Zihin kontrol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zihin kontrol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2015 Çarşamba

Dejavu Nedir? Neden Dejavu Oluruz?

 

   Hemen belirteyim ben bu kelimeyi Dejavu diye yazacağım.Deja Vu şeklinde yazımı da var.Ama bildiğim gibi yazmak daha iyi.

   Çoğumuzun başına gelmiştir.Bir olay yaşarız ve bu olayı daha önce yaşadığımızı anımsarız.Yani sanki yaşadığımız o olayı daha önce görmüş gibi oluruz.Çoğu insan belli etmese de insanlar Dejavu yaşadığı an garip bir duyguya kapılır.Bu duygu insana sanki birileri tarafından yönlendiriliyormuş hissi verir.Peki Dejavu aslında nedir?Neden Dejavu oluruz?

   Bu yazımda Dejavu olayını irdelemek istedim.Bu olayın neden oluştuğuna dair hem bilimsel hem de bilimsel olmayan görüşleri buraya yazacağım.Gerçekten bu konu hakkında ilginç görüşler var.Tabii bu ilginç görüşlerin çoğu tahmin edeceğiniz üzere bilimsel değil.O yüzden işe bilimsel olmayan görüşlerle başlayıp,bilimsel görüşlerle bitirelim.

İLGİNÇ GÖRÜŞLER

  • Paralel Evrendeki Biz
  Paralel evren diğer bir ismiyle çokluevren,bilim çevrelerinin de üzerinde çokça kafa yorduğu bir kavram.Bu kavram üzerinde geliştirilen görüşleri burada yazmaya kalkarsam konu Dejavu olayının oldukça dışına çıkar.Basit olarak Paralel evreni şu şekilde açıklayabilirim:Bizim yaşadığımız evrene benzer,yaşamımızın ve hayatımızın farklı olasılıklarını yani bir bakıma tercihlerini içinde barındıran çok sayıda evrene çoklu evren diyorlar.Bu evrenlerde bizler farklı tercihlerimiz ve yollarımızla varız.Örnek vererek anlatmak gerekirse bu evrende bir markette siyah zeytin alıyorsak farklı herhangi bir evrende yeşil zeytin alıyoruz ve daha başka bir evrende hiç zeytin almıyoruz.Biraz karmaşık görünebilir ama oldukça önemli bir konudur Paralel evren.




   Bir görüşe göre insan yaşamında bazen Paralel evrenlerde yapılan tercihler kesişir.Yani örnek üzerinden gidecek olursak bütün evrenlerde markette yeşil zeytin alacağımız bir zaman denk gelir.İşte bu kesişmede Dejavu oluşur."Dur ya ben bu yeşil zeytini daha önce almıştım!" Evet paralel evreninizde bunu alıyordunuz.Bu görüşü kabul edecek olursak Paralel evrenler arası iletişim kurulacağı fikrini de desteklemiş oluruz.Bunun içinde yine kanıt gerekir ki Paralel evren savunucularının elinin kanıt konusunda zayıf olduğu aşikar.

  • Ah Şu Uzaylılar!
   Her ilginç konuda olduğu gibi Dejavu olayında da uzaylıların parmağının olduğunu söyleyenler yok değil.Uzaylı yapıyor abi fikrini savunan kardeşlerimiz bunu nasıl yaptıkları konusunda biraz bölünüyor.Kimisi sinyal yolluyorlar zihnimizi karıştırıyorlar diyor kimisi bize görününce hafızamızla oynuyorlar diyor.Ama benim en beğendiğim görüş "Uzaylılar insan beynini karmaşık buldu çözemedi çözmek için deneme yapıyorlar bu yüzden Dejavu oluyoruz" görüşü.Gerçekten fantastik görüşler.Paralel evren görüşünde yine bazı dayanak noktaları vardı.Lakin bu uzaylılar yapıyor fikrinde bir dayanak noktası yok.Ayrıca insanların her gizemli olayı uzaylıların üstüne yıkma alışkanlığından vazgeçmesi lazım.

  • Zamanda Yolculuk Ve Dejavu
   Dejavu olayını zamanda yolculukla ilişkilendirenler de var.Zamanda yolculuk ile ilgili bir yazı yazmıştım.Okumak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.Zamanda yolculuk ve Dejavu ilişkisini savunanlar şöyle bir görüş geliştirmişler özet olarak: Gelecekte insanlar zamanda yolculuk yapmayı başardı ve bunu yapıyorlar.İnsan zamanda geçmişe giderken boyuttan boyuta ve evrenden evrene geçiyor.Bu geçişlerde çeşitli insanların zihinlerinden geçiyorlar.İşte bu geçişlerde insan Dejavu yaşıyor.Bu görüşün farklı bir versiyonu da şöyle:Dejavu yaşayan insanlar zamanda yolculuk yapmayı bir şekilde başarmış insanlar.Geçmişe dönerken bu insanlar yaşadıklarını tekrar gördükleri için geçiş esnasında bulunduğu konumundaki yaşantı da o kişi Dejavu oluyor.Anlatabildim galiba.

   Dejavu olanların zamanda yolculuk yaptığını kabul etmek biraz zor gelebilir.Ama bu noktada da şöyle bir görüş var.Paralel evrenlerde yapılan yolculuklarda işin içine giriyor ve Dejavu olunuyor.Aslında Paralel evrenler yine işin odak noktası gibi duruyor.

  • İnsan İnsana Yapar mı?
      Komplo teorisi kurmayı seven insanların Dejavu olayının sebebini de bu doğrultuda geliştirmesi normal bir durum.Bu görüşe göre bazı büyük devletler zihin kontrolü konusunda gizli çalışmalar yapıyor.Bu çalışmalar çerçevesinde hiç haberi dahi olmadan bazı insanlar üzerinde deneyler yapılıyor.İşte bu deneylerin sonucunda veya içeriğinde Dejavu oluyor insanlar.Amaç zihni kontrol altına almak.

   Zihin kontrolünün önemi konusunda daha önceden bir yazımda bahsetmiştim.Okumak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.Büyük devletlerin zihin kontrolü konusunda çalışmalar yaptığına şahsen inanıyorum.Ama Dejavu olayını buna bağlayabilir miyiz emin değilim.

BİLİMSEL BİR GÖRÜŞ

   Dejavu konusunda bilim adamlarının araştırmaları yoğun bir şekilde devam ediyor.Dejavu olmamızın kesin nedeni tam olarak bilinmiyor olsa da bilim çevreleri olayın neden oluştuğuna dair ortak bir görüşe sahipler.Bu görüşe göre beyin yorgunluk anında veya başka sebeplerden dolayı yaşanan anı algılayamaz.Algıladığında ise olayı daha önce yaşadığını hisseder.Özet olarak Dejavu yaşamamızın sebebi beynimizin bir noktasında yaşanan aksiliktir.Bu aksiliğin beynimizin hangi noktasında yaşandığını ise tam olarak bilmiyoruz.Bu yüzden Dejavu olayının sırlarını da tam anlamıyla keşfedemiyoruz.

   Yapılan bir araştırmaya göre insanların yarısı farkında olarak veya olmayarak Dejavu olmuştur.Bunun dışında Dejavu olayının tam tersi olan Jamaıs Vu yaşayan insanlarda çok sayıdadır.Bu olayda da Dejavu olmanın zıddı olarak insan çevresine yabancı kalıyor.Bu olayın da sebebini Dejavu olayının sebeplerini de bağlıyorlar.(Bu bilgiler Wikipedia sitesinden alınmıştır) 



KONU DIŞI NOT: Bu tür konularda kaynak yazmıyorum.Bunun sebebi birden fazla kaynağı okuyup bilgileri kafamda derleyip buraya yazmamdır.Eğer direk alıntı yaparsam kaynak yazıyorum!




Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Gelecekte Savaşlar: Siber Savaşlar Ve Ötesi


   Elbette dünyaya barış hakim olsun istiyoruz.Lakin bunun ne kadar zor olduğunu da biliyoruz.Bu yazımda artık hayatımızda iyice yer bulan savaşı konu edineceğim.Geçmişte,günümüzde olan ve gelecekte olacak  savaşlar hakkında fikir yürüteceğim.

   Geçmiş zamanlarda savaşlar genelde toprak kazanmak için yapılırdı.O zamanlar en çok toprağı olanlar en güçlü devlet sayılırdı.Toprak savaşlarının yapıldığı alanlar ise tahmin edeceğiniz üzere yine toprağın üzeriydi.Bu savaşlar genelde cephe veya meydan savaşları şeklinde gerçekleşir ve etkisi yerel düzeyde olurdu.Ancak bu savaş düzeni keşfedilen ve geliştirilen sanayi ile farklı boyutlara doğru gitti.Sonuç olarakta günümüz savaş düzenine ulaştık.

   Günümüzde savaşlar artık belli başlı kaynakları elde etmek için yapılıyor.Bunlardan hemen akla gelen ise petroldür.Lakin şunu söylemeliyim ki artık yavaş yavaş su savaşları dünya savaşlarının sebebi olmaya başladı.Nitekim Ortadoğu'da yapılan savaşlar iyi bir şekilde analiz edilirse çoğunun altında sebep olarak su bulunacaktır.Hemen örnek vermek gerekirse yakın bir zamanda gündemimizi oldukça meşgul eden Kobani(Aynel Arab) savaşının özünde suyu ele geçirme vardır.Günümüz savaşlarında alan olarak hava kullanılıyor.Gelişen savaş uçakları buna imkan vermiş durumda.Savaşlar artık kitle imha veya sivil halkı imha şeklinde evrensel boyutta gerçekleşiyor.Gelişen teknoloji savaşlara artık yeni boyutlar kazandırma aşamasındadır.Evrensel boyutlarını koruyacak olan savaşlar gelecekte daha tehlikeli bir şekle bürünecektir.

Gelecek SAVAŞLARI...

   Günümüzde de yavaş yavaş kendini gösteren biyolojik/kimyasal saldırılar,gelecekte savaşların günümüzden arta kalan ilk yansımaları olacaktır.Büyük devletler gizli araştırma merkezlerinde sürekli yeni ve etkili virüs bulma çabasındalar.Daha doğrusu öyle olduğu tahmin ediliyor.Bu virüsler bir şekilde düşman topraklarına atılarak kurşun dahi sıkmadan savaşlar yapılıyor.H1N1 virüsü(Domuz Gribi),H5N1 virüsü(Kuş Gribi),KKKA virüsü(Kene) ve en son Ebola virüsü kimbilir belki de bu savaşların ufak tefek provalarıydı.

   Biyolojik/kimyasal savaşların dışında yine dikkat edilmesi gereken bir gelecek savaş türü de zihin kontrol saldırılarıdır.

Zihin Kontrol Saldırıları


   Buna beyin yıkama da diyebiliriz.Geçmişte ve günümüzde denemeleri yapılan bu saldırılar gelecekte savaşları şekillendirecek saldırılardır.Hatta bir noktada bu saldırılar sonucunda savaşa bile gerek kalmayabilir.Ne de olsa birisini kendinize çekmek onunla savaşmaktan daha yararlıdır.

   Geçmişte zihin kontrolün ilkel şekillerinden birisi ne tuhaftır ki Türkler üzerinde uygulanmıştır.Çinliler Türkleri kontrol altına almak için Mankurt yöntemini(işkencesini) bulmuşlardır.Bu işkence şu şekilde yapılırdı: Kurbanın ilk önce saçı tümden kesilir daha sonra kafasına ıslak deve derisi konulur,kurban güneşte bekletilir,deve derisi mengene gibi gerilir kafatasını küçültür,kurban delirir ve her emri yapacak bilinçsiz bir hale gelir.Böylece Çinliler en önemli düşmanlarını yönetir.Burada tuhaf noktalardan birisi de Mankurt edilen Türklerin özellikle yine Türkler ile yapılan savaşlarda kullanılmasıdır.Kısaca Çinliler bu ilkel zihin kontrol yöntemi ile dostu dostta kırdırtmıştır.

   Zihin kontrol saldırıları günümüzde de devam etmektedir.Özellikle medya,internet vs. gibi alanlar buna aracı olmaktadır.En basitinden masum görünen çizgi dizilerde bile bilinçaltını yönetmek adına mesajlar verilmektedir.

   Şüphesiz gelecekte akıl kontrol savaşları büyük oranda gelişim gösterecek.Teknolojinin gelişimi bunu mümkün kılacaktır.Nitekim artık görünmez sinyaller aklımıza fikir yerleştirmekle uğraşacaktır.Tabii bu bir tahmin ama gerçeğe yakın bir tahmin bence.

Siber Savaşlar "Asla %100 Güvenme!"

   Geçmişte karada,günümüzde havada yapılan savaşlar gelecekte sanal dünyaya taşınacak.Sanal dünya savaşları yani siber savaşlar diğer kimyasal ve zihin kontrol saldırılarından farklı olarak gerçek bir savaş olacak.Artık düşman görünmez bir tehdit ve daha karanlık.

   Siber savaşta amaç düşman ülkenin bilgisayar ağlarını alt üst edip bir kaos ortamı yaratmaktır.Bu ağları sadece bireysel açıdan düşünmeyelim.Nitekim günümüzde çoğu ülkenin birçok hizmeti bu ağlara bağlı.Örneğin bir ülkenin elektrik dağıtımı bu türden bir ağ saesinde gerçekleşiyor.Bu ağların hasar alması demek ülkenin hasar alması demektir.İşte siber savaşların etkisi bundan dolayı artıyor.Doğal olarak önemi de artıyor.Günümüzde siber savaş eseri olduğu düşünülen bazı durumlara örnek verelim şimdi:

   Arap baharı denilen Ortadoğu'yu yeni bir şekle sokma girişimi bildiğiniz üzere sosyal medya üzerinden başladı.İddiaya göre olayların başladığı günlerde sosyal medya da ciddi bir siber saldırı başladı.Birçok kişi sosyal medya hesaplarında kendilerini sokağa götürecek haberlerle karşılaştılar.Bu haberler öfkelerini harekete geçirecek tarzda haberlerdi.Sonuç ise Arap Baharı oldu.Bu yüzden sosyal medya da karşılaştığınız hiçbir habere %100 inanmayın hep bir şüphe olsun içinizde.Hatta size arkadaşlarınızın yolladığı mesajlar da bile şüphe olsun.Onun yolladığından mutlaka emin olun.

   Geçtiğimiz günlerde başta ülkemizde yaşanan daha sonra ise birçok ülkede rastladığımız elektrik kesintileri yeni bir siber savaş çağının habercisiydi.Artık siber savaşçılar bu hizmetlere saldıracak kadar güçlendiler.

   Yine yakın bir zamanda Türkiye kurumlarının sitelerine yönelik 12 farklı ülkeden siber saldırılar oldu.

   Gelecekte bu tür siber saldırılar giderek artacak.Ülkeler siber savaşlara yönelik hazırlıklarını da sürdürüyor.Nitekim günümüzde Türkiye dahil birçok ülke siber saldırılara yönelik savunma için birimler kurmuş durumda.Bu birimler ne kadar etkili bilinemez ama bir şeylerin yapılması gerçekten önemli.Çünkü gittikçe sanallaştırılan dünyamızda bu savaşlar insanlık için önemli bir tehdit unsuru oluyor.

   Ne kadar doğru bilmiyorum ama dünya üzerindeki siber saldırıları anında gösteren bir site varmış.Siber saldırı haritası varmış.Belki bakarsınız diye paylaşıyorum.O site: 
http://map.ipviking.com




   Kısacası gelecekte savaşlar çok değişik biçimlerde devam edecek.Yine de biz dileğimizi yazalım her zaman umut vardır:

                "YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ"