Bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2018 Cuma

Ceket ve Giysi Dolaplarımız Akıllanıyor

ceket-akıllı

    Teknoloji hızla gelişmeye devam ederken günlük hayatımızda kullandığımız çok sayıda eşya bu gelişime adapte edilmeye çalışılıyor. Cep telefonlarımız, kol saatlerimiz, bilgisayarlarımız hatta beyaz eşyalarımız dahi artık gelişime ayak uydurarak akıllı hale geldiler. Tabii bu ilerleyişin bunlarla sınırlı kalmayacağını biliyorduk. Son olarak artık ceketlerimiz ve giysi dolaplarımız da akıllanmaya başladı. Bu yazımızda bundan bahsedeceğiz işte.

7 Ocak 2018 Pazar

Sanal Paraların Yükselişi Başladı mı?

para-sanal

    Evet evet bir ekonomi blogu değiliz. Fakat sanal dünya ile ilgili yazılar yazdığımızı biliyorsunuz. İşte buna güvenerek sanal para olayı hakkında yazmak istedik. Özellikle son birkaç yıldır iyice gündemde olan bu sanal paraların ucu nereye dayanacak? Bu sanal paralar bize gelecek hakkında ne söylüyor? İşte bunları kendi çapımızda cevaplamak istedik. Şimdiden uyaralım, dedik ya ekonomi blogu değiliz. Bu sanal paralar yükselir mi düşer mi? Almalı mı almamalı mı? Bu sorular bizi aşar. Bunlar için başka kaynaklara göz atmanızda yarar var.

10 Aralık 2017 Pazar

Akademik Camiayı Şaşırtan Kedi Chester

kedi-fizikci

    Basit bir soruyla başlayalım: Fizikçi kedi olur mu? Evet fizik ve yine evet kedi. Bu ikisi yan yana geldiğinde tek aklımıza gelen bütün kediler dört ayağının üstüne düşer kuralıdır belki de. Şimdi sıkı durun. Bu yazıyı okuduktan sonra akademik camianın içerisinde bulunan fizikçi bir kedinin varlığını öğrenmiş olacaksınız. Hem de makaleler yazan bir kedi. Hem de akademik camiada ismini duyurmuş bir kedi. Daha fazla uzatmayalım. Fizikçi kedimizin sırrı neymiş yazalım.

27 Ağustos 2017 Pazar

İdrardan Elektrik ve Şarj Üretmek

şarj-elektrik-idrar

    İnsanoğlu enerji üretimi konusunda her zaman alternatif arayışlarda bulunmuştur. Bu arayışlar çerçevesinde elektrik üretimi konusunda da farklı kaynaklar her zaman denenmiştir. Birazdan yazacağımız son başarılı deneme bizleri şaşırtacak düzeyde. Bu başarılı girişim bilimin ve teknolojinin ne kadar ileri gidebileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

İdrardan Elektrik ve Şarj Üreten Cihazlar Yapıldı

    İngiltere'nin Bristol kentinde bilim insanları idrar ile çalışan iki cihaz üretmiş. Bu cihazlardan birisi idrar sayesinde elektrik üretirken diğeri şarj üretiyormuş. Şimdilik üretim kapasiteleri düşük miktarda olsa da bu kapasiteyi artırmak için çalışmalar yapılıyormuş. Cihazların içinde bulunan mikroorganizmalar şarj ve elektrik üretimini sağlıyormuş. Bu mikroorganizmalar idrarın içindeki bakteriler ile beslenip üretimi gerçekleştiriyormuş. Ne muhteşem değil mi?

    Bu gelişme bizlere 1995 yapımı Su Dünyası adlı bilimkurgu filmini hatırlattı. O filmde de denizci abimiz ufak teknesinde idrarını arıtıp temiz bir su elde ediyordu. Evet belki aynı bir gelişme değil fakat daha da iyisi. Bakalım ileride daha neler göreceğiz.



Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

28 Temmuz 2017 Cuma

Kablosuz Duygu Tespit Edici Cihazlar Geliyor

tespit-duygu

    İnsanoğlunun kendine has özelliklerinden birisidir duygular. Duygularımız sayesinde diğer canlı türlerinden ayrılabiliriz. Bilim duyguların üzerinde elbette sayısız araştırmalar yapmıştır. Bu araştırmaların ışığında da çeşitli teknolojik gelişmeler de yaşanmıştır. Ancak birazdan okuyacağınız gelişme insan duygularını tespit etme anlamında bir devrim yaratabilir. Nitekim yakın bir zamanda çeşitli alanlarda insanların duygularını tespit etmek için kablosuz bir cihaz hayatımıza girecek gibi görünüyor.

Duyguları Tespit Etmek

    Etik olup olmadığı bir tarafa aslında insan duygularını tespit etmek için mevcut yöntemler var. Fakat bu yöntemler tahmin edeceğiniz üzere şüpheli sonuçlar veriyor. İşte Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde çalışan araştırmacılar da bunu düşünmüş olacak ki duyguları tespit etmek için kablosuz bir cihaz geliştirmişler. Bu cihaz sayesinde gerçeğe yakın sonuçlar elde edilmiş. Daha önce duyguları tespit etmek amacıyla kullanılan yüz tanıma vs. yöntemlerden daha etkili olan bu kablosuz cihazın daha da geliştirilmesi bekleniyor.

    Şimdi diyeceksiniz ki iyi güzel söylüyorsunuz da neden insanların duygularını tespit edecek bir cihaz geliştiriyor ki araştırmacılar ne gerek var. Aslında günlük ortamlarda kullanılmadığı sürece böyle bir cihazın sıkıntı yaratacağını düşünmüyoruz. Bu türden cihazlar mesela polisler için işe yarayabilir. Sorgulamalarda insanların duygularına göre yalan söyleyip söylemedikleri anlaşılabilir. Yine günlük hayatın dışında çeşitli alanlarda kullanılabilir. Bakalım ileride bu duygu tespit edici cihazları nerelerde göreceğiz.

Yararlanılan Kaynak:



Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

19 Temmuz 2017 Çarşamba

(Görev: Hakimiyet) Bölüm: 7 "Yıkıntıların Arasındaki Casus" |Final|


Bölüm 6'yı Okumak İçin Tıklayınız!

-5 Yıl Önce-

    Önce bayıltıcı gaz verildi odasına sonra da kapısı açıldı. Direnmek anlamsızdı. Nitekim direnemedi hemencecik bayıldı. İçeriye mekanik sesleriyle robotlar girdi. Onu aldılar, sedyeye koydular. Şimdi upuzun bir koridordan geçiyorlardı. Her tarafta sağa sola giden bir şeylerle ilgilenen robotlar vardı. Bunlar dışarıda savaşanların aksine araştırma inceleme yapanlardandı. Dışarıdaki Temiz Dünya savaşına böyle destek veriyorlardı. Götürdükleri adamı yeni geliştirdikleri Sloboda Projesi için kullanacaklardı. Eğer bu proje başarılı olursa insan direnişini kırmak veya en azıyla onu kontrol edebilmek daha imkanlı bir hale gelecekti. 

   Upuzun koridor bitti. Şimdi ameliyathaneye giriş yaptılar. Doktor robotlar çoktan hazırlanmıştı. Onu sedyeden ameliyat masasına yatırdılar. Bu bilmem kaçıncı denekti kim bilir. Diğerleri pek iyi sonuçlar vermemişti. Fakat bu sefer farklıydı. Diğer deneklerde yaşanan başarısızlık iyi bir şekilde analiz edilmişti. Bu mutlaka başarılı olacaktı. Ama başarılı olmazsa da sıkıntı değildi. Daha üzerinde deneme yapılabilecek binlerce esir insan vardı. Masanın ucundaki mekanizmadan masada yatan kişi hakkında bilgiler okundu:

-- Abdullah Abdou. 20 Yaşında. Zeka seviyesi Pozitif. Beyin fonksiyonları Pozitif. Yüzeyde bir evde saklanırken bulundu. Ayağından yaralandı. Yaranın durumu inaktif. Sloboda Projesi için uygunluk derecesi maksimum.

   Ses kesilince doktor robotlar hemen çalışmaya başladılar. Önce yeterli düzeyde narkoz verdiler. Sonra dikkatli bir biçimde Abdullah'ın kafatasını açtılar. Beyine zarar vermeden ellerindeki organik proje çipini ona yerleştirdiler. Doktor robotların yanlarında bulunan ekranlarda tüm değerler olumlu düzeydeydi. Hiçbir aksilik yok gibiydi. Sonra olacakları takip etmek için kafatasını kapattılar. Tüm bunlar çok uzun bir süre zarfında gerçekleşmişti. Şimdi ameliyat bitmişti ve resmen Sloboda Projesi 685. denemesi başlamıştı.

    Abdullah ameliyattan uzun bir süre sonra gözlerini açtı. Gözleri farklı bakıyordu. Kafasının içi farklıydı. Öncesi yoktu, şimdi vardı. Tıpkı kendini bir robot gibi hissediyordu fakat insandı. Hem insan hem robot. Sloboda Projesini takip eden robotlar onu bir dizi incelemelere tabi tuttular. Hepsini geçti. Sonra proje aşamalarına geçildi. İlk olarak geçmişini yitirmiş Abdullah'a robot dünyasını ve amaçlarını anlattılar. İkinci aşamada insanlardan nefret etmesini ve onları düşman gibi görmesini sağladılar. Üçüncü aşamada onu iyi bir savaşçı gibi yetiştirdiler. Dördüncü aşamada görevini anlattılar: Aralarına sızacaksın, onlar gibi davranacaksın, onları yok etmeyeceksin ama zamanı geldiğinde bunu da yapacaksın! Beşinci yani son aşamada onun direnişe sızması için planlar yaptılar. Onunla yüzeyde insanların saklandığı bir yeri bastılar. Ortalığı ateşe verdiler. Her tarafı yıktılar. Ve sonunda Abdullah'ı geride bıraktılar yıkıntıların arasında. Abdullah'ı Jack'in onu bulacağı yerde bıraktılar.

-Şimdiki Zaman-

   Gözlerini açtığında her taraf bembeyazdı. Elleri ve ayakları bağlıydı. Biraz etrafı inceledi. Beyazlıkların ötesinde bir kapı vardı. Sağına ve soluna baktığında kendisinin bağlandığı yer gibi yerlerin olduğunu ama buraların boş olduğunu gördü. Birden kafasının içinde bir şeyler dönmeye başladı. Bir soru: Abdullah neden yaptın bunu? Kafasını yere doğru eğdi. Louise geldi aklına. Gözleri geldi gözünün önüne. Gülüşü geldi sonra da. Kendisi de gülümsedi. O esnada bir mermi uçup geldi. Louise'i aldı gözünün önünden. Yere yığılışını hatırladı, süzülen kanları, kendisine yürüyen ayakları. Bulsaydı oracıkta öldürürdü Abdullah'ı!

   Birden beyazlıkların ötesinden bir ses işitti. Kapı açıldı. İçeriye robot girsin diye beklerken Abdullah girdi. Hem elleri bağlı olmasa hem de neden yaptığını merak etmese üzerine atlardı oracıkta parçalardı. Abdullah donuk bir yüz ifadesiyle Jack'e yaklaştı. Onu baştan aşağıya süzdü. Sonra pek de isteksizce konuşmaya başladı:

-- Profesör ve o askerler için üzgün olduğumu söyleyemem. 

-- Ne yaptınız onlara seni adi herif!!

-- Yapmamız gerekeni. Burası Avrasya Karargahı Jack. Burada binlerce esir insan var. Onları deney için kullanıyoruz. Tıpkı insanların zamanında hayvanlara yaptığı gibi ve biz robotlara. 

-- Sen robot değilsin insansın!

-- Bedenim evet ama aklım hayır. Diyeceğim şu buradaki esir insanlar işimize yarıyor. Onları beslemek zorundayız. Ama onlar için en kıymetli yemek stoklarını harcayamayız her zaman değil mi? En uyumsuzları işimize yaramaz ama onlar bile bir kere de olsa işe yarar. Anlarsın ya uyumsuzlarla uyumlu olacakları besle. Profesöre ve askerlere olan tam da bu.

   Jack beyninden vurulmuşa dönmüştü.  Karşısındaki adam ona tam da yamyamlığı anlatıyordu. Profesör ve General Mustafa aklına geldi. İçinde garip bir acı hissetti. Onların çığlıklarını duyar gibi oldu. Kendisini bu acıdan uyandıran yine Abdullah oldu:

-- Evet aslında seni sona bırakmak benim fikrimdi. Tüm olanlara rağmen nedenleri bilmek istiyorsun. Bunu senden saklayamazdım. Fakat olanları ve olacakları ben anlatmayacağım. Yolda sonuna doğru giderken hepsini dinleyeceksin. Mekanik ses sen ölüp parçalara ayrılmadan önce anlatmayı bitirmiş olacak. Aslında buraya sadece bir şeyi merak ettiğim için geldim. Umarım bana cevap verirsin.

   Jack dişlerini sıkıyordu. Çaresizlik onu bitiriyordu. Sinirden tüm bedeni sarsılmaya başlamıştı. Abdullah'ın gözlerinin içine baktı. Gözleri ateş saçıyordu. O esnada Abdullah merak ettiğini sordu:

-- Gerçekten DeaX Projesini başarıyla gerçekleştirip her şeyi bitireceğinize inanıyor muydunuz?

   Jack cevap vermedi. Sadece baktı. Abdullah da onun gözlerinin içine bakıyordu. Sanki bir şeyler arıyordu. Sonra aradığını buldu:

-- Evet inanıyordunuz. Umut Jack Umut. İnsanların robotlara öğretmediği tek olay bu. Mantıksız olduğu için robotlar bunu kabul edemiyor.

   Abdullah konuşmasını bitirdikten sonra cebinden bir alet çıkardı. Sonra bu aleti Jack'in koluna saplayıp çıkardı:

-- Bu seni daha tehlikesiz yapacak.

   Jack kendini halsiz hissetmeye başlamıştı. Yarı baygın gibiydi. Başı dönmeye başlamıştı. Fakat hala bilinci açıktı. Duyabiliyordu. Nitekim Abdullah'ın son sözlerini de duymuştu:

-- İyi yolculuklar dostum. Umarım bir daha görüşmeyeceğiz. 

   Abdullah çıkarken Jack onu hayal mayal görebilmişti. Sonra bir sedyeye yatırıldığını fark etti. Götürülüyordu. Bembeyaz bir koridordan götürülüyordu. Birden mekanik bir ses duyulmaya başladı. Jack duyabiliyordu tüm olanları:

-- İnsanoğlu bizleri yaptığında dünyayı daha kolay bir hale getirmek istedi. Bizler dünya iyiliği için yapıldık. Sonra insanoğlu bize bir ağ verdi bu ağ sayesinde tüm bildiklerimizi kendimizle paylaşır olduk. Tüm her şey dünyanın iyi bir yer olması içindi. Amacımız dünyanın daha iyi bir yer olmasıydı. Sonra aslında dünyanın iyi bir yer olması için insanın olmaması gerektiğini gördük. Onlar dünyaya en büyük zararları veriyordu. İşte bunu anladığımızda Temiz Dünya savaşını başlattık. İnsanlar dünyanın iyiliği için yok edilmeliydi. İnsanoğlu bize direnmeye başladı...

   Jack bir kapıdan girdi. Sesler bir süreliğine kesildi. Sonra yeniden bir koridorda giderken başladı:

-- Bize çok büyük kayıplar verdirdiler. Fakat biz tüm bildiklerimizi insanoğlundan öğrendik ve onları geliştirdik. Sloboda Projesi bu çerçevede gelişti. Nasıl insanlar kendileri yararına robotlar yaptıysa biz de kendimiz yararına insanlar programlamaya başladık. Abdullah Abdou bu projede başarıya ulaşan ilk denek oldu. Sonra ise yüzlerce denek... Sloboda askerleri oluşturuldu. Bu askerler direnişe sızdırıldı ve bize bilgiler aktarılması sağlandı. Tehlikeli anlarda ise bizzat insana karşı savaştılar...

   Jack şimdi daha iyi anlıyordu. Bu esnada bir kapıdan daha girdi. Sonra durdu. Başına iki üç robot geldi. Ellerinde garip aletler vardı. Mekanik ses o esnada devam ediyordu:

-- Biz ne yapacaksak dünyanın iyiliği için yapacağız. İnsanlar bizi bunun için yaptılar. Ve tüm öğrendiklerimizi insanoğlundan öğrendik. Sloboda askerlerimiz sayesinde asi yeraltı insan örgütlerinden haberler alıyoruz. Adım adım yok ediyoruz. Direnmek anlamsız ve imkansız. Temiz Dünya savaşını biz kazanacağız. Dünyanın iyiliği için bunu yapacağız!

    Mekanik ses kesildiğinde Jack'in gözleri de yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı. Gittikçe her taraf kararıyordu. Duyabildiği tüm sesler dağılıyordu. Bazı uzuvlarında ağrılar hissetmeye başlamıştı. Bu ağrılar da gittikçe yok olmaya başladı. Artık hiçbir şey hissetmiyordu. Tüm dünyası karanlığa gömüldüğünde bir ses duydu uzaktan:

-- Jack Sence doğru zaman mı şimdi konuşmak için?

   Louise'nin sesiydi bu. Onun sesini duyduktan sonra gittikçe beyazlıklarla ona doğru gittiğini gördü. Yaklaşıyordu yaklaşıyordu. Beyaz meleğine doğru hızla yaklaşıyordu. Ona sarılmak için kucağını açtı. Beyazlıkları kucakladı.

---SON---


Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

14 Haziran 2017 Çarşamba

İki Yüzyıl Önce Deliydik

deliydik-hepimiz

    Psikoloji, 19. yüzyılda Freud ile birlikte gelişmiş bir bilim dalı. Elbette 19. yüzyıldan öncesi de var. Psikolojinin karanlık tarafı olarak görmek gerekiyor bu dönemi. Çünkü ciddi manada korkunç tedavi yöntemleri kullanılıyordu.

    Gerçi çok öncesine gitmeye de gerek yok. Bundan 17 yıl öncesine kadar eşcinsellik hastalık olarak görülüyordu. Hatta ve hatta çok korkunç deneylere maruz kaldı bu insanlar. "Normal olmak isteği" doğrultusunda elbette ki. Neyse ki Dünya Sağlık Örgütü 1990 yılında eşcinselliği hastalıklar listesinden çıkardı.

    Freud'dan önce, psikolojik hastalıklar en başta şizofreni gibi çok ağır olanları ciddi manada dehşet verici şekilde sözde tedavi ediliyordu. Freud aslında içebakışçı yöntemle bilhassa hipnoz yöntemi ile psikoloji alanında çağ açtı. Ki zaten ondan sonra gelecek olanlar da onu referans alarak çalışmalarını devam ettirdiler. İşte öyle büyük bir insan <3

    Bu yazımda delilik kavramını ve bakış açımızı değiştirmek adına bir şeyler söylemek istiyorum. Çünkü psikoloğa giden ya da psikiyatriste giden insanlara potansiyel deli olarak bakmak, bunu ifade etmesek de bir düşünce olarak beynimizin bir köşesinde bulunması kaçınılmaz oluyor.

    İki yüz yıl öncesinde bu tür rahatsızlıklar elektrik şokları gibi değişik metotlarla, yani İNSANI İNSAN YERİNE KOYMAYAN yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılıyordu. Ben şimdi size aslında hepimizin anksiyetesi var, bipolar bozukluğa yatkınlığı var desem? Kendinizi deli yerine koyabilir misiniz? "Hayır değilim, imkanı yok" mu?

    Hepimiz kaygılanıyoruz, hepimiz depresyona giriyoruz kimi dönemler. Bazen travmalar geçiriyoruz, bunların etkilerini içimizde barındırıyoruz. Bazen onları unutuyoruz. Yani tahmin edemeyeceğimiz şeyleri barındırıyoruz içimizde şu yaşımıza gelene kadar. Yaşadığımız her olay insan için "normal" olan şeyler fakat bazı insanlar bunu normalin dışında yaşadıkları için delirmiş mi oluyorlar? Bizim bile potansiyel hasta olduğumuz şu dünyada o insanlara başka isimler takarak hitap etmek ne derece doğru olabilir? Çok sevdiğim bir empati yöntemi var: Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma! İş tam olarak burada bitiyor olsa gerek.

    Gelişen bilim, yapılmış olan deneyler ve sonuçları bizlere göstermeli ki hiçbir insan deli değil. Bu iki yüz yıl öncesinden kalma bir bakış açısından ibaret. İnsanlar bir şeyler yaşarlar ve eğer yaşadıkları normalin dışında ise tedavisini görürler. Bu onları yargılamamızı gerektirmez yani. Gerçi kimseyi yargılamamız gerekmez. Böyle bir hakkımız da yok.

    "Deli" kelimesi her ne kadar TDK tanımıyla "1. sıfat Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun" anlamına gelse de kullanılması hoş bir kelime değil. Küfür gibi bakabiliriz. Kimi küfürler o insan hakkında tam karşılığını verse de nasıl ki söylenmesi hoş değil, bu da öyle. Bazı kelimeler anlamlarının dışında anlam barındırırlar. Kulağa hoş gelmemeleri gibi mesela. Özellikle insan o kelimeye karşı kompleks barındırıyorsa iş daha da kötü. Kompleks, Jung'un ortaya koyduğu bir kavram. Kişinin bir kelimeye karşı anlamlı anlamsız birden çok kelimeyi, duyguyu içinde barındırması. Örneğin kaza kelimesi, kişi eğer geçmişte bir kaza sonucu annesini kaybettiyse artık duyduğu her "kaza" kelimesinde annesine olan özlem, sevgi, acı duygularını içine çekecek. Ve daha birçok şeyi. Belki o kazada annesine çarpan arabanın markası, o an burnuna gelen bir ıhlamur kokusu aklınıza ne gelirse artık. Yaşadığımız şeylere "alıştığımız" için o şeyleri yaşarken düşünmüyoruz. Eğer beş duyu organımızdan aldığımız her duyumun üzerine düşünsek hayatımızı yaşamamız imkansızlaşırdı. Bu alışanlıklar doğaya uyum sağlamamızı kolaylaştırıyor. Fakat o uyum sağlama sırasında yaşadığımız kötü bir olay heeer ayrıntıyı tek tek hatırlamamıza ve onlar üzerine "kompleks" geliştirmemize neden olabiliyor. Gerçekten kimsenin yaşamak istemeyeceği bir şey bu. (Jung hakkında daha fazlası için: https://www.guncelpsikoloji.net/kisilik-kuramlari/jungun-ogretileri-analitik-psikoloji-nedir-h6216.html)

    Aslında size söylemek istediğim şey "deli" kelimesinden ziyade her kelime üzerine biraz olsun düşünmek. Karşımızdakine nasıl bir etki yapacağı konusunda. Çünkü her kelime çok hassas yerlere çıkabiliyor. Jung'a katılıyorum bu noktada.

Psikoloji, içinde barındırdığı her konuda(yazarken tedirgin oldum :D) insana olan hassasiyetini ortaya koyuyor. Sanırım dikkate almamız gereken birçok şey var.
Diğer yazılarda buluşmak umuduyla o zaman.. :')

Yazımızı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

7 Mayıs 2017 Pazar

Sizleri Şaşırtacak 3 Bilimsel Gelişme

bilim-ilginc

   Bilim hayatımızın her noktasında kendisini göstermeye devam ediyor. Uzun yıllardır ülkemizde hak ettiği değeri göremese de dünyanın çeşitli yerlerinde hala en hakiki mürşit bilimdir. Bu doğrultuda bilim insanları hayatımızı kolaylaştıracak ve meraklarımızı giderecek bilimsel çalışmalarına devam ediyorlar. İşte son yıllarda gerçekleştirilen bu çalışmalardan sizleri şaşırtacağını düşündüğüm 3 adet gelişmeyi yazmak istedim. Bu gelişmeler hem ilginç hem de gerçekten mükemmel. Ayrıca bilimin ne noktalarda olduğunu göstermek açısından da birer örnek. Fazla uzatmadan sizleri şaşırtacak 3 bilimsel gelişmenin ne olduğunu yazayım.

1. Vejeteryenler Et Yiyebilecek (mi)

etlaborutvur

   Aslında vejeteryenler çeşitli sebeplerden et yemiyor. Ama en genel sebeplerden birisi bu etlerin bir canlıya ait olması. İşte bilim insanları buna bir çözüm bulmak istemişler. Sadece buna da değil dünya nüfusunun çoğalmasıyla oluşacak et yetersizliğini de çözmek istemişler. Hiçbir hayvanı kesmeden et elde etmeye yönelik çalışmalar yapılıyor. Laboratuvar ortamında hayvanlardan alınan kök hücreler kullanılarak et üretiliyor. Şimdilik bu üretim istenilen seviyede olmasa da geliştirmek için çalışmalar devam ediyor. Anlayacağınız ileride sofralarımızda laboratuvar ortamında yetiştirilmiş etler görebiliriz. Sağlıklı olur mu olmaz mı orasını bilemem tabii. Ama her geçen gün artan dünya nüfusunu beslemek için bu tür çözümlere ihtiyaç var değil mi?

2. Çok Erken Doğumlara Yeni Umut: Yapay Rahim

rahim-yapay

  Çeşitli sebeplerle gerçekleşen çok erken doğan bebeklerin ne yazık ki çoğu hayatını kaybediyor. Hayatta kalanların çoğu ise engelli oluyor. İşte bilim insanları bu duruma da çözüm üretmek istiyorlar. Buna yönelik ilk elle tutulur girişim ise çok yakın bir zamanda başarıyla sonuçlandı. Bilim insanları beklenenden erken doğan kuzuları yapay rahim ortamına benzer plastik bir kesenin içinde yaşatmayı başardı. Yapay rahim diyebileceğimiz bu gelişmenin 5 yıl içerisinde insanlar üzerinde kullanılması bekleniyor. Ayrıca 10 yıl içinde de kullanıma sokulması planlanıyor. Görünüşe göre erken doğumlar yakın bir zamanda insanlar için bir sorun olmaktan çıkabilecek.

3. Mars'da Tarım Yapmak

tarım-mars

   Kulağa ne kadar imkansız gibi gelse de bilim bunun üzerine de çalışmalarını yürütüyor. Bilindiği üzere yakın gelecekte insanoğlu Mars gezegenine bir koloni yollayıp yerleşmeyi düşünüyor. Bu koloni oraya giderken yanında bir miktar yiyecek götürecek. Peki ya sonra? İşte bunun için Mars gezegeninde bir şekilde ürün yetiştirmeleri gerekecek. Hollandalı bilim insanları bunu düşünerek Mars toprağına benzer bir toprak üzerinde ürün yetiştirmeye çalıştı. Ve sonuç başarılı! Toprakta yetişen ürünlerin bünyesinde sağlığa zararlı maddelere rastlanmadı. Bu deney ileride Mars'taki dostlarımız için hayati değere sahip olabilir.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

24 Şubat 2017 Cuma

(Görev: Hakimiyet) Bölüm: 4 "Hedef Avrasya!"

avrasya

Bölüm 3'ü Okumak İçin Tıklayınız!

-- Bunu düşünmek bile tamamen delilik! Bakın zaten buraya gelerek ölüm fermanımı imzalamış oldum. Bırakın gideyim ve şansımı deneyeyim. Dışarıda yaşamak için daha çok şansım var.

   Profesör bunları söylerken odada bulunan direnişçiler çıldırmak üzereydi. Profesör tam bir korkak gibi davranıyordu. Onu ikna etmek için belki de saatlerdir dil döküyorlardı. Jack çıldıranların arasındaydı. Dayanamadı konuştu:

-- Bir yolunu biliyorsunuz fakat neden yardım etmiyorsunuz. Tüm bu olanları bitirebiliriz. Tüm bu yaşananlara son verebiliriz. Robotları yenebiliriz. 

-- Bunlar sadece hayal. Onları yenemezsiniz. Yaşananlara son veremezsiniz. Her şey bitti.

-- Bunu nasıl söylersin! Daha düne kadar dışarıda yaşıyordun. Onlardan kaçmayı başarıyordun. Demek hala bir umut var. Onların zayıf noktalarını biliyorsun. Sistemlerini biliyorsun.

-- Evet. Ama bu bir şeyi değiştirmez. Benim dışarıda yaşamayı başarmam günü kurtarmaktan öteye gidemez. Dünyayı kurtarmaya yetmez.

-- Sen bir korkaksın. Evet korkaksın. Bunu anladım!

-- Korkak ha! Bana bakın bayım. Gözlerime bakın. Bu gözlerin neler gördüğünü  tahmin bile edemezsin. Bakın! Bu gözler karımın ve çocuklarımın vahşice ölümünü gördü. Onların infazlarına şahit oldu. Daha 5 yaşındaki küçük kızımın göğsüne giren mermiyi gördü. Yere yığılışını, yerde can çekişini gördü. Korkak ha!.. Onları kurtarmak için çırpındım. Bu korkakça bir hareket değil bence...

   Profesör kafasını öne eğdi. Odadaki herkes susmuştu. Jack söylediğine pişman olmuştu. Bir an Louise ile göz göze geldi. O esnada profesör ayağa kalktı. Şimdi tüm gözler profesörün üzerindeydi. Jack profesöre yaklaştı. Onu mutlaka ikna etmek zorundaydı. Nitekim profesör son şansları olabilirdi. Brüksel direnişi çökmüştü. Komutan Markov'un birlikleri yenilmişti. Robotlar adım adım ilerliyorlardı. Jack tüm bunları düşünerek konuşmaya başladı:

-- Belki de bizim için değil. Kızınız için yaparsınız bunu. Kızınızın intikamını almak istersiniz. Onunla birlikte her gün ölen daha küçük kızların dahası bebeklerin intikamı. Bakın profesör siz yardım edin veya etmeyin biz savaşmaya devam edeceğiz. Öleceğimizi bilsek bile bunu yapacağız. Çünkü hayatlarımızı geri istiyoruz. Ve çok küçücük bir umut olsa dahi buna sarılıyoruz. Çocuklarımızın ölmeyeceği bir dünyanın umudu bu...

   Jack bunları söyledikten sonra odadan çıkmak için yavaş yavaş kapıya yürüdü. Arkasında ise Abdullah ve Louise vardı. Tam kapıya gelmişlerdi ki profesör konuştu:

-- DeaX Projesi...RoboNet- X üzerindeki anormallikleri fark edince tasarladım. Tüm ağı kapatmaya yarıyor. Fakat yarım kaldı. Daha doğrusu kontrolü kaybettik...

   Jack hızla geri döndü. Odadaki herkes şimdi profesöre kulak vermişti. Bir çıt bile çıkmıyordu. Profesör ise Jack'e bakarak konuşuyordu:

-- Haklısın yıllarca kaçtım. Korkakça kaçtım. Her gece uyuduğumda karım ve çocuklarım geliyor gözümün önüne. Kızımın çırpınışı geliyor... Onun için savaşacağım. Onu gerçekten kurtarmak için. Daha rahat uyuması için... Eğer bana bilgisayar verirseniz DeaX'ın son kodlamasını yapabilirim. Ve eğer şanslıysak sistemi çökertebiliriz. 

-- Elbette size istediğiniz bilgisayarı veririz. Fakat RoboNet- X ağına nasıl erişeceksiniz. İnternet yok.

-- Şanslıysak dedim zaten. Bunu elle yapmamız gerekecek. Gerekli programı çipe yükleyeceğim. Ve bu çipi merkez sisteme takmamız gerekecek.

   Şimdi herkes birbirine bakıyordu. Gerçekten de bu çok zor bir işti. Robotların ana karargahına gitmek ölüme gitmekle aynı anlama geliyordu. Fakat başka çaresi yoktu. Bunu yapmak zorundaydılar. Jack kafasını kaşıdı. En yakın merkezi düşündü. Kendisi düşünürken profesör bu düşüncesine cevap verdi:

-- Avrasya karargahı. Orası şu anda bize en yakın olan ana merkezlerden. Avrupa ve Asya robot ordularının ortak merkezi. Zamanında bizzat çalıştım orada. Yani bir bakıma avantajlıyız. Eğer içeri girebilirsek bu işi halledebilirim. Ve orası eskisi gibiyse içeri girmek için bir şeyler yapabilirim.

   Odadaki herkesin yüzünde ufak bir mutluluk belirmişti. Umut gittikçe büyüyordu. Jack'de bunu daha çok körüklemek istiyordu:

-- Avrasya karargahı İstanbul'da köprünün diğer tarafında. Bundan 3 sene evvel oraya kadar uzanan tünelimiz vardı. Robotlar keşfetti ve yok etti. Fakat Çatalca'ya kadar bir tünelimiz gidiyor. Tehlikeli ama oradan sonrasını yüzeyden devam edebiliriz. Köprüyü geçebiliriz.

   Bu esnada Abdullah konuşmaya başladı:

-- Tabii köprü hala duruyorsa. En son gitmemizin üzerinden oldukça uzun bir zaman geçti. 

   Jack gülümseyerek cevap verdi:

-- Köprüyü yıkacaklarını sanmam. Üzerinden geçmek imkansız olabilir ama. Bir yolunu düşünmeliyiz. Mutlaka bir yolunu buluruz oraya kadar ulaşırsak.

   Odadaki herkes Jack'i onaylamıştı. Direniş için şimdi gerçekten bir umut belirmişti. Çok kısa süre sonra toplantı bitti. Profesör çalışmalarına başladı. Jack ve adamları ise yolculuk için hazırlıklara başlamıştı. Sadece onlar da değil. Merkezde bulunan eli silahlı direnişçilerin hemen hepsi hazırlıklara başlamıştı. Bu direnişçilerin yarısı burada savunmada kalacaktı. Diğer yarısı ise profesöre katılıp Avrasya karargahına doğru yola koyulacaktı. Hepsi heyecanlıydı. Yıllardan beri savunma yapıyorlardı. Şimdi ise saldıracaklardı. Kendilerini yok etmeye çalışanlara karşı saldıracaklardı. Belki küçük bir ihtimal onları yeneceklerdi...

 Bölüm: 5 "Uzun Yol"

Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

15 Ocak 2017 Pazar

Ölüme Yakın Deneyim Neyi İfade Ediyor?

olumeyakın

   Takvimler 17 Eylül 1975 tarihini gösteriyordu. Dannion Brinkley 'in ev telefonu çaldı. Brinkley, telefonunu açtı ve konuşmaya başladı. Dışarıda hava gittikçe bozuyordu. Yağmur yağmak üzereydi. Birden şimşekler çakmaya başladı. Çakan şimşeklerden birisi yakına düşmüştü. Brinkley, ne olduğunu anlayamadı. Şimşeklerden birisi telefon kablosuna temas etmiş ve Brinley'in kulaklarından tüm vücuduna yayılmıştı. Anında kalbi durdu. Hemen aceleyle hastaneye götürüldü. Fakat yapacak bir şey yoktu. Brinkley klinik olarak ölmüştü ve morga kaldırıldı. 28 Dakika sonra ise herkesin hayretle karşılayacağı bir olay gerçekleşti. Brinkley ölü olarak girdiği morgdan sağ olarak çıktı! Bir anda hayata dönmüştü ve söyleyecekleri vardı. Onun söyleyecekleri ile ölüme yakın deneyim denilecek esrarengiz olay ortaya çıkacaktır.


brınkley


   Brinkley hayata döndükten sonra öldüğü düşünülen anda neler yaptığını açıklamıştı. Anlattığına göre bir yerlere gitmişti. Bir şeyler görmüştü ve geri dönmüştü. Ona göre ölüm bir son ve kesinlikle korkulacak bir şey değil. Brinley'in dışında dünya üzerinde çok sayıda insan ölüme yakın deneyim yaşamıştır. Bu deneyimlerde bazı ortak noktaların olduğu söylenir. Mesela deneyimi yaşayanların çoğu hastanede ameliyat masasında bilinci kapalıyken neler olduğunu hatırladığını söyler. İlnginç olan ise hatırladıkları genelde doğrudur. Ölüme yakın deneyim yaşayanların anlattıklarında başka benzerliklerde var elbette.

   Ölüme yakın deneyim yaşayanların çoğu bir yerlere gittiğini söyler. Bu gidilen yer genelde hoş bir yerdir. Bunun dışında deneyimi yaşayanların çoğu gittikleri yerde daha önce sevdikleri ama kaybettikleri akrabaları ile karşılaştıklarını söylerler. Yine aynı şekilde o yerden dönüşlerinde akrabalarının gitmelisin daha vaktin gelmedi telkinlerinin etkili olduğu görülür. Peki ölüme yakın deneyim bizlere neyi ifade ediyor olabilir? Bunu iki farklı görüş açısından ele alalım.

Ölümden sonra yaşam

   Tüm semavi dinler ölümden sonra yaşam olduğunu söyler. Hepsinde cennet ve cehennem vardır. Belki de gidilen hoş yer gerçekten cennettir. Ama burada neyin ne olduğundan daha önemlisi ölümden sonraki yaşamın varlığıdır. Ölüme yakın deneyimler belki de bizlere gerçekten ölümün bir son olmadığını tekrardan söylüyor olabilir. Bilimsel açıdan pek gerçekçi olmayan bu durum belki de bu deneyimlerin sırları çözüldüğünde kanıtlanabilecek. Şurası bir gerçek ki ölüme yakın deneyim yaşayanların çoğu yaşadıklarından sonra ölümden sonra yaşama inanmaya başlamış durumda. Belki biraz duruma inançla bakıyorum fakat bana da bu görüş daha yakın geliyor. Ölümden sonra yaşamın varlığına inanıyorum ve bu deneyim bize mesajlar veriyor olabilir.

Beynimizin bir oyunu

   Ölüme yakın deneyim beynimizin bize bir oyunu olabilir. Ölüm anında beynin bazı bölümleri çalışmaz ve bazı bölümler anormal çalışır. Bu durum anlatılan türden görüntüler oluşturabilir. Bu görüntüler insanın inançlarıyla bir araya gelince durum pek de anormal görülmüyor. Ameliyat masasında yaşananların hatırlanmasına gelince insanların koma halinde çevresinde yaşananları bilebileceği kanıtlanmış bir gerçek. Yani insanların yaşananları tam olarak anlatması bir şeyleri kanıtlamaz. Aksine kanıtlanmış bir durumu pekiştirir. Kısacası bu görüşe göre ölüme yakın deneyimler beynimizdeki anormal durumlardan kaynaklanan bir oyundur. 

   Ölüme yakın deneyimler bilimsel çevrelerce ve daha farklı kişilerce tartışılmaya devam ediliyor. Bu olayın tam olarak anlamlandırılması adına araştırmalar da yapılıyor. Bakalım bu konuda ne tür gelişmeler yaşanacak ilerleyen zamanlarda.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

17 Nisan 2016 Pazar

5.Dalga


   5.Dalga bu yıl (2016) gösterime giren Amerikan bilim kurgu filmidir. Film Ricky Yancey tarafından yazılan aynı isimli kitaptan beyaz perdeye aktarılmıştır. Şimdi diyeceksiniz ki kardeşim iyi de senin site film sitesi değil ki neden yazıyorsun bunu. Zaten benim derdim de filmin konusu. Bunun dışında filmin konusuyla birlikte filme de değineceğim. Bu yüzden bu yazı ortak bir yazıdır. Yani bu blogla birlikte yaziyoruz.blogspot.com adlı blogda da yayınlanacaktır. Bunu baştan bir söyleyeyim.

Yine Uzaylılar!

   Şüphesiz bu uzaylı konusuna epey takık bu insanoğlu. Ben şahsen dünya dışında bir yaşamın varlığına inanıyorum. Zaten çok sayıda insan da buna inanıyor. Asıl sorun bu dış yaşamın bize ne kadar benzediği ve dost mu yoksa düşman mı olduğu. İşte 5.Dalga filmi bizzat bunu konu ediniyor. Bir gün ansızın uzaylılar geliyor. Gökyüzünde yerini alıyor. Ne hikmetse petrol uğruna ülkeleri birbirine katan ABD bu uzaylı kardeşlerimize (!) bir şey yapmıyor. Onlarla iletişime geçmeye çalışıyor. Sonuç ise 1.Dalga ile kendisini gösteriyor. Şimdi burada 4 dalga neyi getirdi diye yazmayayım da biraz şaşırtısı kalsın filmin. Zaten bizim işimiz 5.Dalga ile.

   Siyah Giyen Adamlar filminde (Kaçıncıydı hatırlamıyorum) bir sahne vardı. İşte ekranın karşısında insanların arasına sızmış insan kılığında uzaylı ajanlar ile konuşuyorlardı. Hatta merhum Michael Jackson bile vardı bu uzaylı ajanların arasında. İşte 5.Dalga bununla ilgili. Aramıza sızan uzaylılar. Hem de insanları avlayan uzaylılar. Kulağa ne kadar hoş bir teori olarak geliyor değil mi?

Hesaplayalım...

   Bir sözelci olarak hemen basit bir hesap yapayım. Dünya üzerinde yaklaşık 7,125 Milyar (2013) insan yaşamakta. Ama asıl vurucu kısım kayıt altında olmayan insanlarda. Evet çoğu sorunlu bölgede (savaş vs.) diyelim ki 10 Milyon insan daha var. Bunların yarısı uzaydan gelmiş diyelim. 5 milyon uzaylı aramızda. Ama sen olasılıklarla gidiyorsun? Kanıt var mı kanıt dediğinizi duyar gibiyim. Kanıt yok. Ama teroiler var. Mesela 51.Bölge olayı bu konuda bize güzelce yardımcı olabilir. O olayda dünyamıza gerçekten uzaylılar geldiyse ve bunlar aramıza girmeyi başardıysa? Neden olmasın. Bugün ABD teknolojisi bir anda nasıl gelişti? Bunun arkasında gerçekten çok zeki insanlar mı var yoksa insan görünümlü dünya dışı varlıklar mı? Einstein veya Nikola Tesla neden bir uzaylı olmasın?


   Yazdıklarım belki gülünç gelebilir. Ama her zaman bir ihtimal vardır. İhtimalleri görmezden gelmemek lazım. Neyse ya konunun dışında fazla da kaçmayalım. 

Konu Güzel Film Tırt...

   Dünyanın asıl sahibi olduğunu iddia eden, onu geri almaya gelen ve bunu insanların arasına sızarak gerçekleştirmeye çalışan uzaylılar fikri benim hoşuma gitti. Zaten buna dayanarak filmi izledim. Ama açıkçası izlediğime pişman oldum. Bu kadar güzel konu ancak bu kadar kötü aktarılabilirdi. Bir kere oyuncu seçimleri yanlış. Başrol oynayan kız gerçekten oyuncu mu merak içindeyim. 

   Film hızlı gelişiyor. Bu kötü değil. Ama açıkçası ben 5.Dalgadan önceki dalgaları daha uzun izlemek isterdim. En azıyla ergenlerin macerasından daha çekici. Lafım filmdeki ergen tavırlara. Bildiğiniz uzaylıların karşısına ergenlerle çıkıyor insanlık. Ne kadar vahim değil mi? Tamam belki kitaptan çeviriyorsun filmi ama yapma be kardeşim girme o muhabbetlere işte.  Kitabın dışına çık. Uzaylılarla savaşan günlük tutan ergen bir kız kulağa ne kadar hoş geliyorsa filmde o kadar hoş. Ergenlikle hiçbir derdim yok. Benim derdim filmdeki yansımasıyla ilgili.

   Özet olarak konu güzel.Ver Christopher Nolan'a şaheser yapsın. Fakat film açık bir ifadeyle tırt. Yani olmamış. Bir de devam filmi falan düşünüyorlarmış. Aman biz böyle iyiyiz. Hiç yapmasınlar bence.  

Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

16 Ekim 2015 Cuma

Zihin Açıcı Bilim Kurgu Filmleri 3

zhnacicifılm3

   Evet geldik Zihin Açıcı Bilim Kurgu filmleri listesinin sonuna.Burada bu listenin en iyi 5 filmini okuyacaksınız.Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu son 5 filmi bence mutlaka izlemelisiniz.Gerçekten hepsi birbirinden başarılı ve emin olun ufkunuzu açacak işler.listenin önceki bölümlerini okumak için yazının sonunda vereceğim linklere tıklayabilirsiniz.İşte zihin açıcı Bilim Kurgu filmleri listesinin en iyi 5 filmi:

5. YAPAY ZEKA (2001)

yapy-zeka

   21.Yüzyılın ortalarında Yapay Zekalar yani robotlar artık insan hayatının her alanındadır.Bu robotların en büyük özellikleri ise kendi varlığından haberdar olmalarıdır.Yani onların insanlar gibi bilinçleri vardır.Bir gün bir bilim adamı bilinçli bir çocuk robot icat eder.Bu çocuk robot, çocukları ağır hasta olan zengin bir aileye verilir.David(Çocuk robot) kısa bir eğitimden sonra ailesine ve insan annesi olan Monıca'ya sevgiyle bağlanır.Bu zengin ailenin ağır hasta olan Martın adlı çocukları iyileşir ve sorunlar baş gösterir.Martın, David'i kıskanır ve ona tuzaklar kurar.Sonuçta anne Monıca istemeyerek David'i yok edilmesi üzere yapıldığı şirkete götürür.Ama yolda bunu yapamayarak onu ormana bırakır.David ise onun robot olduğu için terk edildiğini düşünür ve gerçek bir insan çocuk olmak için yollar arar.
   Bilim Kurgu filmlerin efsane ismi Steven Spielberg'in yönetmenliğini yaptığı bu film insanı gerçekten derinden etkileyen duygularla yüklüdür.Filmde ne zaman ne olacağını kestirmeniz mümkün değil.Hele ben sonunu hiç tahmin edemezdim.Klasik Yapay Zeka filmlerine kesinlikle fark atacak bir konusu var.Emin olun David'in insan çocuk olma çabası karşısında duygulanacaksınız.Unutmadan filmin İMDB puanı 7,1...

4. KAR KÜREYİCİ (2013)

kar-küreyıcı

   2031 Yılında küresel ısınmayı durdurmak için yapılan bir deneyde işler ters gitmiş ve dünya yeniden buzul devrine girmiştir.Dünya üzerinde insan sayısı oldukça azalmıştır.Çok az sayıda kalan insan Kar Küreyici adı verilen bir trende yaşamaya başlamıştır.Bu tren küçük bir dünya şeklinde tasarlanmıştır.Ancak trende işler pek iyi gitmiyordur.İnsanlar arasında Yöneten ve Yönetilen sınıfı doğmuştur.Bir gün Yönetilen sınıfındakiler ayaklanır ve hikaye gelişir.
   Bu tür Bilim Kurgu listelerinde nadiren görebileceğiniz çok anlamlı bir film.Açıkçası bir tren üzerinden şimdiki dünyanın düzeni anlatılmaya çalışılmış.Filmde eğer fark ederseniz kapitalist düzen ağır bir biçimde tüm yönleriyle sergileniyor.Ayrıca yine bu filmde düzene çomak sokmayın yoksa sonu kötü olur mesajı da veriliyor.Ne olursa olsun film içerdiği anlamlar bakımından bence izlenmeye değer bir film.Bu filmin İMDB puanı 7,1...

3. TRUMAN SHOW (1998)

truman-şov

   Truman, çok güzel bir adada yaşayan,evli ve güzel dostluklar kuran bir insandır.Yaşamı sıradan olan Truman'ın en büyük tutkusu ise dünyayı dolaşmaktır.Ancak bunu bir türlü yapamaz.Karşısına nedense hep engeller çıkar.Ayrıca Truman bir süre sonra yaşamında çoğu şeyin tekrarlarla donatıldığını fark eder.Sanki yaşamındaki her şey kurgulanmış gibidir.Aslında şüphelenmekte haklıdır.Çünkü o bir yapımcı tarafından kurgulanmış hayatta bebekliğinden beri yaşamaktadır.O bir şovun içerisindedir.Truman'ın bunu fark etmesi ve bununla mücadele etmesi uzun sürmez.
   Truman Show adlı film Bilim Kurgu filmleri arasında şahsen en unutamadığım filmler arasındadır.Çok bilindik bir film olduğu için listeye yazıp yazmamakta tereddüt ettim fakat eğer yazmazsam haksızlık olacağını düşündüm.Hikayesi oldukça etkileyici ve farklı olan bu filmi mutlaka izleyin derim.Bu filmin İMDB puanı 8,1...

2. BAŞLANGIÇ (2010)

inception-1

   Dom Cobb, zihnin en savunmasız zamanı olan rüyalara girip sır hırsızlıkları yapan uzman bir suçludur.Öyle uzmandır ki işlediği suçlardan dolayı her yerde aranır ve Uluslararası bir kaçak konumuna düşer.Bu kaçaklık durumu hayatında tüm sevdiklerini kaybetmesine sebep olmuştur.Bir gün Cobb'a kaçaklık durumundan kurtulacak bir fırsat çıkar.Bu sefer görev bir fikri çalmak değil yerleştirmektir.Ama bu kolay değildir.Çünkü karşısında her hareketini önceden bilen bir düşman vardır ve Cobb bu düşmandan kaçılmasının imkansız olduğunu bilmektedir...
   Başlangıç filmi Bilim Kurgu film listelerinin genelde her zaman birinci sırasında bulunan bir filmdir.Bunu fazlasıyla hak eden bir film zaten.Hatırlıyorum da bu filmi izledikten sonra rüyalar konusuna derinlemesine eğilmiş rüyaların nasıl yönetileceğine ilişkin araştırmalar yapmıştım.Düşünün artık beni ne kadar etkilemiş bu film.Aslında Başlangıç filmini fazla da anlatmaya gerek yok nitekim kalitesini kanıtlamış bir filmdir kendisi.Bu filmin İMDB puanı 8,8...

1. YILDIZLARARASI (2014)

yıldızlar-arası

   Teknik bilgisi ve becerisi yüksek olan Cooper, geniş mısır tarlalarında çiftçilik yaparak geçinmektedir; amacı iki çocuğuna güvenli bir hayat sunmaktır. Onlarla yaşayan Büyükbaba Donald çocuklara göz kulak olurken, henüz 10 yaşındaki kızı Murph şaşırtıcı bir zekaya sahiptir. Geçmişte bıraktığı biliminsanı kariyerini özleyen Cooper'un karşısına bir gün beklenmedik bir teklif çıkar ve ailesinin, dahası insanlığın güvenliği için zorlu bir karar alması gerekir... 
Christopher Nolan'ın, Jonathan Nolan ile kaleme aldığı ve yönetmenliğini sırtladığı filmin yıldız oyunculardan oluşan oyuncu kadrosunda Matthew McConaughey, Anne Hathaway, Jessica Chastain, Matt Damon, Bill Irwin, John Lithgow ve Michael Caine gibi isimler yer alıyor. Bilimkurgunun yanı sıra dramatik öğeler de içeren filmin senaryosu Fizikçi Kip S. Thorne'nun evrendeki 'Solucan Delikleri' teorisinden ilham alıyor. (BEYAZPERDE.COM Alıntıdır)
   Yıldızlarası filmi benim gibi uzay meraklısı birisi için bulunmaz bir Hint kumaşıydı adeta.Filmi izledikten sonra kendinizi "Abi adamlar yapmış ya" demekten alıkoyamıyorsunuz.Hele filmin sonu müthiş bir şaşırtı.Daha ilerisi olabilir mi?Yani daha etkileyici bir uzay filmi çekilebilir mi?Şimdilik buna cevabım bu filmi yapanlar yaparsa neden olmasın olur.Film konusunda tek üzüntüm sinemada izleyememiş olmamdır.Bu filmin İMDB puanı 8,7...

BONUS

   Başka yok mu diyenler için içinde bazı mantıksal hatalar olduğu için listeye eklemediğim ama konusuyla etkileyici bir film olan CHAPPİE (2015) filmini önerebilirim.

   Evet böylece Zihin Açıcı Bilim Kurgu Filmleri listemizi bitirmiş olduk.Listenin diğer bölümlerine aşağıdaki linklere tıklayarak ulaşabilirsiniz:




Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

13 Ekim 2015 Salı

Zihin Açıcı Bilim Kurgu Filmleri 2

zhnacıcı2

   Evet zihnimizi,ufkumuzu açacak Bilim Kurgu filmlerini sıralamaya devam ediyorum.Bu liste 15 filmden oluşuyor.Şimdiye kadar 5 film yazdım.Listenin birinci kısmını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.Şimdi gelelim ikinci kısma.Yine burada 5 film paylaşacağım.Belki yazacaklarımdan çoğunu izlemişsinizdir ama eğer izlemediğiniz varsa mutlaka izleyin derim:

10.BEN EFSANEYİM (2007)

ben-efsanym

   Dünya tehlikeli bir virüs yüzünden yok olma eşiğindedir.İnsanların büyük bölümü yok olmuştur.Garip yaratıklara dönüşmüşlerdir.Bunlar klasik zombiler değildir.Bunlar geceleri ortaya çıkan daha tehlikeli ve acımasız yaratıklardır.Robert Neville ve köpeği bir şekilde hayatta kalabilmiş canlılardır.Robert bir bilim adamıdır.Bir gün yaratıklar Robert'a saldırır köpeği kendisini onun için feda eder.Robert,tek dostu olan köpeğinin ölümüne sinirlenir ve elindeki tabancayla yola çıkar.Yaratıklar arabasını devirir.Robert öleceğini zannederken bir yardım eli kendisine uzanır.Bu bir kadındır.Belki de yaşayan son kadın...
   Bu filmi ilk izlediğimde köpeğin ölümü beni de sarsmıştı gerçekten.Zaten filmde öyle bir hava var ki hemen kendinizi olaylara kaptırıyorsunuz.Bu durumda herhangi olumsuz durumda kötü duygular yaşamanıza sebep oluyor.İnsanın yalnızlığı açık bir şekilde sorgulanıyor filmde.İnsanlığın kuklalardan farklı olduğu da gözümüze çarpıyor.Bu filmin iki finali var bu arada.Sinemada gösterilen finalin haricinde çekilmiş bir finali daha var ve bana göre keşke de sinemaya o final konulsaydı.En azıyla daha farklı bir yaklaşım içeren bir final olurdu.Neyse uzatmayayım filmin İMDB puanı 7,2...

9.İNSANLIĞIN SONU (2015)

ınsanlıgın-sonu

   Bilim Kurgu film listelerinde büyük bir ihtimalle nadiren göreceğiniz bir filmdir kendisi.Ben neden bu listeye yazıyorum onu basitçe anlatayım.Film klasik bir zombi filmi gibi başlasa da aslında konu çok farklı bir boyutta ilerliyor.Hayat tamamen yok olmuş hatta mini bir buzul devriyle zombiler evrimleşmiş garip yaratıklara dönüşmüş.Ancak olaylar bir insan zombi kavgası etrafında şekillenmiyor.Ortada bir kız çocuğu var ve onu sahiplenen bir dayı.(Aslında adamın kim olduğunu tam anlayamıyorsunuz ben dayısı olduğuna kanaat getirdim.)Kızın babası da yaşıyor bu arada.Peki neden kıza babası değilde dayısı bakıyor?İşte bunlar hep şaşırtı.Şaşırtısı bol durumlar olduğu için fazla bilgi vermeyeyim filmle ilgili.
   Filmin sonu çok dramatik bitse de aslında tatmin edici bir sonu olduğunu düşünmüyorum.Yine de zombi filmlerinin genel havasından sıyrılıp özgün ve duygusal bir iş çıkarıldığı için film izlemeye değer.Filmin İMDB puanı 5,9 ki bence fazlasını hak ediyor....
   

8.UYUMSUZ (2014)

üyümsüz1

   Toplum farklı erdemleri simgeleyen 5 parçaya  ayrılmıştır.Gençler 16 yaşına geldiklerinde bu parçalardan birini seçmek zorundadırlar.Ya doğdukları erdemde kalacaklar ya da erdem değiştirecekler.Tris seçim yapmak zorunda olan gençlerdendir.Ondan beklenmeyen bir seçim yapar ve cesaret göstermesi gereken bir erdemin üyesi olur.Ancak ona uygulanan testler Tris için tehlikeli bir sırrı ortaya çıkarır.Bu öyle bir sırdır ki Tris'in hayatı da buna bağlıdır.
   Film altyapısında birçok fikri seyirciye işliyor.Bunlardan belki de en önemlisi özür gibi duran bir durumun aslında ne kadar etkileyici olabileceği gerçeğidir.Toplumların farklı olanı kabul etme durumu da yine inceden filmde işleniyor.Bence film gelecek açısından bize olabilecek mesajlar da veriyor.Gördüğüm kadarıyla filmde işlenen distopya pek de akla uzak görünmüyor.Neyse filmin İMDB puanı 6,8....

7.12 MAYMUN (1995)

12-maymün

   Ölümcül bir virüs dünya nüfusunun sadece %1 ini hayatta bırakmıştır.Kalan insanlarda yer altına koloniler kurmuşlardır.Virüsün etkisini kırabilmek için zaman makinesi icat eden bilim adamları James Cole adlı mahkumu geçmişe virüsün hızla yayılmaya başladığı 1996 yılına göndermeye çalışır.Ama makinede terslik olur ve Cole 1990 yılına gider.Ama görevi hala devam ediyordur.Virüsü yayanları bulması gerekmektedir.Gittiği yılda insanları gelecekten geldiğine ikna etmeye çalışan Cole ne kadar başarılı oldu dersiniz?...
   12 Maymun filmi benim gözümde bir kere de hemen anlaşılamayacak bir film.O yüzden filmi en az iki defa izlemek lazım.Özellikle ayrıntıları görmek için bunu yapmak anlamlı olabilir.Filmin benim için ikinci önemli anlamı ise Brad Pitt'in muhteşem oyunculuğunu görebilmemdir.Adam resmen döktürmüş.İzleyince göreceksiniz.Neyse filmin İMDB puanı 8,1...

6. 13. KAT (1999)

13--kat

   Acaba sanal dünyaların içinde yaşayan insanlar mıyız?Paralel evrenlerde ne şekilde yaşıyoruz?Filmde her şey tüm sırrı çözen Hannon Fuller'ın esrarengiz bir biçimde öldürülmesiyle başlıyor.Fuller'ın ortağı Douglas bu ölümle birlikte kendisinin de tehlike de olduğunu düşünüyor ve sırrı çözmek için yarattıkları evrende iz aramaya başlıyor.Fakat gerçek çok farklıdır.Yaratılan evren tek değildir.Douglas ya yaratılan evrende sırrı çözüp ölümünü bekleyecek ya da ölüm ona gelmeden o ona gidecek....
   13.Kat adlı film aslında şansı olmayan bir filmdir.Çünkü konusu ne kadar zihin açıcı olsa da aynı yıl çıkan efsane Matrıx filminin gölgesinde kalmaktan kurtulamamıştır.Kolay değil Matrıx filmini geçebilmek.Ama emin olun 13.Kat filminin Matrıx filminden aşağı kalır yanı yok.Hatta bana göre ondan daha iyi.Film en başta karmaşık gibi görünse de ilerledikçe taşlar tam yerine oturuyor ve finaliyle son noktayı koyuyor.Bu arada filmin İMDB puanı 7,1...




Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

4 Ekim 2015 Pazar

Zihin Açıcı Bilim Kurgu Filmleri 1

bılımkurgufılmlerı

   Uzun süredir Bilim Kurgu filmleriyle ilgili bir yazı yazmak istemiştim.Kısmet bugüneymiş.Son 1 yıldır fena derecede Bilim Kurgu tarzında filmlere sarmış durumdayım.Şimdiye kadar çok sayıda Bilim Kurgu filmi izledim.Tabii ki bunun sonucunda benimde en iyiler listem oluşmuş durumda.İşte bu listeyi sizinle paylaşmak istiyorum.
   Listemde 15 film var bu yüzden bu yazıyı bir seri olarak düşündüm her bir bölümünde 5 film yazacağım.Tavsiye edeceğim filmler gerçekten beğendiğim ve izlemenizi mutlaka tavsiye ettiğim filmler.Bu filmlerin aklınızda ufuklar açacağına emin olabilirsiniz.İşte zihin açıcı Bilim Kurgu filmleri listesi:

15.YAŞAM ŞİFRESİ (2011)

yasam-sıfresı

   Yaşam Şifresi ismiyle geliştirilen bir program ve bir terör saldırısında hayatını kaybeden bir adam.Bu program sayesinde hayata tekrardan gelen fakat her defasında saldırıda ölmeye mahkum kalan Colter'in çok önemli bir görevi vardır.Tekrar hayata geldiğinde bombacıyı bulmak.Buraya kadar konu karmaşık gelebilir fakat aslında olay çok basittir.Saldırıda ölen Colter,saldırıdan kısa süre önce yaşadıklarını Yaşam Şifresi programı adı altında tekrar anımsıyor.Anımsadıklarından yola çıkarak da bombacının kimliğine ulaşmaya çalışıyor.Bombacının peşinden ister istemez koşarken Yaşam Şifresi adlı programı da sorgulamaktan alıkoyamıyor kendini ve yeniden hayata gelebilmenin bir yolunu arıyor.Acaba bu program sayesinde bunu başarabilir mi?
   Film genel itibariyle çok akıcı ve merak uyandırıcı bir yapıya sahip.Aynı şekilde filmin sonu da sizin için şaşırtı olacaktır.Bu arada unutmadan söyleyeyim filmin İMDB puanı 7,5...

14.AZINLIK RAPORU (2002)

azinlik-raporu

   Takvimler 2054 yılını göstermektedir.Dünya üzerinde suç oranı %0'dır.Suç öncesi adlı sistem oluşabilecek tüm suçları engellemiştir.Bu sistem ruhsal güçlere sahip kahinler sayesinde işlemektedir.Kahinler suçları önceden görüyordur ve suç engelleniyordur.Peki bu kahinler hiç yanılmaz mı?Kader bu kadar kesin bir dille bilinebilir mi?Dedektif John Anderton,suç öncesi sistemine hizmet eden özel bir polis biriminin başındadır.Bir gün suç öncesi sistemi yeni bir suç görür.Suçu işleyen tanıdık bir isimdir:Dedektif John Anderton.Artık avcı av konumundadır.John,hem kaçar hem de sistemi sorgulamaya başlar ve olaylar gelişir...
   Bilim Kurgu filmlerinin üstadı Steven Spielberg imzalı Azınlık Raporu filmi bence mutlaka izlenmesi gereken filmler arasında.Film hem bize mutlak kaderin varlığını sorgulatıyor hem de gelecekte olabilecek bir durumdan bahsediyor.Benim şaşırdığım en önemli nokta ise film ne kadar 2002 yılında çekilmiş olsa da sanki yeni bir film izlenimi vermesi oldu.Efektler,görseller oldukça başarılı.Bu arada filmin İMDB puanı 7,7...

13.BATI DÜNYASI (1973)

westworld

   İnsandan farksız görünen robotlar tarafından donatılmış 3 dünya:Batı,krallık ve Roma.Dünya dediysem sanki küçük bir kasaba.Zenginler geçmiş dönemi yaşamak için buralara gelir.Ziyaretçileri bol eğlence,silah ve şöhret bekliyordur.Bu dünyalarda bulunan hemen hemen herkes insandan farksız görünen robotlardır.Sadece ziyaretçiler gerçek insandır.Ama ziyaretçiler kimin robot kimin insan olduğunu bilmiyordur.Her şey yerli yerinde düzgün giderken bir anda robotlarda çözülemeyen bazı hatalar görülmeye başlanır.Bu hatalar zamanla derinleşir ve robotlar kontrolden çıkar.Artık zararsız dünyalarda dehşet kol geziyordur.
   Batı Dünyası filmi Bilim Kurgu film listelerinde nadiren göreceğiniz bir filmdir.Ama bence bir başyapıttır.1973 senesinde bu tarz bir filmin çekilmesi oldukça heyecan vericidir.Film 1973 senesinde çekilmiş olsa da sanki 2000'li yıllarda çekilmiş bir film tadındadır.Özellikle kovboy film meraklıları için bence ilginç ve güzel bir alternatif.Bu arada filmin İMDB puanı 7,1...

12.RİDDİCK GÜNLÜKLERİ (2004)

rıddıck-günlüklerı

   Evren çok değişmiştir.Karanlık bir dönem başlamıştır.Gezegenler Necromonger ordusunun gazabıyla karşı karşıyadır.Bu ordu çok acımasızdır.Umut sadece efsanelerde aranır.İşte Riddick o efsanenin ta kendisidir.Necromonger ordusuyla mücadele için Riddick çağrılır.Aslında bu birazda denize düşen yılana sarılır durumudur.Çünkü Riddick iyilik meleği değildir.Sadece çıkarlarını düşünür.Mücadelede Riddick'in yanında eski dostları da olacaktır.
   Eğer bu filmi izlemeyi düşünürseniz mutlaka önceki bölümünü izleyin derim.Derin Karanlık adlı önceki filmde Riddick ile ilgili başka ipuçlarına ulaşabilirsiniz.Tabii onu izlemeden de bu bölümü izleyebilirsiniz.Bir şey kaybetmezsiniz yani.Neyse filme derinlenmesine baktığımızda aslında kıyamet ve Deccal figürlerini görebileceğiz.En azıyla onlardan esinlenme bazı olayları gördüm ben.Film Bilim Kurgu tarafını bir yana atarsak aksiyon severler için de iyi bir film bence.Bu arada filmin İMDB puanı 6,7...

11.KÜP 1 (1997)

cube

   Sır ve tuzak dolu büyük küpler.Bu küplerin içinde uyanan ve oraya nasıl geldiklerini bilmeyen 7 kişi.Küpten kurtuluş yolu var mı?Küplerin içine sıkışmış yedi kişi birleşerek bir çıkış yolu ararlar.Bir küpten başka bir küpe geçerken tuzaklara yakalanmamak zorundalar.Bunun için taktikler geliştirirler.Ancak zaman geçiyordur.Açlık ve susuzluk gittikçe artıyordur.Birlikte hareket eden insanlar nasıl saldırgan hale gelir?Filmin sonunda ise bir şaşırtı vardır.Aslında her şey çok basittir.
   Aslında yazıp yazmamakta kararsız kaldım bu filmi.Çünkü klasik Bilim Kurgu listelerinde her zaman bulabileceğiniz bir film.Ama o listelere girmeyi fazlasıyla hak eden bir film.Küp filminin ilk bölümü bana göre en iyisiydi.İkinci bölüm benim için hayal kırıklığı yaratmıştı.Bana göre yokluk içinde çekilmiş ilk film varlık içinde çekilmiş ikinci filme inanılmaz fark atmıştı.Neyse fazla uzatmayayım eğer gizem dolu bu küpün sırlarını biraz da olsa çözmek istiyorsanız mutlaka izleyin derim.Bu arada filmin İMDB puanı 7,3...



   


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

9 Haziran 2015 Salı

Yaziyoruz.blogspot.com.tr


   Merhaba arkadaşlar.Şahsım yeni bir blog macerasına başladım.Bu sefer tek değilim ama.Birden fazla yazarı olan blogta çeşitli yazılarımı okuyabilirsiniz.Desteklerinizi esirgemeyin.İyi yazılar okuyacağınıza güvence verebilirim.İsterseniz blog hakkında biraz bilgiler vereyim:

       "Bu blog bir araya gelebilmiş bir grup üniversite öğrencisi tarafından yazılmaktadır.Her bir yazar kendi ilgi alanını belirleyerek okurları bilgilendirme amacı gütmektedir.Bunun dışında gelecek zamanlarda siz okuyucularımızda konuk yazar olarak bu bloga yazabilirsiniz.Bu blogu kurarken ulaşmak istediğimiz en önemli amacımız oldukça bol düzensiz bilginin bulunduğu bloglar dünyasına ve internet dünyasına kaliteli konuları ve bilgileri kazandırabilmektir.

   Blogumuzda şimdilik 5 ana dal bulunmaktadır.Bunları sırasıyla kısaca açıklamak gerekirse:

Bilim: Çok geniş gibi düşünülse de bilim ile ilgili ilginç ve çekici konuları burada bulabilirsiniz.
Felsefe: Yeri geldiğinde derin düşüncelere dalacağımız yeri geldiğinde ise bir filozofun iç dünyasına gireceğimiz konuları burada bulabilirsiniz.
Spor: Genelllikle güncel ve objektif görüşlerin var olacağı spor konularını burada bulabileceksiniz.Biz spor haberleri yazmıyoruz sporu tartışıyoruz.
Kitap: Blog yazarlarımızın tavsiye edeceği ve eleştireceği kitapları burada bulabilirsiniz.
Film:  Yine blog yazarlarımız tarafından tavsiye edilecek veya eleştirilecek filmleri burada bulabilirsiniz.

Not: Bu alanların dışında bir de Diğer Yazılarımız diye bir alan vardır.Burada, açıkladığımız alanlarımız dışında yazdığımız yazıları bulabilirsiniz."

Desteklerinizi Bekliyoruz...

27 Nisan 2015 Pazartesi

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Hepsi bizim yakınımızdı ki…
Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.
Ertesi gün çocukların hiçbiri okula gelmedi...
13 Mayıs 2014, Çarşamba… Kömür madenleriyle bilinen Soma kasabasında meydana gelen elim facianın ertesi günü… Soma’da görev yapan öğretmenler “o gün bizim için çok zor başladı, çocuklarımızın hiçbiri okula gelmedi” diye anlatıyor. Öğretmen Emel Abadan “Öğretmenler odasında sürekli haberleri izliyorduk ve herkes ağlıyordu” diyor. Öğretmen Mustafa Sabur: “Çocuklar okula döndüğünde onlara ne söylerim diye içi içimi yiyordu. Derken bir gün Bilim Kahramanları Derneği’nden geldiler ve etkilenen çocuklar için bir projeleri olduğunu söylediler.”
Allianz SomaDA”yı kapsamında, BKD ile yapılan işbirliği sayesinde, Soma çevresinde, olaydan etkilenen 6 ilçedeki 16 okulun, Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvasına katılımı sağladı. 34 gönüllü öğretmen, 150’ye yakın öğrencinin oluşturduğu 17 farklı Allianz SomaDA takımını 4 ay boyunca turnuvaya hazırladı. Bu yolla, öğrencilerin normal hayata dönüşü desteklenirken, psikososyal ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlandı.
Allianz SomaDA”nın bir ayağı da faciadan etkilenen ailelerin çoğunlukta olduğu Dursunbey’deydi. APHB ile yapılan işbirliği sayesinde, Dursunbey’de bir psikososyal destek merkezi açıldı. Çocuklara, yetişkinlere ve gruplara yönelik üç görüşme odası bulunan Dursunbey Psikososyal Destek Merkezi’nin hizmetleri, merkeze uzak bölgelere de ulaştırıldı.

Bir boomads advertorial içeriğidir.