a

Çarpılan Kız Hikayesinin Çöküşü

Çarpılan Kız diye dağıtılan fotoğraf

   Bu yazımda ülkemizin şimdiye kadar topluma en iyi şekilde yayılmış olan korku hikayesinin çöküşünü yazacağım.Başlıktan anlaşılacağı üzere bu çarpılan kız hikayesidir.Önce olaydan bahsedip sonra işin aslını yazayım.Ama uyarımı da yapayım eğer bu tür hikayelerden hemen etkilenecek bir yapınız varsa lütfen şimdi bu yazıyı okumayı bırakın.

ÇARPILAN KIZ OLAYI

   Çocukken tahminen 8 veya 9 yaşlarındayken bir gün  mahallemizde bir adam elinde bir fotoğraf ile kapıları çalıyordu.Kapıyı açanlara elindeki çok sayıda olan fotoğraflardan bir tanesini uzatıp uzaklaşıyordu.Fotoğrafı alanlar ise şaşkınlıkla kağıda bakıyorlardı.Adam daha sonra bana yaklaştı ve bana da bir fotoğraf uzattı.Daha sonra yanımdan ayrıldı.Verilen kağıda baktığımda korkunç çirkin bir yaratık ve altında yazan bir yazı hemen fark ediliyordu.Okuma konusunda iyi değildim o yaşlarda.Zaten pek anlayacağım şeyler de yazmıyordu kağıtta.Hemen elimdeki çirkin kızla(Kız olduğuna kanaat getirmiştim) beraber annemin yanına koştum.Bana bir açıklama yapmasını bekliyordum.
   Annem kağıdı aldı fotoğrafa baktı yazıyı okudu.Ufak bir tebessüm etti.Sonra başladı anlatmaya."Bu kızın annesi hep Kuran-ı Kerim okuyormuş çok dindarmış.Kız ise o Kuran-ı Kerim okurken yüksek sesle müzik dinliyormuş.Annesi çoğu sefer onu uyarmış.Ama kızı söz dinlememiş hatta annesine çok sinirlenmiş.Bir gün yine kız yüksek sesle müzik dinlerken annesi Kuran-ı Kerim okuyormuş.Annesi yine kızını uyarmaya gitmiş.Ama kız yine dinlenmemiş ve iyice öfkeye kapılmış.Koşmuş ve annesinin okuduğu Kuran-ı Kerim'i yırtmış.Ondan sonra kıza bir şeyler olmuş.Kıvranmaya başlamış.Ve Allah onu çarpmış bu hale getirmiş."
   Annemin anlattıkları karşısında dehşete düşmüştüm.Ve hikayeye şartsız inanmıştım.Ama annemin olayı inanarak anlatmadığını daha  o gün fark etmiştim.Nitekim daha sonraları bunu itiraf edecekti.Olay sadece beni korkutmamıştı o gün o kağıdı alan herkes korkmuştu.Ne tuhaf şimdi bakıyorum da sevgi dini olan İslamiyet daha o günlerden başlayarak korku dini haline getirilmeye başlanmış.
   Hikaye her sene kendini tekrar ediyordu.Özellikle yaz aylarında ve Kur'an kursu zamanlarında hikaye diriliyordu.Ama her sene hikaye farklı bir versiyonu ile karşıma çıkıyordu.Kimileri kızın namaz kılmadığı için bu hale geldiğini kimisi ise oruç tutanlara saygısızlık ettiği için bu hale geldiğini söylüyordu.Hikaye kontrol edilemeyecek boyutta bir hızla yayılıyordu.Hatta bazı camiler yazılı fotoğrafı giriş kapılarına asmıştı.Ben hikaye her sene farklı bir şekilde dile gelince hikayenin gerçek olmadığını erken kavradım.Ama hala kafamda bir soru işareti vardı.O fotoğraftaki yaratık o hale nasıl gelmişti?

VE İŞİN ASLI... 

   Ve seneler sonra araştırma yapmayı akıl ettiğim zaman işin aslını öğrendim.Fotoğrafta görünen tuhaf yaratık aslında bir heykeldi.Avustralyalı Heykeltraş Patricia Piccinini bu tür heykelleri yapıyordu.Patricia bir insan ile bir hayvanın birleşiminden nasıl sonuçlar çıkacağını düşünerek bu heykelleri yapmıştı.İşte bize çarpılan kız diye yutturulmaya çalışılan eseri de bu çerçevede yapmıştı.Nitekim baktığımızda yaratığın köpeği andıran bir tarafı da var.
   Peki neden böyle bir hikaye uyduruldu?Bunun tek sebebi korkuyla insanları dindar yapmaya çalışmaktan başka bir şey değil.Bu taktiğin yanlış olduğunu söylememe gerek var mı bilmiyorum.Şöyle bir hikaye vardır:Eğer bir insanı dindar yapmak istiyorsanız onu kalbine bırakın kalbini arasın,Eğer bir insanı Ateist yapmak istiyorsanız onu aşırı dinci bir ortamda yetiştirmeniz yeterli olacaktır.
   Korku ile kurulan düzen yıkılmaya mecburdur.Yani çarpılan kız hikayesi de görüldüğü üzere çökmeye mecbur kaldı.En iyisi sevgiyle yürümektir hoşgörüyle yürümektir.

   Heykeltraş Patricia Piccinini'nin diğer eserlerinin bir kısmını aşağıda paylaştım:






Sonraki Yazı
« Önceki Yazı
Önceki Yazı
Sonraki Yazı »

LÜTFEN!

Kötü amaçlı ve Argo yorumlardan kaçınınız! Kod DönüşümKod Dönüşüm EmolojiEmoloji