31 Ocak 2017 Salı

Görev : Hakimiyet Tanıtım

görevhakimiyet

   Bu Blogu açtığımda yapmak istediklerimden birisi de çeşitli hikayelerimi bu blog aracılığıyla paylaşmaktı. Bunu şimdiye kadar bireysel çeşitli sebeplerden dolayı yapamadım. Şimdi ise bunun zamanının geldiğini düşünüyorum. Blogta yazmaya başlayacağım ilk hikaye ise Bilim Kurgu niteliğinde olacak. Şimdilik 7 bölüm halinde yazmayı düşündüğüm bu hikaye, aslında blogumda daha önceleri değindiğim bazı konularla ilişkili olacak. Bu arada tabii ki diğer yazılara da devam edeceğim. Umarım beğenirsiniz. Şimdiden yapacağım hatalar için affınıza sığınıyorum. Lafı fazla gevelemeden Görev: Hakimiyet hikayemin tanıtım yazısına geçeyim. Bu arada Görev: Hakimiyet ile ilgili ayrı oluşturacağım sayfaya üstte kırmızı şeritte ulaşabilirsiniz :

 Yıl: 2189
   Yer: Dünya
  2053 Yılında devreye giren RoboNet-X projesindeki insan hakimiyeti 2154 yılında son buldu. Tam 35 yıldır dünya üzerindeki insan nüfusu planlı bir şekilde robotlar tarafından yok ediliyor. Artık Avrupa'nın en büyük eserlerinin yanında robot askerler yürüyüş yapıyor. Kimi zaman Eyfel kulesinin dibinde kimi zaman Londra Paternoster Meydanı'nın ortasında asi insanlar infaz ediliyor. Robotlar kesin bir şekilde insanı tehdit olarak algılıyor ve onu dünya üzerinden silmek adına çalışıyor. Fakat insanlık yalnız değil. Şimdi hakimiyet için bir şansları var. En büyük ve muhtemelen en son direnişleri için hazırlanıyorlar. Bu yolun sonunda ya zafer var ya yok oluş! Yok edilenlerin var edilenler ile savaşı... Görev: Hakimiyet! 
"Bölüm 1 ile yakında sizlerle"


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

Mandela Etkisinin Sebebi Nedir?

mandelaetkisi

   Mandela Etkisi son günlerde sanal alemde gündem olan ilginç bir konu. İlk olarak böyle bir etkinin varlığından bahseden kişi ise gurur duymalıyız ki bir Blog yazarı. Bu etkiye göre doğru hatırladığımızı sandığımız birçok şeyi aslında yanlış hatırlıyoruz. Bu etkiye Mandela isminin verilmesinin sebebi ise bir grup insanın yakın bir tarihte hayatını kaybeden Mandela'yı aslında çok çok önceleri ölmüş olarak hatırlamasıdır. Zaten bu olay sonucunda böyle bir etkinin varlığı tartışılıyor. Biraz sonra sizlerin cevaplamasını isteyeceğim sorularımla durumu daha net anlatabilirim. Yazının sonunda ise Mandela Etkisine neyin sebep olabileceği hakkında görüşleri paylaşacağım. Fazla lafı uzatmadan testimize geçelim:

1. Monopoly Adamın Merceği

monolop

   Siz nasıl hatırlıyorsunuz? Çok sevilen oyunlar arasında yer edinen Monopoly'nin maskotunun tek gözünde mercek var mıydı yok muydu? İyi düşünün. Eğer cevabınızı verdiyseniz doğru olanın hangisi olduğunu söyleyeyim. Monopoly adamın tek gözünde mercek kesinlikle yoktu. Eğer var dediyseniz ve bundan eminseniz tebrik ediyorum sizde Mandela Etkisindesiniz. Şaşırmaya devam edelim.

2. Volkswagen Amblemi

volkswagen

   Amblemin ortasından bir çizgi geçiyor mu? Başka bir ifadeyle sağdaki mi doğru yoksa soldaki mi? İyi düşünün. Son kararınız mı? O halde size söylemeliyim ki amblemin ortasından çizgi geçiyor. Evet doğru olan soldaki. Eğer sağdaki dediyseniz varan 2 yeniden Mandela Etkisindesiniz. Bunlar biraz zor oldu galiba haydi bir tane kolay soralım bari.

3. Pikachu'nun Kuyruğu

pikachu

   Sevimli kahramanımız Pikachu'nun kuyruğunda siyahlık var mıydı yok muydu? Evet bunu kesinlikle iyi hatırlıyor olmalısınız. Fazlaca göz önünde bulunan bir durum ne de olsa. Cevabınızı verdiyseniz doğru olanı söyleyeyim. Pikachu'nun kuyruğunda hiçbir zaman siyahlık olmadı. Eğer tam tersini düşünüyorsanız ağır Mandela Etkisindesiniz demektir. Pikachu'nun kuyruğu dışında Temel Reis'in tek kolunda dövme olduğunu ki iki kolunda da vardır düşünüyorsanız yine bu etkidesiniz demektir. Bence yeterli bu kadar soru. Şimdi bunları neden emin olmamıza rağmen yanlış hatırlıyoruz ona değinelim.

Mandela Etkisinin Sebebi

   Öncelikle neden böyle bir durumun oluştuğuna dair birçok fikrin olduğunu hemen söyleyeyim. Bunlardan ilki ve belki de en heyecan vericisi paralel evren teorisidir. Bu teoriye göre bir şekilde şimdiki dünyamız paralel evrenlerle çakıştı ve bu çakışma sonucu bazı şeyler değişti. İşte daha önceden aslında Monopoly adamın tek gözünde mercek vardı da sonra olmayan bir evrenle çekışınca değişti falan. İkinci teori yine uçuk bir fikir olan zamanda yolculuk hadisesinden türemiş. Bu teoriye göre birileri zamanda yolculuklar yapıyor ve kelebek etkisi denilen olaylarla bu tür değişimler gerçekleşiyor. Açıkçası bu teorinin pek mümkün olacağını düşünmüyorum. Yani böyle bir yolculukta daha büyük değişimlerin olması beklenebilir.

   Mandela Etkisi ile ilgili elle tutulur en mantıklı teori ise insanların dikkat etmemesi durumundan türüyor. Aslında az önce cevapladığımız çoğu şey ayrıntı diyebileceğimiz bilgiler. Çoğu insan bu tür ayrıntılara kafa yormuyor. Bunun dışında yine insanın algısında tamamlama yasası denilen olay olmayan bir şeyi varmış gibi hatırlamamızı sağlıyor. Mesela aşağıda dağınık çizimleri bu yasa sayesinde bir varlığa benzetebiliyoruz. Tıpkı Pikachu'nun kulaklarındaki siyahlıkları görüp kuyruğunda bunu tamamlamamız gibi. 

yasasıtamamlama
  
   Mandela Etkisi uzun bir süre daha insanların kafasını karıştıracak gibi. Bu etkinin neden oluştuğu ise araştırmaya değer bir durumdur bence.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

29 Ocak 2017 Pazar

Türk Sinemasından Unutulmaz Sahneler 2

kardesimmcanım

   İlk yazıyı okumak için buraya tıklayabilirsiniz. Evet geç de olsa listemize devam ediyoruz. İtiraf etmeliyim ki bu yazı dizisini baya unutmuştum ben. Neyse geç olsun güç olmasın diyerek başlayalım. Yine bu yazıda ilkinde olduğu gibi akıllara kazınan unutulmaz sahneleri yazacağım. Bu sahnelerin kimisi bizi hüzünlendirirken kimisi güldürüyor kimisi de düşündürüyor. Hemen hemen hepimizin içinde bir parça bulabileceğimiz türden bu sahneler. Lafı fazla da uzatmayayım işte o sahneler:

7. Elveda Kahraman!

   En ağırıyla başlamak istedim. Ertem Eğilmez'e sen hep komedi yapıyorsun zaten başka da bir şey yapamazsın, senin işin komedi demişler. Ertem Eğilmez'de bu lafın doğru olmadığını göstermek için 1973 yılında Canım Kardeşim efsanesini çekmiş. Çekmez olaydım demiş sonradan. Milleti hüngür hüngür ağlatmaktan pek hoşnut olmamış. Sahi küçük Kahraman'ın hikayesine kim ağlamaz ki? Benim en sevdiğim yeşilçam filmi olan Canım Kardeşim'in en unutulmaz sahnesi şüphesiz son sahnesidir. Bir televizyon hayaliyle yatıp kalkan Kahraman abilerinin getirdiği o hayale kavuşamadan hasta yüreğine yenik düşüp elveda demiştir bize. Abileri mutlulukla, çaldıkları televizyonu kurarken onun bunu göremeden elveda demesi hepimizin içinde inanılmaz bir acı bırakmıştır. Samimi olmalıyım ki ne zaman o sahneyi izlesem içime dayanılmaz bir hüzün çöküyor. Ah Kahraman! Keşke böyle olmasaydı sonu. Sahneyi izlemek için tıklayınız.

kahramanan

8. Ve Barışa Kurşun

   Hepsi birbirinden unutulmaz olan Kemal Sunal filmleri içinde en anlamlılarından birisi 1988 yapımı Uyanık Gazeteci filmidir. Filmde gazeteci Ali'nin gazetelere yanlış haberler yapması sonucu yaşanan komik olaylar konu ediniyor. Uyanık Gazeteci filmi çoğu eleştirmen tarafından vasat olarak görülse de özellikle bence son sahnesiyle unutulmaz bir mesaj veriyor. Bu sahnede Barış adlı gazeteci Ali'nin arkadaşı da sayılabilecek bir çocuk şenlik için toplanmış alanda kayboluyor. Millet onları ararken de Gazeteci Ali ve oradaki kıymetli büyüklere suikast yapmak isteyenler devreye giriyor. Tam gazeteci Ali "Barış Barış" diye bağırırken kurşun sıkılıyor. Bu bir anlamda Barışa sıkılan bir kurşun mesajı veriliyor. 

kursunbarısa

9. Uyursan Ölürsün

   İşte tüylerimizi diken diken eden bir sahne. 2009 Yılında gösterime giren Nefes filmi o dönemde en çok "Uyursan Ölürsün" sahnesiyle konuşulmuştu. Terörün tırmandığı döneme denk gelen bu film askerlerimizin ne şartlarda mücadeleye giriştiklerini görmemiz açısından bana göre en önemli yapımların başında geliyor. Tabii şimdi durum daha farklı. Terör her yerde. Neyse konumuz bu değil. Konumuz bizi ürperten bu sahne. Mete Yüzbaşı askerleri karşısına alıyor ve gerçeği haykırıyor: UYURSAN ÖLÜRSÜN! Sahneyi izlemek için buraya tıklayınız.

nefesvatansagolsun

10. Uzaylı da Olsa İnsan İnsandır!

   Bari şu yazıyı gülümseyerek bitirelim. Cem Yılmaz'ın unutulmaz filmi GORA'nın son sahnesini ne zaman izlesem hem gülerim hem de ya bu işte bir tuhaflık var derim. GORA filmiyle ilgili daha önce gözden kaçanları konu ettiğim bir yazı yazmıştım. O yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Olaylar biter ve Arif Işık tarihe geçecek konuşmasını yapar. Uzaylıların öcü olmadığını söyler ve ABD sinemasına çatar. İşte bu esnada efsane sözünü söyler: "Uzaylı da olsa insan insandır!" Nasıl yani?! Sahneyi izlemek için tıklayınız. 

sonsahnegora

   Evet şimdilik bu kadar. Bu yazı dizisi devam ettikçe altta devam linklerini paylaşacağım.

Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

28 Ocak 2017 Cumartesi

İnternet Sitelerinin Geçmişine Yolculuk

ınterarsız

   Ülkemizin internet geçmişi yıllar öncesine dayanıyor. Kablolu internet 1998 yılında kullanılmaya başlanırken kablosuz dediğimiz internet ise 2001 yılından beri kullanılıyor. Aslında o kadar yaşlı olmasa da geçirdiği değişim interneti adeta başlangıç aşamasından çok daha farklı noktalara getirmiş durumda. Artık çoğu temel işlerimizi dahi onsuz halledemiyoruz. Bu durum iyi mi kötü mü tartışılır. Zaten konumuz da bu değil. Konumuz internet sitelerinin geçmişi. Hatırı sayılı geçmişi olan bazı sitelerin geçmiş hallerine bakabileceğinizi biliyor muydunuz? Hatta kendi sitenizin geçmiş haline bile bakabilirsiniz. Nasıl mı? İnternet arşiv sitesi sayesinde.

   Öncelikle buraya tıklayarak arşiv sitemizi açıyoruz. Karşımıza aşağıdaki gibi bir ekran gelecek. Resimleri üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz:


   Kırmızı kare içine aldığım yere geçmiş halini görmek istediğiniz siteyi yazabilirsiniz. Ben kendi blogumu yazdım. Blogumu 2014 yılında açmıştım. Arşivde ise 2015 yılına ait halini görebildim. Zaten aşağıdaki görüntüden de anlayacağınız üzere hangi yıllardan görüntülerin olduğu gösteriliyor. Ona göre bir tarih seçip o tarihteki haline bakabiliyorsunuz:

ıntetrter

   Ve işte blogumun 2015 yılına ait bir görüntüsü. Bence bu siteyi kesinlikle kullanmalısınız çok zevkli:

antenkarasal

NOT: Eğer blogunuzu aratıyorsanız fakat geçmişine dair görüntüler gelmiyorsa daha sonraları tekrar deneyin. Ben ilk denediğimde olmadı daha sonra oldu.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

21 Ocak 2017 Cumartesi

Rüyalarımız Bize Geleceği Gösterebilir mi?

rüyagelesek

   Rüyalar! Hala sırları tam anlamıyla çözülememiş muhteşem bir deneyim. Rüyalar sadece beynimizin bize sunduğu basit bir hizmet mi? Yoksa daha farklı anlamları mı var? Daha ileri gidelim o halde. Rüyalarımız bize geleceği gösteriyor olabilir mi? Bilim dünyası buna kesinlikle hayır diyor. Fakat yaşanan hadiseler bunun bu kadar kesin olmadığını gösteriyor. Mesela en ünlüsünden ABD başkanı Abraham Lincoln'in rüyasında kendi ölümünü görmesi hadisesi var. Abraham Lincoln'in rüyasında ölümünü görmesini buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Buna nasıl cevap verebiliriz peki?

Enver Sedat'ın Ölümünü Gören Kadın


sedat-enver   Barbara Garwell 1981 yılında çok ilginç bir rüya gördü. Rüyasında futbol sahası gibi bir yerdeydi. Burada dikkatini minyon tipli birisi çekti. Barbara, sahanın ortasında o minyon tipli adamın yanından geçerken ona bakmıştı. O adama bakarken aniden sahanın çeşitli yerlerinden makineli tüfeklerle adamlar çıkmıştı. Bu makineli tüfekle gelenler o minyon tipli adama ateş etmeye başlamıştı. Adam yere yığılmıştı. Rüya bu şekilde sona eriyordu. Barbara bu rüyayı gördükten üç gün sonra dünyayı sarsacak bir olay meydana geldi. Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat katıldığı bağımsızlık töreninde aynı Barbara'nın gördüğü şekilde öldürüldü. Barbara Garwell rüyasında geleceği görmüştü. Peki bu mümkün müydü?

Rüya Yorumlayan Bir Peygamber

   Rüyalardan geleceği görmek dediğimizde aklımıza ilk gelenlerden birisi Hz. Yusuf'tur hiç şüphesiz. Kutsal kitaplarda bu peygamberin rüya yorumlama özelliği vurgulanır. Bu gücün kendisine Allah tarafından verildiği de yazılır. Hz. Yusuf görülen rüyalardan ülkesinde kıtlık çıkacağını bilmiş ve bunu bilmesinden ötürü Mısır'a hükümdar dahi olmuştur. Aslında burada olaydan çok rüyaların bir anlamının olacağının dini açıdan kanıtlandığını görebiliriz. Rüyalarımız hiç de öyle anlamsız değil yani.

Rüyalar, Duygular ve Gelecek

    Genel bir inanışa göre rüyalarımız duygusal yönden bizi tatmin etmeye yarıyorlar. Eksikliğini hissettiğimiz birçok duyguyu rüyalarımız vasıtasıyla giderebiliyoruz. Bu durum yine rüyalarımızın amaçsız ve basit olmadığını gösteriyor. Rüyalardan geleceği görmek en azıyla geleceği yorumlamak verilen örnek olaylara baktığımızda mümkün bir durum olarak görülüyor. Fakat bu çok ender rastlanan bir durum. Yani her gördüğünüz rüya size gelecekten haber vermiyor. Hatta belki de şimdiye kadar gördüğünüz tüm rüyaların böyle bir özelliği yoktu. Aslında bu noktada rüyaların tek işlevinin olmadığını düşünebiliriz. Onların birden fazla amacı olabilir. Mesela bazen bizleri duygusal yönden rahatlatırken bazen geleceği gösterebilir bazen de hiç anlamı olmadan ruhumuzu rahatlatabilir. Yani kısacası onları tek bir kalıba sokmamak lazım. Ayrıca onları yorumlamak konusunda sanıldığının aksine fazla da maharetli değiliz.

   Rüya yorumlama işi öznel bir iştir. Bugün kitapçılarda satılan tabirler nesneldir yani pek de işe yaramaz. Bir rüyanın anlamını ancak siz kendiniz çok iyi bilirsiniz. Onu yorumlamak konusunda kendinize güvenmelisiniz. 

   Özetle rüyalarda geleceği görmek yaşanan olaylara baktığımızda mümkün bir durum olarak görülüyor. Fakat günümüzde bunu gerçekten yaşamak ender bir durum. Ayrıca bilimsel bir dayanağı olmadığını da yeniden belirtmem gerekiyor.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

Ölümünü Gören Bir Lider: Abraham Lincoln

lincolnabraham

   ABD tarihine damgasını vurmuş bir lider. Köleliği kaldırmış, ülkenin birliğini korumayı başarmış bir isim. ABD'nin Cumhuriyetçilerden ilk olmak üzere tarihte ise 16. başkanı. Abraham Lincoln'den bahsediyorum. ABD'li çoğu tarihçiye göre Abraham, ülkenin geçmişten günümüze en iyi başkanları arasındadır. Bu parlak isim sadece başarılarıyla değil talihsiz ölümüyle de daha doğrusu öldürülüşüyle de tarihe geçmiştir. Çünkü ABD tarihinde suikast sonucu öldürülen ilk başkandır kendisi. Bu suikastı ilginç kılan ve yazımıza konu olmasını sağlayan ise Abraham'ın gördüğü bir rüyadır. Abraham rüyasında kendi ölümünü görmüştür.

"Beyaz Sarayda Kim Öldü?"

   Abraham Lincoln geç saatlere kadar çalışırdı. Öldürülmesinden kısa bir süre öncesinde yine aynısını yaptı. Bu defa masasında çalışırken uyuyakaldı. Uyandığında kan ter içindeydi. Gördüğü rüya dehşet vericiydi. Hemen karısına koştu. Rüyasını anlatmaya başladı. Rüyasında Beyaz Saraydaydı. Ancak ortalarda kimseler görülmüyordu. Uzaktan ağlamaklı sesler geliyordu. Bu seslere doğru gitti ve bir odaya girdi. Odada insanlar siyah giyinmişti. Herkes ağlaşıyordu. Cenaze vardı. Abraham cenazenin kime ait olduğunu görememişti. Yanında duran askere sessizce sordu: "Beyaz Sarayda kim öldü asker?" Asker hüzünle cevap vermişti: "Başkan öldü.." Abraham neye uğradığını şaşırdı. Ölen kendisiydi. Birden uğultular çıkmaya başladı. Sesler yükseldi ve Abraham uyanmıştı. 

Ve Rüya Gerçekleşir

   Abraham Lincoln bu rüyayı gördükten kısa bir süre sonra gittiği bir oyunda başından vurularak öldürüldü. Ölümü ABD hatta dünya için şok etkisi yarattı. Sadece şok değil kısa bir süre sonra karısı kocasının gördüğü rüyayı anlattığında herkes ikinci defa şok oldu. Lincoln öleceğini bilmişti. Peki nasıl oluyordu? Rüyalardan geleceği görmek mümkün müdür? Buraya tıklayarak rüya ve gelecek ile ilgili yazıya ulaşabilirsiniz. 



Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

18 Ocak 2017 Çarşamba

Tarihe Karışan Unutulmaz Televizyon Kanallarımız

unutulmaztv

   Her televizyon kanalı elbette başarılı olamıyor. Başarılı olsa bile hayatını devam ettirmek için pek şanslı olamıyor. Nasıl televizyon dünyasında dizi mezarlığı varsa kıyıda köşede kalmış bir de kanallar mezarlığımız var. Geçmişten günümüze yüzlerce televizyon kanalı açıldı ve yine onlarcası çeşitli sebeplerden kapandı. Biraz bu kapanmaları kurcalamak ve en unutulmazlarını yazmak istedim. Eminim listede tanıdığınız bazı kanallar olacaktır.

1. Kanal 1

kanalbir

   2005 Yılında hayatımıza giren ve kendisini kabul ettirmek için müthiş ataklar yapan unutulmaz bir kanaldı. Futbol sevdalıları onu 2006 Dünya Kupası maçlarını yayınlamasından hatırlayacaklardır. Dizi severler ise eski dizileri yayınlamasından hatırlayacaktır. Bol miktarda film ve dizi yayınlayan Kanal 1 ana haber koltuğuna ise Ali Kırca ve Fatih Altaylı gibi usta isimlere bırakmıştı. Tüm ataklarına rağmen Kanal 1 bir türlü seyirci tarafından sindirilemedi. Kendine pek iyi yer bulamadı. Bunun sonucunda da 2010 yılında tarihin tozlu raflarına kaldırıldı. 5 Yıllık kısa ömründe hatırı sayılır bir iz bıraktığı da inkar edilemez. En azıyla 2006 Dünya Kupasını hatırlayanlar onu hatırlıyor.

2. TNT (Türkiye)

tntnt

   2008 Yılında Doğan Medya ve yabancı yatırımcıların girişimiyle kurulan bu kanal yine çeşitli girişimleriyle kendine yer bulmaya çalıştı. Özellikle Kanal D ile ortaklık yapıp eski dizileri yayınlaması bu anlamda kayda değer bir çabaydı. Yine Kurtlar Vadisi Pusu gibi o zamanlar reyting rekorları kıran bir diziyi transfer etmesi kanalın geleceğinin parlak olduğunu gösteriyordu. Fakat işler istenildiği gibi gitmedi. Kanal Ulusal yayında zararlar etti ve sonuç olarak 2012 yılında kapandı. Yerine ise yine Doğan Medya girişimi ki bu sefer tek başına yapıyordu bu girişimi Tv 2 kanalı açıldı. TNT kanalı da özellikle bir süre Kurtlar Vadisi Pusu dizisini yayınlamasından ötürü unutulmayacaklar arasındadır.

3. TeleOn

teleleon

   Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star Tv'yi kuranlar Ahmet Özal ve Cem Uzan'dı. Cem Uzan bu kanalı kurduktan sonra Show Tv açılmadan hemen önce tam anlamıyla liderliği almak için Teleon kanalını kurdu. 1992 Yılında Müjdat Gezen ve Cenk Koray gibi ünlü isimlerin tanıtımlarında oynaması ile dikkatleri üzerine çeken bu kanal çeşitli ünlü yabancı filmleri de yayınlıyordu. Fakat buna rağmen işler istenildiği gibi gitmedi. İstediği izlenme rakanlarını yakalayamayan Teleon 1994 yılında kapandı. Daha sonraları spor kanalı olarak açılsa da 2002 yılında tam anlamıyla tarihin tozlu raflarına kalktı. Özellikle ilk televizyon kanalları içerisinde yer alması bu kanalı unutulmaz kılmıştır.

4. Cine5

cıne5

   Türkiye'nin ilk şifreli kanalıdır kendisi. Ayrıca onuncu özel kanalımızdır. 1993 Yılında kurulan Cine5 kanalının kara bir talihi var aslında. Defalarca el değiştirmiştir. Bir türlü istenilen başarıyı yakalayamamıştır. 2015 Yılının son günlerinde ise hayatımızdan çıkıp gitmiştir. Özellikle ülkemizin ilk şifreli kanalı olması onu unutulmazlar arasına sokmuştur.

5. E2

e22

   Yabancı dizi severler kapanacağını duyduğunda şok olmuşlardı. Nasıl yani? 2006 Yılında hayatımıza giren ve yabancı diziler yayınlayan E2 bu alanda güzel işler yaptı gerçekten. CNBC-e ile ortak işlere de imza atan bu kanal çok değil geçen sene aramızdan ayrıldı. Onu bir nesil özellikle yabancı dizi seven nesil hep iyi hatırlayacak gerçekten.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

15 Ocak 2017 Pazar

Ölüme Yakın Deneyim Neyi İfade Ediyor?

olumeyakın

   Takvimler 17 Eylül 1975 tarihini gösteriyordu. Dannion Brinkley 'in ev telefonu çaldı. Brinkley, telefonunu açtı ve konuşmaya başladı. Dışarıda hava gittikçe bozuyordu. Yağmur yağmak üzereydi. Birden şimşekler çakmaya başladı. Çakan şimşeklerden birisi yakına düşmüştü. Brinkley, ne olduğunu anlayamadı. Şimşeklerden birisi telefon kablosuna temas etmiş ve Brinley'in kulaklarından tüm vücuduna yayılmıştı. Anında kalbi durdu. Hemen aceleyle hastaneye götürüldü. Fakat yapacak bir şey yoktu. Brinkley klinik olarak ölmüştü ve morga kaldırıldı. 28 Dakika sonra ise herkesin hayretle karşılayacağı bir olay gerçekleşti. Brinkley ölü olarak girdiği morgdan sağ olarak çıktı! Bir anda hayata dönmüştü ve söyleyecekleri vardı. Onun söyleyecekleri ile ölüme yakın deneyim denilecek esrarengiz olay ortaya çıkacaktır.


brınkley


   Brinkley hayata döndükten sonra öldüğü düşünülen anda neler yaptığını açıklamıştı. Anlattığına göre bir yerlere gitmişti. Bir şeyler görmüştü ve geri dönmüştü. Ona göre ölüm bir son ve kesinlikle korkulacak bir şey değil. Brinley'in dışında dünya üzerinde çok sayıda insan ölüme yakın deneyim yaşamıştır. Bu deneyimlerde bazı ortak noktaların olduğu söylenir. Mesela deneyimi yaşayanların çoğu hastanede ameliyat masasında bilinci kapalıyken neler olduğunu hatırladığını söyler. İlnginç olan ise hatırladıkları genelde doğrudur. Ölüme yakın deneyim yaşayanların anlattıklarında başka benzerliklerde var elbette.

   Ölüme yakın deneyim yaşayanların çoğu bir yerlere gittiğini söyler. Bu gidilen yer genelde hoş bir yerdir. Bunun dışında deneyimi yaşayanların çoğu gittikleri yerde daha önce sevdikleri ama kaybettikleri akrabaları ile karşılaştıklarını söylerler. Yine aynı şekilde o yerden dönüşlerinde akrabalarının gitmelisin daha vaktin gelmedi telkinlerinin etkili olduğu görülür. Peki ölüme yakın deneyim bizlere neyi ifade ediyor olabilir? Bunu iki farklı görüş açısından ele alalım.

Ölümden sonra yaşam

   Tüm semavi dinler ölümden sonra yaşam olduğunu söyler. Hepsinde cennet ve cehennem vardır. Belki de gidilen hoş yer gerçekten cennettir. Ama burada neyin ne olduğundan daha önemlisi ölümden sonraki yaşamın varlığıdır. Ölüme yakın deneyimler belki de bizlere gerçekten ölümün bir son olmadığını tekrardan söylüyor olabilir. Bilimsel açıdan pek gerçekçi olmayan bu durum belki de bu deneyimlerin sırları çözüldüğünde kanıtlanabilecek. Şurası bir gerçek ki ölüme yakın deneyim yaşayanların çoğu yaşadıklarından sonra ölümden sonra yaşama inanmaya başlamış durumda. Belki biraz duruma inançla bakıyorum fakat bana da bu görüş daha yakın geliyor. Ölümden sonra yaşamın varlığına inanıyorum ve bu deneyim bize mesajlar veriyor olabilir.

Beynimizin bir oyunu

   Ölüme yakın deneyim beynimizin bize bir oyunu olabilir. Ölüm anında beynin bazı bölümleri çalışmaz ve bazı bölümler anormal çalışır. Bu durum anlatılan türden görüntüler oluşturabilir. Bu görüntüler insanın inançlarıyla bir araya gelince durum pek de anormal görülmüyor. Ameliyat masasında yaşananların hatırlanmasına gelince insanların koma halinde çevresinde yaşananları bilebileceği kanıtlanmış bir gerçek. Yani insanların yaşananları tam olarak anlatması bir şeyleri kanıtlamaz. Aksine kanıtlanmış bir durumu pekiştirir. Kısacası bu görüşe göre ölüme yakın deneyimler beynimizdeki anormal durumlardan kaynaklanan bir oyundur. 

   Ölüme yakın deneyimler bilimsel çevrelerce ve daha farklı kişilerce tartışılmaya devam ediliyor. Bu olayın tam olarak anlamlandırılması adına araştırmalar da yapılıyor. Bakalım bu konuda ne tür gelişmeler yaşanacak ilerleyen zamanlarda.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

11 Ocak 2017 Çarşamba

3 Büyük Şehir 3 Büyük Değişim




   Google Earth uydulardan çekilmiş çeşitli görüntülerle dünyayı bizlere sunan bir program. Bu program sayesinde üzerinde yaşadığımız dünyanın uydudan görüntülerini görebiliyoruz ve hatta sokaklarında gezebiliyoruz. Peki bu program sayesinde geçmişte yolculuğa çıkabildiğimizden haberiniz var mı? Eğer haberiniz yoksa haber vermiş olayım. Google Earth programında yukarıda kırmızı kare içine aldığım tuşa basarak geçmiş tarihlere ait görüntülere gidebilirsiniz. Tarih 1930'lara kadar gidiyor fakat Türkiye için 1984 yılına kadar gidebiliyor. Neyse ben de bunu kullanarak 3 büyük şehrimizin yani İstanbul, Ankara ve İzmir'in eski ve yeni görüntülerini karşılaştırdım. Bakalım ortaya ne çıkmış. Fotoğrafları büyütmek için üstüne tıklayınız.



İzmir (1984-2016)

izmir2016

izmir19

   İzmir'in 1984 yılına ait görüntüleri pek net değil. O yüzden yorum yapmak zor. Fakat kıyıda bazı değilikler olduğunu görüyoruz. Yine bunun dışında şehrin büyüdüğünü de söyleyebiliriz. İçleri doğru yeşil bir alanın artık yok olduğunu da fark ettim doğrusu.

Ankara (1984-2016)

ankara2016

ankara1985

   İnanılmaz derecede büyüyen Ankara! İki görüntüyü karşılaştırdığımızda bunu net olarak görüyoruz. Ankara ıssız bir yer gibi 1984 yıllarında. Daha sonrasında ise şehir ahtapotun kolları gibi yayılmış. 

İstanbul (1984-2016)

istanbul2016

istanbul1984

   Sizin ilk dikkatinizi ne çekti? Evet FSM köprüsü yok. FSM köprüsü 1988 yılında yapılmıştır. Köprü dışında İstanbul'unda denildiği gibi artık eski İstanbul olmadığını görüyoruz. Yeşil alanların azaldığını görmek acı verici. Fakat yine de durum berbat görünmüyor yani hala kurtarılacak yerler var gibi ne dersiniz?

BONUS: Gaziantep (1985-2016)

 
gaziantep2016

gaziantep1985

   Memleketimi de ayrıca eklemek istedim. Çünkü ilk gördüğümde çok şaşırdım. Vay be şehir ne kadar büyümüş dedim. Siz de gördüğünüzde eminim aynısını söyleyeceksiniz. Gaziantep gelişmekte olan bir şehir ve gerçekten geçmişten günümüze bunun izlerini çok iyi görüyoruz.

   Siz de Google Earth programını kullanarak böyle bir karşılaştırma yapabilirsiniz.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

9 Ocak 2017 Pazartesi

Sosyal Medya Yalanlarından Korunmak

haberyalan

   Doğru habere ulaşmak çağımızın en büyük sorunlarındandır. Özellikle evrilmeye başlayan sosyal medya bu soruna kaynaklık etmektedir. Nitekim günümüzde sosyal medyada her gördüğüne inanan bir kitlenin varlığı artık inkar edilemez bir durumdur. Ayrıca şu anda bu yazıyı yazmama vesile olan Blog dünyası da yalan bilgiler üretmekte adeta diğer mecralarla yarışıyor. Hatta çoğu bilgi kirliliğine ev sahipliği bile yapıyor diyebilirim. Yine bu dünyadaki kirliliğe kapılan belirli bir kitle var. Peki biz bu kitlenin içerisinde miyiz? Aslında çoğumuz ister istemez bu kitlenin içerisine zaman zaman katılmış olabiliriz. Çok iyi dizayn edilmiş asparagas haberlerin tuzağına küçük de olsa hepimiz düşmüş olabiliriz. Fakat zararın neresinden dönersek iyidir. Bu yazımda sosyal medya yalanlarından kendimizi nasıl koruyabileceğimizi yazmak istedim. Ayrıca bu konuda bir de sizlere güzel bir site önereceğim.

Hemen Atlamamak Lazım

   Özellikle siyasi yönü olan haberlerde sık yaşanan bir durum trol dediğimiz içeriklerin bir anda kitlelerde yayılmasıdır. Bu içeriği yayanlar yine bizleriz. İçeriği ortaya atanlar ise daha çok karşıt görüşlü kullanıcılar. Bir bakıma siyasi çarpışmalar diyebiliriz buna. Peki biz bu çarpışmadan nasıl uzak duracağız? Öncelikle haberi görür görmez doğru olduğunu düşünmekten vazgeçeceğiz. Şüphecilik sosyal medyada sizlerin zırhı olmalı. Bu zırhı giyip haberi arama motorlarında aratın ve haberin tanınır kaynaklarda mesela Hürriyet, Milliyet vs. gibi sitelerde haber olup olmadığına bakın. Eğer birden fazla tanınır kaynak yazıyorsa doğruluk payı yüksek olabilir. Fakat yine de emin olmayın.
   
   Bu tür haberlerde emin olmak için bir süre beklemekte fayda var. Trol dediğimiz içerikler genelde kısa sürede fark ediliyor. Sonrasında çeşitli kaynaklardan yalanlanıyor.  Bunun dışında bir haber çok çelişkili bir yapıdaysa hesaplarınızdan paylaşımını yapmamanızı tavsiye ederim. 

Krizi Yönetmek...

   Geçen yıl çok sayıda acı olaylarla karşı karşıya kaldık. Bu sene de bu tür acı olaylara maruz kalma ihtimalimiz ne yazık ki yüksek. Yaşanan her acı olayda sosyal medyada bir kaos ortamı oluşuyor ve yine ne yazık ki bilgi kirliliği alıp başını yürüyor. Özellikle provakatörler bu tür ortamları iyi değerlendirip yalan haberlerle ortalığı karıştırıyor. Peki bu kaos ortamından nasıl uzak kalırız? Daha önemlisi sağlıklı bilgilere nasıl ulaşırız? 
   Yaşanan acı olaylar sonrası size en önemli tavsiyem imkanınız varsa Twitter, Facebook vs. gibi ortamlardan o süre zarfında uzaklaşmanız. Olayı haber sitelerinden veya televizyonlardan takip etmek bu noktada akıllıca bir hareket olacak. Eğer bunu yapmıyorsanız az önce saydığım mecralarda çeşitli asparagas habere maruz kalabilirsiniz. Bu noktada krizi iyi yönetmek gerekiyor ki eğer dediğim mecralarda bulunmaya kararlıysanız o halde yine şüphe zırhını üzerinize mutlaka giyin derim. Özellikle bu noktada o mecralarda yayılacak olan fotoğrafların doğruluğundan mutlaka şüphe duyun.

Teyit.org..

teyıt

   Geçtiğimiz aylarda tanıştığım bu site şüpheli haberleri inceleyip doğruluğunu ve yanlışlığını yazıyor. Bence günümüzde çok büyük hizmet veriyorlar fakat keşfedilmeyi bekliyorlar. Eğer sosyal medya yalanlarından yahut yalan haberlerden korunmak istiyorsanız mutlaka bu siteyi inceleyin hesaplarını takip edin derim. Bu sitede yalanlardan korunmaya yönelik çeşitli makalelerde bulabilirsiniz.

Bir Güzel Haber

   Bu sosyal medya yalanlarını sadece bir kısım insanlar dert etmiyor elbette. Sosyal medyanın devleri de bu tehlikeli durumun farkındalar artık ve bazı girişimlerde bulunuyorlar. Facebook yakın bir zamanda bu türden bir girişimde bulunacak. Yalan ve şüpheli haberlerin işaretleneceği bir sistem geliştirecek. Güzel haberler bunlar.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.