Yeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2018 Pazar

Tarih Okyanusuna Bekleriz



   Tarih ile ilgili bir blog açmak kaç zamandır aklımdaydı. Bugün itibariyle bunu yapmak üzere harekete geçtim ve sonuç olarak Tarih Okyanusu adlı yeni blogumu açtım. Bu blogta tahmin edeceğiniz üzere tarih ile ilgili yazılar olacak. Elbette bu yazıları kafamdan yazmayacağım kaynaklara bağlı kalarak yazmaya çalışacağım. Sonuçta bir tarihçi değilim. 

    Neyse efendim pek uzatmayalım. yeni bloguma beklerim sizi. 



Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

3 Eylül 2017 Pazar

Yeni Sezona Damga Vurması Beklenen Diziler (2017)

2017iddialı

    Malum Eylül ayı itibariyle televizyonlarımız için Kış sezonu açılıyor. Ekranlarda devam eden dizilerin haricinde yine bu sezon birbirinden iddialı diziler görücüye çıkacak. Biz bu dizilerin içinden tutması muhtemel en sağlamlarını seçip sizlere sunmak istedik. Bu dizilerin yeni sezonda çok konuşulması ve ekranlara damga vurması muhtemel. İşte yeni sezona damga vurmasını beklediğimiz yeni diziler.

1. Börü (Star tv)

tim-börü

     Daha önce Yerli Mini Dizilerimiz Çoğalıyor adlı yazımızda kendisinden bahsetmiştik. Börü 6 bölümlük her bölümü 1 saat olacak mini bir dizi. Eylül aylarının sonlarına doğru Star tv'de yayınlanması bekleniyor. Dağ filmlerinin yaratıcısı olan Alper Çağlar imzalı bu dizi yeni sezonda en çok beklenen diziler arasında. Tanıtımlarıyla iddialı olduğunu gayet açık bir şekilde gösteriyor. Dizide büyük ihtimalle Fetö ile mücadeleye girişen bir askeri tim anlatılacak. Bakalım nasıl olacak.

2. Kayıtdışı (Fox)

dis-kayıt

     Geçtiğimiz günlerde tanıtımına denk geldiğim gerçekten iddialı duran bir dizi. Dizide Erkan Petekkaya gibi oynadığı her role yakışan bir isim var. Erkan Petekkaya bu dizide uluslararası bir suç örgütünün içine sızan istihbarat görevlisini canlandırıyormuş. Konu basit gibi dursa da tanıtımlardan gördüğümüz kadarıyla aksiyonu bol bir iş olacak. Bu sezona damga vurması muhtemel bir dizi Kayıtdışı.

3. Bizim Hikaye (Fox)

hikayebizim

  Fox bu sezon diğer kanaların dizi hakimiyetini kırma derdinde gibi. Bizim Hikaye adlı bu dizi yabancı Shameless dizisinin yerli uyarlaması. Şimdi Shameless dizisi pek bizim topluma ve kültüre uygun bir dizi değil. O yüzden bu uyarlamada çoğu şeyin değişik olacağı kesin. Yine buna rağmen tanıtımlardan gördüğümüz kadarıyla eğlenceli olabilecek bir dizi bizi bekliyor olabilir. Açıkçası internet aleminde yerden yere vurulsa da reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığıyla ilk bölümlerinde çok fazla izlenmesi muhtemel. Sonra ne olur bilemiyoruz tabii.

4. Fatih (?)

kenan-fatih

    Şahsen en çok beklediğim umarım gerçekten çıkar da izleriz dediğim bir dizi. Şimdi bildiğiniz üzere daha önce Fatih Sultan Mehmet ile ilgili Fatih isminde bir dizi yapılmıştı. O dizi tutmadı. Çünkü oyuncu seçimleri gerçekten faciaydı. Yine Fatih Sultan Mehmet ile ilgili bir dizinin yapılması gündemde. Sıkı durun Fatih Sultan Mehmet'i de 2 senedir ekranlardan uzak duran Kenan İmirzalıoğlu canlandıracakmış. Çok yakışır abi. Diziyle ilgili hazırlıklar sürüyormuş. Bu yüzden dizinin ismi dahil birçok konuda net bilgi yok. Eğer asparagas değilse Muhteşem Yüzyıl'ın boşluğunu dolduracak iddialı bir dizi izleyecek olabiliriz. 

    Saydığımız diziler dışında bol bol aşk kokan tutması muhtemel başka dizilerde var. Fakat biz farklı olanları ve gerçekten tutmasını istediklerimizi yazalım dedik.  


Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

10 Haziran 2017 Cumartesi

2 Yeni Yazar 4 Yeni Kategori

yazıkarasal

   Yaklaşık 3 yıl önce Karasal Anten blogunu açtığımda itiraf etmeliyim ki bir süre yazarım bırakırım demiştim kendime. Ama şimdi bakıyorum da yazmaya başladıktan sonra daha doğrusu paylaşmanın o eşsiz güzelliğini gördükten sonra bırakmak zormuş. Karasal Anten ilk açıldığından beri tabiri caizse iyi bir noktaya geldi. Tabii sizlerin sayesinde. Adım adım Karasal Anten denizin ortasına doğru süzüldü. Dalgalarla boğuştu ve bir zaman durdu. O zaman bu zamandı işte. Uzun süredir bu geminin yelkenlerinin açılmadığını itiraf etmeliyim. Yani blog ile ilgilenmediğimi üzülerek görüyorum. Ama hayat işte. Başka durumlarla uğraştırmak zorunda bırakıyor bizi.

   Karasal Anten adlı geminin yani bu blogun tekrardan yelkenlerini doldurup ilerlemesini istiyorum. Yani istiyoruz. Artık geminin tek kaptanı olmayacak. Yeni kaptanlarla birlikte yola devam edelim dedik. Aslında onları tanıyorsunuz. Yani Yazıyoruz blogunu takip edenler mutlaka tanıyacaktır. Onlar hem dümene geçecek hem de gemide yeni odalar açacak.Gerçekten her yerden çeken blog olmalıyız değil mi? Adı üstünde Karasal Anten...

   Lafı çok fazla uzattım galiba. Fazla da canınızı sıkmadan Karasal Antenin yeni yazarlarını tanıtayım:

Allegretto : Üniversite arkadaşım. Elbette yazmayı seviyor ki o yüzden burada. Uzun süredir bu blog işlerinde beraberiz.Felsefe olsun filmler olsun sanat olsun hep meraklı. Bu yüzden de zaten blogta onun için iki yeni kategori felsefe ve sanat kategorisi açtık. İçini döksün istedik. (Aslında bu tanıtım yazılarını neden ben yazıyorum ki. Neden kendileri yazmıyor. Düşünün o kadar mütevaziler yani bir de)

Nida N. : Nasıl anlatsam acaba randomların kraliçesi mi desem. Hayır hayır geleceğin psikologu. Yani inşallah bütlere kalmazsa. Yine uzun süredir tanışıyoruz. Birlikte çok işe atıldık. Psikoloji ilgi alanı anlayacağınız üzere. Zaten onun için de psikoloji kategorisini açtık. Bakalım bizlere neler yazacak merak ediyorum.

    Kendi adıma ikisine de aramıza katıldığı için teşekkür ediyorum.

Yeni Kategoriler

    Bu arada bloga eklediğimiz yeni kategorilerden yukarıda bahsettim fakat şuracıkta düzgün bir biçimde yazayım. Önceki kategoriler duracak bunlara ek olarak bloga 4 yeni kategori ekledik. Eminim ilginizi çekecektir. Eklediğimiz kategoriler:

    Felsefe, Sanat, Psikoloji ve Karalamalar (Burada aynı Görev Hakimiyet tarzı denemelerimizi, hikayelerimizi vs. yazacağız.)


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

5 Şubat 2017 Pazar

(Görev: Hakimiyet) Bölüm: 2 "Yeni Bir Umut"



    Yer altında savunma şehirleri kurma fikri 2114 yılında Dünya İnsan Birliği tarafından tartışılmış ve nitekim 2120 yılında ilk yer altı ağları kurulmuştu. 2154 yılında korkulan olunca yani robotlar arası ortak ağ olan RoboNet-X üzerindeki hakimiyet son bulunca insanlar yer altında savunmaya geçmişlerdi. Özellikle robot karşıtı örgütler büyük insan kıyımlarından çok önceleri savunma için hazırlanmışlardı. İşte Komutan Markov bu örgütlerde yıllarca görev yapmıştı. Şimdi ise Brüksel-7 merkezinde masanın başında kurmaylarıyla beraber düşünceliydi. Masanın diğer ucunda Jack vardı. Komutan Markov'un en güvendiği isimlerden birisiydi Jack ve her toplantıya katılırdı.

   -- Brüksel'deki son alışveriş merkezi de yok edildi demek. Artık evlerde bir şeyler arayacağız herhalde. Ama onları da aşamalı olarak yok ediyorlar. Kendi şehirlerini kuruyorlar. Fakat karamsar olmayın dostlarım. Viyana'dan güzel haberler geldi.

   Komutan Markov bu sözlerinden sonra ayağa kalktı ve önünde duran kapalı zarfı açtı. Zarftan bir fotoğraf çıkardı. Bu fotoğrafı masanın ortasına attı. Niyeti herkesin görmesiydi. Masanın başındakiler fotoğrafa bakarken o konuşmaya başladı:

   -- Profesör Franz Hoffmann. Yıllarca RoboNet-X ağı için yönetici konumunda çalıştı. Bildiğiniz üzere robotlar bu ağ için çalışan herkesi öldürmüştü. Yani onlar hatta biz bile böyle biliyorduk. Fakat Profesör Hoffmann yaşıyormuş. Viyana'daki direniş merkezinden bu yönde bilgi geldi. 

   Masanın başındakiler bu habere sevinmişti. Eğer profesör gerçekten yaşıyorsa bu bir umut demekti hem de çok büyük umut. Sonuçta ağı biliyordu ve mutlaka ağın zayıf noktalarından da haberi vardı. Jack ise sevinç karşısında daha ihtiyatlıydı. Ortada garip bir durum seziyordu. Profesör bu zamana kadar nasıl yaşamıştı? Şimdiye kadar nasıl fark edilmemişti? Jack bunları düşünürken Komutan Markov ciddi bir yüz ifadesiyle konuşmasına devam etti:

   -- Ciddi bir sorunumuz var dostlarım. Evet profesör yaşıyor ancak yer altında değil. Yer üstünde! Nasıl başardığını bilmiyoruz. Ama gelen bilgilere göre yer üstüne çıkan gruplardan birisi rapor etmiş bunu. Grupta profesörü tanıyanlar varmış ve onu görmüşler. Yerini tespit ettik. Onu mutlaka yer altına getirmeliyiz. En azıyla robotlar fark etmeden bunu yapmalıyız.

   Az önceki sevinç yerini derin düşüncelere bırakmıştı. Komutan Markov'un gözü şimdi Jack'deydi. Jack profesörün alınması işinin kendisine verileceğini anlamıştı. Aslına bakılırsa o alışveriş merkezinden çıkıp buraya gelmeleri bir başarıydı ve direniş tarafından takdirle karşılanmıştı. Bu durum görevin kendilerine verilmesini anlamlı kılıyordu. Komutan Markov bir süre daha sustuktan sonra gözlerini Jack'den ayırmadan konuşmaya başladı:

   -- Dostlarım yakında Avrupa robot ordusu Brüksel yer altı şehirlerimize saldıracak. Bu yönde ciddi istihbaratlar var. Tahliye kararını verdik. Sivilleri aşamalı olarak Köln-3 ve Nürnberg-2 merkezlerine aktarıyoruz. Fakat ben ve birliğim burada kalıp elimizdekilerle savaşacağız. Böylece Jack'e ve dolayısıyla Profesöre zaman kazandırmış olacağız.

   Şimdi masadaki tüm gözler Jack'deydi. Jack tereddüt dahi etmeden Profesörü sağ salim alacaklarını söyledi. Komutan Markov gururla baktı. Artık Brüksel-7'deki son toplantının bitme vakti gelmişti. Komutan Markov bunun farkına vararak son sözlerini söyledi:

   -- Dostlarım  robot ordusu adım adım ilerliyor. Bildiğiniz gibi son 3 yıldır sırasıyla Amerika, Avustralya ve Uzak Doğu direnişleriyle bağlantımız koptu. Bu durumun ne kadar kötüye gittiğini gösteriyor. Fakat Profesör sayesinde direnişimizin kaderi değişebilir. Bunun için elimizden geleni yapalım. Direnişimiz adına hepinize şans diliyorum.

   Toplantı bitmişti. Kurmaylar tek tek kalktı ve odayı boşaltmaya başladılar. En son Jack çıkarken Komutan Markov ile göz göze geldi. Komutan Markov'un bakışı asla unutulmayacak umut dolu bir bakıştı. Kaç yıldır birlikte çalışıyorlardı. Fakat Jack ilk defa onu bu kadar umutlu görmüştü. Jack'i kapının hemen ardında Louise ve Abdullah bekliyordu. Merkezde bir karmaşa hakimdi. Siviller tahliye ediliyordu. Louise ve Abdullah ise olanlara anlam veremiyordu. Bundan dolayı Jack yanlarına geldiğinde açıklama yapmasını beklediler. Fakat Jack açıklama yapana kadar yanlarına direnişçi bir asker geldi ve konuşmaya başladı:

   -- Yola çıkmak için sizi bekliyoruz efendim!

   Loise ve Abdullah aynı anda nereye diye sordular. Jack ise biraz da gülümseyerek cevap verdi:

   -- Viyana'ya. Direnişin kaderini değiştirmeye!...


                                              Bölüm: 3 "DeaX Projesi" 


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

16 Eylül 2016 Cuma

Yeni Sezona Damga Vurması Beklenen Diziler 2016

sezzon

   Eylül ayı itibariyle Türk televizyonlarında diziler için kış sezonu başlamış oldu. Bu sezon ekranlarda geçtiğimiz senelerin başarılı dizilerini görmeye devam edeceğiz. Bunun dışında yine her sene olduğu gibi bu sezon da yeni ve birbirinden iddialı diziler ekranlara merhaba diyecek. İşte bu yazımda o dizilerin arasında başarılı olma şansı yüksek olanları yazacağım. Şahsen aşağıda yazacağım dizilerin yeni sezona damga vurmasını bekliyorum. Vururlar mı peki? Onu zaman gösterecek.

VATANIM SENSİN (Kanal D)

vatanımsensin

   Listede en merak ettiğim dizidir kendisi. Bir kere işin içinde Taylan Biraderler var. Sonra Halit Ergenç var ve daha önemlisi Bergüzar Korel var. Dizinin konusu muhtemelen Milli Mücadeleyi de içinde barındıracak bir şekilde aşk hikayesi olacak. Nitekim gelen bilgilere göre olaylar 1919 yılının İzmir'in de gelişecek. Açıkçası aşk hikayesi dikkatimi çekmiyor da Milli Mücadeleyi nasıl yansıtacaklarını merak ediyorum. Daha önce Ustura Kemal dizisi o dönemleri bence iyi şekilde yansıtmıştı. Ancak o da reyting kurbanı olmuştu. Umarım yine aynısı olmaz.

İÇERDE (Show Tv)

icerdee

   Kardeş olduklarından habersiz Mert ve Sarp'ın maceralarını anlatacak olan bu dizi başta kulağa çok klasik geliyor. Fakat zaten diziyi iddialı yapan senaryosu değil başroldeki oyuncular. Genç kızların sevgilisi Çağatay Ulusoy ve Aras Bulut İynemli bu dizide başrolü paylaşacak. Bunun dışında yine Çetin Tekindor gibi bir isim var dizide. İçerde dizisi 19 Eylül günü izleyiciye merhaba diyecek. Büyük ihtimalle de isminden söz ettirecek.

BABAM VE AİLESİ (Kanal D)

babamveailesi

   Ben bu diziye klasik bir Kanal D dizisi olarak bakıyorum. Aslında klasik bir Türk dizisi desek daha yerinde olacak. İki kadın arasında kalmış bir adamın bol dram kokulu hikayesini izleyeceğiz. Başrollerde bu tür dizilerden tanıdığımız Ayça Bingöl, Ceyda Düvenci ve Bülent İnal var. Gönül ister ki artık şu tür dizileri görmeyelim fakat ne yazık ki hatırı sayılı bir izleyici kitlesi olduğu için görüyoruz. İşte bu hatırı sayılır izleyici kitlesini düşünerek bu dizinin bir şekilde konuşulacağı kanısındayım. Babam ve Ailesi dizisi daha önce yazdığım İçerde dizisine rakip olarak 19 Eylül günü izleyiciye merhaba diyecek. Bakalım hangisi daha çok izlenecek.

CESUR VE GÜZEL (Star Tv)

güzelcesur

   Nasıl bir senaryoya sahip olduğu hakkında bilgi yok fakat aşk kokulu bir dizi olacağı kesin gibi. Listedeki diğer dizilere göre daha geç başlayacak. O yüzden ne zaman başlayacağı konusunda da bilgi yok. Büyük ihtimalle Ekim ayı içerisinde başlayacak. Peki hiçbir bilgi olmamasına karşın nasıl oluyor da bu dizi iddialı oluyor? Tabii ki başrol oyuncuları sayesinde. Başrolde Kıvanç Tatlıtuğ ve Tuba Büyüküstün var. Bu iki ismin birlikte olduğu bir yapımın iddialı olması elbette normal değil mi? Ama yine de her zaman ortada bir Kurt Seyit ve Şura başarısızlığı ihtimali var. İzleyip göreceğiz.

VATANSEVER (TRT 1)

vatanseverere

   Tutulsun veya tutulmasın TRT 1 kanalında ömrü uzun olması muhtemel bir dizi. Nitekim TRT 1, dizilerini reyting canavarına kurban etmeyen bir kanal. Bu yönden seviyoruz onu. Diriliş ile yakaladığı başarıyı bir şekilde yaymak isteyen TRT 1, dönem dizilerine sıcak bakıyor gibi. Vatansever dizisi de bir dönem dizisi olacak. Söylenene göre bu dizide Köroğlu ve Bolu Bey'in çekişmesini izleyeceğiz. Açıkçası dönem dizileri bana hep çekici gelmiştir. Vatansever dizisinde başrolde Arap televizyonlarında büyük şöhret yakalayan Murat Yıldırım var. Dizi büyük ihtimalle Ekim ayı içerisinde başlayacak.



Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

9 Haziran 2015 Salı

Yaziyoruz.blogspot.com.tr


   Merhaba arkadaşlar.Şahsım yeni bir blog macerasına başladım.Bu sefer tek değilim ama.Birden fazla yazarı olan blogta çeşitli yazılarımı okuyabilirsiniz.Desteklerinizi esirgemeyin.İyi yazılar okuyacağınıza güvence verebilirim.İsterseniz blog hakkında biraz bilgiler vereyim:

       "Bu blog bir araya gelebilmiş bir grup üniversite öğrencisi tarafından yazılmaktadır.Her bir yazar kendi ilgi alanını belirleyerek okurları bilgilendirme amacı gütmektedir.Bunun dışında gelecek zamanlarda siz okuyucularımızda konuk yazar olarak bu bloga yazabilirsiniz.Bu blogu kurarken ulaşmak istediğimiz en önemli amacımız oldukça bol düzensiz bilginin bulunduğu bloglar dünyasına ve internet dünyasına kaliteli konuları ve bilgileri kazandırabilmektir.

   Blogumuzda şimdilik 5 ana dal bulunmaktadır.Bunları sırasıyla kısaca açıklamak gerekirse:

Bilim: Çok geniş gibi düşünülse de bilim ile ilgili ilginç ve çekici konuları burada bulabilirsiniz.
Felsefe: Yeri geldiğinde derin düşüncelere dalacağımız yeri geldiğinde ise bir filozofun iç dünyasına gireceğimiz konuları burada bulabilirsiniz.
Spor: Genelllikle güncel ve objektif görüşlerin var olacağı spor konularını burada bulabileceksiniz.Biz spor haberleri yazmıyoruz sporu tartışıyoruz.
Kitap: Blog yazarlarımızın tavsiye edeceği ve eleştireceği kitapları burada bulabilirsiniz.
Film:  Yine blog yazarlarımız tarafından tavsiye edilecek veya eleştirilecek filmleri burada bulabilirsiniz.

Not: Bu alanların dışında bir de Diğer Yazılarımız diye bir alan vardır.Burada, açıkladığımız alanlarımız dışında yazdığımız yazıları bulabilirsiniz."

Desteklerinizi Bekliyoruz...

22 Şubat 2015 Pazar

Ulan İstanbul Dizisi İnternette!


   Ve beklenen zaman geldi.Sanal dünya ve Televizyon dünyası resmen yavaş yavaş birleşiyor.Daha önce gayriresmi de olsa böyle bir düzen söz konusuydu.Aslında o gayriresmi ortam resmi ortama zemin hazırladı.Yeni nesil televizyon izlemekten uzaklaşıyor.Çünkü televizyonda izleyebileceklerinden daha çok içeriğe artık internet üzerinden erişebiliyorlar.Televizyon kanalları bu durumu görmekte fazlaca gecikti.Ancak zararın neresinden dönülürse o kadar yarar.

DAHA ÖNCE UFAK DENEMELER...

   Daha önceleri tam anlamıyla olmasa da internette dizi olayı ufaktan denenmişti.Ama bu genelde televizyonda oynayan bir yapımın internete taşınması değil de internete özel dizilerin çekilmesi şeklinde olmuştur.Bu konuda benim hatırladığım tek farklı durum aynı zamanda yetişkinler için ilk özel çizgi dizimiz olan Fırıldak Ailesi dizisidir.Fırıldak Ailesi kısa zaman Star Tv'de yayınlandıktan sonra yayın hayatına internet ortamında devam etmiştir.Hatta burada kazandığı güçle yakın bir zamanda filmi de çıkacaktır.Ben bunların dışında farklı bir atılım hatırlamıyorum.Varsa da etkili olamadığı kesin.

BİR DÖNEM BAŞLAMIŞ OLABİLİR.

   Ulan İstanbul dizisi geçtiğimiz haftalarda televizyon ekranlarına veda etti.Hemen ardından yayın hayatına internet ortamından devam edeceği öğrenildi.Hatta internette yayınlanan ilk bölümünü 1 milyondan fazla kişi izledi.Açıkcası bu bir dönemin başlangıcı olabilir.Yeni nesil televizyon döneminin başlangıcı olabilir.Tabii böyle bir devrim için ilk cesurun yani Ulan İstanbul dizisinin başarılı olması şart.Eğer başarılı olursa ileride internete koşacak daha çok dizi görebiliriz.Bunun için ortam müsait.

   Ulan İstanbul dizisinin bu hareketinden sonra nedense aklıma izleyici kitlesi internetten takip ettiği için hiç olan diziler geldi.Bu durum bunlarında önüne geçecek.

ARTILARI EKSİLERİ...

   Dizilerin internet ortamına taşınmasının belki de en önemli artısı kaliteli yapımların reyting celladına meydan okuyacak olmasıdır.Artık reyting değerini kaybedecek bizler internette ki gerçek izleyici sayısını tartışır olacağız.Bunun dışında diziler daha özgür bir ortam bulacaklar ve istediklerini kolayca anlatabilecekler.Tabii bu noktada denetimin yine de sağlanması şart diye düşünüyorum.

   İnternetin tam anlamıyla ülkede yaygın olmaması dizilerin birçok yere ulaşmasını engelleyecek buna bir eksi olarak bakılabilir.Sonuçta insanlar televizyonda sevdikleri yapıma internetten ulaşmakta sıkıntı yaşarlarsa sorun olur.


   Ulan İstanbul dizisini Kanal D web sitesinden veya uygulamasından izleyebilirsiniz.Bu noktada beni en çok sevindiren durum dizinin hem aile hem de yetişkin seçeneklerinin olması.

5 Aralık 2014 Cuma

Yeni Bloguma Davet


NEDİR BOŞ YAPRAK?
Boş yaprak dolması muhtemel bir maceradır.Bu blogta kimi zaman şahsımın yazdığı şiirleri kimi zaman ise hayalleri bulacaksınız.Kim bilir belki bunlar sizin kalbinizin en derin noktasına ulaşacak ve zihninizin karmaşıklığında size yol gösterecek.Veya bunlar hiç olmamış olacak siz yapılanları ve yazılanları sadece hayal olarak algılayacaksınız.Ama kalem susmayacak yazacak.Bu kulun kelamlarını bir nebze de olsun şu aleme duyuracak.Alem onu ne yapar bilinmez ancak.

Kişisel bir blog özelliği taşıyacak Boş Yaprak sizleri bekliyor olacak.Bu yaprak sizlerin desteğiyle dolacak.Beklerim.

24 Eylül 2014 Çarşamba

Yeni Yüzüyle TV 8

    Acun Ilıcalı Tv 8 kanalını aldıktan sonra kanalı gerçekten şu anda eğlenceli bir kanal haline getirdi.Ama bu eğlenceli ortamla ilgili ileride bir sıkıntı olabilir.Çünkü bu eğlence ortamında gördüğümüz yüzler hep aynı yüzler.Seyirci bir süre sonra bu aynı yüzleri görmekten sıkılacaktır.Örnek vermek gerekirse Eser Yenerler'i aynı kanalda 2 farklı programda görüyoruz.Bunun dışında aslında Çok Güzel Hareketler Bunlar programını da sayarsak 3 farklı program diyebiliriz.Yani kanalı izleyen seyircinin Yenerler'i görme olasılığı çok fazla.Bu sadece Eser Yenerler içinde geçerli değil.Kanalda programlarda bulunan çoğu ünlü aynı kanalda çoğu kez karşımıza çıkıyor.Daha önce dediğim gibi bu durum bir süre sonra sorun yaratabilir.Acun Ilıcalı gibi usta bir televizyoncu bu durumun farkındadır mutlaka.Ve çözüm geliştirecektir.

TV 8 İÇİN DİĞER NOTLAR:

    Tv 8 yeni sezona güzel programlarla girdi.Bu programların içinde benim en dikkatimi çeken Ninja Warrior Türkiye oldu.Daha önce Japon versiyonunu severek izliyordum.Fox Tv'de yayınlanıyordu Japon versiyonu.O programı sevmemi sağlayan en önemli etken ise Hop dedik Ayhan ve Çekirge idi.Programı anlatan bu ikili esprili anlatımıyla insanı güldürüyordu.Türkiye versiyonunda bu iki komik adam yok ne yazık ki.Daha ciddi bir Ninja Warrior izliyoruz.Japon versiyonunu izleyenler Türkiye versiyonuna biraz zor alışacak gibi.

    Tv 8 kanalının bir diğer dikkat çeken programı da Para Bende isimli program.Bence bu program gerçekten bana biraz Acun Firarda havası estirdi.Evet format olarak hiçbir ilgisi yok ama gerçekten o havayı yakaladım ben.Para Bende programının saati biraz daha erken olabilir bence.Nitekim izleyicinin bu programı tutacağından şüphem yok.

    Tv 8 ekranlarında merakla beklediğim bir program var.İsmi Ütopya.Daha önce bu tarz bir yarışma izlemiştim.Eğer tahmin ettiğim gibiyse yarışmacılar kendi evini yapacak ve birlikte yaşamaya çalışacak.Survivor gibi bir iş olduğu düşünülse de aslında hiçbir ilgisi yok.Ütopya çok daha farklı ve bana göre çok değişik bir iş olacak.Merakla bekliyorum.