17 Ekim 2016 Pazartesi

Mısır Piramitleri Bir Anten mi?

antenmı

   Mısır'da 100'den fazla piramit vardır. Bunların en eskisi mimar İmhotep tarafından tasarlandığı düşünülen ve 3. Hanedan dönemine ait olan, Basamaklı Piramittir. Bunun dışında yine sapasağlam ayakta kalan Keops Piramidi, Dünyanın Yedi harikasından birisidir. Piramitler Tanrı Krallar adına yapılmış gizemli anıt mezarlardır. Şu gün bile onların ait olduğu dönemde nasıl yapıldığı konusunda çeşitli teoriler vardır. Ancak kesin ve tartışılmaz olan bir gerçek var ki bu yapılar oldukça sır dolu özelliklere sahiptir.

Ay'a Giderken Bir Yön Gösterici

   Mısır Piramitleri Orion Takımyıldızı dikkate alınarak yapılmıştır. 1969 Yılında Ay'a yolculuk söz konusu olduğunda astronotların nereye ineceği bir sorun olmuştur. Nitekim inilecek yer güvenli ve bir o kadar bilgi toplamak açısından elverişli olmalıdır. Fakat o günlerde teknolojik sistemler tam olarak nereye inileceği konusunda yetersizdi. Bu soruna Mısırlı bir araştırmacı olan Farouk El-Baz çözüm buldu. Ancak bulduğu çözüm çok gizemli yeni düşüncelere kapı araladı. Nitekim El-Baz yine Orion Takımyıldızını dikkate alarak Ay yüzeyine inilecek koordinatları belirledi. İşin garip tarafı bu koordinatlar, dünyada dikkate alındığında Giza Piramitlerinin olduğu yere denk geliyordu. Yani Ay yüzeyinde inilecek yer tabiri caizse tam piramitlerin karşısına düşüyordu.

   Piramitler gibi Ay'da gizemlerle doludur. İnsanoğlu oraya ayak basmış olsa da tam olarak gizemi çözememiştir. Apollo projesinin elle tutulur hiçbir sebep yokken aniden bitirilmesi komplo teorisyenlerini harekete geçirmiştir. Onların söylediğine göre insanoğlu Ay'da bir şeylerle karşılaştı ve o karşılaştıklarını daha fazla rahatsız etmemek için orayı terk etti. Bu şey dedikleri elbette dünya dışı varlıklar olmalı.

Ay Yapay Bir Uydu mu?

   Ay yüzeyinden gelen her fotoğraf detaylı incelendiğinde bu uydunun garip taraflarının olduğu görüldü. En basitinden yüzeydeki bazı şekillerin sanki bir uzay gemisinin dış katmanını andırması Ay'ın aslında doğal olmadığı fikrini kuvvetlendirdi. Teoriye göre Ay birileri tarafından yörüngemize yerleştirilmişti. Amacı ise dünyadaki hayatı bir şekilde etkilemek ve incelemekti. Baktığımızda Ay gerçekten dünyamız için çok vazgeçilmezdir. Adeta hayatın en temel kaynaklarının oluşmasında görevlidir. Ay bir uydudan daha fazlasıdır.

aygörüntüf
Ay'daki bir şeklin 3 boyutlu hale getirilmiş görüntüsü
   Ay'ın yapay olduğunu söyleyenler kanıt olarak yüzey şekillerini ve oradaki garip hareketleri gösteriyor. Sanki Ay'da bir yaşam vardır. Ancak bu yüzeyde değil de daha çok içerdedir. Bu teoriyi savunanlar Ay'ın başka evrenlerle iletişim kurmaya yarayan sahici bir uydu olduğunu söylüyor. Peki dünya bu sahici uydu ile nasıl iletişime geçiyordu? 

Piramitlerin Şekilleri

ADFGH
Piramit Tasarımı (Büyütmek için üzerine tıklayın)

   Giza piramitlerinin en büyüğünün iç tasarımı incelendiğinde bazı bilim adamları çok şaşırmıştır. Nitekim bu iç kısımların çizimleri yapıldığında ortaya sanki bir frekans alıcısının çizimi çıkmıştır. Hatta bu işten anlayan bazı uzmanlara çizimler gösterildiğinde direk alıcı demişlerdir. Daha önce söylemiştik ay yüzeyine inilen yer Giza Piramitlerine göre belirlenmişti. Ne hikmetse bu yer düz ve gerçekten güvenli işe yarar bir yerdi. Piramitlerle Ay arasında teorisyenlerin söylediği gibi bir bağlantı olabilir mi? Gerçekten Ay yapay ve evrenler arası veya gezegenler arası iletişimi sağlayan bir uydu mu? Piramitler bir anten mi? Bulgulara bakıldığında bundan şüphelenmemek içten bile değil.

Mars Piramitleri

marsprmt
Mars'ta çekildiği iddia edilen görüntü
   İşi biraz daha çıkmaza sürükleyen ve şüpheleri daha da artıran bir bulgu da Mars gezegeninden gelmiştir. Azımsanmayacak kadar çok bilim adamı Mars'ta daha önceleri bizimki gibi bir hayat olduğunu öne sürmüştür. Hatta çoğu hala hayatın var olduğunu söylemektedir. Mars yüzeyinden gelen çoğu görüntü bu fikri oldukça güçlü kılmaktadır. O görüntülerden birisinde ise iş daha da karmaşık bir hale gelmiştir. Görüntüye göre Mars yüzeyinde piramit benzeri bir yapı görünmektedir. Tam kanıtlanmamış olsa da bazı bilim adamları bu piramitlerin koordinatlarının yine Mısır Piramitlerine denk geldiğini söylemektedir. Acaba Mars'ta mı şüphelenilen iletişim ağı içerisinde yer alıyordu?

   Sonuç olarak Dünya, Ay ve Mars üçgeninde gelişen bu şüpheler büyük bir gizemi beraberinde getiriyor. Acaba geçmiş uygarlıklar farklı evrenlerle iletişime geçmeyi başarmış mıydı? Daha önemlisi bu iletişim ağı ne zaman ve neden yok olmuştu?

Yararlanılan Kaynaklar:

Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

12 Ekim 2016 Çarşamba

Deliliğin Sınırında Bir Adam: VINCENT VAN GOAH 2




Dikkat! Bu yazı Sümeyya Tekgöz tarafından yazılmış ortak bir yazıdır!

   ...Vincent artık yüzünü güneşe dönmüştü.Resimlerinde aydınlık renkleri ve kesik çizgileri benimsemişti.Bu döneminde Ayçiçekleri, Otoportreler gibi eserleriyle güçlü kişiliğini göstermiştir.

Ayçiçekleri
   O artık sanat olmadan yaşayamayacağını düşünüyordu. Onun gibi Gauguin'de  sanatsız yaşayamayacağını düşünüyordu. Vincent'ın Gauguin'le ilgili hayalleri vardı. Onun kendisiyle birlikte yaşamasını istiyordu.Resimlerini göndererek bunu teklif etti.Gauguin başta tereddüt etse de sonra birlikte yaşamaya başladılar.Vincent bu durumdan çok memnundu, ancak bu durum fazla uzun sürmedi.Gauguin onun sanat anlayışına ters düşen resimler yapıyordu.Aralarında ki görüş ayrılıkları gittikçe derinleşti.Gauguin resimleriyle insanları sadece duygusal yolculuklar yapmasını istiyordu.Van Goah ise sanatın insanları gerçekliğe götürmesi gerektiğini düşünüyordu.Vincent'ın üreticiliği sanata olan merakı üst safhadaydı.Gauguin'in içinde bir duygu belirdi kıskançlık. Bu duygu ona dostunun bir resmini yaptırdı , ancak Vincent'ın yüzünü deforme etmişti.Vincent en sevdiği tablosu olan Ayçiçeklerini resmederken çizmişti.

THE PAİNTER OF SUNFLOWERS
   Gauguin'le arasında geçenlerin yanında birde kardeşi Theo'dan kötü haber gelmişti.Resimlerini kimse almak istemiyordu.Vincent'ın zaten kötü olan ruh durumu dahada kötüleşti.Bir gece eve gelen Rachel isimli fahişeye bir kutu uzattı.Rachel kutuyu açınca bir kulak parçası gördü.Vincent kulağının bir parçasını kesmişti.Hemen hastaneye kaldırıldı.Çıktığında Gauguin gitmişti.


Daha sonra kendi isteğiyle bir akıl hastanesine yattı.Krizleri gün geçtikçe artıyordu.Aynı zamanda deliliğiyle birlikte yaratıcılığıda artıyordu.O bir dahiydi.Hastalığı aynı zamanda başyapıtlarının da yaratıcısı olmuştu.Sıklaşan krizleri onu bizim dünyamızdan uzaklaştırıyordu.Bu resimde gördüğümüz gökyüzünde ki girdaplar aslında Vincent'ın kafasının karışıklığı ve onun duygularını ifade ediyor.


Vincent  Paris'e geri döndü.Az stresle çok çalışarak doktor denetimi altında yaşamaya başladı.Bu dönemde en önemli eserlerinden biri olan Buğday Tarlası Ve Kargaları yaptı.Bu eser tam bir şaheserdi.Resmin en önemli özelliği perspektifti.Gökyüzünün derinliği o kadar güzel ki kendinizi orda gibi hissediyorsunuz .Yolun sonunda ki başaklar kanatlanmış gibi duruyor.Resim o kadar çok şeyi barındırıyor ki anlatması çok zor.


Hayatının son günlerinde çağdaş sanatın yaratıcısı olmuştur.Sanatında uzun uğraşların ardından yükselmektedir.Ancak özel hayatında işler istediği gibi gitmemektedir.Kardeşi Theo'nun eskisi gibi onu önemsemediğini düşünmektedir.Çok büyük bir sarsıntı geçirdi ve bunu atlatamadı.Ve karnına bir kurşun sıktı.Son anına kadar kardeşi Theo onun yanında durdu.28 Temmuz 1890'da aramızdan ayrıldı.


Eserleriyle 20. yüzyılın en önemli ressamlarından biri kabul edildi.Çağdaş sanatın öncüsüdür.Deliliğin etkisiyle düşünceleri ve gerçekler arasında sıkışan bir hayatı yaşamıştı.


NOT: Konuyu araştırırken Sanatın Gücü ve Tuvaldeki Başyapıt adlı belgesellerden faydalandım. İzlemenizi tavsiye ediyorum.




Yazımızı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

Deliliğin Sınırında Bir Adam: VINCENT VAN GOAH 1



Dikkat! Bu yazı Sümeyya Tekgöz tarafından yazılan ortak bir yazıdır!

   Otuzlarında hiçbir eğitim almadığı halde resme başlamıştı.Müthiş bir yeteneği vardı ve üretkendi.Yaşadığı tüm başarısızlıklara rağmen başarıya inanıyordu.Kurtuluşu arıyordu, sayfalarca yazı yazıyor, sürekli okuyordu.Kendisini ve insanlığı kurtarabileceğini düşünüyordu.Tüm bunların yanında kulak memesinden bir parça kesebilecek kadar da bir delilik içerisindeydi. Vincent Van Goah çağdaş sanatın yaratıcısı aynı zamanda sanat tarihinin en deli adamlarından biri. Şimdi onun hayatının karanlık satırlarında bir yolculuğa çıkalım.


   Vincent 30 mart 1853 tarihinde Hollanda'da da doğdu.Babası Calvinci bir köy  papazıydı .Her şeyi geç kavraması nedeniyle okulu bıraktı. Amcası Vincent'ı içinde bulunduğu karanlık Calvinst ortamdan çıkıp sanat dünyasında çalışması için Londra'ya gönderdi.Sanat galerisinde memur olarak çalışmaya başladı.O her şeyden önce doğru yolu bulmaya çalışıyordu.Londra'da ki sefil yaşamın içerisinde Tanrı'yı yeniden keşfetti.Vincent bundan sonra sadece fakirler için çalışmaya karar verdi.Tek isteği ise kendini işine adamış bir vaiz olmaktı.Bu düşünceleri, sonunda onu parlak bir gelecek vadeden işini bırakmaya itti.Güney Belçika'da maden ocaklarnda çalışan işçilerin fakirliklerini, hayatlarını ne zorluklarla kazandıklarını gördü.Artık onların kurtarılması gerektiğini düşünüyordu.Genç vaiz elinde İnciliyle vaazlar vererek onları kurtarmaya çalışıyordu.Ancak bu çalışmaları fazla uzun sürmedi, klisenin kurallarına uymadığı için vaizlikten atıldı.

       Tüm bunlara rağmen Vincent asla pes etmedi ve insanlara sesini duurmanın başka bir yolunu buldu.Otuzlu yaşlaında daha önce eline fırça bile almamış olduğu halde resime başladı.Bu tuhaf bir durum olsada Vincent bunu başarabilecek kadar güçlüydü.Vincent sanat yoluyla insanlara görselliğin ötesinde bir şeyi vermeye çalışıyordu.Onun amacı doğru yolu göstermekti.Vincent bu yeni mesleğinde pek fazla para kazanamadı.Ona sanat eserleri alıp satan kardeşi Theo yardım etti.Buna karşılık Vincent'ta ona resim vermeye başladı.Ancak Theo Vincent'ın rseimlerini özensiz ve karanlık buluyordu.Vincent hayatının bu döneminde, geçimini kardeşi Theo'nun verdiği parayla sağlayan, ruhen çökmüş ve sefalet yüzünden ailesini yanına dönmek zorunda kalan bir adamdı.

       Tamda bu kötü zamanında resimde ne kadar yetenekli olduğunu kanıtladı .Patates Yiyenler tam anlamıyla mhteşem bir resim.İnsan ne kadar kahverengi olablir ki? Resimde kahverenginin tüm tonları kullanılmış.Karanlık ve kasvetli bir resim. Çağdaşlarının ihtişamlı ve mutlu inanların hikayesini anlatan resimlerinin aksine, Vincen fakir insanların öyküsünü kahverengilerle anlatıyor.Aslında yaşamı boyunca anlatmak istediklerinin bir özetiydi bu resim.Bu insanların arasında kendini bulmuştu.


Patates Yiyenler 
   Paris'te öğreneceği çok şeyin olduğunu düşünüyordu. Bu yüzden kardeşi Theo'nun yanına taşındı.Vincent'ın resimleri sonunda renklendi.Tuvalde ki iç karartıcı renklerin yerini aydınlık renkler aldı.Van Goah bu dönemde kendisi gibi aykırı bir ressamla tanıştı. Paul Gauguin ve Van Goah arasında çok benzerlik vardı. Gauguin'de Van Goah gibi geç dönemde resme başlamıştı. O iyi bir borsacıydı. Kırk yaşında her şeyi bırakarak resme başlamıştı. Van Goah ve Gauguin çağının izlenimci ressamlarını tehdit eden iki önemli ressamdı.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

11 Ekim 2016 Salı

Android İçin İşe Yarar Fotoğraf Düzenleme Uygulamaları

uygulamafoto

   Fotoğraf çekmek ve onları sosyal medyada paylaşmak hayatımızın önemli uğraşlarından birisi oldu. Önceden ne zaman iki kişi bir araya gelse yapılan koyu sohbet yerini özçekime bıraktı. Mesele sadece fotoğraf çekmek de değil. O fotoğrafı güzel bir hale getirip tabiri caizse servis etmek de önemli sorunlarımızdan birisi oldu. İşte bu sorunu en aza indirgemek için Google Play mağazasındaki fotoğraf düzenleme uygulamalarını sizin için denedim. Bunun sonucunda da en işe yarar olanları yazmaya karar verdim. Umarım işinize yarar.

PicsArt - Fotoğraf Stüdyosu

picssart

   En iyisiyle başlayalım. PicsArt çok profesyonel ve bir o kadar da basit bir uygulama. Bilgisayarınızda Photoshop ile yaptıklarınızın bir kısmını bu uygulama sayesinde cihazında da yapabilirsiniz. Bu uygulama sayesinde sadece fotoğraflarınıza efektler uygulamakla kalmayacak ayrıca onları türlü işlemlerle daha özgün bir hale getireceksiniz. Fotoğraf kesme ekleme işlemlerinin çok basit bir şekilde yapıldığı bu uygulamaya ücretsiz bir şekilde Google Play mağazasında ulaşabilirsiniz. Bence kesinlikle indirin ve kullanın. Sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Uygulamayı indirmek için tıklayınız.

FotoRus - Fotoğraf Düzenleyici

fotogrud

   Özellikle Snapchat kullananlar için tavsiye edeceğim bir uygulama. İçerisinde barındırdığı filtreler ile fotoğraflarınızı daha çekici hale getiriyor. Ancak benim en çok dikkatimi çeken birbirinden güzel çerçeveleri. Klasik çerçeve anlayışının dışına çıkan ve size yaratıcı tercihler sunan nadir uygulamalardan. Yine aynı şekilde kolajları da denemeye değer. Anlaşılır bir kullanıma sahip bu uygulamayı da mutlaka deneyin derim. Uygulamayı indirmek için tıklayınız.




YouCam Makeup: Selfie Makeover

makeup

   Özellikle kadınlar için yapılmış çok güzel bir özçekim düzenleme uygulaması diyebilirim. Özçekiminiz üzerinde kendinize makyajlar yapıyorsunuz. Bu öyle başarılı bir şekilde oluyor ki sanki gerçekten makyaj yapmış gibi görünüyorsunuz. Kendinizi daha güzel göstermek istiyorsanız kesinlikle denemeniz gerek bir uygulama bence. Uygulamayı indirmek için tıklayınız.

Fotoğraf Düzenleyici (DHQ Solutions)

dznlemefoto

   Son olarak daha basit ve daha dar özellikler arayanlar için geliştirilmiş bu uygulamayı önerebilirim. Klasik bir fotoğraf düzenleyicisi olan bu uygulamada fotoğraflarınıza çeşitli efektler uygulayabilir onlara eklemeler yapabilirsiniz. Uzun süre kullanan birisi olarak pratik olduğunu söylemeliyim. Uygulamayı indirmek için tıklayınız.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

5 Ekim 2016 Çarşamba

Evlilik Programları Yasaklansın!

kaldırılsınev

   Bandura'nın sosyal öğrenme kuramına göre insanlar modellerden etkilenir ve onları gözlemleyerek etkili bir öğrenme gerçekleştirir. Televizyon programlarına bu kuram çerçevesinde baktığımızda onların ne kadar önemli olduğunu görürüz. Bugün televizyonu sadece yetişkinler değil hala tam anlamıyla kimlik geliştirmemiş olan çocuklarda izliyor. Çocuklar gözlemledikleri durumlardan çabuk etkilenirler ve ona göre hareket edebilirler. Çocukların dışında yetişkinlerde belirgin olmasa da aynı durumu yaşarlar.

   Televizyonlarımızda son yıllarda türemiş olan ve bir salgın hastalık gibi yayılan toplumun ahlaki değerlerini yerle bir etmeye çalışan programlar var. Bunların en başında evlilik programları geliyor. Ne yazık ki bu programlarda türlü rezillikler izliyoruz. Bu rezillikler öyle bir boyuta ulaşmış durumda ki artık ciddi bir biçimde değerlerimizi tehdit ediyor. Unutmayalım ki değerlerimizi kaybedersek bir toplum olmaktan çıkar aynı akıl yoksunu hayvanlar gibi kalırız ortada.

   Televizyonlarımızı kötü bir virüs gibi saran bu hastalığa dur demeliyiz. Aksi takdirde yarın çocuklarımız için geç olabilir. Evlilik programlarında süregelen rezillikleri görmezden gelmeye devam edersek zaten gittikçe hızlanan toplumsal çöküş daha belirgin hale gelir ve kurtuluşumuz olmaz. Bundan dolayı RTÜK'e çağrımız bu rezil programların bir daha geri dönmemesi şartıyla ortadan kaldırılmasıdır. Sizlerde eğer bunu düşünüyorsanız aşağıda paylaştığım kampanyaya destek verebilirsiniz. Unutmayalım ses çıkarmazsak daha fena olacak. Ses çıkaralım bu rezilliğe!





Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.