziyorsun?" vs. gibi ilginç testleri de var.

   Herhangi bir testi yapmaya başladığımızda uygulama sizden şu izinleri istiyor:


   Bu izinlere baktığımızda Captanquizz uygulamasına göre daha az izin istiyor gibi.Ama burada E-mail adresimizi alması biraz beni rahatsız etti.Sonuçta Facebook adresimiz ona bağlı hatta E-mail ile birçok işimizi hallediyoruz.E-mail adresimizi alması dışında bir sorun yok gibi.Ben E-mail noktasında rahatsız oldum ama sizi bilmem siz devam edebilirsiniz.Şunu da söylemeliyim ki şimdiye kadar bu uygulamayı kullanmış olanlardan bir şikayet gelmedi.Karar sizin.

Sonuç Olarak...


   Sonuç olarak uygulamaların güvenliği üst düzey rahatsız edecek bir tarafı yok.Zaten Facebook denetiminde oldukları için büyük sorunlar çıkartacağını sanmıyorum.Fakat uygulamalara verdiğiniz bazı kişisel bilgiler(doğum günü,fotoğraf vs.) özel hayatın gizliliğini zedeleyecek düzeyde.Ama uygulamaları kullanmakta üst düzey bir sakınca yok.

   Bence bu tür testler eğlence amaçlı olsa da gereksiz.Ne yani senin ruh ikizini ya da saç rengini bir yapay zekanın belirlemesine izin mi veriyorsun?

15 Haziran 2015 Pazartesi

Denizlerin Gizemli Gemisi: Mary Celeste


   Bu yazımda denizler tarihinin en karanlık ve gizem dolu gemisini yazacağım.Bu gemiye Sir Arthur Conan Doyle kurgusal bir karakter olarak Mary Celeste ismini vermiştir.
 
   Takvimler 4 Aralık 1872 tarihini gösterdiğinde Dei Gratai adlı bir İngiliz gemisi Cebelitarık boğazına doğru yol alırken tuhaf ve başıboş halde ilerleyen bir gemiye rastladılar.Önce bu gemi ile irtibat kurmaya çalışan kaptan Morehouse, daha sonra adamlarına tuhaf gemiye çıkma emrini verdi.Gemiye çıkan adamlar karşılarında bir tayfa görmeyi arzularken boş ve sessiz bir güverte ile karşılaştılar.Her yeri didik didik aradılar fakat çok geçmeden geminin boş olduğunu anladılar.Gemi terk edilmişti sanki.Ancak bu terk edilme olayını ilginç yapan özellik ise geminin öyle planlı değil aceleyle terk edilmiş olmasıydı.

   Gemiye çıkan adamlar yaptıkları araştırmalarda gizemli kan lekelerine ve kaptanın yatağının altına gizlenmiş kanlı bir kılıca rastladılar.Bunların dışında cankurtaran sandalların olmayışı,gemi hakkındaki belgelerin bulunamaması,yerde aceleyle atıldığı belli olan elbiselerin,oyuncakların bulunması vs. gibi durumlar olayı daha ilginç hale getirmişti.Bunların dışında el değmemiş kahvaltı tabakları,sıcak kahve fincanı gibi bulguların da olduğu iddia edilmişti.Kaptanın seyir defteri incelendiğinde gemide kaptanın ailesi hariç yedi kişilik bir mürettebatın olduğu anlaşıldı.

   Zaman geçtikçe gemi hakkında yeni bilgiler keşfedildi.Bu geminin asıl ismi Amazon'du ve bu gemi bir ticaret gemisiydi.Geminin 3 kaptanı seferdeyken farklı sebeplerden ölmüş 1 kaptanın ise yaptığı kaza sonucu işine son verilmişti.Daha sonraları gemi fırtınadan karaya oturmuş zor bela kurtarılmıştı.Geminin kayıp olmasından önce bu yaşananlar gemiye "Uğursuz Gemi" denilmesine sebep olmuştur.Yaşanan kötü olaylardan sonra gemi bir süre iyi seferlere çıkarken bu iyi seferler bir alkol yükünün taşınması işiyle gemiyi gizemli bir serüvene sürüklemiştir.Gemi bulunduğunda alkol yükü de bulunmuştu.Bu alkolün sadece çok küçük bir kısmı(9 fıçı) tüketilmişti 1700 fıçı alkol hala duruyordu.


   Mary Celeste gemisinin kayboluşu hala gizemini korumaktadır.Bu gizemle ilgili çok sayıda teori üretilmiştir.Bu teorilerden en tuhafları şunlardır:

KORSANLAR SALDIRDI VE...

   Bir teoriye göre gemiye o dönemde denizlerde belirgin bir hakimiyeti olan Osmanlı korsanları saldırmıştı ve tüm personeli öldürmüştü.Ancak bu teori gemi bulunduğunda çatışma izine rastlanmaması ve değerli eşyalara dokunulmaması noktasında çökmektedir.Ayrıca o dönemde Cebelitarık yakınlarında bir korsanlık olayı da rapor edilmemişti.

SİGORTA PARASI İÇİN...

   Sigorta parası almak için geminin bu kaderinin hazırlanması akla yatkın gibi görünse de aslında en mantıksız olan bu teoridir.Çünkü sigortanın sağlayacağı para yüklü bir para değildi.Bu işin hiç bir kazancı yoktu.Zararı daha çoktu.


DEİ GRATAİ SALDIRDI VE...

   Gemiyi bulan ve ona sahip olmak isteyen Dei Gratai personelleri gemideki tüm herkesi öldürdü ve olayı kapatmak için hayalet gemi hikayesini uydurdu.Bu teori Dei Gratai kaptanının Mary Celeste kaptanıyla yakın dost olmasından dolayı çökmektedir.Zira gemide böyle bir kıyım gerçekleştiyse kaptanın küçük kızı da öldürülmüştü Dei Gratai kaptanı yakın arkadaşının küçük kızını öldürtebilir miydi?Ayrıca gemide buna dair hiç bir boğuşma ve çatışma izi yoktu.

DOĞAL AFETLER...

   Gemi tsunami,fırtına,sağanak yağış,deniz depremi vs. doğal afetlerden birisini yaşadı ve yolcular gemiyi apar topar terk etti.Aslında akla yatkın gibi görünse de gemide yapılan incelemeler bunlara dair bir kanıt göstermiyordu.Gemi hırpalanmamıştı.Ayrıca bu tür afetlerde her yere dağılması muhtemel eşyalar yerli yerindeydi.

KAPTAN ÖLDÜ TAYFA ŞAŞTI...

   Bu teoriye göre kaptan kalp krizinden veya bir isyan sonucu öldü.Gemide düzen bozuldu.Sarhoşluk aldı başını gitti.Herkes birbirleriyle kavga etmeye başladı.Kanlı bıçaklı kavgalar başladı.Sonuç olarak herkes birbirini doğradı.Bu teori ortada hiçbir cesetin bulunamamasıyla çökmektedir.Cesetler denize atıldı fikri ise güvertede kanlı bir ortamın olmayışıyla çökmektedir.

BİR PSİKOPAT YAPTI...

   Bu teoriye göre gemide bir psikopat vardı ve bu psikopat herkesi tek tek öldürmeye başladı.Herkes ölünce kendisi de intihar etti.Bu psikopat tüm cesetleri de denize attı.Suç aletlerinin olmayışı,kanlı bir ortamın olmayışı,tek bir insanın herkesi öldürebilme imkanın zayıf oluşu bu teoriyi çökertmektedir.

SALGIN HASTALIK...

   Gemide bir salgın hastalık ortaya çıktı.Tek tek bu salgın hastalıktan ölmeye başladı insanlar.Cesetlerin olmayışı bu teoriyi çökertiyor.Haydi diyelim ölenleri denize attılar.Peki sona kalan ne oldu?Peki ya bazı yerlerde bulunan kan lekelerinin anlamı ne o halde?


DENİZALTINDAN UZAYA...

   Bu teoriye göre gemideki herkes bir denizaltı tarafından alındı.Bu denizaltı herkesi bir UFO aracılığıyla uzaya götürdü.Pekala o halde neden cankurtaran sandalları yerinde yok?Bu teori çok uzak fantastik bir teori olarak görülüyor.Böyle bir durum olduysa gemide bazı yerlerde bulunan kan lekeleri neye işaret?


KAYIP KITAYI BULDULAR...

   Bu teoriye göre gemi kayıp kıta Atlantis'i buldu.Kaptan ve tüm yolcular hayranlık içinde güzelliklerle dolu bu kıtayı gezmeye başladılar.Ancak kıta tekrar su almaya ve batmaya başladı.Herkes boğuldu.Bu teori geminin aceleyle terk edilişi dolayısıyla çöküyor.Ne olmuşsa gemide olmuş gibi.Ayrıca kaptan Atlantis'i bulsaydı seyir defterine yazmaz mıydı?

    Bu gizemli gemi hakkında daha çok teori var.Fakat en dikkat çekenleri bunlar.Mary Celeste olayı bu gizemiyle 2002 yapımı Hayalet Gemi filmine de ilham kaynağı olmuştur.Bu gizem çözülemediği sürece daha çok yere ilham kaynağı olacağı da kesindir.

11 Haziran 2015 Perşembe

Efsane Filmlerin Yapım Şirketi: Arzu Film


   Yeşilçam yazılarımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.Bu yazımda sinema tarihimize sayısız efsane filmi kazandırmış yine o filmler gibi efsane olmuş bir yapım şirketini yazmak istedim.Başlıktan da anlayacağınız üzere bu şirket "Arzu Film".

   Arzu Film dediğimizde elbette Ertem Eğilmez'den bahsetmezsek olmaz.Nitekim Arzu Film şirketini 1964 yılında Ertem Eğilmez kurmuştur.Bu şirket onun ismiyle paralel olarak anılır olmuştur.İlk önce Arzu Film şirketinin babasının hayatına ve yaptıklarına değinelim.

   Ertem Eğilmez 1929 yılında Trabzon'da dünyaya gelmiştir.İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun olan Eğilmez,bir süre bakkallık yaptıktan sonra askerliğini bitirince yayınevi işine girmiştir.Bu işte cep kitapları atılımıyla isminden söz ettirmiştir.Cep kitapları projesi batınca Türkiye'ye ilk langırt makinelerini getirtmiştir.Hayatının bu ilk verimli zamanlarında hep bir atılım peşinde olan Eğilmez,sinemacılık ile tanışınca aradığı uğraşıyı da bulmuştur.1964 yılında Arzu Film şirketini kuran Eğilmez,aynı zamanda bu şirketin yaptığı birçok filmde yönetmen koltuğuna oturmuştur.Ertem Eğilmez, Arabesk(1988) filmini çektikten 1 yıl sonra vefat etmiştir.Bu onun son filmi olmuştur ve gişede çok büyük başarı elde etmiştir.

   Arzu film şirketini iki dönem olarak ele almak gerekir.Birinci dönem Ertem Eğilmez'in olduğu dönemdir.Ertem Eğilmez dönemi, şirketin kurulduğu 1964 yılından 1989 yılına kadar olan dönemdir.Bu dönemde şirket genellikle Ertem Eğilmez'in ve Kartal Tibet'in yönetmen olduğu filmlerin yapımcılığını üstlenmiştir.Bu dönem şirketin efsane filmlerini yaratma ve marka olma dönemidir.Nasıl günümüzde Warner Bros yapımını gördüğümüzde bu film kalitelidir diyorsak o dönemde de Türk izleyicisi Arzu Film için aynı durumu düşünüyordu.Arzu Film şirketi bu dönemde farklı tarzlarda denemeler yapsa da genelde geniş kitlelerin ilgisini çekebilen güldürü ögeleriyle bezeli filmlerin yapımcılığını üstlenmiştir.Bu durum Ertem Eğilmez'in vefatından sonra da devam etmiştir.

   Arzu film şirketi birinci dönem dediğimiz zaman diliminde şu efsane filmlerin yapımcılığını üstlenmiştir: Taçsız Kral(1965), Ayşecik İle Ömercik(1969), Tarkan Serisi(1970-71-72-73), Tatlı Dillim(1972- Kemal Sunal'ın ilk filmi), Sev Kardeşim(1972), Canım Kardeşim(1973), Salak Milyoner,Köyden İndim Şehire,Mavi Boncuk(1974), Hababam Sınıfı Serileri(1975-76-77-78-81), Tosun Paşa, Bizim Aile,Aile Şerefi(1976) Gülen Gözler,Çöpçüler Kralı(1977), Kibar Feyzo,Neşeli Günler(1978) Bilo Serisi(1979-80), Şekerpare(1983), Milyarder(1986), Arabesk(1989)...

   Arzu Film şirketinin ikinci dönemi ise Ertem Eğilmez'in vefatından günümüze olan zamanı kapsamaktadır.Bu dönemin en başlarında Ertem Eğilmez çizgisi korunmaya çalışılsa da eski başarılı günlerden uzak bir görüntü belirmiştir.Daha sonra ise özellikle Gani Müjde'nin Kahpe Bizans(1999) filmiyle birlikte Arzu Film tekrar adından söz ettirmeye başlamıştır.Şirket başlarda hızla yenilenen Yeşilçam'a ayak uyduramıyor gibi görünse de bu travmayı hemen atlatmış ve yeniden güzel filmleri meydana getirmeye başlamıştır.Bu dönem Ertem Eğilmez kalitesini aratmaya devam etse de yine de Arzu Film adına başarılı bir dönem olmaya başlamıştır.Bunun dışında bu dönemle ilgili dikkat çeken özelliklerden birisi de geçmiş filmlerin günümüze uyarlanması olmuştur.Hababam Sınıfı serisi bunun örneğidir.

   Arzu Film şirketi ikinci döneminde şu başarılı filmleri çıkarmıştır: Kahpe Bizans(1999), Hemşo(2000), Hababam Sınıfı Serileri(2003,2005), Maskeli Beşler Serisi(2005,07,08)...

   Efsane filmlerin yapım şirketi olan Arzu film hakkında bilgiler vermeye çalıştım bu yazımda.Nice Arzu Filmlerine!...

Zamanda Yolculuk....

   Arzu Film Instagram hesabı adeta sizi zamanda yolculuğa çıkarıyor.Hiç yayınlanmamış film fotoğraflarını paylaşan hesap gerçekten takip edilmeye değer.Aşağıda birkaç fotoğrafı paylaştım.Daha fazlasını görmek istiyorsanız ya hesabı takip edin ya da aşağıda paylaşacağım linke tıklayın:












 

9 Haziran 2015 Salı

Yaziyoruz.blogspot.com.tr


   Merhaba arkadaşlar.Şahsım yeni bir blog macerasına başladım.Bu sefer tek değilim ama.Birden fazla yazarı olan blogta çeşitli yazılarımı okuyabilirsiniz.Desteklerinizi esirgemeyin.İyi yazılar okuyacağınıza güvence verebilirim.İsterseniz blog hakkında biraz bilgiler vereyim:

       "Bu blog bir araya gelebilmiş bir grup üniversite öğrencisi tarafından yazılmaktadır.Her bir yazar kendi ilgi alanını belirleyerek okurları bilgilendirme amacı gütmektedir.Bunun dışında gelecek zamanlarda siz okuyucularımızda konuk yazar olarak bu bloga yazabilirsiniz.Bu blogu kurarken ulaşmak istediğimiz en önemli amacımız oldukça bol düzensiz bilginin bulunduğu bloglar dünyasına ve internet dünyasına kaliteli konuları ve bilgileri kazandırabilmektir.

   Blogumuzda şimdilik 5 ana dal bulunmaktadır.Bunları sırasıyla kısaca açıklamak gerekirse:

Bilim: Çok geniş gibi düşünülse de bilim ile ilgili ilginç ve çekici konuları burada bulabilirsiniz.
Felsefe: Yeri geldiğinde derin düşüncelere dalacağımız yeri geldiğinde ise bir filozofun iç dünyasına gireceğimiz konuları burada bulabilirsiniz.
Spor: Genelllikle güncel ve objektif görüşlerin var olacağı spor konularını burada bulabileceksiniz.Biz spor haberleri yazmıyoruz sporu tartışıyoruz.
Kitap: Blog yazarlarımızın tavsiye edeceği ve eleştireceği kitapları burada bulabilirsiniz.
Film:  Yine blog yazarlarımız tarafından tavsiye edilecek veya eleştirilecek filmleri burada bulabilirsiniz.

Not: Bu alanların dışında bir de Diğer Yazılarımız diye bir alan vardır.Burada, açıkladığımız alanlarımız dışında yazdığımız yazıları bulabilirsiniz."

Desteklerinizi Bekliyoruz...