Tv Dünyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tv Dünyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2018 Pazar

Börü Dizisini İzlemek İçin 5 Sebep

dizi-börü

    Daha önceleri Yerli Mini Diziler Çoğalıyor adlı bir yazı yazmıştık. O yazıda bahsettiğimiz Börü adlı dizi sonunda Star tv ekranlarında görücüye çıktı. Çıkmasıyla özellikle sosyal medyada çok konuşuldu. Özellikle uzun sürelere sahip dizilerden sıkılan ve Netflix tarzı işlere alışkın olan kesim tarafından çok beğenildi. Açıkçası biz de Börü dizisini çok beğendik ve bu diziyi izlemek için 5 sebep sıralamak istedik. Umarız bu sebeplere dayanarak eğer izlemediyseniz Börü dizisini izlersiniz. İşte o sebepler:

4 Şubat 2018 Pazar

İzlemeye Değer Bir Youtube Dizisi: Hile

dizi-hile

    Televizyon alışkanlığımız artık her geçen gün değişiyor. Alışkın olduğumuz televizyon sektörü yavaş yavaş değişime uğruyor. Artık dizi izlemek için sadece televizyon ekranlarına bakmamıza gerek yok. İnternet yeni nesil bir televizyon dünyası sunuyor bize. Blogumuzda Tv Dünyası adı altında bu sektör ile ilgili çeşitli yazılar yazdığımızı biliyorsunuzdur. Bu sefer ki yazımız da yeni nesil televizyon dünyası ile ilgili olacak. Sizlere çok beğendiğimiz bir Youtube dizisinden bahsetmek istedik.

24 Aralık 2017 Pazar

Sinemada 3D Filmler Etkileyici mi Eziyet mi?

eziyet-3d

    3D film teknolojisine istesek de istemesek de artık alışkınız. Sinemaya gelen filmlerden çoğu 3D seçeneği ile karşımıza çıkıyor. Daha doğrusu seçenek demeyelim de zorunluluk diyelim. Çünkü öyle bir anlayış var ki yapımcılar filmleri 3D vizyona soktuğunda filmlerinin daha fazla izleneceğine inanıyor. Aslında biraz haklılar. İnsanlar merak ettiği için 3D filmleri daha çok tercih ediyorlar. Neyse konumuz bu değil. Bu yazımızda sinemada 3D film izlemenin etkileyici mi yoksa eziyet mi olduğunu yazmak istedik.

17 Aralık 2017 Pazar

BluTv mi Netflix mi? Hangisi Daha İyi?

netflix-mi-blu-tv-mi

    Alanında başarılı iki dev! Televizyon izleme alışkanlıklarımızı değiştiren, televizyonu internete taşıyan iki uygulama: BluTv ve Netflix! Peki hangisi daha iyi? Daha doğrusu hangisi size uygun? Karar vermek zor. İşte bunu kolaylaştırmak için bu yazıyı yayınlıyoruz. Acaba iki platformun avantajları ve dezavantajları neler? Hangisi size uygun merak ediyorsanız lütfen okumaya devam edin.

28 Kasım 2017 Salı

Televizyonlar Bize Dolandırıcılığı mı Öğretiyor?

dolandırıcılık-tv

    Televizyon şüphesiz çoğumuzun uzun süre başından ayrılmadığı bir araç. Bu yüzden bu araç öyle veya böyle hayatımızın içinde ve hayatımızı etkiliyor. Olumlu etkileri bir tarafa olumsuz etkilerinin şu zamanlarda daha fazla olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu yazımızda televizyonda izlediğimiz bazı dizilerin bizlere aşılamaya çalıştığı yeni bir zarardan bahsetmek istiyoruz. Evet bu zarar yazımızın başlığından da anlayacağınız üzere dolandırıcılık hatta hırsızlık!

24 Eylül 2017 Pazar

Televizyonda Boy Boy Çocuklar

cocuklar-boy-boy

    Çocuklar geleceğimiz! Geleceğimizin mimarları onlar. Son günlerde dikkatimizi garip bir durum çekti. Televizyonlarda çocuklar ön plana çıkmaya başladı. İşte bu yazımızda bunun sebebinin ne olacağını ve bu durumun nereye varacağını kendimizce yazmak istedik.

3 Eylül 2017 Pazar

Yeni Sezona Damga Vurması Beklenen Diziler (2017)

2017iddialı

    Malum Eylül ayı itibariyle televizyonlarımız için Kış sezonu açılıyor. Ekranlarda devam eden dizilerin haricinde yine bu sezon birbirinden iddialı diziler görücüye çıkacak. Biz bu dizilerin içinden tutması muhtemel en sağlamlarını seçip sizlere sunmak istedik. Bu dizilerin yeni sezonda çok konuşulması ve ekranlara damga vurması muhtemel. İşte yeni sezona damga vurmasını beklediğimiz yeni diziler.

1. Börü (Star tv)

tim-börü

     Daha önce Yerli Mini Dizilerimiz Çoğalıyor adlı yazımızda kendisinden bahsetmiştik. Börü 6 bölümlük her bölümü 1 saat olacak mini bir dizi. Eylül aylarının sonlarına doğru Star tv'de yayınlanması bekleniyor. Dağ filmlerinin yaratıcısı olan Alper Çağlar imzalı bu dizi yeni sezonda en çok beklenen diziler arasında. Tanıtımlarıyla iddialı olduğunu gayet açık bir şekilde gösteriyor. Dizide büyük ihtimalle Fetö ile mücadeleye girişen bir askeri tim anlatılacak. Bakalım nasıl olacak.

2. Kayıtdışı (Fox)

dis-kayıt

     Geçtiğimiz günlerde tanıtımına denk geldiğim gerçekten iddialı duran bir dizi. Dizide Erkan Petekkaya gibi oynadığı her role yakışan bir isim var. Erkan Petekkaya bu dizide uluslararası bir suç örgütünün içine sızan istihbarat görevlisini canlandırıyormuş. Konu basit gibi dursa da tanıtımlardan gördüğümüz kadarıyla aksiyonu bol bir iş olacak. Bu sezona damga vurması muhtemel bir dizi Kayıtdışı.

3. Bizim Hikaye (Fox)

hikayebizim

  Fox bu sezon diğer kanaların dizi hakimiyetini kırma derdinde gibi. Bizim Hikaye adlı bu dizi yabancı Shameless dizisinin yerli uyarlaması. Şimdi Shameless dizisi pek bizim topluma ve kültüre uygun bir dizi değil. O yüzden bu uyarlamada çoğu şeyin değişik olacağı kesin. Yine buna rağmen tanıtımlardan gördüğümüz kadarıyla eğlenceli olabilecek bir dizi bizi bekliyor olabilir. Açıkçası internet aleminde yerden yere vurulsa da reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığıyla ilk bölümlerinde çok fazla izlenmesi muhtemel. Sonra ne olur bilemiyoruz tabii.

4. Fatih (?)

kenan-fatih

    Şahsen en çok beklediğim umarım gerçekten çıkar da izleriz dediğim bir dizi. Şimdi bildiğiniz üzere daha önce Fatih Sultan Mehmet ile ilgili Fatih isminde bir dizi yapılmıştı. O dizi tutmadı. Çünkü oyuncu seçimleri gerçekten faciaydı. Yine Fatih Sultan Mehmet ile ilgili bir dizinin yapılması gündemde. Sıkı durun Fatih Sultan Mehmet'i de 2 senedir ekranlardan uzak duran Kenan İmirzalıoğlu canlandıracakmış. Çok yakışır abi. Diziyle ilgili hazırlıklar sürüyormuş. Bu yüzden dizinin ismi dahil birçok konuda net bilgi yok. Eğer asparagas değilse Muhteşem Yüzyıl'ın boşluğunu dolduracak iddialı bir dizi izleyecek olabiliriz. 

    Saydığımız diziler dışında bol bol aşk kokan tutması muhtemel başka dizilerde var. Fakat biz farklı olanları ve gerçekten tutmasını istediklerimizi yazalım dedik.  


Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

23 Ağustos 2017 Çarşamba

Türk Televizyonlarının En Acayip 2 Dizi-Filmi

isler-acayip


    Çoğumuz ekranlarda hep aynı şeyleri görmekten bıkmadık mı? Bu bir gerçek. Çoğumuz ekranlarda farklı işler görmek istiyoruz. Aslında sadece izleyiciler değil ekranın öteki tarafındakilerde yani bazı yapımcılarda farklı işler yapmak istiyor. Şu gün olmasa da geçmişte bu türden girişimler gördük. İşte bu girişimlerden en akılda kalan iki adet dizi-filmi bu yazımızda tanıtmak istedik. Belki içinizde farklı işler arayan fakat bu iki dizi-filmden haberdar olmayanlar vardır. Haberdar edelim istedik.

1. Kabuslar Evi (2006)

evi-kabus

    Evet bu ülkede 2006 yılında korku-gerilim türünde bir dizi film yapıldı. Hem de çoğumuzun yakından tanıdığı bir isim tarafından. Çoğumuz onu "Babam ve Oğlum" filmi ile tanısak da o farklı işleriyle de dikkat çekiyor. Evet Çağan Irmak'tan söz ediyoruz. Kabuslar Evi adlı dizi-film Çağan Irmak'ın Türk televizyonu için yaptığı farklı bir işti. Bu dizi-filmde her hafta farklı bir hikaye işleniyordu. Fakat bu hikayelerin ana mekanı gizemli bir konaktı. Bu konak kiralık bir konaktı ve her kim gelirse gerilimi bol bir hikaye yaşanıyordu. Kabuslar Evi adlı bu dizi-filmde çok sayıda ünlü oyuncu rol almıştı. Çetin Tekindor, Hümeyra, Fikret Kuşkan, Levent Üzümcü, Okan Yalabık, Hülya Koçyiğit bu ünlü isimlerden bazıları. Bize göre televizyonlarımızda farklı bir iş görmek isteyenler geçmişte yayınlanmış bu dizi-filmi izlemeli.

2. Acayip Hikayeler (2012)

hikayeler-acayip

    İsminden de anlaşılacağı üzere gerçekten acayip bir işti. İçerisinde sadece korku-gerilim yoktu aynı zamanda fantastik bir tarafı da vardı. Yine Kabuslar Evi gibi her bölümünde ayrı bir hikaye işlenmişti. Galip Tekin imzalı "Acayip Hikayeler"in sunucusu ise acayip sanatçı Hayko Cepkin'di. Yine Kabuslar Evi gibi çok sayıda ünlü oyuncu bölümlerinde rol almıştı. Haluk Bilginer, Şevval Sam, İdil Fırat, Altan Erkekli, Tamer Karadağlı, Özlem Tekin bu ünlü isimlerden bazıları. Gerçekten farklı bir havası olan fakat ne yazık ki ekranda fazla tutunamayan bu iş izlenmeye değer. Mutlaka bir bakın deriz. 


Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

13 Ağustos 2017 Pazar

Televizyon İzleyicileri İçin Dev Arşiv

arsiv-trt

    Türkiye'de televizyon adına ilk çalışmalar 1960'lı yıllarda başlamıştır. Bu çalışmalar sonucunda 31 Ocak 1968 tarihinde TRT yayın hayatına başlamıştır. TRT kanalı Türkiye için bir dönüm noktasıdır. Nitekim o sadece sıradan bir televizyon kanalı değildir. O aynı zamanda tarihin bir tanığıdır. İşte TRT bu tanıklığı gözler önüne sermek için ve bir bakıma bizi geçmişle yeniden buluşturmak için arşivini tüm herkese açtı.

Nasıl Ulaşırım? İçinde Ne Var?

    Arşiv deyince gözünüz hemen korkmasın. Gidip de bir yerlerden izin alıp TRT size istediğiniz kaseti tozlu raflardan vermiyor. Giriyorsunuz internete yazıyorsunuz www.trtarsiv.com diye adres çubuğuna ve koca arşiv geliyor önünüze. İşte bu kadar basit. Peki bu arşivin içinde neler var? Aslında neler yok ki?

    TRT arşiv sitesinde sadece yayın hayatına başladıktan sonraki videolar yok. 1919 Tarihinden başlayan bir video arşivi var. Siteye girdikten sonra sarı menüdeki Zaman kısmına tıklayarak videoları tarihsel bir sırada görebilirsiniz. Bunların dışında eski TRT haberleri olsun dizileri olsun programları olsun hep bu sitede mevcut. Kesinlikle televizyon izleyicilerinin bir kere de olsa göz atması gereken muhteşem bir yer bizce. Tavsiye ediyoruz.


Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

10 Ağustos 2017 Perşembe

Yerli Mini Diziler Çoğalıyor

börü-cember

    Çok çok uzun süreleri ve hep aynı konuları işlemesi sebebiyle yerli dizilerimiz eski çekiciliğini yavaş yavaş kaybediyor. Gençlerimiz artık internetin daha da fazla yaygınlaşması ile normal olarak yabancı dizilere yöneliyor. Çünkü onlar daha kısa ve konuları daha yaratıcı. Birileri bu gidişatı sonunda fark etmeye başladı. İlk olarak internet dizilerimiz olmaya başladı şimdi de ekranlarda mini dizilerimiz çoğalıyor. Bu yazımızda ekranlarımızda kendini hissettirmeye başlayan bu değişime değinmek istedik.

Çember ve Börü

    Aslında tek sezonluk "İçerde" dizisinin başarısını da katarsak izleyici artık daha kısa süren etkileyici dizilere yöneliyor diyebiliriz. Yani yavaş yavaş eski alışkanlıklar terk ediliyor gibi. İşte bu durumu fark eden yapımcılarımız bu yeni yönelime uygun işleri piyasaya sürmeye başladı. Bizce de çok iyi yaptılar. Aşağıda örneklerini verelim hemen.

    Kanıt dizisinin yapımcıları tarafından bu yaz sezonunda yeni yönelime uygun Çember dizisi çıkarıldı. Dizinin her bölümü en fazla bir buçuk saatti ve sadece 6 bölüm sürdü. Bir bakıma Türk usulü mini bir dizi diyebiliriz. Çember dizisi öyle kalitesiz bir iş de değildi. Gayet kaliteli her bölümü film tadında güzel bir işti. İçinizde Kanıt tarzı polisiye işleri seven varsa mutlaka izlesin deriz. 

tanitim-börü    Elbette Çember dışında başka girişimlerde var. Bu girişimlerden birisi de Börü dizisi. Dağ I ve Dağ II filmleriyle önemli bir başarıya imza atan Alper Çağlar bu sefer televizyona damga vurmaya hazırlanıyor. Televizyon için her bölümü 1'er saatten toplam 6 bölüm olacak Börü dizisini hazırladı. Dizi bu Eylül'de büyük ihtimalle Star Tv'de görücüye çıkacak. Ayrıca dizinin finalinin sinemada gösterilmesi gündemde. Yani Alper Çağlar yine farklı bir işe imza atmaya çalışıyor. 

    İşte bu tarz girişimlerle ekranlarımızın yakın bir zamanda dönüşüm geçirebileceğini görüyoruz. Özellikle yayınlanan mini dizilerin tutulmasıyla yapımcılar daha kısa ve etkileyici işlere dönüş yapabilirler. Aslında bu özümüze dönmek gibi bir şey olacak. Çünkü bundan 14-15 sene öncesinde dizilerimiz bu kadar uzun değildi ve daha etkileyiciydi. Neyse bu da ayrı bir yazının konusu olabilir.

Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

30 Temmuz 2017 Pazar

İlk Yerli Zombi Dizimiz Geliyor (mu) ?

zombi-yerli

     Zombiler! Bir virüs vasıtasıyla ölüye dönüşen sonra dirilip insan eti yiyen yaratıklar. Zombi konusu çoğu filmde ve yabancı dizide işlenmiş durumda. Yani anlayacağınız aslında zombi tarzı işleri sevenler için çokça yapım var. Fakat neden biz de yapmayalım? Eminim çoğunuz bu soruyu kendinize sordunuz. Şu günlerde bu soru etrafında şekillenen bazı söylentiler dolaşıyor etrafta. Sizin için araştırdık bu söylentileri.

Aslında Varmış

    Son günlerde internette dolaşan bir iddiaya göre yakın bir zamanda ilk Türk yapımı zombi dizisi çıkacakmış. Hatta dizi için figüran arayışları varmış. Bunun doğru olup olmadığını araştırdık. Çoğu yerde paylaşılan bu bilgiyi kanıtlayacak bir kaynağa ne yazık ki ulaşamadık. Fakat bu söylentinin doğru olup olmadığını araştırırken gerçekten Türk yapımı olan bir zombi dizisine ulaştık: Gave-Z!

    Gave-Z adlı dizi Youtube'da yayınlanmaya başlanmış. İlk bölümü 26 Haziran'da yayınlanan bu dizinin  şimdiye kadar 2 bölümü Youtube kanalı aracılığıyla izleyiciyle buluşmuş. Yakın bir zamanda da 3.bölümü yayınlanacakmış. İlk bölümü izlediğimizde gerçekten emek verildiğini gördük. Bunun dışında oyunculuklar idare ediyor. Görsel olarak ise daha iyi durumda. Bizce destek verilesi bir iş. Bu tür işlere destek verelim ki daha kaliteli yapımlar ortaya çıkabilsin değil mi? Aşağıya Gave-Z adlı Türk yapımı zombi dizisinin ilk bölüm tanıtımını bırakıyoruz. İzleyip izlememek sizin kararınız:


  

Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Ama Bir Leyla ile Mecnun Değil Sorunsalı

sorunsalLM

    Ülkemizde yerli dizilerin kalitesinin ne durumda olduğunu hepimiz az çok biliyoruz. Burada bu kaliteyi sorgulayıp da bilmişlik taslamaya çalışmayacağız. Zaten bunu bizim yerimize yapanlar çokça var. Burada bizi ve eminim çoğunuzu rahatsız eden bir sorundan bahsetmeye çalışacağız. Tabii şunu belirtmekte fayda var bu yazıyı yazarken linç yemeyi göze almış durumdayız. Birazdan yazacaklarımızı okuduğunuzda bunu neden söylediğimi anlayacaksınız.

Leyla ile Mecnun : Araf Getiren Dizi

    Leyla ile Mecnun dizisi hayatımıza girdiğinde hepimiz onu çok sevdik ve benimsedik. Kendine has bir mizahı olan ve karakterleriyle adeta harikalar yaratan bu dizi çeşitli garip sebeplerden dolayı doğru düzgün bir final yapamadan hayatımızdan çıktı. Aslında çıkmadı sadece televizyonlara veda etti. Neyse efendim sonuç olarak Leyla ile Mecnun unutulmayan diziler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bugün sokağa çıkın gelmiş geçmiş en iyi dizi nedir diye soru sorun çok sayıda Leyla ile Mecnun cevabı alırsınız. Buraya kadar bir sıkıntı yok. Sıkıntı, Leyla ile Mecnun sevgimizi biraz abarttığımızda çıkıyor.

    Onur Ünlü ve Burak Aksak Leyla ile Mecnun'un mutfağında çalışan tabiri caizse onu oluşturan adamlardır. Bu iki adam Leyla ile Mecnun sayesinde geniş bir kitle tarafından tanındı. Bu elbette iyi bir şey. Fakat bu durumun bu iki adama getirdiği olumsuz bir etkisi de var. Artık bu iki abimiz ne iş yaparlarsa yapsınlar  hatta önceki işleri bile Leyla ile Mecnun işiyle kıyaslanıyor. Leyla ile Mecnun dizisi Onur Ünlü ve Burak Aksak'a hem iyi hem kötü oldu. İkisini adeta arafta bıraktı.

Neye Göre Kıyaslama?

adam-görünen    Leyla ile Mecnun'un iyi bir dizi olduğu elbette bir gerçek. Ama bu diziyle türü ne olursa olsun her yapılan diziyle kıyaslamak bizce anlamsız. Tamam komedi dizilerini kıyaslarsın ama geçip de bir dram veya polisiye dizisi ile kıyaslama yaparsan burada bir sıkıntı doğar. Bu daha önce dediğimiz gibi fazla Leyla ile Mecnun sevgisinden doğan bir sorun. Öyle bir sorun ki sadece Leyla ile Mecnun'a odaklanıyoruz ve ötesini görmüyoruz. Her yapılan yeni işe de ayrı bir ön yargı ile yaklaşıyoruz. Ne de olsa Leyla ile Mecnun kadar iyi olamaz değil mi? Ya olursa?

   Onur Ünlü geçtiğimiz aylarda yeni bir işe başladı belki haberiniz vardır. Youtube'da Görünen Adam diye bir internet dizisi yapıyor. Bu dizinin ilk bölümün ardından yapılan yorumlara baktığımızda çoğu yorumun "Leyla ile Mecnun kadar iyi değil" olduğunu gördük. İşte bahsettiğimiz bu. Şimdi diyeceksiniz ki ama aynı kafada işler karşılaştırma yapılması doğal. Biz aynı tarzda yorumları Onur Ünlü'nün çok önceden yaptığı Polis filminde bile gördük. Bakın hem aynı kafada değil hem çok önceden yapılmış hem de dizi değil film! Söylemek istediğimiz bu abartıya kaçan Leyla ile Mecnun karşılaştırmasıdır. Yoksa bizim bu efsane diziyle bir sorunumuz yok. 


Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

24 Haziran 2017 Cumartesi

Yabancı Filmlerin En Sağlam 5 Yaratığı

yaratiklar

   Aslında yaratık demek ne kadar doğru bilmiyorum. İçlerinden bazıları yaratık denilmeyecek kadar şirin. Bazıları ise yaratık yakıştırmasını sonuna kadar hak ediyor. Yabancı filmlerde dikkatleri üzerine çeken ve sağlam bir şekilde aklımıza kazınan 5 yaratığı yazmak istedim bu yazımda. Yakın bir zamanda Türk filmleri için de böyle bir liste oluşturacağım. Tabii 5 tane sağlam yaratık bulabilirsem. Neyse fazla da lafı uzatmadan listemize geçelim:

1. E.T. (1982 - E.T.)



et.
   En efsanesiyle başlayalım. E.T. filmini ilk defa çocukken izlemiştim ve çok beğenmiştim. Uzaydan gelen bir yaratıkla bir çocuğun (Elliot) içimizi ısıtan dostluklarını konu ediniyordu. Yayınlandığı yılda büyük ses getirdiyse bu film en büyük sebebi kuşkusuz E.T. adlı uzaylı dostumuzdur. O güne kadar uzaylı gördüğünde taş atan insanlar dahi E.T. sayesinde bu yargılarından vazgeçtiler. Çocuksu tavırlarının yanında müthiş zekası ve özellikleriyle dikkat çeken bu yaratık, koca beyinli, korkunç gözlü uzaylı algısını da yerle bir etmeyi başarmıştır. Eğer uslu bir çocuk olup bir gece dolunaya bakarsanız Elliot ve E.T.'yi bisikletle uçarken görebilirsiniz. Kalbimizdesin E.T. !

2. Axeman ( 2010 - Ölümcül Deney 4 )


resident-axe   Aslında Ölümcül Deney filminde bu listeye girebilecek birkaç tane daha yaratık vardı. Fakat Axeman bunların içinden bana göre en sağlamı ve dikkat çekicisi. Elindeki koca baltasıyla terör estiren bu yaratıkla, kahramanımız Alice'in kavga ettiği sahne hala zihinlerdeki tazeliğini koruyor. Yüzü çok korkunç olacak ki kafasına çuval çevirmişler. İri cüssesi yetmezmiş gibi bir de eline koca baltayı vermişler. Bir vuruşta insanı ikiye yaran bu balta bana göre ruhsatsız taşınmamalı. Hatta bu direkt taşınmamalı. Ama her şeye rağmen Axeman korkutuculuğunu biraz da buna borçlu.

3. Kraken ( 2006 - Karayip Korsanları 2 )


kraken   Son filmi bu sene çıkan ve sinemaya veda eden Karayip Korsanları serisinin ilk 3 filmi efsaneler efsanesidir. Bana göre içlerinden en efsanesi ise 2.film yani Ölü Adamın Sandığı adlı bölümdür. Bu bölümün sonlarına doğru ortaya Davy Jones'un yaratığı Kraken çıkar. Daha önceki yabancı filmlerin en kötü 5 karakteri adlı yazımda Davy Jones'dan bahsetmiştim. Galiba Kraken adlı yaratığı da ufaktan değinmiştim. Aslında bu yaratık devasa bir ahtapota benziyor. Fakat daha farklı ve daha büyük. Korsanların karşılaşmaktan çok korktuğu, en sağlam gemiyi bile dakikalar içerisinde batıran bir yaratık. Bu yaratığı yönetenin denizleri yönetmesi elbette normal. Zaten Davy Jones adlı abimiz de gücünün büyük bir bölümünü bundan alıyordu. Neyse ki artık bu yaratıktan korkmamıza gerek yok. Sonraki filmde Kraken'in öldüğünü gördük. Rahat bir şekilde okyanusa çıkabiliriz.

4. Yeraltı Canavarı ( 1990 - Yeraltı Canavarı )


alti-yer   Galiba yakın bir zamanda 5. filmi çıkmıştı. Yeni çıkanı izlemedim fakat öncekileri zorunlu olarak izledim. Zorunlu diyorum çünkü illa bir kanalda karşıma çıkardı ve mecbur izlerdim. Aslında görünüşünü pek hatırlamıyorum. Sadece çöl gibi bir ortamda yerin altından gürültülü hareket etmesini ve aniden insanları yemesini hatırlıyorum. Toprak dışında taşa kayaya müdahale edemezdi. Toprağa düşeni ise affetmez yerdi. Çocukluk olacak ki ilk izlediğimde sokakta taşların üzerinde yürümeye çalışırdım. Sonra bunun pek de mantıklı olmadığını anladım. Yeraltı canavarı öyle veya böyle zihinlere kazınmış garip bir yaratıktı.

5. Burnuk ( 2016 - Fantastik Canavarlar N. N. B. )


burnuk   Tatlı başladık tatlı bitirelim ve daha yakın bir zamana gelelim. Aslında Fantastik Canavarlar filmindeki bütün canavarlar bu listeye girmeyi hak ediyor. Gerçekten hepsi müthiş bir hayalin ürünü.  Fakat mecbur içlerinden birisini seçmek zorundayım. Ben de içlerinden en açgözlü olanını seçtim. Burnuk adlı yaratığımızın çok garip bir özelliği var. Bir tür hazine avcısı kendisi. Bulabildiği tüm değerli eşyaları özellikle mücevher ve altınları dolmak bilmez kesesine atıyor. Kendisinin bu özelliği kötü olarak görülse de aslında çok da işe yarıyor. Kayıp hazineleri bulmak da falan inanılmaz yetenekliler. Bir Burnuk karşısında asla değerli bir mücevherinizi saklayamazsınız.

Konuyla İlgili Videomuz:





Yazımızı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

4 Mart 2017 Cumartesi

Türk Dizilerinin En Psikopat 5 Karakteri

psikopattv

   Bazı dizilerimizde öyle karakterler vardır ki bunlar kötü olmalarının yanı sıra aynı zamanda psikopat özelliklere sahiptir. Seyirciye pek iyi örnek olmasalar da dizilerin gerçek hayatı yansıtma çabalarını dikkate alarak bunları bir düzeye kadar makul görebiliriz. Nitekim hayatımızda da dizilerde gördüğümüz kadar psikopat insanlar dolaşıp duruyor. Neyse lafı fazla uzatmadan şimdiye kadar en azıyla benim için dizilerimizde görünen en psikopat 5 karakteri saymak istedim. Bu karakterlerin genel olarak eski dizilerde olduğunu bildirerek başlayayım.

5. Barış (Arka Sıradakiler)


ARKASIRADAKİLER   Bir gençlik dizisi olarak başlayan daha sonra ise baya mafya ve suç dizisine dönen Arka Sıradakiler dizisinin en unutulmaz psikopat karakteri Barış'tır. Batman'in en azılı düşmanı Joker karakterinden bolca esintiler gördüğümüz bu karakter aslında saplantılıdır. İtiraf etmem gerekirse bana göre dizilerimizde görmeye alışık olmadığımız bir karakterdi kendisi. Evet belki özentiydi fakat gerçekten etkileyiciydi. Roman yazmaya çalışan Barış bu romanını gerçek hayata da uyguluyordu. En azıyla bir mesajı olan sıradan olmayan bir karakterdi. Vedası da kendine yaraşır bir şekilde olmuştu.



4. Gazanfer / Gurur Kutay (Suskunlar)

kutay-gurur

   Suskunlar dizisi hikayesiyle zaten unutulmayacak bir dizi. Bu dizide Berk Hakman'ın canlandırdığı Gurur Kutay adlı polisin sonradan kahramanlarımıza hapishanede türlü işkenceler yapan Gazanfer olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Bu karakterin kendine has bir özelliği vardı. Milyonda bir görülen bir hastalığa sahipti. Acı, soğuk veya sıcak gibi hislerden muaftı. Yani hissetmiyordu. Bana göre çok yaratıcı bir durum bu. Sade bir psikopat olmayan Gazanfer aynı zamanda zekiydi. Nitekim bu zekasıyla kendini gizlemeyi başarmış sonra da ancak ikinci sezonda kahramanlarımızla açık bir şekilde dövüşmeye başlamıştır. Türlü işkencelerde uzman bu karakter ciddi anlamda en tehlikeli psikopattı. 


3. Hale (İşler Güçler)

haleee   Arzu Oruç tarafından canlandırılan bu karakter tartışmasız Türk Dizi tarihinin en psikopat kadın karakterlerinden birisidir. İşin ilginç tarafı ise İşler Güçler'in bir komedi dizisi olmasıdır. Komedi dizisinden böyle bir psikopat karakter çıkması normal bir durum gibi görünmüyor. Hale adlı karakterimiz İşler Güçler'in Sadi'sine aşıktı. Ama öyle sade bir aşk değil bu. Oldukça saplantılı bir aşk. Evinde her yer Sadi ile ilgili eşyalarla doluydu. Hatta yastıklarda bile Sadi'nin yüzü vardı. Sadi'nin tüm hayatını da aynı psikopat yaklaşımla araştıran bu karakter erkeklerin yanında, sağında veya solunda görmek istemeyeceği cinsten bir kadındı cidden. Karakteri unutulmaz kılan etkenlerin başında ise elbette Arzu Oruç'un oyunculuğu yatıyor.

2. Sekiz (Ezel)

ezel-sekiz

   Aslında Ezel dizisinde psikopat karakterler bolca vardı. Mesele Temmuz, Cengiz, Kenan Birkan vs. Fakat bunların içlerinde en unutulmazı bana göre Sekiz karakteriydi. Kıvanç Tatlıtuğ tarafından canlandırılan bu karakter daha önce saydıklarımız kadar psikopat işlere girişmedi. Onun bu listeye girmesini sağlayan en büyük etken duruşudur. Kıvanç Tatlıtuğ'un bana göre canlandırdığı en sağlam karakterdir kendisi. Sadece 3 bölüm görmüş olsak da bıraktığı etki takdire şayan. Ezel ile karşı karşıya kavgaları ise en unutulmaz sahneydi. Sonra bıçaklanması... Şunu söylemem de fayda var ki hani Kıvanç Tatlıtuğ son yıllarda ağır maço karakterlere kaymıştı ya işte onun en büyük sebebi Sekiz'dir. Fakat hiçbirisi Sekiz kadar etkili olamadı hatta Kuzey bile bunu başaramadı bence.


1. Ercüment Çözer (Behzat Ç.)


cözerercü   Türk televizyonlarının görmüş olduğu bana göre en psikopat karakterdir kendisi. Hem psikopat hem de çok rahat. Behzat Ç. dizisinin ilk sezonun sonuna vurduğu damga unutulmazdı. Sen kalk bir yumruğun hesabını sormak için bu kadar oyun çevir. Hangi psikopat yapar bunu? Ercüment! Nejat İşler'in canlandırdığı bu karakteri zaten başka da kimse bu kadar iyi canlandıramazdı. Ercüment alışılagelmiş psikopatların dışında bir karakter. Psikopatlığın hep aşırı uçlarda aranmamasını bize öğütleyen bir yanı var.


Konuyla İlgili Video:





Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

4 Şubat 2017 Cumartesi

Türk Filmlerinin Unutulmaz 5 Çocuk Karakteri


   Yabancı filmlerin unutulmaz 5 çocuk karakterini yazdık da bizimkileri yazmasak olur mu? Tabii ki olmaz. Aslında baktığımızda böyle bir liste oluşturmak gerçekten zor. Nitekim özellikle Yeşilçam filmlerinde çocuk karakterler oldukça fazla ve itiraf etmeliyim ki çoğu da bu listeye girmeyi hak ediyor. Fakat malum elimizde 5 kişilik kadro var. Birazdan yazacağım karakterler benim için yeri ayrı olan ve sizin içinde öyle olduğuna inandığım karakterlerdir. Lafı fazla uzatmadan listemize geçelim:

5. Deniz ( Babam ve Oğlum )

babamveoglum

   Yeşilçam falan dedik ama listeye daha yakın bir zamanda çekilmiş filmle başlıyoruz. Haydi hayırlısı. 2005 yılında vizyona giren Babam ve Oğlum filmi hangimizi ağlatmadı ki? Çağan Irmak imzalı bu filmin unutulmaz çocuk karakteri Deniz, hem şanssız hem de şanslı hayatıyla gönlümüzde yer edinmiştir. Şanssız çünkü annesiz büyümüş, babası hasta bir çocuktur. Şanslıdır çünkü geniş hayal gücü vardır ve büyük sıcak bir ailenin yanına gelmiştir. Deniz'in özellikle attan ürküp dedesiyle yakınlaşması hepimiz için manidardır. Yine filmin sonundaki o babaya veda sahnesi... Bu arada Deniz karakterini Ege Tanman canlandırmıştır. 

4. Güllüşah ( İbo ile Güllüşah )

güllüşah

   Efsane Kemal Sunal filmlerinden birisinin unutulmaz karakteridir Güllüşah. Zengin ailenin şımarık kızı olur yargısını tersine çeviren cesur bir çocuktur. İbo'nun yakın dostudur aynı zamanda. Onunla aynı yola baş koyar. İbo sevdiğine kavuşacaktır başka çıkarı yok. Bunun için iki kafadar planlar kurar ve başarıya ulaşır. Güllüşah karakteri Yeşilçam filmlerinde nadir olarak gördüğümüz kız çocuk karakterlerinin en güçlüsüdür bana göre. Tabii bir de Garip filmindeki Fatoş var. Güllüşah karakterine can veren isim Gülşah Soydan'dır. 

3. Kahraman ( Canım Kardeşim )

kahraman

   Yakın zamanda unutulmaz film sahneleri adlı yazımda Kahraman'ın hikayesinden ufak bahsetmiştim. Kahraman gerçekten çoğumuzun aklına kazınmış bir çocuk karakterdir. Onun bir eşek ile dostluk kuracak kadar saf kalbine ölüm hiç yakışmadı. Belki de film bu kısmıyla da mesaj veriyor bize. Saflık bu dünyadan göçüp gitti mesajı bu. Öldükten sonra bilyelerini arkadaşına verecek kadar cömert olan Kahraman, arkasında sadece gözü yaşlı iki abi bırakmadı. O filmi izleyen milyonlarcasının gözünden yaş olup damladı. 

2. Fatma ( Öksüzler )

öksüzlerfatma

    Öksüzler filmi bana göre Sezercik karakterinin en iyi filmidir. Neyse konu  Sezercik değil. Konumuz 1973 yapımı Öksüzler filminde Sezercik ile bulundukları çeteden bebek kaçıran Fatma. Ne koca yüreği vardı şu kızın değil mi? Yaşına başına bakmadan bebeği bağrına basmış ona annelik yapmaya çalışmıştı. Halbuki kendisi anne sevgisinden mahrum kalmıştı. Sonradan baktığı bebek kendisine de şans olup sokaklardan kurtuluyor ya işte filmde en çok sevindiğim sahne orasıydı. Fatma küçücük bedenindeki büyük kalbiyle unutulmazlar arasında.



1. Barış ( Uçurtmayı Vurmasınlar )

ucurtmabarıs

   Ödüllere doymayan 1989 yapımı Uçurtmayı Vurmasınlar filminin küçük Barış'ını hangimiz unutabiliriz ki? Parmaklıklar arkasında, soğuk duvarların dibinde geçen içimizi ısıtan bir dostluktur İnci ile Barış'ın dostluğu. Küçük Barış çok sever İnci ablasını. Anlam veremediği yaşamında onu heyecanlandıran uzaklarda gökyüzünde görünen uçurtmalardır. İnci ablasıyla seyre dalar bunları. Sonra bir gün sevdiği İnci ablası gidince kendisine söz verir. Uçurtma uçuracaktır uzaklardan ve küçük Barış'ı selamlayacaktır böylece. Küçük Barış umutlar aşılayan bir çocuk krakter olarak unutulmazlar arasındadır.   

Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

2 Şubat 2017 Perşembe

Yabancı Filmlerin Unutulmaz 5 Çocuk Karakteri

unutulmazcocuklar

   Oyunculuğun yaşı olmaz. Sinema sektöründe bu altın kural ile yıllarca filmler çekildi. Bu filmlerde çocuk karakterler ön plana çıktı. Ancak bazı çocuk karakterler vardı ki içimize işledi. İşte bu yazımda bana göre unutulmazlar arasına girmeyi başarmış 5 çocuk karakterini yazmak istedim. Tabii tekrardan belirteyim yabancı filmleri baz alarak bu listeyi oluşturdum. İşte hikayeleriyle efsaneleşmeyi başarmış o çocuk karakterler:

5. Kevin McCallister ( Evde Tek Başına )

evdetekbasına

   Türk televizyon kanallarında özellikle yılbaşı zamanında gösterilen Evde Tek Başına film serisinin çocuk karakteridir kendisi. Karaktere hayat veren Macaulay Culkin daha sonraları kariyerinde kötüye gidiş yaşamıştır. Fakat bu kötü gidişe rağmen canlandırdığı afacan Kevin, çocuk karakterler içinde efsaneleşmiş durumda. Kevin ailesi tarafından hep evde unutulan ve evi soymak isteyen hırsızlarla komik dediğimiz bir dizi mücadeleye girişen bir çocuk. Hepimizin bu filmi izledikten sonra Kevin gibi bir günde olsa evde tek başına yaşamak istememiz karakterin başarısını gösteren başka bir durum. Kevin McCallister unutulmaz çocuk karakterler arasında 5. sırada.

4. Bebek Bink ( Bebek Firarda )

bebekfirarda

   Bebek Firarda filmi denildiğinde akla hemen o şirin mi şirin Bebek Bink gelir. 1994 Yapımı bu filmle ilgili ilginç bir bilgi de Bebek Bink'i ikiz Worton'ların canlandırmış olması. Yani filmde gördüğümüz bebek aslında dönüşümlü olarak ikizler tarafından canlandırılmış. Bebek Bink kayıplara karışarak komik bir o kadar da maceralı bir olaya sürükleniyor. O bebek haliyle peşindeki suçlulara dünyayı  dar ediyor. Hepimizin şirinliği ile hatırladığı Bebek Bink listemizin 4. sırasında.

3. David ( Yapay Zeka)

daviddd

   2001 Yapımı Yapay Zeka filminin ana karakteri David aslında bir çocuk robot. Fakat onu unutulmaz kılan bu özelliği değil. Onu unutulmaz kılan insan olabilmek adına giriştiği mücadele. İnsan olmak istiyor çünkü onu alan ailede annesinin kendisini sevmesini istiyor. Annesinin onu robot olduğu için sevmediğini düşünüyor. Film boyunca giriştiği mücadele ve aslında imkansızın peşinden koşması kalbimize dokunuyor. Robot çocuk David listemizde 3. sırada. 

2. Hermione Granger ( Harry Potter: Felsefe Taşı )

emmahermione

   2001 Yılında hayatımıza giren ve devrim yaratan Harry Potter film serisinin çalışkan kızı Hermione, listemizin 2. sırasında. Evet kabul ediyorum biraz ona torpil geçtim fakat Emma Watson'ın yükselişinde mihenk taşı olan bu karakteri yazamasaydım olmazdı. Felsefe Taşı filmi vizyona girdiğinde Hermione karakteri hem sinir bozucu hem de zeki tarafıyla akıllara kazındı. Seri ile büyüyen bu karakter daha sonraları kritik yerlerde Harry'nin en önemli arkadaşı olarak yardımlarını esirgemedi. Öyle veya böyle Hermione ki burada Felsefe Taşı filmini baz alarak konuşuyorum unutulmaz çocuk karakterler arasında.

1. Mathilda ( Leon: Sevginin Gücü )

mathildaleon

   Evet geldik listemizin birinci sırasına ki burada gerçekten unutulmaz bir karakter var. Hemen öncelikle şu tartışmayı bitirelim artık. Mathilda Leon'a bizim sandığımız gibi aşık değildi. Sadece kendisine ilk defa iyi davranan birisi vardı karşısında ve ona çok büyük sevgi besliyordu. Kendisi buna aşk diyebilir. Çocuktur der. Neyse Mathilda, buram buram dram kokan hayatıyla süt içen bir kiralık katilin yanında adım adım büyüyor. Leon büyük adam. Sıradan bir kiralık katil değil. Öyle olsaydı Mathilda'nın gözünün yaşına bakmazdı zaten. Ama o da yalnız ve sevgiye aç. İşte birbirini tamamlayıp büyüyen iki karakter. Mathilda'nın olgunlaşan yüreği yeni acılara gebe kalırken özellikle son sahneyi gözlerimizden yaş akarcasına izliyoruz. Sahi Leon'un bitkisi şimdi ne durumdadır acaba. Bu arada Mathilda karakterini canlandıran isim Natalie Portman.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

29 Ocak 2017 Pazar

Türk Sinemasından Unutulmaz Sahneler 2

kardesimmcanım

   İlk yazıyı okumak için buraya tıklayabilirsiniz. Evet geç de olsa listemize devam ediyoruz. İtiraf etmeliyim ki bu yazı dizisini baya unutmuştum ben. Neyse geç olsun güç olmasın diyerek başlayalım. Yine bu yazıda ilkinde olduğu gibi akıllara kazınan unutulmaz sahneleri yazacağım. Bu sahnelerin kimisi bizi hüzünlendirirken kimisi güldürüyor kimisi de düşündürüyor. Hemen hemen hepimizin içinde bir parça bulabileceğimiz türden bu sahneler. Lafı fazla da uzatmayayım işte o sahneler:

7. Elveda Kahraman!

   En ağırıyla başlamak istedim. Ertem Eğilmez'e sen hep komedi yapıyorsun zaten başka da bir şey yapamazsın, senin işin komedi demişler. Ertem Eğilmez'de bu lafın doğru olmadığını göstermek için 1973 yılında Canım Kardeşim efsanesini çekmiş. Çekmez olaydım demiş sonradan. Milleti hüngür hüngür ağlatmaktan pek hoşnut olmamış. Sahi küçük Kahraman'ın hikayesine kim ağlamaz ki? Benim en sevdiğim yeşilçam filmi olan Canım Kardeşim'in en unutulmaz sahnesi şüphesiz son sahnesidir. Bir televizyon hayaliyle yatıp kalkan Kahraman abilerinin getirdiği o hayale kavuşamadan hasta yüreğine yenik düşüp elveda demiştir bize. Abileri mutlulukla, çaldıkları televizyonu kurarken onun bunu göremeden elveda demesi hepimizin içinde inanılmaz bir acı bırakmıştır. Samimi olmalıyım ki ne zaman o sahneyi izlesem içime dayanılmaz bir hüzün çöküyor. Ah Kahraman! Keşke böyle olmasaydı sonu. Sahneyi izlemek için tıklayınız.

kahramanan

8. Ve Barışa Kurşun

   Hepsi birbirinden unutulmaz olan Kemal Sunal filmleri içinde en anlamlılarından birisi 1988 yapımı Uyanık Gazeteci filmidir. Filmde gazeteci Ali'nin gazetelere yanlış haberler yapması sonucu yaşanan komik olaylar konu ediniyor. Uyanık Gazeteci filmi çoğu eleştirmen tarafından vasat olarak görülse de özellikle bence son sahnesiyle unutulmaz bir mesaj veriyor. Bu sahnede Barış adlı gazeteci Ali'nin arkadaşı da sayılabilecek bir çocuk şenlik için toplanmış alanda kayboluyor. Millet onları ararken de Gazeteci Ali ve oradaki kıymetli büyüklere suikast yapmak isteyenler devreye giriyor. Tam gazeteci Ali "Barış Barış" diye bağırırken kurşun sıkılıyor. Bu bir anlamda Barışa sıkılan bir kurşun mesajı veriliyor. 

kursunbarısa

9. Uyursan Ölürsün

   İşte tüylerimizi diken diken eden bir sahne. 2009 Yılında gösterime giren Nefes filmi o dönemde en çok "Uyursan Ölürsün" sahnesiyle konuşulmuştu. Terörün tırmandığı döneme denk gelen bu film askerlerimizin ne şartlarda mücadeleye giriştiklerini görmemiz açısından bana göre en önemli yapımların başında geliyor. Tabii şimdi durum daha farklı. Terör her yerde. Neyse konumuz bu değil. Konumuz bizi ürperten bu sahne. Mete Yüzbaşı askerleri karşısına alıyor ve gerçeği haykırıyor: UYURSAN ÖLÜRSÜN! Sahneyi izlemek için buraya tıklayınız.

nefesvatansagolsun

10. Uzaylı da Olsa İnsan İnsandır!

   Bari şu yazıyı gülümseyerek bitirelim. Cem Yılmaz'ın unutulmaz filmi GORA'nın son sahnesini ne zaman izlesem hem gülerim hem de ya bu işte bir tuhaflık var derim. GORA filmiyle ilgili daha önce gözden kaçanları konu ettiğim bir yazı yazmıştım. O yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Olaylar biter ve Arif Işık tarihe geçecek konuşmasını yapar. Uzaylıların öcü olmadığını söyler ve ABD sinemasına çatar. İşte bu esnada efsane sözünü söyler: "Uzaylı da olsa insan insandır!" Nasıl yani?! Sahneyi izlemek için tıklayınız. 

sonsahnegora

   Evet şimdilik bu kadar. Bu yazı dizisi devam ettikçe altta devam linklerini paylaşacağım.

Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

18 Ocak 2017 Çarşamba

Tarihe Karışan Unutulmaz Televizyon Kanallarımız

unutulmaztv

   Her televizyon kanalı elbette başarılı olamıyor. Başarılı olsa bile hayatını devam ettirmek için pek şanslı olamıyor. Nasıl televizyon dünyasında dizi mezarlığı varsa kıyıda köşede kalmış bir de kanallar mezarlığımız var. Geçmişten günümüze yüzlerce televizyon kanalı açıldı ve yine onlarcası çeşitli sebeplerden kapandı. Biraz bu kapanmaları kurcalamak ve en unutulmazlarını yazmak istedim. Eminim listede tanıdığınız bazı kanallar olacaktır.

1. Kanal 1

kanalbir

   2005 Yılında hayatımıza giren ve kendisini kabul ettirmek için müthiş ataklar yapan unutulmaz bir kanaldı. Futbol sevdalıları onu 2006 Dünya Kupası maçlarını yayınlamasından hatırlayacaklardır. Dizi severler ise eski dizileri yayınlamasından hatırlayacaktır. Bol miktarda film ve dizi yayınlayan Kanal 1 ana haber koltuğuna ise Ali Kırca ve Fatih Altaylı gibi usta isimlere bırakmıştı. Tüm ataklarına rağmen Kanal 1 bir türlü seyirci tarafından sindirilemedi. Kendine pek iyi yer bulamadı. Bunun sonucunda da 2010 yılında tarihin tozlu raflarına kaldırıldı. 5 Yıllık kısa ömründe hatırı sayılır bir iz bıraktığı da inkar edilemez. En azıyla 2006 Dünya Kupasını hatırlayanlar onu hatırlıyor.

2. TNT (Türkiye)

tntnt

   2008 Yılında Doğan Medya ve yabancı yatırımcıların girişimiyle kurulan bu kanal yine çeşitli girişimleriyle kendine yer bulmaya çalıştı. Özellikle Kanal D ile ortaklık yapıp eski dizileri yayınlaması bu anlamda kayda değer bir çabaydı. Yine Kurtlar Vadisi Pusu gibi o zamanlar reyting rekorları kıran bir diziyi transfer etmesi kanalın geleceğinin parlak olduğunu gösteriyordu. Fakat işler istenildiği gibi gitmedi. Kanal Ulusal yayında zararlar etti ve sonuç olarak 2012 yılında kapandı. Yerine ise yine Doğan Medya girişimi ki bu sefer tek başına yapıyordu bu girişimi Tv 2 kanalı açıldı. TNT kanalı da özellikle bir süre Kurtlar Vadisi Pusu dizisini yayınlamasından ötürü unutulmayacaklar arasındadır.

3. TeleOn

teleleon

   Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star Tv'yi kuranlar Ahmet Özal ve Cem Uzan'dı. Cem Uzan bu kanalı kurduktan sonra Show Tv açılmadan hemen önce tam anlamıyla liderliği almak için Teleon kanalını kurdu. 1992 Yılında Müjdat Gezen ve Cenk Koray gibi ünlü isimlerin tanıtımlarında oynaması ile dikkatleri üzerine çeken bu kanal çeşitli ünlü yabancı filmleri de yayınlıyordu. Fakat buna rağmen işler istenildiği gibi gitmedi. İstediği izlenme rakanlarını yakalayamayan Teleon 1994 yılında kapandı. Daha sonraları spor kanalı olarak açılsa da 2002 yılında tam anlamıyla tarihin tozlu raflarına kalktı. Özellikle ilk televizyon kanalları içerisinde yer alması bu kanalı unutulmaz kılmıştır.

4. Cine5

cıne5

   Türkiye'nin ilk şifreli kanalıdır kendisi. Ayrıca onuncu özel kanalımızdır. 1993 Yılında kurulan Cine5 kanalının kara bir talihi var aslında. Defalarca el değiştirmiştir. Bir türlü istenilen başarıyı yakalayamamıştır. 2015 Yılının son günlerinde ise hayatımızdan çıkıp gitmiştir. Özellikle ülkemizin ilk şifreli kanalı olması onu unutulmazlar arasına sokmuştur.

5. E2

e22

   Yabancı dizi severler kapanacağını duyduğunda şok olmuşlardı. Nasıl yani? 2006 Yılında hayatımıza giren ve yabancı diziler yayınlayan E2 bu alanda güzel işler yaptı gerçekten. CNBC-e ile ortak işlere de imza atan bu kanal çok değil geçen sene aramızdan ayrıldı. Onu bir nesil özellikle yabancı dizi seven nesil hep iyi hatırlayacak gerçekten.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.