blog yazısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog yazısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2018 Pazar

Tarih Okyanusuna Bekleriz



   Tarih ile ilgili bir blog açmak kaç zamandır aklımdaydı. Bugün itibariyle bunu yapmak üzere harekete geçtim ve sonuç olarak Tarih Okyanusu adlı yeni blogumu açtım. Bu blogta tahmin edeceğiniz üzere tarih ile ilgili yazılar olacak. Elbette bu yazıları kafamdan yazmayacağım kaynaklara bağlı kalarak yazmaya çalışacağım. Sonuçta bir tarihçi değilim. 

    Neyse efendim pek uzatmayalım. yeni bloguma beklerim sizi. 



Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

25 Ağustos 2018 Cumartesi

Temamızı Neden Değiştirdik

blogagag

    Merhabalar arkadaşlar. Yaklaşık 5 aydır bloga yeni yazı eklemiyordum. Bu hafta itibariyle yeniden aktif olarak yazmaya başladım. 5 Aylık süreç boyunca çeşitli başka işlerle ilgilendim diyebilirim. Açıkçası bloga yazı yazmak için zaman bulamadım. Ayrıca blogun çeşitli sıkıntılarıyla bu süreçte yakından ilgilenemedim. Neyse artık daha aktif olmaya çalışacağım.

    Blogun tasarımını neden değiştirdik? Aslında bu sorunun cevabı basit. Uzun süredir kullanışlı, kullanıcı dostu bir tasarıma geçmeyi düşünüyorduk. Fakat pek kodlama bilmediğimiz için ve itiraf etmek gerekirse bu tasarım işinden pek anlamadığımız için bu süreç uzadıkça uzadı. Çeşitli hazır temalar üzerinde oynamalar yapsak da bunların pek de kullanışlı olmadığı fikrine vardık. Sonunda ise bloggerın kendi hazır basit tasarımını kullanmaya karar verdik. Peki bizim için bunun avantajı olacak mı? Elbette olacak. Bloggerın kendi tasarımı üzerinde kolay bir şekilde oynamalar yapabiliyoruz. Diğer hazır temalarda bunu yapmak çok zor oluyor. Ayrıca bu tema daha güvenilir sorunsuz diyebiliriz. Nitekim hazır temalarda sorunların çıkma olasılığı daha fazla ki önceki temamızda bunu yaşadık.

Blogun Gidişatı

    5 Ay gibi uzun bir süreden sonra blogu yeniden aktif hale getirirken blogda bazı şeylerin değişmesine karar verdik. Artık Televizyon Dünyası adı altında bir kategorimiz olmayacak. Yani o tarafla ilgili yazı yazmayacağız. O tarafla ilgili yazılarımızı yazıyoruz adlı diğer blogumuzda yeterince yazmaya çalışacağız zaten. Sanal Dünya ile ilgili yazılar yazmaya devam edeceğiz. Ayrıca ilginç konuları da yazmaya devam edeceğiz. Bunun dışında ara ara Karalamalar kategorisi altında çeşitli yazılarımız olacak. Bir de Görev : Hakimiyet tarzı hikayelerimiz olacak. Onları da Hikayelerimiz kategorisi altında bulabileceksiniz.

   Saygılarla. 


Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

10 Haziran 2017 Cumartesi

2 Yeni Yazar 4 Yeni Kategori

yazıkarasal

   Yaklaşık 3 yıl önce Karasal Anten blogunu açtığımda itiraf etmeliyim ki bir süre yazarım bırakırım demiştim kendime. Ama şimdi bakıyorum da yazmaya başladıktan sonra daha doğrusu paylaşmanın o eşsiz güzelliğini gördükten sonra bırakmak zormuş. Karasal Anten ilk açıldığından beri tabiri caizse iyi bir noktaya geldi. Tabii sizlerin sayesinde. Adım adım Karasal Anten denizin ortasına doğru süzüldü. Dalgalarla boğuştu ve bir zaman durdu. O zaman bu zamandı işte. Uzun süredir bu geminin yelkenlerinin açılmadığını itiraf etmeliyim. Yani blog ile ilgilenmediğimi üzülerek görüyorum. Ama hayat işte. Başka durumlarla uğraştırmak zorunda bırakıyor bizi.

   Karasal Anten adlı geminin yani bu blogun tekrardan yelkenlerini doldurup ilerlemesini istiyorum. Yani istiyoruz. Artık geminin tek kaptanı olmayacak. Yeni kaptanlarla birlikte yola devam edelim dedik. Aslında onları tanıyorsunuz. Yani Yazıyoruz blogunu takip edenler mutlaka tanıyacaktır. Onlar hem dümene geçecek hem de gemide yeni odalar açacak.Gerçekten her yerden çeken blog olmalıyız değil mi? Adı üstünde Karasal Anten...

   Lafı çok fazla uzattım galiba. Fazla da canınızı sıkmadan Karasal Antenin yeni yazarlarını tanıtayım:

Allegretto : Üniversite arkadaşım. Elbette yazmayı seviyor ki o yüzden burada. Uzun süredir bu blog işlerinde beraberiz.Felsefe olsun filmler olsun sanat olsun hep meraklı. Bu yüzden de zaten blogta onun için iki yeni kategori felsefe ve sanat kategorisi açtık. İçini döksün istedik. (Aslında bu tanıtım yazılarını neden ben yazıyorum ki. Neden kendileri yazmıyor. Düşünün o kadar mütevaziler yani bir de)

Nida N. : Nasıl anlatsam acaba randomların kraliçesi mi desem. Hayır hayır geleceğin psikologu. Yani inşallah bütlere kalmazsa. Yine uzun süredir tanışıyoruz. Birlikte çok işe atıldık. Psikoloji ilgi alanı anlayacağınız üzere. Zaten onun için de psikoloji kategorisini açtık. Bakalım bizlere neler yazacak merak ediyorum.

    Kendi adıma ikisine de aramıza katıldığı için teşekkür ediyorum.

Yeni Kategoriler

    Bu arada bloga eklediğimiz yeni kategorilerden yukarıda bahsettim fakat şuracıkta düzgün bir biçimde yazayım. Önceki kategoriler duracak bunlara ek olarak bloga 4 yeni kategori ekledik. Eminim ilginizi çekecektir. Eklediğimiz kategoriler:

    Felsefe, Sanat, Psikoloji ve Karalamalar (Burada aynı Görev Hakimiyet tarzı denemelerimizi, hikayelerimizi vs. yazacağız.)


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

31 Ocak 2017 Salı

Görev : Hakimiyet Tanıtım

görevhakimiyet

   Bu Blogu açtığımda yapmak istediklerimden birisi de çeşitli hikayelerimi bu blog aracılığıyla paylaşmaktı. Bunu şimdiye kadar bireysel çeşitli sebeplerden dolayı yapamadım. Şimdi ise bunun zamanının geldiğini düşünüyorum. Blogta yazmaya başlayacağım ilk hikaye ise Bilim Kurgu niteliğinde olacak. Şimdilik 7 bölüm halinde yazmayı düşündüğüm bu hikaye, aslında blogumda daha önceleri değindiğim bazı konularla ilişkili olacak. Bu arada tabii ki diğer yazılara da devam edeceğim. Umarım beğenirsiniz. Şimdiden yapacağım hatalar için affınıza sığınıyorum. Lafı fazla gevelemeden Görev: Hakimiyet hikayemin tanıtım yazısına geçeyim. Bu arada Görev: Hakimiyet ile ilgili ayrı oluşturacağım sayfaya üstte kırmızı şeritte ulaşabilirsiniz :

 Yıl: 2189
   Yer: Dünya
  2053 Yılında devreye giren RoboNet-X projesindeki insan hakimiyeti 2154 yılında son buldu. Tam 35 yıldır dünya üzerindeki insan nüfusu planlı bir şekilde robotlar tarafından yok ediliyor. Artık Avrupa'nın en büyük eserlerinin yanında robot askerler yürüyüş yapıyor. Kimi zaman Eyfel kulesinin dibinde kimi zaman Londra Paternoster Meydanı'nın ortasında asi insanlar infaz ediliyor. Robotlar kesin bir şekilde insanı tehdit olarak algılıyor ve onu dünya üzerinden silmek adına çalışıyor. Fakat insanlık yalnız değil. Şimdi hakimiyet için bir şansları var. En büyük ve muhtemelen en son direnişleri için hazırlanıyorlar. Bu yolun sonunda ya zafer var ya yok oluş! Yok edilenlerin var edilenler ile savaşı... Görev: Hakimiyet! 
"Bölüm 1 ile yakında sizlerle"


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

1 Kasım 2016 Salı

Yeniden Yazıyoruz


   2015 Yılında Yazıyoruz adlı blogumuzla ilgili burada bir yazı paylaşmıştım. Blogu üniversiteden birkaç arkadaş bir araya gelip açmıştık. Fakat o zamanlar tam olarak ilgilenemedik. Şimdi oldukça uzun bir zamandan sonra blogumuzu tekrar aktif hale getirdik. İşe öncelikle daha kullanışlı bir tema ile başladık. Daha sonra içerikte oynamalar yaptık. Artık Yazıyoruz adlı blogumuzda izlediğimiz filmler ve dizilerle, okuduğumuz kitaplarla ilgili yazılar bulacaksınız. Bu yazıları genel olarak elimizden geldiğince yararlı ve eğlenceli olacak şekilde yazacağız. Yani okurken sıkılmanızı istemiyoruz. Bunun için çalışıyoruz. Neyse lafı fazla uzatmayayım. Blogumuza bekleriz. 


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

23 Eylül 2016 Cuma

Blogger Uygulaması Nasıl İndirilir?



bloggeruygulama
   Blogger için yapılmış bir android uygulaması vardır. Buraya tıklayarak uygulamaya ulaşabilirsiniz. Fakat Google Play mağazasında Blogger uygulaması ne yazık ki ülkemizde kullanıma kapalıdır. Ancak yine de bu uygulamayı indirmenin elbette bir yöntemi var. Hem de çok basit bir yöntem. Bu yazımda kısaca o basit yöntemden bahsedeceğim. Yazı kısa olacak ama çok işinize yarayacak emin
olun.

   Google Play mağazasında indiremediğiniz uygulamaları apk dosyalarını bularak cihazınıza kurabilirsiniz. Apk dosyası bir bakıma kurulum dosyası gibi bir şey. Yalnızca parasız olan uygulamaları değil paralı olan uygulamaları da bu yöntemle ücretsiz indirebilirsiniz. Fakat bunu pek tavsiye etmiyorum. Nitekim o uygulamaları yapmak için yapımcılar belki de gece gündüz çalışıyor. Emek saygısızlığı yapmamak için uygulamaları parayla almalıyız.

   Ülkemizde kullanılmayan Blogger uygulamasının apk dosyasına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Siteye girdiğinizde dosyayı indirin. Daha sonra cihazınızda dosyanın kurulumuna başlayın. Sizden izinler isteyecek bunu onaylayın ve uygulamayı kullanmaya başlayın. Apk dosyalarını genelde belli başlı uygulamalar için tercih edin. Bilmediğiniz uygulamalarda sahtekarlık olabiliyor çünkü.

Uygulama Hakkında Fikrim

   Blogger uygulamasını kullandım fakat pek de öyle işe yarar olduğu söylenemez. Günlük tarzında blog tutmak için iyi fakat benim gibi yazılarında fotoğraflar kullanan ve pek çok düzeltme yapanlar için pek işe yarar değil. Açıkçası uygulama beni hayal kırıklığına uğrattı desem yeridir.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

15 Haziran 2016 Çarşamba

Kim Yazıyor Bu Yazıları? (Geç Kalınmış Bir Mim)

kmkmkm

   Öncelikle Sema Gürpınar yani namı diğer Basitrota bloguna beni Mim'lediği için teşekkür ederim. Oldukça geç oldu ama...Ve adet üzerine mim nedir ne işe yarar merak edenler buraya tıklayıp okuyabilirler.

   2014 Yılında daha önceki denemelerimi gözden geçirip bir blog açmaya karar verdim. Blogumun nasıl olacağını zihnimde şekillendirip bu işe atıldım. İşte karşınızda Karasal Anten. Peki blogumu biliyorsunuz da beni tanıyor musunuz? Aslında bu Mim çok iyi oldu. Kim merak etmez ki okuduğu yazıyı yazan kişiyi?

   Bendeniz Mehmet Ali Yalçınkaya. Ayı ve günü önemsiz olmakla beraber 1995 yılında belki de sıcak bir günde Gazi şehirde dünyaya geldim. Sokaklarda oynayan son çocukların arasındaydım. Güzel günlerdi. Teknolojinin sokak çocuklarını tek tek yok etmesinden hoşnut olmasam da yarattığı imkanlardan ötürü ona saygı duyanlardanım. Keşke teknoloji ile o güzel hayatı uyumlu yapabilseydik... Yazmayı ve okumayı hep sevdim. Bu sevgiyi bana başta dedem olmak üzere öğretmenlerim ve belki de babam aşıladı. (Babam ki biraz zoraki olmuştu. Bir kere yalan söylemiştim. O da ceza olsun diye yalancı çoban hikayesini defalarca okutmuştu. Yalancı çoban hikayesi hoşuma gitmişti.)

    Eğitim durumumuzdan bahsediyor muyuz? Başarılı bir eğitim hayatım var diyebilirim. Şu sıralar hayalim olan öğretmenlik mesleği için uğraş veriyorum. Hayırlısıyla son senemi okuyacağım. Sonrası malum KPSS :)

   Blog yazmak bir hobiyse evet düzenli bir hobim var. Blog okumakta güzel bir uğraş. Bunun dışında kitap okumak gibi bir huyum da var. Şiir yazmak bir hobi sayılır mı tartışılır. Geçmişte biraz da tiyatro ile ilgilenmiştim. Ama öyle on parmağında on marifet birisi değilimdir. Aksine pek asosyal bir hayatım var. Ama ne olursa olsun şükretmeyi bilirim ve bunu seviyorum.

   Fobilerim var mıdır daha önce hiç düşünmedim. Galiba yüksekten korkuyorum. Denizlere açılmayı isterim fakat suda boğulmak korkutur beni. Gecelerden çok gündüzlerden korkarım. Bu yüzden gündüzleri sokaklarda dolaşmak pek hoşuma gitmez. Dar alanda kalmaktan korkarım. Mesela beni geniş olmayan bir dolaba sokarsanız yani hareketimi kısıtlayacak bir yer olursa bu pek hoşuma gitmez.

   Uzay ve anormal konular hep ilgimi çekmiştir. Nitekim bu blogu bundan dolayı açtım. Daha başka ne var diye düşündüm de pek bir şey yok. Okuduğunuz için teşekkür ederim kendimi biraz tanıtmaya çalıştım.

   Bu Mim'i çok geç yaptığım için özür dilerim bu sıralar bir yazı yazmam bile mucize...


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

19 Mayıs 2016 Perşembe

MİM = YAK- TEKRAR OKU- YAZ


   Öncelikle Sema Gürpınar yani namı diğer Basitrota bloguna beni Mim'lediği için teşekkür ederim. Mim nedir ne işe yarar buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Çok uzatmadan haydi yapalım şu Mim'i! :)

1.TUR:


sahsultn

-YAK-

Meşa Selimoviç - Derviş ve Ölüm

    Bir kitabı yak demek gerçekten zor. Aslında kitap çok ünlü bir roman. Çok beğeneni var. Ama ben bir türlü ısınamadım. Kolay kolay bir romanı yarım bırakmam fakat bunu bıraktım. Galiba anlatılan konu ilgimi çekmedi.

-TEKRAR OKU-

İskender Pala - Şah ve Sultan

Bana okumayı sevdiren bir romandı. Belki tarihe ilgim olduğu için bu kadar çok sevdim. Bu romanın beni okumalısın diyen bir tarafı var. Bir Sultan ile bir Şahın amansız mücadelesini ve yüreklere işleyen aşk serüvenlerini ilgiyle okumuştum. Yine olsa yine okurum :)

-YAZ-

Zülfü Livaneli - Serenad 

Bu roman çok güzel. Anlatılan hikaye içimize işleyen cinsten. Fakat sanki biraz fazla uzamış gibi. Bir noktada olay bitmeliymiş gibi de sanki yazar gereksiz uzatmış gibi. Oralar kırpılırsa tadından yenmez gerçekten.

2.TUR:



seyhler

-YAK-

Mort Castle - Kanlı Hasat

Aslında yakılır mı yakılmaz mı çok düşündüm fakat elimdeki seçeneklere baktığımda harcamak zorunda kaldım. Roman güzel de biraz daha cinselliği arka plana atsaymış daha iyi olurmuş. Onun dışında bu tür kitapların benim tarzım olmadığını öğrendim bu kitap sayesinde. Bu tür kitapların insana pek bir şeyler kazandırdığını düşünmüyorum açıkçası. 

-TEKRAR OKU-

Reşat Nuri Güntekin - Yeşil Gece

Beni çok etkileyen nadir romanlardan. Hele sonundaki o durum umutsuzluğa doğru sürüklemişti beni. Her dönemin insanı olmayı becerenler ile dönemleri gerçekten güzel hale getirmeye çalışanların amansız mücadelesi var kitapta. Eski ile yeni olanların en amansız mücadelesi. Mutlaka tekrar okuyacağım.

-YAZ-

Yılmaz Erdoğan - Bana Bir Şeyhler Oluyor

Aslında bu bir tiyatro. Tiyatrosunu da izledim onun adına çıkarılan kitabını da okudum. Çok beğendim fakat keşke devam etse dedim. Hikayedeki aileyi çok sevdim. Keşke ailenin günümüze uyarlanmış bir halini yazsa Yılmaz Erdoğan. Hani günümüz sorunlarıyla harmanlanan yeni bir versiyon. Neden olmasın?

3.TUR:


yılkıat

-YAK-

Orkun Uçak / Burak Turna - Metal Fırtına

Aslında kitap o kadar kötü değil fakat izlediğim bir belgeselde kitabın aslında siyasi bazı amaçlarla çıkartıldığını duydum. Bu çok üzmüştü beni. Romanların siyasi kesimler tarafından silah olarak kullanılması hoşuma gitmiyor. Belki de bundan dolayı soğudum bu kitaptan.

-TEKRAR OKU-

Abbas Sayar - Yılkı Atı

Abbas Sayar ismini ilk duyduğumda o da kim demiştim. Sonra bu romanı okuyunca kendimden utandım. Böyle bir yazarı daha önce nasıl keşfetmedim diye kendime kızdım. Bir at üzerinden belki de hayatı anlatmaya çalışmış yazar. Aslında işe yaramadığımız anlarda nasıl dışarı itildiğimizi dışarıda nasıl mücadeleler geçtiğini ve nasıl tutunabileceğimizi gördüm. Bunu hep Yılkı Atı üzerinde gördüm. Okumak gerek tekrardan...

-YAZ-

Emrah Serbes - Behzat Ç. Serisi

Behzat Ç. serisi başlı başına muhteşem. Neden Emrah Serbes yazmaya devam etmiyor? Bence seri farklı kitaplarla devam ettirilmeli. Dizisi de güzeldi fakat okumak daha farklı oluyor. Bence kesinlikle yazılmalı.


   Ve bitti...Tekrardan teşekkürler beni Mim'lediğiniz için...




Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

16 Nisan 2016 Cumartesi

Yeni Tasarım..


   Öncelikle merhabalar. Yaklaşık 1 aydır bloga yazı yazmıyordum. Şu sıralar okul işleri iyice zamanımı meşgul etmeye başladı. Bunun dışında bileceğiniz üzere öğretmen adayı iseniz KPSS denilen bir bela var ki hiç sormayın. Neyse bu halimize de şükür. Şimdi asıl konuya geleyim.

   Uzun süredir blogumun tasarımı konusunda düşünüp duruyordum. Eski tasarım beni bir türlü tatmin etmiyordu. Bu yüzden kolları sıvadım ve yeni bir tema yapmak istedim. Ancak yeterli bilgim olmadığından pek beceremedim. Bunun üzerine önceki gibi hazır bir tema kullanmaya karar verdim. Yine önceki gibi aldığım hazır tema üzerinde çeşitli oynamalar yaptım. Ve blogumun teması şimdi gördüğünüz hale geldi. Ben gerçekten beğendim ve galiba uzun süre bu temayı kullanacağım.

Yazı Yayınlamak Konusunda

   Daha önce de dediğim gibi şu sıralar yoğunum. Daha doğrusu yazı yayınlayacak zaman bulamıyorum. Galiba şu KPSS bitene kadar da durum böyle olacak. Fakat kendime bir planlama yaptım ve bloga düzenli yazı atma konusunda hamle yapacağım. Yani elimden geldiğince bloga yazılar atmaya devam edeceğim. 

   Bloga yazı yazamadığım gibi çoğu blogu okumaktan da uzak kaldım. Bunu da yavaş yavaş düzeltmeye başlıyorum. Kısacası yeni tasarım ile yeni bir düzen oluşturmaya çalışıyorum. Anlayışınız için teşekkürler...
    


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.