Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2018 Pazar

Tarih Okyanusuna Bekleriz



   Tarih ile ilgili bir blog açmak kaç zamandır aklımdaydı. Bugün itibariyle bunu yapmak üzere harekete geçtim ve sonuç olarak Tarih Okyanusu adlı yeni blogumu açtım. Bu blogta tahmin edeceğiniz üzere tarih ile ilgili yazılar olacak. Elbette bu yazıları kafamdan yazmayacağım kaynaklara bağlı kalarak yazmaya çalışacağım. Sonuçta bir tarihçi değilim. 

    Neyse efendim pek uzatmayalım. yeni bloguma beklerim sizi. 



Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

25 Ağustos 2018 Cumartesi

Temamızı Neden Değiştirdik

blogagag

    Merhabalar arkadaşlar. Yaklaşık 5 aydır bloga yeni yazı eklemiyordum. Bu hafta itibariyle yeniden aktif olarak yazmaya başladım. 5 Aylık süreç boyunca çeşitli başka işlerle ilgilendim diyebilirim. Açıkçası bloga yazı yazmak için zaman bulamadım. Ayrıca blogun çeşitli sıkıntılarıyla bu süreçte yakından ilgilenemedim. Neyse artık daha aktif olmaya çalışacağım.

    Blogun tasarımını neden değiştirdik? Aslında bu sorunun cevabı basit. Uzun süredir kullanışlı, kullanıcı dostu bir tasarıma geçmeyi düşünüyorduk. Fakat pek kodlama bilmediğimiz için ve itiraf etmek gerekirse bu tasarım işinden pek anlamadığımız için bu süreç uzadıkça uzadı. Çeşitli hazır temalar üzerinde oynamalar yapsak da bunların pek de kullanışlı olmadığı fikrine vardık. Sonunda ise bloggerın kendi hazır basit tasarımını kullanmaya karar verdik. Peki bizim için bunun avantajı olacak mı? Elbette olacak. Bloggerın kendi tasarımı üzerinde kolay bir şekilde oynamalar yapabiliyoruz. Diğer hazır temalarda bunu yapmak çok zor oluyor. Ayrıca bu tema daha güvenilir sorunsuz diyebiliriz. Nitekim hazır temalarda sorunların çıkma olasılığı daha fazla ki önceki temamızda bunu yaşadık.

Blogun Gidişatı

    5 Ay gibi uzun bir süreden sonra blogu yeniden aktif hale getirirken blogda bazı şeylerin değişmesine karar verdik. Artık Televizyon Dünyası adı altında bir kategorimiz olmayacak. Yani o tarafla ilgili yazı yazmayacağız. O tarafla ilgili yazılarımızı yazıyoruz adlı diğer blogumuzda yeterince yazmaya çalışacağız zaten. Sanal Dünya ile ilgili yazılar yazmaya devam edeceğiz. Ayrıca ilginç konuları da yazmaya devam edeceğiz. Bunun dışında ara ara Karalamalar kategorisi altında çeşitli yazılarımız olacak. Bir de Görev : Hakimiyet tarzı hikayelerimiz olacak. Onları da Hikayelerimiz kategorisi altında bulabileceksiniz.

   Saygılarla. 


Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

10 Haziran 2017 Cumartesi

2 Yeni Yazar 4 Yeni Kategori

yazıkarasal

   Yaklaşık 3 yıl önce Karasal Anten blogunu açtığımda itiraf etmeliyim ki bir süre yazarım bırakırım demiştim kendime. Ama şimdi bakıyorum da yazmaya başladıktan sonra daha doğrusu paylaşmanın o eşsiz güzelliğini gördükten sonra bırakmak zormuş. Karasal Anten ilk açıldığından beri tabiri caizse iyi bir noktaya geldi. Tabii sizlerin sayesinde. Adım adım Karasal Anten denizin ortasına doğru süzüldü. Dalgalarla boğuştu ve bir zaman durdu. O zaman bu zamandı işte. Uzun süredir bu geminin yelkenlerinin açılmadığını itiraf etmeliyim. Yani blog ile ilgilenmediğimi üzülerek görüyorum. Ama hayat işte. Başka durumlarla uğraştırmak zorunda bırakıyor bizi.

   Karasal Anten adlı geminin yani bu blogun tekrardan yelkenlerini doldurup ilerlemesini istiyorum. Yani istiyoruz. Artık geminin tek kaptanı olmayacak. Yeni kaptanlarla birlikte yola devam edelim dedik. Aslında onları tanıyorsunuz. Yani Yazıyoruz blogunu takip edenler mutlaka tanıyacaktır. Onlar hem dümene geçecek hem de gemide yeni odalar açacak.Gerçekten her yerden çeken blog olmalıyız değil mi? Adı üstünde Karasal Anten...

   Lafı çok fazla uzattım galiba. Fazla da canınızı sıkmadan Karasal Antenin yeni yazarlarını tanıtayım:

Allegretto : Üniversite arkadaşım. Elbette yazmayı seviyor ki o yüzden burada. Uzun süredir bu blog işlerinde beraberiz.Felsefe olsun filmler olsun sanat olsun hep meraklı. Bu yüzden de zaten blogta onun için iki yeni kategori felsefe ve sanat kategorisi açtık. İçini döksün istedik. (Aslında bu tanıtım yazılarını neden ben yazıyorum ki. Neden kendileri yazmıyor. Düşünün o kadar mütevaziler yani bir de)

Nida N. : Nasıl anlatsam acaba randomların kraliçesi mi desem. Hayır hayır geleceğin psikologu. Yani inşallah bütlere kalmazsa. Yine uzun süredir tanışıyoruz. Birlikte çok işe atıldık. Psikoloji ilgi alanı anlayacağınız üzere. Zaten onun için de psikoloji kategorisini açtık. Bakalım bizlere neler yazacak merak ediyorum.

    Kendi adıma ikisine de aramıza katıldığı için teşekkür ediyorum.

Yeni Kategoriler

    Bu arada bloga eklediğimiz yeni kategorilerden yukarıda bahsettim fakat şuracıkta düzgün bir biçimde yazayım. Önceki kategoriler duracak bunlara ek olarak bloga 4 yeni kategori ekledik. Eminim ilginizi çekecektir. Eklediğimiz kategoriler:

    Felsefe, Sanat, Psikoloji ve Karalamalar (Burada aynı Görev Hakimiyet tarzı denemelerimizi, hikayelerimizi vs. yazacağız.)


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

8 Mart 2017 Çarşamba

Karasal Anten Youtube

youtubekarasal


   Merhaba arkadaşlar. Bugün uzun süredir aklımda olan Youtube platformunu daha aktif kullanma fikrini gerçekleştiriyorum. Bloguma attığım bazı yazılardan oluşturacağım videolar bir bakıma yazılarımın özeti olacak. Bu sayede hem daha çok kişiye erişmeye hem de daha aktif olmaya çalışacağım. Neyse fazla uzatmayayım.

  Karasal Anten kanalımıza abone olmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

   Teşekkürler...




31 Ocak 2017 Salı

Görev : Hakimiyet Tanıtım

görevhakimiyet

   Bu Blogu açtığımda yapmak istediklerimden birisi de çeşitli hikayelerimi bu blog aracılığıyla paylaşmaktı. Bunu şimdiye kadar bireysel çeşitli sebeplerden dolayı yapamadım. Şimdi ise bunun zamanının geldiğini düşünüyorum. Blogta yazmaya başlayacağım ilk hikaye ise Bilim Kurgu niteliğinde olacak. Şimdilik 7 bölüm halinde yazmayı düşündüğüm bu hikaye, aslında blogumda daha önceleri değindiğim bazı konularla ilişkili olacak. Bu arada tabii ki diğer yazılara da devam edeceğim. Umarım beğenirsiniz. Şimdiden yapacağım hatalar için affınıza sığınıyorum. Lafı fazla gevelemeden Görev: Hakimiyet hikayemin tanıtım yazısına geçeyim. Bu arada Görev: Hakimiyet ile ilgili ayrı oluşturacağım sayfaya üstte kırmızı şeritte ulaşabilirsiniz :

 Yıl: 2189
   Yer: Dünya
  2053 Yılında devreye giren RoboNet-X projesindeki insan hakimiyeti 2154 yılında son buldu. Tam 35 yıldır dünya üzerindeki insan nüfusu planlı bir şekilde robotlar tarafından yok ediliyor. Artık Avrupa'nın en büyük eserlerinin yanında robot askerler yürüyüş yapıyor. Kimi zaman Eyfel kulesinin dibinde kimi zaman Londra Paternoster Meydanı'nın ortasında asi insanlar infaz ediliyor. Robotlar kesin bir şekilde insanı tehdit olarak algılıyor ve onu dünya üzerinden silmek adına çalışıyor. Fakat insanlık yalnız değil. Şimdi hakimiyet için bir şansları var. En büyük ve muhtemelen en son direnişleri için hazırlanıyorlar. Bu yolun sonunda ya zafer var ya yok oluş! Yok edilenlerin var edilenler ile savaşı... Görev: Hakimiyet! 
"Bölüm 1 ile yakında sizlerle"


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

28 Ocak 2017 Cumartesi

İnternet Sitelerinin Geçmişine Yolculuk

ınterarsız

   Ülkemizin internet geçmişi yıllar öncesine dayanıyor. Kablolu internet 1998 yılında kullanılmaya başlanırken kablosuz dediğimiz internet ise 2001 yılından beri kullanılıyor. Aslında o kadar yaşlı olmasa da geçirdiği değişim interneti adeta başlangıç aşamasından çok daha farklı noktalara getirmiş durumda. Artık çoğu temel işlerimizi dahi onsuz halledemiyoruz. Bu durum iyi mi kötü mü tartışılır. Zaten konumuz da bu değil. Konumuz internet sitelerinin geçmişi. Hatırı sayılı geçmişi olan bazı sitelerin geçmiş hallerine bakabileceğinizi biliyor muydunuz? Hatta kendi sitenizin geçmiş haline bile bakabilirsiniz. Nasıl mı? İnternet arşiv sitesi sayesinde.

   Öncelikle buraya tıklayarak arşiv sitemizi açıyoruz. Karşımıza aşağıdaki gibi bir ekran gelecek. Resimleri üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz:


   Kırmızı kare içine aldığım yere geçmiş halini görmek istediğiniz siteyi yazabilirsiniz. Ben kendi blogumu yazdım. Blogumu 2014 yılında açmıştım. Arşivde ise 2015 yılına ait halini görebildim. Zaten aşağıdaki görüntüden de anlayacağınız üzere hangi yıllardan görüntülerin olduğu gösteriliyor. Ona göre bir tarih seçip o tarihteki haline bakabiliyorsunuz:

ıntetrter

   Ve işte blogumun 2015 yılına ait bir görüntüsü. Bence bu siteyi kesinlikle kullanmalısınız çok zevkli:

antenkarasal

NOT: Eğer blogunuzu aratıyorsanız fakat geçmişine dair görüntüler gelmiyorsa daha sonraları tekrar deneyin. Ben ilk denediğimde olmadı daha sonra oldu.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

1 Kasım 2016 Salı

Yeniden Yazıyoruz


   2015 Yılında Yazıyoruz adlı blogumuzla ilgili burada bir yazı paylaşmıştım. Blogu üniversiteden birkaç arkadaş bir araya gelip açmıştık. Fakat o zamanlar tam olarak ilgilenemedik. Şimdi oldukça uzun bir zamandan sonra blogumuzu tekrar aktif hale getirdik. İşe öncelikle daha kullanışlı bir tema ile başladık. Daha sonra içerikte oynamalar yaptık. Artık Yazıyoruz adlı blogumuzda izlediğimiz filmler ve dizilerle, okuduğumuz kitaplarla ilgili yazılar bulacaksınız. Bu yazıları genel olarak elimizden geldiğince yararlı ve eğlenceli olacak şekilde yazacağız. Yani okurken sıkılmanızı istemiyoruz. Bunun için çalışıyoruz. Neyse lafı fazla uzatmayayım. Blogumuza bekleriz. 


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

23 Eylül 2016 Cuma

Blogger Uygulaması Nasıl İndirilir?



bloggeruygulama
   Blogger için yapılmış bir android uygulaması vardır. Buraya tıklayarak uygulamaya ulaşabilirsiniz. Fakat Google Play mağazasında Blogger uygulaması ne yazık ki ülkemizde kullanıma kapalıdır. Ancak yine de bu uygulamayı indirmenin elbette bir yöntemi var. Hem de çok basit bir yöntem. Bu yazımda kısaca o basit yöntemden bahsedeceğim. Yazı kısa olacak ama çok işinize yarayacak emin
olun.

   Google Play mağazasında indiremediğiniz uygulamaları apk dosyalarını bularak cihazınıza kurabilirsiniz. Apk dosyası bir bakıma kurulum dosyası gibi bir şey. Yalnızca parasız olan uygulamaları değil paralı olan uygulamaları da bu yöntemle ücretsiz indirebilirsiniz. Fakat bunu pek tavsiye etmiyorum. Nitekim o uygulamaları yapmak için yapımcılar belki de gece gündüz çalışıyor. Emek saygısızlığı yapmamak için uygulamaları parayla almalıyız.

   Ülkemizde kullanılmayan Blogger uygulamasının apk dosyasına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Siteye girdiğinizde dosyayı indirin. Daha sonra cihazınızda dosyanın kurulumuna başlayın. Sizden izinler isteyecek bunu onaylayın ve uygulamayı kullanmaya başlayın. Apk dosyalarını genelde belli başlı uygulamalar için tercih edin. Bilmediğiniz uygulamalarda sahtekarlık olabiliyor çünkü.

Uygulama Hakkında Fikrim

   Blogger uygulamasını kullandım fakat pek de öyle işe yarar olduğu söylenemez. Günlük tarzında blog tutmak için iyi fakat benim gibi yazılarında fotoğraflar kullanan ve pek çok düzeltme yapanlar için pek işe yarar değil. Açıkçası uygulama beni hayal kırıklığına uğrattı desem yeridir.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

15 Haziran 2016 Çarşamba

Kim Yazıyor Bu Yazıları? (Geç Kalınmış Bir Mim)

kmkmkm

   Öncelikle Sema Gürpınar yani namı diğer Basitrota bloguna beni Mim'lediği için teşekkür ederim. Oldukça geç oldu ama...Ve adet üzerine mim nedir ne işe yarar merak edenler buraya tıklayıp okuyabilirler.

   2014 Yılında daha önceki denemelerimi gözden geçirip bir blog açmaya karar verdim. Blogumun nasıl olacağını zihnimde şekillendirip bu işe atıldım. İşte karşınızda Karasal Anten. Peki blogumu biliyorsunuz da beni tanıyor musunuz? Aslında bu Mim çok iyi oldu. Kim merak etmez ki okuduğu yazıyı yazan kişiyi?

   Bendeniz Mehmet Ali Yalçınkaya. Ayı ve günü önemsiz olmakla beraber 1995 yılında belki de sıcak bir günde Gazi şehirde dünyaya geldim. Sokaklarda oynayan son çocukların arasındaydım. Güzel günlerdi. Teknolojinin sokak çocuklarını tek tek yok etmesinden hoşnut olmasam da yarattığı imkanlardan ötürü ona saygı duyanlardanım. Keşke teknoloji ile o güzel hayatı uyumlu yapabilseydik... Yazmayı ve okumayı hep sevdim. Bu sevgiyi bana başta dedem olmak üzere öğretmenlerim ve belki de babam aşıladı. (Babam ki biraz zoraki olmuştu. Bir kere yalan söylemiştim. O da ceza olsun diye yalancı çoban hikayesini defalarca okutmuştu. Yalancı çoban hikayesi hoşuma gitmişti.)

    Eğitim durumumuzdan bahsediyor muyuz? Başarılı bir eğitim hayatım var diyebilirim. Şu sıralar hayalim olan öğretmenlik mesleği için uğraş veriyorum. Hayırlısıyla son senemi okuyacağım. Sonrası malum KPSS :)

   Blog yazmak bir hobiyse evet düzenli bir hobim var. Blog okumakta güzel bir uğraş. Bunun dışında kitap okumak gibi bir huyum da var. Şiir yazmak bir hobi sayılır mı tartışılır. Geçmişte biraz da tiyatro ile ilgilenmiştim. Ama öyle on parmağında on marifet birisi değilimdir. Aksine pek asosyal bir hayatım var. Ama ne olursa olsun şükretmeyi bilirim ve bunu seviyorum.

   Fobilerim var mıdır daha önce hiç düşünmedim. Galiba yüksekten korkuyorum. Denizlere açılmayı isterim fakat suda boğulmak korkutur beni. Gecelerden çok gündüzlerden korkarım. Bu yüzden gündüzleri sokaklarda dolaşmak pek hoşuma gitmez. Dar alanda kalmaktan korkarım. Mesela beni geniş olmayan bir dolaba sokarsanız yani hareketimi kısıtlayacak bir yer olursa bu pek hoşuma gitmez.

   Uzay ve anormal konular hep ilgimi çekmiştir. Nitekim bu blogu bundan dolayı açtım. Daha başka ne var diye düşündüm de pek bir şey yok. Okuduğunuz için teşekkür ederim kendimi biraz tanıtmaya çalıştım.

   Bu Mim'i çok geç yaptığım için özür dilerim bu sıralar bir yazı yazmam bile mucize...


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

19 Mayıs 2016 Perşembe

MİM = YAK- TEKRAR OKU- YAZ


   Öncelikle Sema Gürpınar yani namı diğer Basitrota bloguna beni Mim'lediği için teşekkür ederim. Mim nedir ne işe yarar buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Çok uzatmadan haydi yapalım şu Mim'i! :)

1.TUR:


sahsultn

-YAK-

Meşa Selimoviç - Derviş ve Ölüm

    Bir kitabı yak demek gerçekten zor. Aslında kitap çok ünlü bir roman. Çok beğeneni var. Ama ben bir türlü ısınamadım. Kolay kolay bir romanı yarım bırakmam fakat bunu bıraktım. Galiba anlatılan konu ilgimi çekmedi.

-TEKRAR OKU-

İskender Pala - Şah ve Sultan

Bana okumayı sevdiren bir romandı. Belki tarihe ilgim olduğu için bu kadar çok sevdim. Bu romanın beni okumalısın diyen bir tarafı var. Bir Sultan ile bir Şahın amansız mücadelesini ve yüreklere işleyen aşk serüvenlerini ilgiyle okumuştum. Yine olsa yine okurum :)

-YAZ-

Zülfü Livaneli - Serenad 

Bu roman çok güzel. Anlatılan hikaye içimize işleyen cinsten. Fakat sanki biraz fazla uzamış gibi. Bir noktada olay bitmeliymiş gibi de sanki yazar gereksiz uzatmış gibi. Oralar kırpılırsa tadından yenmez gerçekten.

2.TUR:



seyhler

-YAK-

Mort Castle - Kanlı Hasat

Aslında yakılır mı yakılmaz mı çok düşündüm fakat elimdeki seçeneklere baktığımda harcamak zorunda kaldım. Roman güzel de biraz daha cinselliği arka plana atsaymış daha iyi olurmuş. Onun dışında bu tür kitapların benim tarzım olmadığını öğrendim bu kitap sayesinde. Bu tür kitapların insana pek bir şeyler kazandırdığını düşünmüyorum açıkçası. 

-TEKRAR OKU-

Reşat Nuri Güntekin - Yeşil Gece

Beni çok etkileyen nadir romanlardan. Hele sonundaki o durum umutsuzluğa doğru sürüklemişti beni. Her dönemin insanı olmayı becerenler ile dönemleri gerçekten güzel hale getirmeye çalışanların amansız mücadelesi var kitapta. Eski ile yeni olanların en amansız mücadelesi. Mutlaka tekrar okuyacağım.

-YAZ-

Yılmaz Erdoğan - Bana Bir Şeyhler Oluyor

Aslında bu bir tiyatro. Tiyatrosunu da izledim onun adına çıkarılan kitabını da okudum. Çok beğendim fakat keşke devam etse dedim. Hikayedeki aileyi çok sevdim. Keşke ailenin günümüze uyarlanmış bir halini yazsa Yılmaz Erdoğan. Hani günümüz sorunlarıyla harmanlanan yeni bir versiyon. Neden olmasın?

3.TUR:


yılkıat

-YAK-

Orkun Uçak / Burak Turna - Metal Fırtına

Aslında kitap o kadar kötü değil fakat izlediğim bir belgeselde kitabın aslında siyasi bazı amaçlarla çıkartıldığını duydum. Bu çok üzmüştü beni. Romanların siyasi kesimler tarafından silah olarak kullanılması hoşuma gitmiyor. Belki de bundan dolayı soğudum bu kitaptan.

-TEKRAR OKU-

Abbas Sayar - Yılkı Atı

Abbas Sayar ismini ilk duyduğumda o da kim demiştim. Sonra bu romanı okuyunca kendimden utandım. Böyle bir yazarı daha önce nasıl keşfetmedim diye kendime kızdım. Bir at üzerinden belki de hayatı anlatmaya çalışmış yazar. Aslında işe yaramadığımız anlarda nasıl dışarı itildiğimizi dışarıda nasıl mücadeleler geçtiğini ve nasıl tutunabileceğimizi gördüm. Bunu hep Yılkı Atı üzerinde gördüm. Okumak gerek tekrardan...

-YAZ-

Emrah Serbes - Behzat Ç. Serisi

Behzat Ç. serisi başlı başına muhteşem. Neden Emrah Serbes yazmaya devam etmiyor? Bence seri farklı kitaplarla devam ettirilmeli. Dizisi de güzeldi fakat okumak daha farklı oluyor. Bence kesinlikle yazılmalı.


   Ve bitti...Tekrardan teşekkürler beni Mim'lediğiniz için...




Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

16 Nisan 2016 Cumartesi

Yeni Tasarım..


   Öncelikle merhabalar. Yaklaşık 1 aydır bloga yazı yazmıyordum. Şu sıralar okul işleri iyice zamanımı meşgul etmeye başladı. Bunun dışında bileceğiniz üzere öğretmen adayı iseniz KPSS denilen bir bela var ki hiç sormayın. Neyse bu halimize de şükür. Şimdi asıl konuya geleyim.

   Uzun süredir blogumun tasarımı konusunda düşünüp duruyordum. Eski tasarım beni bir türlü tatmin etmiyordu. Bu yüzden kolları sıvadım ve yeni bir tema yapmak istedim. Ancak yeterli bilgim olmadığından pek beceremedim. Bunun üzerine önceki gibi hazır bir tema kullanmaya karar verdim. Yine önceki gibi aldığım hazır tema üzerinde çeşitli oynamalar yaptım. Ve blogumun teması şimdi gördüğünüz hale geldi. Ben gerçekten beğendim ve galiba uzun süre bu temayı kullanacağım.

Yazı Yayınlamak Konusunda

   Daha önce de dediğim gibi şu sıralar yoğunum. Daha doğrusu yazı yayınlayacak zaman bulamıyorum. Galiba şu KPSS bitene kadar da durum böyle olacak. Fakat kendime bir planlama yaptım ve bloga düzenli yazı atma konusunda hamle yapacağım. Yani elimden geldiğince bloga yazılar atmaya devam edeceğim. 

   Bloga yazı yazamadığım gibi çoğu blogu okumaktan da uzak kaldım. Bunu da yavaş yavaş düzeltmeye başlıyorum. Kısacası yeni tasarım ile yeni bir düzen oluşturmaya çalışıyorum. Anlayışınız için teşekkürler...
    


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

2 Ocak 2016 Cumartesi

Tavsiye Bloglar

blog-tavsıye

   Blog yazmaya başladıktan sonra bu mecranın ne kadar geniş olduğunu fark ettim. Çok sayıda insan blog yazıyor. Yazılan bloglar çeşit çeşit içerikler barındırıyor. Daha önce daha dar çerçevede düşünürdüm. Yani sadece kozmetik hakkında bloglar yazıldığını düşünürdüm. Ama işin içerisine girince böyle olmadığını anladım. Neyse daha fazla uzatmayayım.

   Blog yazmaya başladıktan sonra elimden geldiğince çok sayıda blogu ziyaret etmeye çalışıyorum. Bütün yazıları okuyamasam da genelde çoğunu okumaya çalışıyorum. Tabii bu süre zarfında benim de favori bloglarım oldu. İşte bu yazımda o bloglardan bahsetmek istiyorum. Bu yazımı okuyan herkese de o blogları ziyaret etme tavsiyesinde bulunuyorum. Pişman olmayacaksınız emin olabilirsiniz. İşte takip ettiğim ve tavsiye ettiğim bloglar:

haberseyri.blogspot.com.tr  (Sinemaseverler ve İstanbul'a aşıklar için tavsiye edilir.)

- kitapcumhuriyetim.blogspot.com.tr (Kitaplar hakkında güzel ve ilginç gelişmeleri merak edenler için tavsiye edilir.)

- biposetkitap.blogspot.com.tr (Farklı bir tarzda yazılmış kitap eleştirileri okumak isteyenler ziyaret etsin derim)

kitapgunesim.blogspot.com.tr (Kitap yorumu okumaktan zevk alanlar için tavsiye edilir. Gerçekten hoş yorumlar var blogta.)

- berikaningunlugu.blogspot.com.tr (Kalpten ve içimizden şiirler okumak ve dinlemek isteyenlere tavsiye edilir.)

emrebek.blogspot.com.tr (Kuvvetli bir kalemden çıkan, içinize dokunan şiirler... Şiir okumaktan hoşnut olanlar için şiddetle tavsiye edilir.)

www.eceevren.com (Tecrübeli bir kalemin hayatınıza dokunmasına izin verir misiniz? Bence izin verin.)

- www.doktorhayat.com (Hayata imza atan saygıdeğer bir kalem. Mutlaka içinize işleyecek bir şeyler bulursunuz. Şu hayata bir bakın derim.)

-  adadenizi.blogspot.com (Çocuklarına ve hayatına aşık bir kalemden ölümsüzlüğe uçuşan cümleler. Bu cümlelerin arasında dolaşmak bir tık ötede.)

- www.deneyimlianne.com (Aslında sloganı kendisini anlatmaya yeter. Denemeleri değil deneyimleri paylaşan bir blog.)

- tigrisdriver.blogspot.com.tr (Kuvvetli bir kaleme sahip nadir kişisel bloglardan. Kişisel blog diyorum ama sizi bilgilendirecek tarafları çok.)

- www.bloggokhantekin.com (Bende yeri başka olan bir blog. Yazmaya yeni başladığımda çok desteğini gördüm. Örnek gösterilen kişisel blog. Mutlaka uğrayın derim.)

-  www.renklipastasepeti.com (Çeşit çeşit yemek tarifi sade bir anlatımla sizleri bekliyor. Yemek yapmayı ve yemeyi sevenlere tavsiye edilir.)

- sevdicann.blogspot.com.tr (Çok çeşitli yemek tarifleriyle ve ender bilgilerle donatılmış güzel bir kişisel blog.)

- miraserist.blogspot.com.tr (Aykırı bir kişisel blog. Okuyunca anlarsınız.)

- www.eskiblog.com (Kendi tarzı olan hoş tasarımıyla dikkat çeken hoş bir blogtur kendisi.)

- yagmurtozu.blogspot.com.tr (İçerisinde çok sayıda konuyla ilgili kişisel değerlendirmeleri bulacağınız güzel bir blog.)

- kafadergi.blogspot.com.tr (Kafasına göre ters düz takılan bir kalemin hayalleriyle bütünleşmiş blogu. Nadir bulunur böylesi)

-  technicalfaul.blogspot.com.tr (Basketbolu sevenler için şiddetle tavsiye edilir. Basketbol ile ilgili sayılı bloglardan.)

- evrendeyiz.blogspot.com.tr (Evren meraklıları için kaliteli içerikler sunan bir blog. Evrenin sırlarını kurcalamaya ne dersiniz?)

 
   Evet arkadaşlar liste bu şekilde. Ancak daha çok sayıda blog okuyorum. Yani sadece bunlar yok. İleride yine bu şekilde bir tavsiye listesi oluşturabilirim. Çünkü her gün yeni bloglar keşfediyorum. İçlerinden çoğu da gerçekten başarılı işlere imza atıyor.
   

Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

20 Eylül 2015 Pazar

Evrende Yolculuk Yaptıran Blog

evrendeyız-10

   Kısa bir zaman önce Uygulama Tanıtım adı altında bir blog kurdum.Bu blogta Google Play uygulamaları tanıtım yapabiliyor.Bunun dışında Blog tanıtımı ve Facebook sayfa tanıtımı da yapılabiliyor.Geçtiğimiz günlerde tanıtım bloguma bir blog tanıtım yazısı geldi.Gönderilen bloga girdim dolaştım.Blog çok hoşuma gitti.O yüzden burada paylaşmak istedim.
 
   Evrendeyiz adlı blog en başta sloganıyla sizi hemen kendine çekiyor: "Evrende kısa bir yolculuğa çıkarmamıza izin verin..."Slogan tahmin edeceğiniz üzere bir blog için çok önemlidir.İnsanları kendine çeker veya iter. Evrendeyiz blogunun sloganı kendine çeken cinsten.Neyse bloga girdiğinizde sade ama etkili bir tasarımla karşılaşıyorsunuz.Gereksiz eklentiler yok.Bu yüzden de gayet hızlı.Neyse bunlar teknik detaylar zaten.

   Eğer uzaya ilginiz varsa kendinizi hemen blogta bulunan konulara kaptırıyorsunuz.Uzaya ilginiz yoksa bile dikkat çeken ilginç konular var.Kendinizi bunları okumaktan alıkoyamıyorsunuz. Blogun yazarı Murat Hazar anladığım kadarıyla bu konulara çok meraklı birisi.Yine anladığım kadarıyla belli bir birikimi var uzay konusunda.Nitekim uzay hakkında ona sorular sorabiliyorsunuz ve tatmin edici cevaplar alabiliyorsunuz.

   Blogta uzay ve teknoloji konularıyla ilgili film önerilerini de görebilirsiniz.Bunun dışında en beğendiğim kısım Uluslararası Uzay İstasyonu canlı yayınını izleyebiliyorsunuz.Dünyayı uzaydan canlı kim izlemek istemez ki?

   Genel olarak eğer uzay ve teknoloji konusuna ilginiz varsa bence mutlaka uğramanız gereken bir blog Evrendeyiz adlı blog.Sizi kesinlikle tatmin edecektir.

EVRENDEYİZ.BLOGSPOT'A GİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ...


   Son olarak eğer sizinde tanıtımını yapmak istediğiniz uygulama,blog veya facebook sayfası varsa buraya tıklayarak tanıtım yapabilirsiniz...

    


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Uygulamanı,Blogunu Ücretsiz Tanıt!



   Android mağazaları için uygulama veya oyun yaptınız ama yeterince dikkat çekmedi mi?Bir blog açtınız yeterince ziyaretçi çekemediniz mi?Facebook sayfası kurdunuz ama beğeni alamıyor musunuz?İşte tanıtım yapma zamanınız geldi o halde.Ne bekliyorsunuz hemen bir tanıtım yazısı yazın ve gönderin.Anında burada yayınlayalım ve tanıtımınızı yapın!Tanıtacaksınız,Tanınacaksınız ve tabii Kazanacaksınız!...
   Tanıtımın iyisi kötüsü olmaz.Burada yapacağınız bir tanıtım arama motorlarına gönderilen yeni bir yazı demek.Haydi sizde arama motorlarına bir yazı gönderin ve ziyaretçilerinizin geleceği günü bekleyin!...


   Buraya Tıklayarak tanıtım yazısı gönderebilirsiniz.Yazınız çok kısa değilse ve yetişkin türü içeriklerle ilgili bir tanıtım değilse yayınlanır.Ayrıca ayda 1 defa seçilen bir tanıtım yazısı Karasal Anten sitesinde ve facebook sayfasında yayınlanır...

Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

4 Ağustos 2015 Salı

Blogunuz İçin Yararlı Topluluklar


   Blog sahiplerinin en büyük dertlerinden birisi yazdığı yazıların okunması ve kalıcı ziyaretçilere sahip olmaktır.Bu öyle sanıldığı kadar kolay bir iş değildir.Şimdiye kadar bir çok blog destek sitelerinde blogunuza nasıl izleyici,okuyucu çekeceğinize yönelik tüyolar mevcuttur.Bu yazımda tüyo yazmayacağım.Blogunuzun gelişimine yardımcı olacak Google Plus topluluklarından bahsedeceğim.
   Google Plus topluluklarını bilmeyeniniz vardır belki.Bu topluluk sistemi aynı Facebook grup sistemi gibidir.İnsanlar gelir topluluğun konusuyla ilgili paylaşımlarda bulunur.Genelde Google Plus toplulukları doğal olarak bloglar ile ilgili oluyor.
   Şimdi benimde katıldığım ve geri dönüş olarak memnun kaldığım bazı topluluklardan bahsedeyim.Eğer bir blog sahibiyseniz veya okuyucuysanız bu topluluklardan çeşitli blog hareketlerini takip edebilirsiniz.

1.Blog Yazısı Yayınlama Toplulukları:

   Google Plus bünyesinde bu tarzda kurulmuş çok sayıda topluluk vardır.Ayrıca Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinde de bu tarzda gruplar bulabilirsiniz.
   Blog yazılarınızın okunmasını istemek en doğal hakkınız.Bu yazıları ne kadar çok kişinin görmesini sağlarsanız dikkat çekme olasılığınız artar.Daha önce yazılarınızı sosyal paylaşım platformlarında paylaşmanız konusunda belki çok sayıda yazı okudunuz.Gerçekten de sosyal paylaşım sitelerinin blogunuza katkısı olduğu tartışılmaz bir gerçek.Kısa zamanda olmasa da uzun zamanda bu katkıyı kesinlikle görüyorsunuz.İşte bu yüzden yazılarınızı oralarda paylaşmak akıllıca bir iş olacaktır.
   Google Plus kendini geliştiren bir platform.Blog yazılarınızı bu platformda paylaşmak kesinlikle yararlı olacaktır.Zaten blogger kullanıyorsanız mecburen buraya adım atmış oluyorsunuz.Yazılarınız profilinizde paylaşılsa da takipçinizle orantılı okuyucu çekebiliyorsunuz.Google Plus platformunda yazı paylaşmanın en yarar sağlayacak yeri Blog yazısı paylaşım toplulukları olacaktır.Bu topluluklarda çok sayıda blog okuyucusuna ulaşabilirsiniz.Haliyle yazılarınızı da onlara ulaştırmış olursunuz.
   Benim bu yönde kullandığım bazı topluluklar var.Gerçekten okuyucu çekmek açısından yararlı oluyor.Fakat şunu belirtmeliyim ki kalıcı bir ziyaretçi getirisi yok veya daha zayıf.Genelde kısa zamanda okuyucu geliyor ve gidiyor.Ama yine de yazılarınızı buralarda sık sık paylaşarak dikkat çekebilirsiniz.
   Aşağıda kendimin kayıtlı olduğu ve yararını gördüğüm Blog yazısı paylaşım topluluklarını ekledim.Umarım yararını görürsünüz:

2.Blog Yazısı Yorumlama Toplulukları:

   İsimden de anlaşılacağı üzere bu topluluklarda üyeler birbirlerinin yazılarını yorumluyor.Bloggerlar için yazılarına yorum almak çok önemlidir.Yorum, hem bloggerları yazı yazmaya devam etme konusunda destekler hem de blogun arama motorlarında üstlere çıkmasına yardımcı olur.Bu yüzden yorum almak çok önemlidir.Ancak eğer bir blog sahibiyseniz ve yorumlar almak istiyorsanız sizin de diğer bloglara karşı iligili olmanız ve onların yazılarını yorumlamanız gerekecek.Kısacası yorum yapmadan yorum almak çok zor.Bazı arkadaşlar bu yorum işini fark etmiş olacak ki buna yönelik topluluklar kurulmaya başlanmış.
   Daha önce bu tür topluluklara rastlamamıştım.Yakın zamanda Grup Yorum diye bir topluluk kuruldu.Şimdilik küçük olsa da bu topluluk yararı bakımından bence çok önemli.Paylaştığınız yazı kesinlikle yorumlanıyor.Tabii sizin de diğer paylaşılan yazıları yorumlamanız şartıyla.Yani karşılıklı bir alışveriş oluyor.Yazılara atılan yorumlar ise öyle spam yorumlar değil bizzat konuyla ilgili yorumlar.Yani yazınız kesinlikle okunuyor.Size kalıcı ziyaretçi kazandırıyor bir noktada.
   Bence çok güzel bir topluluk hareketi.Daha da gelişmesini temenni ediyorum:

3.Takipleşme Toplulukları:

   Blogger için takipçi kazanmak çok önemlidir.Takipçi ne kadar çok olursa yazılarınız da o denli çok kişiye ulaşır.Google Plus platformunda takipçi kazanmak Twitter'daki gibi basit değil aslında.Takipçi kazanmak için fazla yöntem yok.En etkili yöntem ise bu yönde kurulmuş topluluklara üye olmak.Karşılıklı takip esasına dayanan bu topluluklar gerçekten size takipçi kazandırıyor.Sadece takipçi değil blogunuzu takip listesine(izleyici) almalar da oluyor.Tabii daha önce söylediğim gibi karşılıklı oluyor bu.
   Benim yakından takip ettiğim iki topluluk var bu konuyla ilgili.İkisi de şimdiye kadar bana yararlı oldu.Eminim size de olacaktır:

   Şimdilik blogunuz için yararlı olacağını sandığım topluluklar bunlar.Sizde eğer bu yönde topluluklar biliyorsanız aşağıda yorum olarak bizimle paylaşabilirsiniz.

12 Temmuz 2015 Pazar

Blogger Hazır Şablonların Renklerini Değiştirme


   Eğer bir blog sahibiyseniz temanın ne kadar önemli olduğunu anlatmama gerek yoktur herhalde.Genelde blogger kullanıcıları hazır temalara yöneliyor.Ancak kullanıcılar bu temaların üzerinde çok az oynamalar yapıyor veya hiç yapmıyor.Böylece özgünlükte yok olup gidiyor.Karşımıza aynı temaya sahip çok sayıda blog çıkabiliyor.Bu da pek çekici olmuyor açıkçası.
   Bu yazımda bulduğunuz hazır blogger temasının renkleriyle nasıl oynama yapabileceğinizi anlatacağım.Öncelikle şunu söylemem de fayda var ki bu blog, blogger destek için kurulmuş bir blog değil.Nitekim bununla ilgili şimdiye kadar yazım olmadı.Blogunuzu geliştirmenize yardımcı olacak yazıları yazan hoş,yararlı çok sayıda blog var.Ancak ne yazık ki bu bloglarda bu renklerle oynama konusunda elle tutulur bilgiler verilmemiş.Bu bilgileri vermeleri için bazı bloglara tavsiyelerde bulunsam da pek oralı olmadılar.Bende en iyisi ben yazayım dedim.
   Uzun süredir karasalanten.com  blogum için bir tema arıyordum.Daha sonra şimdiki tema üzerinde oynamalar yapmak aklıma geldi.Birkaç ufak oynamadan sonra renkler konusunda oynamalar yapmayı başardım.Şimdi hazır temanızın renklerini nasıl değiştireceğinizi adım adım anlatacağım.

ADIM 1 Öncelikle yeni blog oluştur yolunu takip ederek bir deneme blogu açmanız iyi olacaktır.Bu deneme blogu geliştirmelerinizi önceden görmeniz açısından önemlidir.Eğer yaptığınız değişiklikleri beğenirseniz ana blogunuza bunları uygularsınız.Böylece çıkabilecek olumsuz durumların da önüne geçmiş olursunuz.

ADIM 2 Hazır bulduğunuz temayı deneme blogunuza yükledikten sonra bu temanın renk kodlarını bilmemiz gerekiyor.Temanın renkleriyle bu sayede oynayacağız.Temanızın renk kodlarını bilmiyorsanız sorun etmeyin.Nitekim bunu ezbere bilmek imkansız zaten.Renk kodlarını bulmak için bir program kullanacağız.Program dediğime bakmayın kurulum gerektirmeyen bir araç.ColorPix bu noktada yardıma yetişiyor.ColorPix'i indirmek için tıklayın. Uygulamayı indirdikten sonra açın.Fareyi hangi zemine tutarsanız o zeminin renk kodunu verir.

ADIM 3 Şimdi şablon kodlarınıza ulaşmak için Şablon > HTML'yi Düzenle yolunu takip ediyoruz.Karşımıza temanızın veya şablonunuzun kodları çıkacak.Bu noktada blogunuzu açın.ColorPix uygulamasını açın.Rengini değiştirmek istediğiniz zemine fareyi tutun ve renk kodunu alın:

Büyütmek için resmin üstüne tıklayın.


ADIM 4 Aldığınız kodu CTRL-F  aracılığıyla daha önce açtığınız şablon kodlarınız da aratın.Bulduktan sonra o kodu silip yerine hangi rengi koymak isterseniz onun kodunu yapıştırın.Kullanmak istediğiniz rengin kodunu öğrenmek için buraya tıklayınız. Kaydettikten sonra değişiklik oldu olmadı mı kontrol edin.Eğer olmadıysa diğer adımı okuyun:


Büyütmek için resmin üstüne tıklayın.

Büyütmek için resmin üstüne tıklayın.

Büyütmek için resmin üstüne tıklayın.

Büyütmek için resmin üstüne tıklayın.





ADIM 5 Bir renk şablonunuzun farklı yerlerinde defalarca kullanılmış olabilir.Bu durum aynı renk kodunun şablonunuzda birden fazla olmasına sebep olur.Eğer yeni renginiz istediğiniz yerde yoksa muhtemelen benzer kodlardan birisini değiştirmişsiniz demektir.Bu yüzden değişiklik yapacağınız yerin koduna ulaşmak için deneme-yanılma tarzında gidebilirsiniz.Bunun dışında kodlar da bazen değiştireceğiniz yere yönelik ipuçları bulabilirsiniz.Mesela değiştireceğiniz yer menü de bir yerdeyse kodlar arasında "menü" yazabilir.Veya blog yazılarında bir yerdeyse "posts" yazabilir.Ama ne yazarsa yazsın deneme-yanılma en iyi seçenektir.

ÖNEMLİ NOT: Bazen bazı renk kodları şablonunuzda kısaltılmış bir şekilde yazılır.Mesela kodlayıcı beyaz renk kodunu uzun uzun #FFFFF yazmak yerine #FFF diye yazmış olabilir.Bunun dışında bazı temalarda renk kodu kullanmak yerine renklerin İngilizce yazılışlarını yazmış olabilir.Ama bu pek kullanılmayan bir yazım şekli.

   Evet arkadaşlar elimden geldiğince renk değiştirme konusunu anlatmaya çalıştım.Karmaşık gibi görünse de aslında biraz kafa yorduğunuzda çok basit bir işlem bu.İnşallah istediğiniz tarzda bir tema oluşturursunuz.

9 Haziran 2015 Salı

Yaziyoruz.blogspot.com.tr


   Merhaba arkadaşlar.Şahsım yeni bir blog macerasına başladım.Bu sefer tek değilim ama.Birden fazla yazarı olan blogta çeşitli yazılarımı okuyabilirsiniz.Desteklerinizi esirgemeyin.İyi yazılar okuyacağınıza güvence verebilirim.İsterseniz blog hakkında biraz bilgiler vereyim:

       "Bu blog bir araya gelebilmiş bir grup üniversite öğrencisi tarafından yazılmaktadır.Her bir yazar kendi ilgi alanını belirleyerek okurları bilgilendirme amacı gütmektedir.Bunun dışında gelecek zamanlarda siz okuyucularımızda konuk yazar olarak bu bloga yazabilirsiniz.Bu blogu kurarken ulaşmak istediğimiz en önemli amacımız oldukça bol düzensiz bilginin bulunduğu bloglar dünyasına ve internet dünyasına kaliteli konuları ve bilgileri kazandırabilmektir.

   Blogumuzda şimdilik 5 ana dal bulunmaktadır.Bunları sırasıyla kısaca açıklamak gerekirse:

Bilim: Çok geniş gibi düşünülse de bilim ile ilgili ilginç ve çekici konuları burada bulabilirsiniz.
Felsefe: Yeri geldiğinde derin düşüncelere dalacağımız yeri geldiğinde ise bir filozofun iç dünyasına gireceğimiz konuları burada bulabilirsiniz.
Spor: Genelllikle güncel ve objektif görüşlerin var olacağı spor konularını burada bulabileceksiniz.Biz spor haberleri yazmıyoruz sporu tartışıyoruz.
Kitap: Blog yazarlarımızın tavsiye edeceği ve eleştireceği kitapları burada bulabilirsiniz.
Film:  Yine blog yazarlarımız tarafından tavsiye edilecek veya eleştirilecek filmleri burada bulabilirsiniz.

Not: Bu alanların dışında bir de Diğer Yazılarımız diye bir alan vardır.Burada, açıkladığımız alanlarımız dışında yazdığımız yazıları bulabilirsiniz."

Desteklerinizi Bekliyoruz...

5 Aralık 2014 Cuma

Yeni Bloguma Davet


NEDİR BOŞ YAPRAK?
Boş yaprak dolması muhtemel bir maceradır.Bu blogta kimi zaman şahsımın yazdığı şiirleri kimi zaman ise hayalleri bulacaksınız.Kim bilir belki bunlar sizin kalbinizin en derin noktasına ulaşacak ve zihninizin karmaşıklığında size yol gösterecek.Veya bunlar hiç olmamış olacak siz yapılanları ve yazılanları sadece hayal olarak algılayacaksınız.Ama kalem susmayacak yazacak.Bu kulun kelamlarını bir nebze de olsun şu aleme duyuracak.Alem onu ne yapar bilinmez ancak.

Kişisel bir blog özelliği taşıyacak Boş Yaprak sizleri bekliyor olacak.Bu yaprak sizlerin desteğiyle dolacak.Beklerim.