28 Temmuz 2015 Salı

Blogger Avrupa Yasaları Uyarısı Ne Anlama Geliyor?


   Bugün yani 28 Temmuz tarihinde blogger kullanıcıları "Blogger Avrupa Birliği Yasaları Uyarısı" tarzında bir yazıyla karşılaştılar.Bu yazıya pek anlam veremedik çoğumuz.Yaptığım ufak bir araştırmadan sonra bu yazının çerezlerle ilgili bir gizlilik ayarlandığı kanısına vardım.Öncelikle gelen uyarıyı burada tekrar paylaşayım:

"Avrupa Birliği yasaları uyarınca, blogunuzda kullanılan çerezlerle ilgili olarak Avrupa Birliği ziyaretçilerine bilgi vermeniz gerekmektedir. Çoğu durumda bu yasalar izin almanızı da gerektirir. 

Nezaket gereği olarak blogunuza, Google Analytics ve AdSense çerezlerinin kullanımı da dahil, Google'ın blogunuzdaki belirli Blogger ve Google çerezlerini kullanmasıyla ilgili açıklamalar içeren bir bildirim ekledik. 

Bu bildirimin blogunuzda iş görüyor ve görüntüleniyor olduğunu onaylama sorumluluğu size aittir. Başka çerezler (örneğin, üçüncü taraf özellikleri ekleyerek) kullanıyorsanız bu bildirim sizin işinize yaramayabilir. Bu bildirim ve üzerinizdeki sorumluluklar hakkında daha fazla bilgi edinin."


    Gelen uyarıdan anlaşılacağı üzere konu AdSense ve Google Analytics çerezleriyle ilgili.Yine uyarıyı okuduğumuzda gelen ziyaretçilerin bu çerezler noktasında bilgilendirilmesi isteniyor.Bu bilgilendirme bildiriminin yapıldığını söylüyor.Blogta bunun görülüp görülmediğine bakmamız isteniyor.Görülmüyorsa sorumluluk bize aitmiş. Bu konuyla ilgili ileride bir gelişme olursa buraya yazacağım.

   Konuyla ilgili Gökhan Tekin tarafından kaleme alınan bilgilendirme için tıklayınız.

   Bu konuyla ilgili daha başka bilgisi olan varsa yorum atarak bizleri bilgilendirsin lütfen...

27 Temmuz 2015 Pazartesi

Gerçek Siyah Giyen Adamlar


   Daha önce uzaylılar ile ilgili yazılarım olmuştu.Uzun bir aradan sonra uzaylı daha doğrusu dünya dışı yaşam konusuna tekrar eğilmeye karar verdim.Bu sefer konumuz UFO veya uzaylıların saklandığı bir bölge değil.Konumuz siyah giyen adamlar.Fenomen severlerin deyişiyle MİB'ler.
 

Siyah Giyen Adamlar Ve Tehdit

   Takvimler 1953 senesini gösterdiğinde Uluslararası Uçan Daire Bürosu'nun ilgiyle takip edilen "Space Review(Uzay İnceleme)" adlı yayın organı takipçilerini üzen yayın hayatına son verme kararını aldı.Büro dergiyi kapatıyordu.Buraya kadar klasik bir dergi sonlanması olarak görülen bu iş, büronun kurucusu A. Bender'in iddialarıyla karmaşık bir hal almaya başlar. Bender, uzayın gizemini çözdüğünü ama bu gizemi açıklamaması için yüksek bir gücün kendisini uyardığını belirtiyordu.Bu uyarıya rağmen yine de çabalar sarf ettiğini ama engellerle karşılaştığını iddia ediyordu.Maddi kayıplar da yaşayan Bender, bu yüzden dergiyi kapatma kararı almıştı.
   1953 Yılının eylül ayında Bender'in kapısı çalındı.Siyah giyen üç garip adam kapının diğer tarafındaydı.Bender onları içeriye davet etti.Adamlar ABD hükümeti tarafından görevlendirildiklerini söyleyerek uçan cisimler hakkında ve uzay hakkında Bender'i bilgilendirdi.Sonra ise Bender'i tehdit ettiler.Ona bu konuda yani uzay konusunda artık yazmaması gerektiğini yazarsa hapislerde çürüyeceğini daha kötüsü canına dahi zarar gelebileceğini söylediler.Sonra ise hiçbir şey olmamış gibi çekip gittiler.Adamlar kendileriyle ilgili Bender'i uyarmamıştı.Yani gizlenmek derdinde değildiler.Sadece uzay konusunda onu uyarmışlardı.Bender bu olay sonrası 10 yıl boyunca uzayla ilgili yazmadı gelen sorulara ise kaçamak cevaplar verdi.

Bender Konuşunca...

   Takvimler 1956 yılını gösterdiğinde Uluslararası Uçan Daire Bürosu araştırmacısı Gray Barker, bir kitap yayınladı.Kitapta Bender ağır bir dille eleştiriliyordu.Onun gerçekleri saklamasının insanlık için ayıplar doğurduğu söyleniyordu.Sert eleştiriler karşısında Bender sessizliğini uzun süre bozmadı.Konuşmaktan her zaman kaçındı.1962 Yılında ise Bender, "Uçan Daireler Ve Üç Adam" adlı ince hafif bir kitap yayınladı.Kitaptaki öyküde Güney Kutbuna inen dünya dışı araç anlatılıyordu.Bu araçtan inen kara adamlar 1960 yılına kadar dünyada durdular daha sonra ise gittiler deniliyordu.Kitap siyah giyen adamlara atıf yapıyordu adeta.Nitekim daha sonra bu siyah giyen adamlar fenomeni gittikçe daha da gizemli bir hal almaya başlamıştı.Bender konuşunca kafalar daha da karışmıştı.

Tarih Yapraklarında Siyah Giyen Adamlar

   Siyah giyen adamlar sadece 1953 yılında insanlığın dikkatini çekmemişti.Siyah adamlar tasviri çeşitli kültürlerin MİT ve efsanelerinde yer almıştır.Siyah adam hikayesine hemen hemen tüm coğrafyalarda rastlanmış.Bazen bir çölde aniden ortaya çıkan ve kurbanlarını alt eden siyah giyimli adam bazen de görüldüğünde insana korku salan ümitsizlik aşılayan bir kara adam olarak tasvir edilmiş MİT ve efsanelerde.Hatta Çin,Tibet ve Hindistan'da bir inanışa göre yerin altında insanımsı siyah giyen yaratıklar yaşamaktadır.Yine Amerika Kızılderilileri ormanlara gizlenen kara giyen adamın kötülüğünden korunmaya çalışmıştır.Özetle günümüzde siyah giyen adamlar dediğimiz fenomen tarih boyunca çok sayıda kültürün içine yerleşmiştir.


MİB'ler Her Ağızda...

   Bender, siyah giyen adamlardan üstü kapalı bahsettikten sonra bu adamlarla ilgili çok sayıda insan çok söz söylemiştir.Başka uzay meraklısı insanlarda siyah giyen adamlarla karşılaştıklarını anlatmaya başlamıştır.Bunlardan en ilgincini bir psikolog yaşamıştır.
   Psikologun uzaylılar tarafından kaçırıldığını söyleyen bir hastası vardır.Yine bir gün bu hastasını tedavi ederken telefonu çalar psikologun.Arayan UFO araştırma gurubu başkanı(Böyle bir gurup yoktur aslında.) olduğunu söyler ve psikolog ile görüşmek ister.Psikolog bunu kabul eder.Adam dakikalar içinde psikologun evine gelir.Bu çok kısa bir süredir .Sanki adam evin yakınındaymış gibi.Psikolog siyah giyimli garip bir adamla karşı karşıya olduğunu çok geçmeden anlar.Karşısındaki adamın kirpikleri yoktur,gözleri donuktur,dudaklarında belirgin bir ruj vardır sanki dudakları yoktur,adam ölü gibidir.Psikolog gergin bir konuşmanın sonrasını hatırlamaz.Sanki unutmuştur.
   Siyah giyen adamlarla ilgili bu tür hikayeler daha da fazlalaşmıştır ileri yıllarda.

Nasıl Bir Şey Bu Siyah Giyenler...

    Kimileri onlar için uzaylı demiştir.Kimileri ise ABD için çalışan çok gizli ajanlar demiştir.Ortak tek fikir onların siyah giyinmesidir.Tamamen siyah giyinmesi.Aniden ortaya çıkarlar ve aniden kaybolurlar.Bazı uzay araştırmacıları onların uzayın gizemlerinin öğrenilmesini engellemek için yetiştirilmiş gizli ajanlar olduğunu söylerler.Genelde 3 kişi olarak gezdiklerini nadiren tek dolaştıklarını iddia ederler.Yine bir iddiaya göre ellerinde gelişmiş aletler vardır.Bazı iddialar daha ileri düzeydedir.Bindikleri araç,geldikleri gezegen hatta takıldıkları yeri bildiğini söyleyen çok kişi vardır.Kimileri bu siyah giyenlerin bizzat papaya çalışan dindar ama gizli insanlar olduğunu söylüyor.Onların görevi söylenene göre papanın dediklerini yapmak ve kiliseyi güçlü kılmak.
   Tüm bu tasvirlerden anlaşılacağı üzere bu insanların veya yaratıkların siyah giyinmeleri dışında belirgin bir özellikleri yok.Tabii bir de uzayla bağlantılı olmaları var.Varlıkları kanıtlanmasa da var olduğunu söyleyen belki binlerce şahit var.

Siyah Giyen Adamlar Filmi Bizlere Mesaj mı Veriyor?




   Hollywood filmleri genelde olacakları ve olanları gösterir.Bu filmlerin hep bir amacı vardır.Genelde insanlara açık veya gizli mesajlar verilir bu filmlerde.Şimdi siyah giyenler fenomeninden söz ettikten sonra Siyah Giyen Adamlar filminden söz etmemek olmaz.Filmde uzayla iletişimde olan ve bu noktada mücadele eden siyah giyen ajanlar konu ediniyor.Öncelikle kesinlikle film siyah giyenler fenomeninden özenerek yapılmıştır diyebiliriz.Senaristin, Bender'in yaşadığı olaydan yola çıkmış olması büyük bir ihtimal.
   Siyah Giyen Adamlar filmi bize böyle bir gizli servisin varlığını haber mi veriyor acaba?Bender'in yaşadığı olayı hatırlayalım.Üç adam geliyor ve ABD hükümetine çalıştıklarını söylüyor.Bunlar öyleyse ajan olmalı.Ama ajanlar kendilerini gizleme ihtiyacı duymaz mı?Halbuki Bender'i bizi kimseye söylemeyeceksin diye tehdit etmemişler.Bu güvendikleri bir şeylerin olduğunu gösteriyor.Kim bilir belki ellerinde filmde olduğu gibi bir hafıza unutturucu alet vardır.Ve Bender'in hatırladıkları sadece onların hatırlamasını istedikleridir.Kafa yorarsanız daha çok derine gider bu durum.
   Özetle film bize mesajlar veriyor olabilir fakat bu mesajları açık vermediği kesin.Filmi iyi analiz etmek lazım ve parçaları iyi birleştirmek lazım.

   Konuyu özetleyecek olursak siyah giyenler fenomeni uzay karmaşası içinde bizim düşüncelerimi bir hayli yoran bir gizem.Bu gizem ile ilgili parçaları iyi okuyabilmek için UFO ve benzeri araştırmaları ve önemlerini iyi analiz etmek lazım.

   Bu yazıda ufonet.be sitesinden alıntılar yapılmıştır...


Konuyla İlgili Video:


23 Temmuz 2015 Perşembe

Çarpılan Kız Hikayesinin Çöküşü

Çarpılan Kız diye dağıtılan fotoğraf

   Bu yazımda ülkemizin şimdiye kadar topluma en iyi şekilde yayılmış olan korku hikayesinin çöküşünü yazacağım.Başlıktan anlaşılacağı üzere bu çarpılan kız hikayesidir.Önce olaydan bahsedip sonra işin aslını yazayım.Ama uyarımı da yapayım eğer bu tür hikayelerden hemen etkilenecek bir yapınız varsa lütfen şimdi bu yazıyı okumayı bırakın.

ÇARPILAN KIZ OLAYI

   Çocukken tahminen 8 veya 9 yaşlarındayken bir gün  mahallemizde bir adam elinde bir fotoğraf ile kapıları çalıyordu.Kapıyı açanlara elindeki çok sayıda olan fotoğraflardan bir tanesini uzatıp uzaklaşıyordu.Fotoğrafı alanlar ise şaşkınlıkla kağıda bakıyorlardı.Adam daha sonra bana yaklaştı ve bana da bir fotoğraf uzattı.Daha sonra yanımdan ayrıldı.Verilen kağıda baktığımda korkunç çirkin bir yaratık ve altında yazan bir yazı hemen fark ediliyordu.Okuma konusunda iyi değildim o yaşlarda.Zaten pek anlayacağım şeyler de yazmıyordu kağıtta.Hemen elimdeki çirkin kızla(Kız olduğuna kanaat getirmiştim) beraber annemin yanına koştum.Bana bir açıklama yapmasını bekliyordum.
   Annem kağıdı aldı fotoğrafa baktı yazıyı okudu.Ufak bir tebessüm etti.Sonra başladı anlatmaya."Bu kızın annesi hep Kuran-ı Kerim okuyormuş çok dindarmış.Kız ise o Kuran-ı Kerim okurken yüksek sesle müzik dinliyormuş.Annesi çoğu sefer onu uyarmış.Ama kızı söz dinlememiş hatta annesine çok sinirlenmiş.Bir gün yine kız yüksek sesle müzik dinlerken annesi Kuran-ı Kerim okuyormuş.Annesi yine kızını uyarmaya gitmiş.Ama kız yine dinlenmemiş ve iyice öfkeye kapılmış.Koşmuş ve annesinin okuduğu Kuran-ı Kerim'i yırtmış.Ondan sonra kıza bir şeyler olmuş.Kıvranmaya başlamış.Ve Allah onu çarpmış bu hale getirmiş."
   Annemin anlattıkları karşısında dehşete düşmüştüm.Ve hikayeye şartsız inanmıştım.Ama annemin olayı inanarak anlatmadığını daha  o gün fark etmiştim.Nitekim daha sonraları bunu itiraf edecekti.Olay sadece beni korkutmamıştı o gün o kağıdı alan herkes korkmuştu.Ne tuhaf şimdi bakıyorum da sevgi dini olan İslamiyet daha o günlerden başlayarak korku dini haline getirilmeye başlanmış.
   Hikaye her sene kendini tekrar ediyordu.Özellikle yaz aylarında ve Kur'an kursu zamanlarında hikaye diriliyordu.Ama her sene hikaye farklı bir versiyonu ile karşıma çıkıyordu.Kimileri kızın namaz kılmadığı için bu hale geldiğini kimisi ise oruç tutanlara saygısızlık ettiği için bu hale geldiğini söylüyordu.Hikaye kontrol edilemeyecek boyutta bir hızla yayılıyordu.Hatta bazı camiler yazılı fotoğrafı giriş kapılarına asmıştı.Ben hikaye her sene farklı bir şekilde dile gelince hikayenin gerçek olmadığını erken kavradım.Ama hala kafamda bir soru işareti vardı.O fotoğraftaki yaratık o hale nasıl gelmişti?

VE İŞİN ASLI... 

   Ve seneler sonra araştırma yapmayı akıl ettiğim zaman işin aslını öğrendim.Fotoğrafta görünen tuhaf yaratık aslında bir heykeldi.Avustralyalı Heykeltraş Patricia Piccinini bu tür heykelleri yapıyordu.Patricia bir insan ile bir hayvanın birleşiminden nasıl sonuçlar çıkacağını düşünerek bu heykelleri yapmıştı.İşte bize çarpılan kız diye yutturulmaya çalışılan eseri de bu çerçevede yapmıştı.Nitekim baktığımızda yaratığın köpeği andıran bir tarafı da var.
   Peki neden böyle bir hikaye uyduruldu?Bunun tek sebebi korkuyla insanları dindar yapmaya çalışmaktan başka bir şey değil.Bu taktiğin yanlış olduğunu söylememe gerek var mı bilmiyorum.Şöyle bir hikaye vardır:Eğer bir insanı dindar yapmak istiyorsanız onu kalbine bırakın kalbini arasın,Eğer bir insanı Ateist yapmak istiyorsanız onu aşırı dinci bir ortamda yetiştirmeniz yeterli olacaktır.
   Korku ile kurulan düzen yıkılmaya mecburdur.Yani çarpılan kız hikayesi de görüldüğü üzere çökmeye mecbur kaldı.En iyisi sevgiyle yürümektir hoşgörüyle yürümektir.

   Heykeltraş Patricia Piccinini'nin diğer eserlerinin bir kısmını aşağıda paylaştım:






22 Temmuz 2015 Çarşamba

Yeni Sezona Damga Vurması Beklenen Yeni Diziler 2015


   Eylül 2015 tarihinde televizyon kanalları yeni sezona giriş yapacaklar.Bunun için hummalı çalışmalarda sürüyor.Yaz dizilerinden birkaç tanesinin yeni sezona ulaşabilme ihtimali var bunun dışında yeni sezonda yeni diziler ekranları kaplayacak gibi.Ayrıca devam eden dizilerde yeni sezona güzel bir giriş yapmak için hazırlanıyor.
   Bu yeni sezonda geçmiş sezonlarda olduğu gibi iddialı diziler dikkat çekiyor.Bu iddialı diziler genelde sezona bomba gibi giriyor ve reytingleri alt üst ediyor.Ancak bunun tersi durumda olabilir.Nitekim geçmişte iddialı olan birçok dizinin faciasını da izledik (bkz: Kurt Seyit Ve Şura).Bu yeni sezonda elbette ekranlara damga vurması beklenen birkaç dizi var.İşte bu yazımda o dizileri yazmak istedim.Bakalım bu diziler tahmin ettiğim gibi ekranlara damga vurabilecek mi?Yoksa çoğu dizinin yaşadığı gibi diziler mezarlığını mı boylayacak bu yeni yapımlar.


1.MUHTEŞEM YÜZYIL-KÖSEM (TİMS) 



   Muhteşem Yüzyıl-Aşk-ı Derun bittikten sonra dizinin kitlesinin büyük bir bölümü TRT ekranlarında yayınlanan Diriliş Ertuğrul dizisine kaymıştı.Ancak buna rağmen Muhteşem Yüzyıl-Aşk-ı Derun ekranlarda yokluğunu hissettirmişti.Nitekim Diriliş Ertuğrul dizisinde işlenen dönem çok daha farklı bir dönem.Bu yüzden Muhteşem Yüzyıl-Aşk-ı Derun kitlesi diziye pek ısınamadı.Burada şunu belirtmeliyim ki Diriliş Ertuğrul dizisinin kötü olduğunu söylemiyorum aksine gayet iyi bir dizi ama dediğim gibi Muhteşem Yüzyıl-Aşk-ı Derun takipçilerinin gözleri ekranlarda dizilerini aradı.
   Muhteşem Yüzyıl-Aşk-ı Derun bittikten sonra yapım şirketi TİMS Kösem Sultan dizisi yapacaklarını belirterek bir senelik dinlenmeye çekildi.Bu süre zarfında hiçbir TİMS projesi göremedik ekranlarda.Ama bu süre zarfında TİMS pek boş da durmadı Kösem Sultan dizisi için hazırlıklarını yaptı.Bu hazırlıklar sonucu da beklenti arttı.Bu beklentileri daha da kamçılayacak haberlerde ardı ardına geldi.
   Muhteşem Yüzyıl-Kösem dizisi ilk önce Kösem Sultan karakteri için ünlü oyuncu Beren Saat ile anlaştı iddiaları atıldı ortaya.Bu iddia şimdiye kadar yalanlanmadı.Doğru olma olasılığı yüksek gibi.Bunun dışında yine önemli bir karakter olan Safiye Sultan'a Hülya Avşar'ın can vereceği de kesinleşti.Ortalarda farklı karakterler için Çağatay Ulusoy,Kıvanç Tatlıtuğ gibi isim iddiaları da var.
   Kısacası Muhteşem Yüzyıl-Kösem dizisi yeni sezona damga vuracak bir kadro ile ekrana gelmeye hazırlanıyor.Başarılı olma olasılığı yüksek olsa da sıkıntılar yaşayacağı da aşikar.Nitekim Halit Ergenç,Okan Yalabık,Vahide Gördüm gibi isimlerin ağırlığı yok bu sefer dizide.Bakalım neler olacak.
   Muhteşem Yüzyıl-Kösem Star Tv ekranında olacak.

2.EŞKIYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ (FARK YAPIM)



   Deli Yürek,Ekmek Teknesi ve Kurtlar Vadisi dizisi yazım kadrosunda bulunan Raci Şaşmaz,Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan gibi güçlü kalemlerin dünyasından çıkacak olan bu dizinin ekranlara damga vurması bekleniyor.Nitekim bu üç adam bir araya geldiğinde kalitesiz bir işin ortaya çıkması imkansız gibi bir durum.Tek tek giriştikleri işler de reytinglere kurban gitse de gayet kaliteli.Nitekim Kurtlar Vadisi Pusu ile yollarını ayıran Cüneyt Aysan Beyaz Karanfil dizisini,Bahadır Özdener ise Reaksiyon dizisini yazmıştı.
   Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz sadece senaristleriyle değil oyuncu kadrosuyla da iddialı olduğunu gösteriyor.Kadrosunun bir bölümü ilk Kurtlar Vadisi dizisinden esinlenerek oluşturulmuş.Kurtlar Vadisi dizisinde sevilen Süleyman Çakır karakterine can veren Oktay Kaynarca yine benzer bir karakterle bu dizide.Bunun dışında yine Kurtlar Vadisinde Testere Necmi karakterine can veren Tarık Ünlüoğlu, Aslan Akbey karakterine can veren Selçuk Yöntem, Abdulhey karakterine can veren Kenan Çoban, Pala karakterine can veren Yüksel Arıcı dizinin kadrosunda yer alıyor.Oktay Kaynarca ile partner olacak Deniz Çakır ismi de dizinin iddialı olduğunu kanıtlıyor.
   Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisi sadece aynı kulvarda bulunan Kurtlar Vadisi Pusu dizisiyle çekişmeyecek.Bu dizi aynı zamanda iki kardeşin yani Raci Şaşmaz ve Necati Şaşmaz'ın çekişmesini gösterecek.Bilindiği üzere araları pek iyi değil.
   Bakalım senelerdir ekranların vazgeçilmezi olan ancak son sezonlarında iyice eleştirilen Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin hakimiyetine son verebilecek mi bu yeni mafya dizisi.
  Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz ATV ekranında olacak.

3.HALİT ERGENÇ'İN YENİ DİZİSİ (Q3 MEDYA)



   En son Muhteşem Yüzyıl dizisinde izlediğimiz Halit Ergenç'in dizi konusunda ne kadar seçici olduğunu daha önce bir yazımda yazmıştım.Ayrıca onun şimdiye kadar çok başarılı bir çizgi yakaladığını da dile getirmiştim.İsim Halit Ergenç olduğunda genelde dizileri izleniyor.Bu yüzden dizinin ismi bile ortada yokken kendisinin varlığı bile diziyi iddialı bir konuma getiriyor.Bunun dışında yeni dizisinde Cansu Dere ile birlikte oynayacağı dedikodular arasında.Bu da yine iddialı bir işin kapıda olduğunu gösteriyor.Bakalım ne zaman netleşecek bu yeni iddialı dizi.

4.Ve Diğerleri

   Yeni sezona hazırlanan şimdiye kadar 26 dizi olduğu biliniyor.Bu sayının artacağı bir gerçek.Bu dizilerin arasında en iddialı olanları yukarıya yazdım.Bu dizilerin dışında yine iddiası olan dizilerde var.Ancak bu diziler hakkında bilgi az olduğu için bir başlık altında toplamak istedim onları.
   Daha önce Kardeş Payı ve Mutlu Ol Yeter gibi dizlerin yapımcılığını üstlenmiş olan NTC Medya yeni sezona "Mutlu Aile Resmi" adlı yeni bir dizi hazırlıyor.Bu dizinin geçmişte tutan dizilerine baktığımızda yeni sezonda tutulması muhtemel gibi görünüyor.Ama yine de bir Mutlu Ol Yeter faciası daha yaşanabilir, bu seyircinin neyi seyredeceğini tahmin etmek zor.
   Yine dizi karnesi iyi olan AY Yapım, Anneler Analar adlı yeni bir dizi hazırlıyor yeni sezona.Tutması muhtemel.Bunların dışında Mayıs Kraliçesi(MİNT),Ya Her Şeyim Ya Hiçim(Endemol) ve Bir Deniz Hikayesi(Erler Film) gibi yeni dizilerde dikkat çekiyor.


13 Temmuz 2015 Pazartesi

Smile.dog Gerçek mi?


DİKKAT! Bu yazı kişiyi rahatsız edecek içerikler barındırıyor. 18 Yaşından küçükseniz veya rahatsız olacağınızı düşünüyorsanız lütfen kendiniz için bu yazıyı okumayı bırakın.

   Smile.dog hikayesi.Kimine göre gerçek bir hikaye kimine göre ise tamamen yalan!Ama şurası bir gerçek ki oldukça korkutucu ve gizemli bir hikaye.Peki bu hikaye gerçek mi?Hikayeden bahsedip bir sonuca ulaşmaya çalışalım.Ama daha önce bir uyarıda bulunayım.Lütfen yaşınız 18'den küçükse ve bu tür konularda çabuk korkacak bir yapınız varsa bu yazıyı okumayı derhal bırakın.
 

NEDİR BU HİKAYE?

   Burada hikayeyi uzun uzun yazmak istemiyorum.Nitekim eğer araştırırsanız hikayenin uzun şeklini internette bir çok sitede bulabilirsiniz.Ben kısaca hikayenin özünden bahsedeyim.
   Hikaye klasik bir korku gerilim hikayesi gibi başlıyor.Amatör bir yazar olayı yaşadığını iddia eden bir kadınla röportaj yapmak istiyor ve hikaye gelişiyor.Hikayenin odağında smile.dog adlı korkutucu bir resim var.Hikayeye göre bu resme bakanlar lanetleniyor.Resme bakan kişiler sonra her yerde bu resmi görmeye başlıyor ve rüyalarında dahi bu resmin gazabına uğruyormuş.Lanetten kurtulmanın yolu ise bu resmi başkalarıyla paylaşmakmış.
   Amatör yazar röportaj için gittiği kadının kendisiyle kapı ardından korkarak konuştuğunu yazıyor.Bundan sonra Smile.dog olayıyla yakından ilgilendiğini söylüyor.Araştırmalarına göre bu resme en başta 400 kişi maruz kalmış çoğu daha sonraları intihar etmiş veya izini kaybettirmiş.İçlerinden sadece kendisiyle korkarak konuşan Mary adlı kadına ulaşabilmiş.
   Mary en başta yazarla pek konuşmak istemese de daha sonra yazara bir mail göndererek Smile.dog resminin üzerindeki etkisini anlatmıştır.Mary resmi gördükten sonra resimdeki köpek benzeri yaratığın rüyalarına girdiğini ve beni yay diye onunla konuştuğunu anlatmış.Ruhunun Smile.dog tarafından rahatsız edildiğini dile getirmiş.Yazara yaptığı Smile.dog araştırmasını bitirmesini söylemiş.Bu mailden kısa bir zaman sonra Mary intihar etmiş.
smile.dog sahte resimlerden birisi
   Yazar bundan sonra araştırmasına devam ettiğini ve Smile.dog olayının birçok internet sitesinde,forumlarda yayıldığını söylüyor.Ancak internet aleminde dolaşan Smile.dog resimlerinin orijinal olmadığını orijinal Smile.dog resminin kayıp olduğunu da sözlerine ekliyor.
   Orijinal Smile.dog resmi şu şekilde tarif ediliyor:Kamera flaşı ile aydınlatılmış bir ortamda köpeğe benzer bir yaratık oturmuş vaziyette.Arkaplanda ise insan el izi şeklinde kan lekesi var.El boş.Ön plandaki köpek benzeri yaratık sırıtır bir biçimde kameraya bakıyor.
   Yazar bundan sonra bu hikayeyi yaymakla meşgul oluyor ve hikayenin gerçekliğine inandığını dile getiriyor.


PEKİ HİKAYE GERÇEK Mİ?

   Şimdi hikayenin gerçek olup olmadığını keşfedelim.Öncelikle bu hikayenin internet mazisi çok eskidir.İnternet hemen hemen ilk yayılmaya başladığı zamanlarda bu hikaye de ne hikmetse yayılmaya başlıyor.
   Bir resim insanda böyle etkilere sebebiyet verebilir mi?Evet bir resim insan psikolojisine etki edebilir özellikle bilinçaltına yollanacak korkunç bir şema farklı etkilere neden olabilir.Fakat bu hikayede bahsi geçen resmin varlığı bile şüpheli.Orijinal resmin olmayışı hikayenin fos olmasını destekleyecek nitelikte.
   Hikaye fark edeceğiniz üzere "bu mesajı 10 kişiye yayarsanız beladan korunursunuz" muhabbeti üzerine kurulmuş.Bu da hikayenin aslında şakacı birinin uydurması olduğunu gösteriyor.Hikayesini yaymak içinde sonuna "bu mesajı yayın" olayını eklemeyi ihmal etmemiş.
   Kısacası ben hikayeyi pek inandırıcı bulmadım.Gerçek olmama olasılığı çok yüksek.Ama şunu söylemeliyim ki Smile.dog adı altında paylaşılan ve benimde burada paylaştığım bu sahte olduğu söylenen resimler insanı biraz ürpetmiyor değil.Bu nasıl resimdir yahu böyle resim mi çekilir :)

Önemli Not: Bu bloguma eklediğim 100.yazı.Şimdiye kadar yazılarımı okuyan sizlere çok teşekkür ediyorum.Daha ilginç konular için bizi takip etmeye devam edin.



Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.



12 Temmuz 2015 Pazar

Blogger Hazır Şablonların Renklerini Değiştirme


   Eğer bir blog sahibiyseniz temanın ne kadar önemli olduğunu anlatmama gerek yoktur herhalde.Genelde blogger kullanıcıları hazır temalara yöneliyor.Ancak kullanıcılar bu temaların üzerinde çok az oynamalar yapıyor veya hiç yapmıyor.Böylece özgünlükte yok olup gidiyor.Karşımıza aynı temaya sahip çok sayıda blog çıkabiliyor.Bu da pek çekici olmuyor açıkçası.
   Bu yazımda bulduğunuz hazır blogger temasının renkleriyle nasıl oynama yapabileceğinizi anlatacağım.Öncelikle şunu söylemem de fayda var ki bu blog, blogger destek için kurulmuş bir blog değil.Nitekim bununla ilgili şimdiye kadar yazım olmadı.Blogunuzu geliştirmenize yardımcı olacak yazıları yazan hoş,yararlı çok sayıda blog var.Ancak ne yazık ki bu bloglarda bu renklerle oynama konusunda elle tutulur bilgiler verilmemiş.Bu bilgileri vermeleri için bazı bloglara tavsiyelerde bulunsam da pek oralı olmadılar.Bende en iyisi ben yazayım dedim.
   Uzun süredir karasalanten.com  blogum için bir tema arıyordum.Daha sonra şimdiki tema üzerinde oynamalar yapmak aklıma geldi.Birkaç ufak oynamadan sonra renkler konusunda oynamalar yapmayı başardım.Şimdi hazır temanızın renklerini nasıl değiştireceğinizi adım adım anlatacağım.

ADIM 1 Öncelikle yeni blog oluştur yolunu takip ederek bir deneme blogu açmanız iyi olacaktır.Bu deneme blogu geliştirmelerinizi önceden görmeniz açısından önemlidir.Eğer yaptığınız değişiklikleri beğenirseniz ana blogunuza bunları uygularsınız.Böylece çıkabilecek olumsuz durumların da önüne geçmiş olursunuz.

ADIM 2 Hazır bulduğunuz temayı deneme blogunuza yükledikten sonra bu temanın renk kodlarını bilmemiz gerekiyor.Temanın renkleriyle bu sayede oynayacağız.Temanızın renk kodlarını bilmiyorsanız sorun etmeyin.Nitekim bunu ezbere bilmek imkansız zaten.Renk kodlarını bulmak için bir program kullanacağız.Program dediğime bakmayın kurulum gerektirmeyen bir araç.ColorPix bu noktada yardıma yetişiyor.ColorPix'i indirmek için tıklayın. Uygulamayı indirdikten sonra açın.Fareyi hangi zemine tutarsanız o zeminin renk kodunu verir.

ADIM 3 Şimdi şablon kodlarınıza ulaşmak için Şablon > HTML'yi Düzenle yolunu takip ediyoruz.Karşımıza temanızın veya şablonunuzun kodları çıkacak.Bu noktada blogunuzu açın.ColorPix uygulamasını açın.Rengini değiştirmek istediğiniz zemine fareyi tutun ve renk kodunu alın:

Büyütmek için resmin üstüne tıklayın.


ADIM 4 Aldığınız kodu CTRL-F  aracılığıyla daha önce açtığınız şablon kodlarınız da aratın.Bulduktan sonra o kodu silip yerine hangi rengi koymak isterseniz onun kodunu yapıştırın.Kullanmak istediğiniz rengin kodunu öğrenmek için buraya tıklayınız. Kaydettikten sonra değişiklik oldu olmadı mı kontrol edin.Eğer olmadıysa diğer adımı okuyun:


Büyütmek için resmin üstüne tıklayın.

Büyütmek için resmin üstüne tıklayın.

Büyütmek için resmin üstüne tıklayın.

Büyütmek için resmin üstüne tıklayın.





ADIM 5 Bir renk şablonunuzun farklı yerlerinde defalarca kullanılmış olabilir.Bu durum aynı renk kodunun şablonunuzda birden fazla olmasına sebep olur.Eğer yeni renginiz istediğiniz yerde yoksa muhtemelen benzer kodlardan birisini değiştirmişsiniz demektir.Bu yüzden değişiklik yapacağınız yerin koduna ulaşmak için deneme-yanılma tarzında gidebilirsiniz.Bunun dışında kodlar da bazen değiştireceğiniz yere yönelik ipuçları bulabilirsiniz.Mesela değiştireceğiniz yer menü de bir yerdeyse kodlar arasında "menü" yazabilir.Veya blog yazılarında bir yerdeyse "posts" yazabilir.Ama ne yazarsa yazsın deneme-yanılma en iyi seçenektir.

ÖNEMLİ NOT: Bazen bazı renk kodları şablonunuzda kısaltılmış bir şekilde yazılır.Mesela kodlayıcı beyaz renk kodunu uzun uzun #FFFFF yazmak yerine #FFF diye yazmış olabilir.Bunun dışında bazı temalarda renk kodu kullanmak yerine renklerin İngilizce yazılışlarını yazmış olabilir.Ama bu pek kullanılmayan bir yazım şekli.

   Evet arkadaşlar elimden geldiğince renk değiştirme konusunu anlatmaya çalıştım.Karmaşık gibi görünse de aslında biraz kafa yorduğunuzda çok basit bir işlem bu.İnşallah istediğiniz tarzda bir tema oluşturursunuz.

10 Temmuz 2015 Cuma

Ku Klux Klan Örgütü Günümüzde Aktif mi?


   Gizemli konuları yazmaya tüm hızımla devam ediyorum.Diğer ilginç konuları okumak için buraya tıklamanız yeterli olacak.
   Bu yazımda tarihin en acımasız ve şüphesiz en ırkçı gizli örgütünden bahsedeceğim.Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu örgüt Ku Klux Klan.Günümüz popüler kültüründe bu örgütten espri amaçlı bahsedilse de aslında bu örgüt korkutucu tarafları olan ve halen hakkında aktif mi değil mi tartışmaları bulunan tehlikeli bir yapılanmadır.İlk önce bu örgüt ile ilgili temel bilgileri yazıp daha sonra aktif mi değil mi bir sonuca ulaşalım.

KİM, NE ZAMAN,  NEDEN KURDU? 

   Örgüt 24 Aralık 1865 tarihinde ABD'de Büyük Büyücü olarak bilinen Nathan Bedford Forrest öncülüğünde kuruldu.Kurucuları arasında zamanın ABD generalleri,politikacıları ve bürokratları da vardı.Örgüt 1915 yapımı Bir Ulusun Doğuşu filmiyle kendilerini deklare etmiştir.Ancak bu filme yönelik ırkçı söylem eleştirileri o zamanlarda çok olmuş hatta film birçok eyalette yasaklanmıştır.
   Örgütün kuruluş amacını daha iyi çözümlemek için Amerikan iç savaşını gözden geçirmek yararlı olacaktır.Bilindiği üzere 1861 yılında yani Abraham Lincoln Birleşik Devletler başkanı olduktan bir yıl sonra Güney Amerikalılar bağımsızlıklarını ilan ettiler ve Konfederasyon kurdular.Bu bağımsızlık Abraham Lincoln ve onun getirdiği kölelik karşıtı söylemlere yönelik bir savaş çağrısıydı.Nitekim çok gecikmeden savaş başlayacaktı.Kuzey ve Güney savaşı olarak bilinen bu iç savaş bir bakıma kölelik ve köle karşıtı söylemlerin de savaşıydı.Kölelik Güneyde çok gelişmişti hatta vazgeçilmez olmuştu.Tahmin edileceği üzere kölelerin hemen hemen hepsi siyahiydi.Amerika'da o zamanlar özellikle de Güneyde siyahi insanlara insan gözüyle bakılmıyordu.Onları çoğu insan doğuştan köle ve insan olmayan bir ırk olarak görüyordu.



   İç savaş 4 yıl sürdü.Sonuçta Birleşik Devletler yani kuzey, savaşı kazandı.Köleliğin her zaman karşısında olan ve halkın sevgisini kazanan lider Abraham Lincoln ise zaferin tadını bile çıkaramadan savaş bittikten 3 gün sonra suikast sonucu öldürüldü.Bu suikast savaşın sonucunu sindiremeyenlerin olduğunu gösteriyordu.Nitekim savaş bittikten kısa süre sonra Ku Klux Klan gibi çok sayıda ırkçı ve saldırgan gizli örgütler kuruldu.Ku Klux Klan iç savaş öncesi "Altın Çember Şövalyeleri" adlı örgütün de bir uzantısı sayılır.Nitekim bu örgütten çok sayıda isim iç savaş sonrası Ku Klux Klan çatısında toplanmıştır.Altın Çember Şövalyelerini ilginç yapan diğer bir özellik ise Abraham Lincoln suikastını gerçekleştiren John Wilkes adlı kişinin bu örgüte üye olmasıdır.
   Artık anlaşılacağı üzere Ku Klux Klan iç savaş sonucu oluşmuş ırkçı bir gizli örgüttür.Bu örgüt ırkların eşit olmadığını söyler ve beyazların siyahlardan üstün olduğunu vurgular.Bunun dışında siyahilerin yok edilmesi ve beyazların hakim olduğu bir düzen vazgeçilmez söylemleridir.Örgüt ilk kurulduğu zamanlarda 4 milyon gibi azımsanmayacak bir sayıda yandaş bulmuştur.
   Bu gizli örgütün siyahilerin gittikleri okulları,kiliseleri bombalamak siyahileri savunan siyahi olan olmayan eylemcilere şiddet uygulamak gibi eylemleri vardır.

KU KLUX KLAN ÖRGÜTÜ GÜNÜMÜZDE AKTİF Mİ? 

   Örgüt tarihte iki defa dağılmıştır.1930 Büyük buhran ve 1944 yıllarında örgüt pasif duruma geçmiştir.1950 ve 1960 yıllarında örgüt tekrar canlanmaya ve kuvvet bulmaya başlamıştır.Özellikle diğer radikal(Neonazi, aşırı sağcı vs.) hareketlerle uyumlu hale gelmesi bu canlanmayı sağlamıştır.Bunun dışında ırkçılık kokan yeni eserler de bu canlanmayı kuvvetlendirmiştir.
   Ku Klux Klan örgütü ilk kurulduğundaki gücünden ve desteğinden yoksun kalsa da ufak eylemlerle ismini duyurmaya devam etti.1990 yılında yapılan bir araştırmaya göre Ku Klux Klan örgütünün çoğunluğu Amerika'nın güney eyaletlerinde olmak üzere sayısı 100.000 ile 150.000 arasında değişen destekçisi bulunuyordu.Günümüzde bu rakamın biraz daha fazla olduğu tahmin ediliyor.Ku Klux Klan örgütünün 2001 yılında da toplantılar yaptığı ve öğretilerini açıkladığı biliniyor.Yani örgütün halen aktif olması muhtemeldir.Ancak buna rağmen son yıllarda büyük bir eyleme girişmedikleri de bir gerçektir.
   Ku Klux Klan örgütü öğretilerinde açıklandığı üzere zamanlarını bekliyor olabilir.Nitekim onlar bir gün iktidarın ellerine geçeceklerini düşünüyorlar.Belki bu yüzden şimdilik büyük eylemlere kalkışmıyorlar.İktidar ellerine geçtikten sonra beyaz ırkın devrinin başlayacağını ve bu devirde siyahilere yer olmadığını düşünüyorlar.

   Özetlemek gerekirse Ku Klux Klan ırkçılık üzerine inşa edilmiş gizli bir örgüt.Günümüzde büyük eylemlere kalkışmasalar da  bu örgütün destekçileri varlıklarını sürdürüyor.Bu örgütün inananları günümüzde daha sakin ve görünmez bir hayat sürmekten yana gibi duruyorlar.

   Günümüzde örgüte inananlarla iletişime geçmiş ve bilgiler almış Anthony Karen adlı gazetecinin örgütün günümüz şeklini gösteren fotoğraflarına bakmak için tıklayınız.

   Örgütle ilgili bilgiler için aşağıdaki videoyu da izleyebilirsiniz:



Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.


 
 

7 Temmuz 2015 Salı

Yaz Ekranlarında Alternatif Programlar


   Malumunuz artık tam manasıyla Yaz mevsimini yaşıyoruz.Buna paralel olarak televizyon kanalları da kendilerine bir yaz ekranı oluşturmuş durumdalar.Bu ekranlarda genelde yarışmalar ve dizileri görüyoruz.Ne yazık ki bu sene de geçtiğimiz senelerde olduğu gibi hemen hemen tüm ekranları artık vıcık vıcık diye tabir edeceğim aşk ve gençlik dizileri sarmış durumda.Bunun yanında pek samimi ve gerçekçi olmayan yarışmalarda cabası.İşte bu durumu dikkate alarak kanalların sıkıcı olmaktan öteye geçemeyen yaz ekranlarına alternatif olabilecek programları yazacağım.

   Yaz mevsiminde dışarılarda gezip dolaşmak,kitap okumak,farklı uğraşlarla ilgilenmek önceliğimiz olmalı.Fakat sihirli kutu daha çekici geliyorsa ve vıcık vıcık aşk,gençlik dizileriyle dolu yaz ekranlarından korunmak istiyorsak kısacası alternatif hoş programlar arıyorsak bu yazımı okumaya devam edin derim.

   Elbette bütün televizyon kanallarının kuşaklarına hakim olmam imkansız.Şimdiye kadar bildiğim ve incelediğim kadarıyla bir alternatif oluşturdum.En azıyla çoğu ekrana hakim olan samimiyetsiz işlerden iyidir yazdıklarım.

NOSTALJİ SEVERLER İÇİN 


    Eski dizileri ve programları özleyenler için şu sıralar bazı televizyon kanallarında sevindirici girişimler oluyor.Bazı televizyon kanalları eski hoş dizileri tekrar yayınlıyor.Bunun dışında eski programları yayınlayanlar da var.Diziler içinde en dikkat çekeni ve sizinde mutlaka beğeneceğiniz Ekmek Teknesi tekrarları.Ekmek Teknesi dizisi 360 kanalında hafta içi her gün 15:45'te tekrarlarıyla ekrana geliyor.Sizde Nusret babayı,Kirliyi,Heredot Cevdet'i vs. özlediyseniz mutlaka izleyin derim.Nitekim artık böyle hoş diziler yapılmıyor yapılsa bile ömrü uzun olmuyor.

   Tekrarlarıyla özleyenlerini sevindiren diğer bir dizi de Tatlı Hayat.Haluk Bilginer ve Türkan Şoray gibi usta isimleri içinde barındıran dizi Beyaz Tv'de hafta içi her gün 13:00'da tekrarlarıyla ekrana geliyor.Şaşkın İhsan ve onu toparlamakla uğraşan Sevinç'in hayatına yeniden konuk olmaya ne dersiniz.Bunun dışında Beyaz Tv eğer izlemek isteyen olursa Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin eski bölümlerini de yayınlıyor.

   Şimdiki samimiyetsiz hep aynı konu etrafında dönen gençlik dizilerinden bıkanlar için Yedi Numara adlı gençlik dizisi TRT Avaz ekranlarında yayınlanıyor.Bu nostalji lezzetini kaçırmak istemeyenler saat 07:15'de TRT Avaz ekranlarına bakabilirler.

   Ekmek Teknesi ve Tatlı Hayat kadar eski olmasa da Türk Tv dizi tarihine damga vurmuş olan absürd komedi Leyla İle Mecnun dizisi de tekrarlarıyla ekranları şereflendiriyor.Leyla İle Mecnun dizisi hafta içi her gün 12:30'da TRT Okul ekranlarında oluyor.İsmail abinin renkli ceketini özleyenler için iyi bir haber.

   Bu dizilerin dışında tekrarlarıyla beni sevindiren ve sizi de sevindireceğine inandığım hoş bir gezi programı olan Şoray Uzun Yolda Ülke Tv'de hafta içi her gün 16:00'da yayınlanıyor.Bu gezi programı dışında Samanyolu Tv'nin vazgeçilmezi olan Ayna programına da bakabilirsiniz.


YENİ TAKILMAK İSTEYENLER İÇİN


   Nostalji dizi veya programları ilginizi çekmiyorsa yeni programlardan birisini takip etmek istiyorsanız ve kaliteli bir program arıyorsanız birazdan yazacaklarım size göre.Zevkler kişiden kişiye farklılık gösterse de yazacaklarımı beğeneceğinizi düşünüyorum.

   Leyla İle Mecnun'un yaratıcıları arasında bulunan Onur Ünlü'nün Beş Kardeş adlı dizisi izlenmeye dğer gerçekten.Özellikle bunaltıcı diziler arasından kolayca sıyrılan bir akışa sahip ve konusu gerçekten beğeneceğiniz türden.Beş Kardeş dizisi her Salı saat 22:00'de Kanal D ekranlarında yayınlanıyor.

   Aslında geçmişte yayınlanmış olan ve şimdi tekrarları yayınlanan Kabuslar Evi adlı dizide izleyebileceğiniz hoş ve farklı bir program.Babam ve Oğlum,Dedemin İnsanları gibi ölümsüz filmlere imza atmış Çağan Irmak imzası taşıyan bu dizi Pazartesi ve Cuma günleri saat 00:30'da Tv 2'de yayınlanıyor.Bence bir izleyin beğeneceksiniz.

   Evet dizi olarak bu ikisini önerebiliyorum.Çünkü gerçekten farklı ve hoş bir yapım kısırlığı yaşanıyor.Program olarak ise en başta Tarihin Arka Odası adlı programı öneriyorum.Tarihi konuların konuşulduğu bu program Cumartesi günleri Habertürk Tv ekranında yayınlanıyor.Ayrıca tarihten,bilimden ve önemli şahsiyetlerden bahseden farklı bir iş olan Takiyüddin'in Gözlemevi adlı kısa programda Tv 2 ekranlarında yayınlanıyor.

YABANCI SEVERLER İÇİN


   Yabancı dizi ve film severler içinde ekranlarımızda alternatifler var elbette.Bu alternatifleri oluşturan kanalların başında E2,Kanaltürk,Tv2,CNBC-E geliyor.Tek tek bu kanalların dizilerinden filmlerinden bahsedecek değilim dikkatimi çekenleri yazacağım.

   Çok sevilen yabancı dizilerin başında gelen Doctor Who dizisi Salı günleri saat 21:00'de E2 ekranlarında yayınlanıyor.Bunun dışında yine çok izlenen Hannibal dizisi gece geç saatlerde E2 ekranlarında yayınlanıyor.Yetişkinler için çizgi dizi özelliği taşıyan Family Guy ve Southpark dizileri de E2 ekranlarında alternatif oluşturuyor.

   Çok sevilen bir dizi olan Madmen adlı dizi Çarşamba günleri saat 02:00 'de CNBC-E ekranlarında oluyor.Bunun dışında yetişkinler için çizgi dizi özelliği taşıyan The Sımpsons adlı dizi de gece geç saatlerde CNBC-E ekranlarında oluyor.

   Çok izlenen diziler arasında bulunan Camelot her Pazar 23:30'da TV2 ekranlarında oluyor.Konusuyla bize de yakın olan yabancı dizi Gelibolu her Çarşamba 21:30'da Tv2 ekranlarında oluyor.

   Ekranlarda kaliteli yabancı film izlemek isteyenler Kanaltürk Tv'nin akışını takip edebilir.Bunun dışında Tv 8 'de yabancı film konusunda takip edilebilir.Nitekim yabancı film konusunda hoş bir tanıtım yapmışlardı.

   Yaz ekranlarına karşı alternatifleri sunmaya çalıştım.Unutmadan Yaz mevsimi ne kadar dizi konusunda zengin görünse de aslında bir dizi mezarlığı teşkil eder.Yaz mevsiminde yayınlanan çoğu dizi Eylül ayına kadar bile dayanamaz.

4 Temmuz 2015 Cumartesi

Facebook Otomatik Video Oynatmasını Kapatma(Resimli Anlatım)


   Facebook ile az çok ilgili olanların en büyük sıkıntılarından birisi de otomatik video oynatmanın olması.Uygulamada gezinirken karşımıza çıkan videoların kendi kendine sessiz oynaması hem uygulamayı kasıyor hem de kotalı internet kullananlar için büyük sıkıntı yaratıyor.
   Bu yazımda bu otomatik oynatmanın nasıl kapatılacağından bahsetmek istiyorum.Bunu hem mobil cihazlardaki uygulamada nasıl kapatılacağını anlatarak hem de masaüstü sitesinde nasıl kapatılacağını anlatarak yapacağım.Anlatımım resimli olacağı için kapatma konusunda bir sıkıntı olacağını zannetmiyorum.


1. Facebook uygulamasına giriyoruz ve diğerleri anlamına gelen resimdeki simgeye tıklıyoruz.
2. Burada açılan seçeneklerden Uygulama Ayarları seçeneğine giriyoruz:




3. Videoların otomatik oynatımı adlı seçeneği bulup üzerinde tıklıyoruz:


4. Video otomatik oynatımı seçeneğinde göreceğiniz kapalı seçeneğini seçip işlemi tamamlayabilirsiniz:


   Facebook uygulaması Android,Iphone gibi cihazlarda benzerlik gösterdiğinden bu şekilde tüm mobil cihazlarda video otomatik oynatımını kapatabilirsiniz.

MASAÜSTÜ SİTEDE OTOMATİK VİDEOYU KAPATMA:

1. Diğer seçenekler anlamına gelen simgeye tıklıyoruz.
2.Buradan Ayarlar seçeneğini bulup tıklıyoruz:



3.Sol kısımdaki seçeneklerde en aşağıda bulunan Videolar seçeneğine tıklıyoruz:


4. Videoları otomatik oynat adlı bölümün sağında bulunan muhtemelen varsayılan konumunda olan yere tıklıyoruz.Bu arada burada video kalitelerini de ayarlayabilirsiniz gördüğünüz gibi.

5. Varsayılan yere tıkladıktan sonra önümüze gelen seçeneklerden kapalı yazan yere tıklıyoruz ve işlemimiz tamam.Bundan sonra videolar siz istemediğiniz sürece otomatik oynamaz:



   Evet arkadaşlar otomatik video kapatmayı elimden geldiğince anlatmaya çalıştım.İşinize yarar umarım.

Facebook Videolarına Reklam Koyacak


   Çağımız tüketim çağı ve dolayısıyla reklam çağı.Bu çağa ayak uydurmak artık neredeyse şart gibi.Nitekim direnenlerin nasıl alt üst olduğu görünen bir gerçek.

   Bugün gördüğüm bir habere göre Facebook artık yüklenen videolara reklam koyacak.Youtube videolarında alışık olduğumuz bu reklam işinin Facebook platformuna sıçraması biraz can sıkıcı.Zaten sık sık video yüklenme sorunları yaşatan Facebook bence bu uygulamayla kendi ayağına sıkmış olacak.Facebook kullanıcılarının genel tavrı Facebook üzerinden video izlemenin ve yüklemenin çok uzağında.Facebook bunu aşmak için teşvik edici modeller düşünmesi gerekirken aksine kullanıcılarını daha da soğutacak bir işe girişecek gibi.Nitekim videolarda araya giren reklamlar çoğu internet kullanıcısının hoşuna gitmeyen bir uygulama.

   Facebook bu reklam işine paralı kanalı olan HBO (Home Box Offıce) ile girişecek.Zaten daha önce bu kanalla Facebook üzerinden video reklam işine adım atmışlardı.Şimdi bunu bir adım daha öteye taşıyacaklar.Düşünülen uygulamaya göre yüklenen videoları izleyen kullanıcılar video sonunda önerilen videolar diye bir kısımla karşılaşacak.Buradan video izlemeye devam eden kullanıcılar video aralarında reklam videoları ile karşılaşacaklar.

   Bu video işi Youtube gibi yapılacak gibi.Tabii ki video yayıncıları bu işten makul miktarda para kazanma şansı da yakalayacak.Ama yine de ben bu işin Facebook'ta beklenilen etkiyi yapacağı düşüncesinde değilim.

" Facebook 'un popüler paralı televizyon kanalı HBO (Home Box Office) ile işbirliği yaparak özel video fırsatları sunduğu bir süredir manşetlerde yer alıyordu. Şirket şimdi de "reklam" odaklı yeni düşünce yapısıyla video platformunu bir adım daha ileriye taşımak istiyor.
Sosyal medya devi zaten bir süredir "Haber Kaynağı" içersinde  reklam görüntülüyordu. Facebook'un yeni planları arasında artık video klipler arasında reklam gösterme fikri de yer alıyor.
Facebook'da bir video izlendikten sonra "Önerilen Videolar" diye yeni bir ekran açılacak ve eğer kullanıcı bu videoları izlemeye devam ederse YouTube sistemine benzer bir şekilde reklamlar görüntülenecek.
Reklam hizmetinde Youtube benzeri bir gelir paylaşımı hedefleniyor. Buna göre video reklamlarından kazanılan gelirlerin yüzde 55'i..."

2 Temmuz 2015 Perşembe

Takip edilesi Bir Kanal


   Bu yazımda güzel videolar yayınlayan ve ileride daha çok gelişeceğine inandığım bir kanalı yazmak istedim.Öncelikle kanalın ismini ve bağlantısını vermekte fayda var diye düşünüyorum. Informatıon Team adlı kanala göz atmak için tıklayabilirsiniz.

   Youtube kanallarına göz atanlar tanır Ruhi Çenet diye bir kişi baya ilgi çekici ve hoş videolar yayınlıyor.Ruhi Çenet videolarına merak saldığım zaman diliminde aynı tarzda farklı kanalları da incelemek istedim.Birçok kanalı inceledim ve az çok yokladım.Yokladım derken bu kanalların abonelerine ne kadar değer verdiğini ölçecek bir takım denemeleri kastediyorum.Çoğu kanal açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattı.Çoğuyla iletişim kurabilmek gerçekten zor.

   Gel zaman git zaman Ruhi Çenet alternatiflerini aramayı bıraktığım bir zamanda Facebook üzerinden Information Team adlı bir kanalın adını duydum.Kanalın kurucuları, Facebook üzerinden kullanıcılara kanal tanıtımlarını gönderiyorlardı.Tabii ki bana da bu yönde bir mesaj geldi.Açık konuşmak gerekirse başta çekimser durdum.Ama sonra kanalı biraz incelediğimde aslında iyi bir potansiyelin var olduğunu gördüm.Gerçekten kanalın sahipleri bu işe gönül vermişler ve işlerini heyecanla yapıyorlar.Şimdiye kadar yayınladıkları videolarda gayet başarılı bence.

   Information Team kanalının en sevdiğim yanı ise abonelerine takipçilerine değer veriyor olmaları.Facebook sayfalarından sık sık hayranlarına video önerisi soruyorlar.Hayranları tarafından gelen sorulara çok kısa bir zaman diliminde cevap veriyorlar.Bunlar çok önemli.Bu zamanda kendisini değerli gören kanalları daha çok destekliyor kullanıcılar.

   Information Team videolarından bahsetmek gerekirse(zaten altta videolarından ikisini paylaştım) Ruhi Çenet tarzı videolar yapıyorlar.Ruhi Çenet tarzı video nasıl oluyor derseniz hani olur ya böyle sıralamalı ilginç bilgiler dizilir öyle oluyor.Örnek vermek gerekirse işte "Adolf Hitler hakkında bilinmeyen 10 gerçek." gibi.En çok gazetelerin uyguladığı bu sıralama yöntemiyle farklı konuları paylaşma alışkanlığı gerçekten ilgi çeken bir uygulama.Benim de çok hoşuma giden bir yöntem.

   Neyse fazla uzatmayayım kanalı takip etmenizi öneririm.İleride iyi bir yerde olacağına inanıyorum bu kanalın.Bakalım görelim...

   Kanala ait videolardan bazıları:

Gerçekleşmeyen 9 Kıyamet Senaryosu:



Tarihin En Başarılı 10 Komutanı:




Ezidiler Neye İnanırlar?İbadetleri Hakkında Bilgiler


Önemli Not: Ezidilik ülkemizde Yezidilik ismiyle de anılıyor.Yezidilik isminde bulunan Yezid'in Muaviye'nin oğlu kerbela olayının mimarı Yezid ile hiçbir ilgisi yok.Bu Yezid, Ezidilerin dini lideri olan Yezid'tir.

   Son günlerde yaşanan sıkıntılardan dolayı isimlerini tekrar sıkça duyduğum Ezidileri merak ettim.İnanışlarına yönelik bir dizi araştırma yaptım ve önüme gayet farklı ve bana ilginç gelen bir inanış biçimi çıktı.Bu yazımda Ezidilerin neye inandıklarını paylaşmak istiyorum.

   Öncelikle Ezidilerin inanışıyla ilgili toplumumuzda söylenen çok yanlış var.Nitekim kaynakları taramadan önce Ezidiler neye inanır diye sorduğum bazı insanlar bana uçuk bir inanış portresi çıkardılar. Evet Ezidiler bize ilginç gelecek bir inanışa sahipler.Ama bu zannedildiği gibi karmaşık ve korkunç bir inanış değil. Şimdi basitçe yani daha yüzeysel olarak bu inanıştan bahsedeyim.

   Ezidilerin inançların kaynağını oluşturan hikaye şu şekilde gelişmiştir:Allah topraktan ilk insanı yani Adem'i yarattı.Tüm meleklerin ona itaat etmesini istedi. Tüm melekler bir tanesi hariç Adem'e boyun eğdi.Yalnızca Azazil(Biz şeytan diyoruz lakin Ezidiler ona Azazil diyor ve şeytan kelimesini kullanmıyorlar.)boyun eğmedi.O Allah'a şunu söyledi "Ben yalnızca beni yaratan sana itaat ederim."Azazil bundan sonra gururlu bir melek olduğu için Allah tarafından cezalandırıldı ve 40 bin yıl boyunca ateşler içinde yandı.Daha sonra gözyaşları o ateşi söndürdü.Ve o da Allah ile barışık yaşamaya başladı.Azazil düşmüş melek olarakta adlandırılır ve Ezidi inancında Melek Tavus ismini almıştır.Tavus kuşu simgesi de bu yüzden kutsaldır onlar için.

   Ezidiler bu hikayeden hareketle Melek Tavus'u insan karşısında eğilmediği için asil kabul etmişlerdir.O meleklerin en büyüğü olarak görülür.Çünkü o sınanmıştır.Ezidilikte Allah inancı farklılık gösterir.Onlara göre Allah dünyanın yaratıcısıdır fakat sürdürücüsü değildir.Dünyanın sürdürücüsü Melek Tavus'tur.Özünde Allah iyidir bu yüzden ona ibadet etmek yerine insanlar özünde kötü olan Melek Tavus'a ibadet etmeli.Kötülükten korunmak için bu yapılmalıdır.Melek Tavus Allah'ın yeryüzündeki gölgesidir.İşte bu yüzden Ezidiler kötülükten korunmak için ona ibadet ederler.Ama toplumuzda sanıldığı gibi Allah'ı reddetmezler.


   Ezidi inancına göre ahiret yoktur.Cennet ve Cehennem dünyadır.İnsan giriştiği hareketlerden dolayı dünyayı cennete de çevirir cehenneme de.Ezidiler reenkarnasyona inanır.Kıyamet inançları yoktur.Dünya sonsuzdur.Tabiata büyük saygı duyarlar.Vaftiz  ve boğa kurban etme gelenekleri vardır.Çarşamba günleri onlar için kutsaldır.Ezidiler semavi dinlerde olduğu gibi dini yayma çabasına girişmezler.Hatta Ezidi dinini yaymak yasaktır.Onlar ilk yaratılan insanın soyundan geldiklerine inanırlar ve Ezidiliğe bu soydan olmayanlar kabul edilmez.

Güneşe mi Taparlar Ateşperestler mi? 

   Ezidiler Güneşe tapmaz ve aslında öyle ateşperestte değiller.Onlar güneşe dönüp ibadet ederler.Ancak bunu ona taptıkları için değil Melek Tavus'a ibadet etmek için yaparlar.Aslında Ezidiler Melek Tavus'a(Şeytan)  da tapmazlar.Onlar Melek Tavus'tan korkarlar ve ona saygı duyarlar.

   Güneşe dönüp ibadet etme olayını müslümanların Kabe'ye dönüp ibadet etmelerine benzetebiliriz.Müslümanlar nasıl Kabe aracılığıyla Allah'a ibadet ederlerse Ezidiler de Güneş aracılığıyla Melek Tavus 'a ibadet ederler.Bu örneği daha iyi anlaşılması için verdim
verdim.Tabii ki iki durum çok farklı koşullar içeriyor.

   Kısacası Ezidilik toplumumuzda öcü gibi lanse edilse de kendi içinde ilginçlikler taşıyan bir hayli farklı bir inanış. Bu inanışa sahip kişilere saygı duymakla beraber bu inanışın iyi anlaşılması  şart.

İbadetleri Hakkında Bilgi...

   Ezidilerin ibadetleri hakkında bilgi veren kaynaklar ne yazık ki sınırlı.Bunda Ezidilerin gizli kalma istekleri önemli bir rol oynuyor tabii ki.Ezidiler ibadetlerini başka dinlere mensup insanların gözünden uzakta yapma taraftarıdır.Nitekim bu durum öyle bir hal almıştır ki eğer başka dine mensup birisi ibadetleri sırasında görünürse ibadetlerini derhal sonlandırırlar.Ezidi ibadetleri hakkında sınırlı kaynaklardan derlediğim bilgileri paylaşmakta yarar var diye düşünüyorum.

   Ezidiler sabah,öğle ve akşam olmak üzere günde üç defa dua ediyorlar.Bunu da Güneşe dönerek yapıyorlar.Bu dualarında tabii ki Melek Tavus ön planda oluyor.Ezidiler bunun dışında Kara Çarşamba bayramı olarak bilinen nisan ayının ikinci haftasına denk gelen zaman diliminden önce 3 günlük oruç tutuyorlar.Oruçluyken aynı müslümanlar gibi bir şey yemiyorlar.Belli bir ibadethaneleri olmayan Ezidiler sadece ruhani liderlerinin türbelerini ziyaret ediyorlar.Bu ziyaretleri sırasında çeşitli ayinlerde bulunuyorlar.Bu ayin çıra yakılıp dua etme şeklinde gerçekleşiyor.

   Ezidilerin kutsal tapınakları Irak Laleş Vadisi'nde bulunuyor.Her yıl farklı ülkelerden Ezidiler bu tapınağa hac niyetine geliyor.Burada bulunan Beyaz Çeşme'de yıkanan Ezidiler ayrıca yeni doğan çocuklarını da burada yıkayıp sünnet ettiriyorlar.Sünnet Ezidiler için çok önemli.Sünnet olmadan ölenleri bile defnetmeden sünnet ediyorlar.

   Ezidilerin Meshaf Reş ve Kitab el Celve adında iki kutsal kitabı var.Meshaf Reş Ezidiler için yapılacak yapılmayacakları yazarken,Kitab el Celve ise daha derin konuları barındırır.Kitab el Celve'nin Ezidiler dışında başka kişiler tarafından okunması hoş karşılanmaz.