aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2018 Pazar

Saplantılı Aşkın Vücut Bulmuş Hali: Carl Tanzler

tanzler-carl

DİKKAT! Bu yazı kişiyi rahatsız edecek içerikler barındırıyor. 18 Yaşından küçükseniz veya rahatsız olacağınızı düşünüyorsanız lütfen kendiniz için bu yazıyı okumayı bırakın.

    Bazı olaylar insanı iki kat şaşırtıyor. İşte bu olaylardan birisi daha : Carl Tanzler'ın saplantılı aşkı. Aşk dediğimiz şeyin tanımını yapmak zor. Hele böyle olaylarda bu iş daha da zorlaşıyor. Aşk her zaman masum olmuyor bazen insanı hiç beklenmeyen noktalara sürükleyebiliyor. Zaten ortada bir saplantı varsa aşkın çığırından çıkmaması düşünülemez. Daha fazla uzatmadan Carl Tanzler'ın sizi de şaşırtacak saplantılı aşk hikayesine geçelim.

29 Aralık 2015 Salı

İçimiz Dışımız Aşk!

bıktıran-ask

   Ünlü bir laf vardır belki bilirsiniz. "Bir insanı sevgiden soğutmak için onu aşırı sevin." Yapılan bir işin aşırısı o işin en büyük düşmanıdır aslında. İnsanları o işten soğutur nefret çeker bu aşırılık. Şöyle bir görüş vardır aşırı dindar bir aileden ateist birey çıkma olasılığı tersine göre daha fazladır. Bunları neden söylüyorum? Aşırılığın iyi olmadığını vurgulamak için söylüyorum.

   Sinemamızda furyalar vardır. Aslında furyalar popüler kültürün bir yansımasıdır. Mesela 1970'li yıllarda Arabesk müziğin halk arasında yaygınlaşmasıyla Arabesk film furyası başlamıştır. Hemen hemen çoğu sinemacı Arabesk film çekmeye başlamıştır. Peki günümüzde bir furya var mı? Bence furya demeyelim de aşırı bir konu var. AŞK! Sinemalarda o var. Televizyonlarda o var. Her yerde o var. Şimdi çıkıp diyeceksiniz ki eee aşk hayatın içinde var. Ne demiştik aşırı olunca insan soğuyor be. Değeri kalmıyor.

AŞAĞI TÜKÜRSEN AŞK YUKARISI YİNE AŞK

   Aşk Yeniden, İnadına Aşk, Kiralık Aşk, Yer Gök Aşk, Acil Aşk Aranıyor, Kara Para Aşk, Aşk Emek İster, Acı Aşk, İlk Aşk ve son olarak Her Şey Aşktan... Bunları kafamdan uydurmuyorum. Bunların hepsi dizi veya film. Daha önce fark ettiniz mi bunu? Türkiye'de çekilen hemen hemen iki diziden birisinin konusu aşk. Hem de öyle yaratıcı bir senaryoları da yok hani. Bir kız bir erkeği sever, sevdiği erkek başka kızı sever, o sevdiği kız da gider başkasını sever... Hep aynı konular etrafında gelişir dizi veya film. Siz hiç sıkılmıyor musunuz bu durumdan?

   Aşkın kendisine yönelik bir tepkim yok aslında. Güzel şeydir aşk.Her insan yaşayamaz sadece yaşadığını düşünür. İnsanı mutlu eder, yaşamayı daha bir değerli kılar. Ama dedim ya her şeyin aşırısı zarardır diye. Bugün televizyonda veya sinemalarda bize dayatılan aşk, kendisine zarar verecek boyutta bıktırıcı bir etkiye ulaşmış durumda. Yani basitçe aşk sıradanlaştı ve güzelliklerini yitirmeye başladı.

NEDEN AŞKTAN ÖTEYE GİDEMİYORUZ?

   Neden televizyonlarda veya sinemada hep aşk işleniyor? Neden daha farklı konulara değinmeye çalışmıyor senaristler. Aslında bu sorunun cevabı bizlerde yani tüketicilerde gizli. Seyirci aşkı işleyen film veya dizileri tüketmeyi seviyor. Bundan dolayı ticari kaygılarla, tüketilsin para kazanalım diye aşk filmleri veya dizileri çekiliyor. Tüketiciler aşk işleyen konuları tükettikçe farklı işler (komediler hariç) hayal kırıklığına uğruyor ve bu da sinemamızın yerinde saymasına sebep oluyor. Çünkü bir sinemada ne kadar çok çeşit konu işlenirse o sinema o kadar zenginleşir.

   Peki ne yapacağız? Hiç aşklı meşkli dizi veya film izlemeyecek miyiz? Hayır izleyeceğiz. Ama eleştirerek izleyeceğiz. Aşka meşke takılıp kalmayacağız. Farklı işleri de göreceğiz. Onları da destekleyeceğiz. 

ÖZET OLARAK

   Günümüzde televizyonlarımızı ve sinema salonlarımızı bir aşktır sarmış durumda. Bu öyle bir sarış ki aşktan soğutuyor adamı. Benim bu yazım aşka karşı çıkış değilde onu sıradanlaştırmaya karşı çıkıştır aslında. Bu yazım aşk dizisi veya filminden ötesini düşünmeyen senaristlere ve izleyicilere yönelik bir eleştiridir.




Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.