film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2018 Pazar

Börü Dizisini İzlemek İçin 5 Sebep

dizi-börü

    Daha önceleri Yerli Mini Diziler Çoğalıyor adlı bir yazı yazmıştık. O yazıda bahsettiğimiz Börü adlı dizi sonunda Star tv ekranlarında görücüye çıktı. Çıkmasıyla özellikle sosyal medyada çok konuşuldu. Özellikle uzun sürelere sahip dizilerden sıkılan ve Netflix tarzı işlere alışkın olan kesim tarafından çok beğenildi. Açıkçası biz de Börü dizisini çok beğendik ve bu diziyi izlemek için 5 sebep sıralamak istedik. Umarız bu sebeplere dayanarak eğer izlemediyseniz Börü dizisini izlersiniz. İşte o sebepler:

24 Aralık 2017 Pazar

Sinemada 3D Filmler Etkileyici mi Eziyet mi?

eziyet-3d

    3D film teknolojisine istesek de istemesek de artık alışkınız. Sinemaya gelen filmlerden çoğu 3D seçeneği ile karşımıza çıkıyor. Daha doğrusu seçenek demeyelim de zorunluluk diyelim. Çünkü öyle bir anlayış var ki yapımcılar filmleri 3D vizyona soktuğunda filmlerinin daha fazla izleneceğine inanıyor. Aslında biraz haklılar. İnsanlar merak ettiği için 3D filmleri daha çok tercih ediyorlar. Neyse konumuz bu değil. Bu yazımızda sinemada 3D film izlemenin etkileyici mi yoksa eziyet mi olduğunu yazmak istedik.

17 Aralık 2017 Pazar

BluTv mi Netflix mi? Hangisi Daha İyi?

netflix-mi-blu-tv-mi

    Alanında başarılı iki dev! Televizyon izleme alışkanlıklarımızı değiştiren, televizyonu internete taşıyan iki uygulama: BluTv ve Netflix! Peki hangisi daha iyi? Daha doğrusu hangisi size uygun? Karar vermek zor. İşte bunu kolaylaştırmak için bu yazıyı yayınlıyoruz. Acaba iki platformun avantajları ve dezavantajları neler? Hangisi size uygun merak ediyorsanız lütfen okumaya devam edin.

30 Ekim 2017 Pazartesi

Çok İyi Gidiyorsun Walter



Merhaba sevgili okurlarımız;


Epey bir zamandır yazı yazmıyordum. Söyleyecek biz sözüm yoktu belkide...Üniversite bittikten sonra işsiz kalıp eve dönünce söyleyeceklerim de tükendi sanki...Hayatın zorluğu başka şeyler düşündürmüyor insana. Herhalde artık yazmam dediğim bir anda bilgisayarın başına geçtim. Evet hayat zor ama sahip olduğum tek şeyde kelimelerim onları da kaybetmek istemedim sanırım...

23 Ağustos 2017 Çarşamba

Türk Televizyonlarının En Acayip 2 Dizi-Filmi

isler-acayip


    Çoğumuz ekranlarda hep aynı şeyleri görmekten bıkmadık mı? Bu bir gerçek. Çoğumuz ekranlarda farklı işler görmek istiyoruz. Aslında sadece izleyiciler değil ekranın öteki tarafındakilerde yani bazı yapımcılarda farklı işler yapmak istiyor. Şu gün olmasa da geçmişte bu türden girişimler gördük. İşte bu girişimlerden en akılda kalan iki adet dizi-filmi bu yazımızda tanıtmak istedik. Belki içinizde farklı işler arayan fakat bu iki dizi-filmden haberdar olmayanlar vardır. Haberdar edelim istedik.

1. Kabuslar Evi (2006)

evi-kabus

    Evet bu ülkede 2006 yılında korku-gerilim türünde bir dizi film yapıldı. Hem de çoğumuzun yakından tanıdığı bir isim tarafından. Çoğumuz onu "Babam ve Oğlum" filmi ile tanısak da o farklı işleriyle de dikkat çekiyor. Evet Çağan Irmak'tan söz ediyoruz. Kabuslar Evi adlı dizi-film Çağan Irmak'ın Türk televizyonu için yaptığı farklı bir işti. Bu dizi-filmde her hafta farklı bir hikaye işleniyordu. Fakat bu hikayelerin ana mekanı gizemli bir konaktı. Bu konak kiralık bir konaktı ve her kim gelirse gerilimi bol bir hikaye yaşanıyordu. Kabuslar Evi adlı bu dizi-filmde çok sayıda ünlü oyuncu rol almıştı. Çetin Tekindor, Hümeyra, Fikret Kuşkan, Levent Üzümcü, Okan Yalabık, Hülya Koçyiğit bu ünlü isimlerden bazıları. Bize göre televizyonlarımızda farklı bir iş görmek isteyenler geçmişte yayınlanmış bu dizi-filmi izlemeli.

2. Acayip Hikayeler (2012)

hikayeler-acayip

    İsminden de anlaşılacağı üzere gerçekten acayip bir işti. İçerisinde sadece korku-gerilim yoktu aynı zamanda fantastik bir tarafı da vardı. Yine Kabuslar Evi gibi her bölümünde ayrı bir hikaye işlenmişti. Galip Tekin imzalı "Acayip Hikayeler"in sunucusu ise acayip sanatçı Hayko Cepkin'di. Yine Kabuslar Evi gibi çok sayıda ünlü oyuncu bölümlerinde rol almıştı. Haluk Bilginer, Şevval Sam, İdil Fırat, Altan Erkekli, Tamer Karadağlı, Özlem Tekin bu ünlü isimlerden bazıları. Gerçekten farklı bir havası olan fakat ne yazık ki ekranda fazla tutunamayan bu iş izlenmeye değer. Mutlaka bir bakın deriz. 


Yazımızı Okuduğunuz İçin Teşekkür Ederiz. Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir.

24 Haziran 2017 Cumartesi

Yabancı Filmlerin En Sağlam 5 Yaratığı

yaratiklar

   Aslında yaratık demek ne kadar doğru bilmiyorum. İçlerinden bazıları yaratık denilmeyecek kadar şirin. Bazıları ise yaratık yakıştırmasını sonuna kadar hak ediyor. Yabancı filmlerde dikkatleri üzerine çeken ve sağlam bir şekilde aklımıza kazınan 5 yaratığı yazmak istedim bu yazımda. Yakın bir zamanda Türk filmleri için de böyle bir liste oluşturacağım. Tabii 5 tane sağlam yaratık bulabilirsem. Neyse fazla da lafı uzatmadan listemize geçelim:

1. E.T. (1982 - E.T.)



et.
   En efsanesiyle başlayalım. E.T. filmini ilk defa çocukken izlemiştim ve çok beğenmiştim. Uzaydan gelen bir yaratıkla bir çocuğun (Elliot) içimizi ısıtan dostluklarını konu ediniyordu. Yayınlandığı yılda büyük ses getirdiyse bu film en büyük sebebi kuşkusuz E.T. adlı uzaylı dostumuzdur. O güne kadar uzaylı gördüğünde taş atan insanlar dahi E.T. sayesinde bu yargılarından vazgeçtiler. Çocuksu tavırlarının yanında müthiş zekası ve özellikleriyle dikkat çeken bu yaratık, koca beyinli, korkunç gözlü uzaylı algısını da yerle bir etmeyi başarmıştır. Eğer uslu bir çocuk olup bir gece dolunaya bakarsanız Elliot ve E.T.'yi bisikletle uçarken görebilirsiniz. Kalbimizdesin E.T. !

2. Axeman ( 2010 - Ölümcül Deney 4 )


resident-axe   Aslında Ölümcül Deney filminde bu listeye girebilecek birkaç tane daha yaratık vardı. Fakat Axeman bunların içinden bana göre en sağlamı ve dikkat çekicisi. Elindeki koca baltasıyla terör estiren bu yaratıkla, kahramanımız Alice'in kavga ettiği sahne hala zihinlerdeki tazeliğini koruyor. Yüzü çok korkunç olacak ki kafasına çuval çevirmişler. İri cüssesi yetmezmiş gibi bir de eline koca baltayı vermişler. Bir vuruşta insanı ikiye yaran bu balta bana göre ruhsatsız taşınmamalı. Hatta bu direkt taşınmamalı. Ama her şeye rağmen Axeman korkutuculuğunu biraz da buna borçlu.

3. Kraken ( 2006 - Karayip Korsanları 2 )


kraken   Son filmi bu sene çıkan ve sinemaya veda eden Karayip Korsanları serisinin ilk 3 filmi efsaneler efsanesidir. Bana göre içlerinden en efsanesi ise 2.film yani Ölü Adamın Sandığı adlı bölümdür. Bu bölümün sonlarına doğru ortaya Davy Jones'un yaratığı Kraken çıkar. Daha önceki yabancı filmlerin en kötü 5 karakteri adlı yazımda Davy Jones'dan bahsetmiştim. Galiba Kraken adlı yaratığı da ufaktan değinmiştim. Aslında bu yaratık devasa bir ahtapota benziyor. Fakat daha farklı ve daha büyük. Korsanların karşılaşmaktan çok korktuğu, en sağlam gemiyi bile dakikalar içerisinde batıran bir yaratık. Bu yaratığı yönetenin denizleri yönetmesi elbette normal. Zaten Davy Jones adlı abimiz de gücünün büyük bir bölümünü bundan alıyordu. Neyse ki artık bu yaratıktan korkmamıza gerek yok. Sonraki filmde Kraken'in öldüğünü gördük. Rahat bir şekilde okyanusa çıkabiliriz.

4. Yeraltı Canavarı ( 1990 - Yeraltı Canavarı )


alti-yer   Galiba yakın bir zamanda 5. filmi çıkmıştı. Yeni çıkanı izlemedim fakat öncekileri zorunlu olarak izledim. Zorunlu diyorum çünkü illa bir kanalda karşıma çıkardı ve mecbur izlerdim. Aslında görünüşünü pek hatırlamıyorum. Sadece çöl gibi bir ortamda yerin altından gürültülü hareket etmesini ve aniden insanları yemesini hatırlıyorum. Toprak dışında taşa kayaya müdahale edemezdi. Toprağa düşeni ise affetmez yerdi. Çocukluk olacak ki ilk izlediğimde sokakta taşların üzerinde yürümeye çalışırdım. Sonra bunun pek de mantıklı olmadığını anladım. Yeraltı canavarı öyle veya böyle zihinlere kazınmış garip bir yaratıktı.

5. Burnuk ( 2016 - Fantastik Canavarlar N. N. B. )


burnuk   Tatlı başladık tatlı bitirelim ve daha yakın bir zamana gelelim. Aslında Fantastik Canavarlar filmindeki bütün canavarlar bu listeye girmeyi hak ediyor. Gerçekten hepsi müthiş bir hayalin ürünü.  Fakat mecbur içlerinden birisini seçmek zorundayım. Ben de içlerinden en açgözlü olanını seçtim. Burnuk adlı yaratığımızın çok garip bir özelliği var. Bir tür hazine avcısı kendisi. Bulabildiği tüm değerli eşyaları özellikle mücevher ve altınları dolmak bilmez kesesine atıyor. Kendisinin bu özelliği kötü olarak görülse de aslında çok da işe yarıyor. Kayıp hazineleri bulmak da falan inanılmaz yetenekliler. Bir Burnuk karşısında asla değerli bir mücevherinizi saklayamazsınız.

Konuyla İlgili Videomuz:





Yazımızı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

2 Şubat 2017 Perşembe

Yabancı Filmlerin Unutulmaz 5 Çocuk Karakteri

unutulmazcocuklar

   Oyunculuğun yaşı olmaz. Sinema sektöründe bu altın kural ile yıllarca filmler çekildi. Bu filmlerde çocuk karakterler ön plana çıktı. Ancak bazı çocuk karakterler vardı ki içimize işledi. İşte bu yazımda bana göre unutulmazlar arasına girmeyi başarmış 5 çocuk karakterini yazmak istedim. Tabii tekrardan belirteyim yabancı filmleri baz alarak bu listeyi oluşturdum. İşte hikayeleriyle efsaneleşmeyi başarmış o çocuk karakterler:

5. Kevin McCallister ( Evde Tek Başına )

evdetekbasına

   Türk televizyon kanallarında özellikle yılbaşı zamanında gösterilen Evde Tek Başına film serisinin çocuk karakteridir kendisi. Karaktere hayat veren Macaulay Culkin daha sonraları kariyerinde kötüye gidiş yaşamıştır. Fakat bu kötü gidişe rağmen canlandırdığı afacan Kevin, çocuk karakterler içinde efsaneleşmiş durumda. Kevin ailesi tarafından hep evde unutulan ve evi soymak isteyen hırsızlarla komik dediğimiz bir dizi mücadeleye girişen bir çocuk. Hepimizin bu filmi izledikten sonra Kevin gibi bir günde olsa evde tek başına yaşamak istememiz karakterin başarısını gösteren başka bir durum. Kevin McCallister unutulmaz çocuk karakterler arasında 5. sırada.

4. Bebek Bink ( Bebek Firarda )

bebekfirarda

   Bebek Firarda filmi denildiğinde akla hemen o şirin mi şirin Bebek Bink gelir. 1994 Yapımı bu filmle ilgili ilginç bir bilgi de Bebek Bink'i ikiz Worton'ların canlandırmış olması. Yani filmde gördüğümüz bebek aslında dönüşümlü olarak ikizler tarafından canlandırılmış. Bebek Bink kayıplara karışarak komik bir o kadar da maceralı bir olaya sürükleniyor. O bebek haliyle peşindeki suçlulara dünyayı  dar ediyor. Hepimizin şirinliği ile hatırladığı Bebek Bink listemizin 4. sırasında.

3. David ( Yapay Zeka)

daviddd

   2001 Yapımı Yapay Zeka filminin ana karakteri David aslında bir çocuk robot. Fakat onu unutulmaz kılan bu özelliği değil. Onu unutulmaz kılan insan olabilmek adına giriştiği mücadele. İnsan olmak istiyor çünkü onu alan ailede annesinin kendisini sevmesini istiyor. Annesinin onu robot olduğu için sevmediğini düşünüyor. Film boyunca giriştiği mücadele ve aslında imkansızın peşinden koşması kalbimize dokunuyor. Robot çocuk David listemizde 3. sırada. 

2. Hermione Granger ( Harry Potter: Felsefe Taşı )

emmahermione

   2001 Yılında hayatımıza giren ve devrim yaratan Harry Potter film serisinin çalışkan kızı Hermione, listemizin 2. sırasında. Evet kabul ediyorum biraz ona torpil geçtim fakat Emma Watson'ın yükselişinde mihenk taşı olan bu karakteri yazamasaydım olmazdı. Felsefe Taşı filmi vizyona girdiğinde Hermione karakteri hem sinir bozucu hem de zeki tarafıyla akıllara kazındı. Seri ile büyüyen bu karakter daha sonraları kritik yerlerde Harry'nin en önemli arkadaşı olarak yardımlarını esirgemedi. Öyle veya böyle Hermione ki burada Felsefe Taşı filmini baz alarak konuşuyorum unutulmaz çocuk karakterler arasında.

1. Mathilda ( Leon: Sevginin Gücü )

mathildaleon

   Evet geldik listemizin birinci sırasına ki burada gerçekten unutulmaz bir karakter var. Hemen öncelikle şu tartışmayı bitirelim artık. Mathilda Leon'a bizim sandığımız gibi aşık değildi. Sadece kendisine ilk defa iyi davranan birisi vardı karşısında ve ona çok büyük sevgi besliyordu. Kendisi buna aşk diyebilir. Çocuktur der. Neyse Mathilda, buram buram dram kokan hayatıyla süt içen bir kiralık katilin yanında adım adım büyüyor. Leon büyük adam. Sıradan bir kiralık katil değil. Öyle olsaydı Mathilda'nın gözünün yaşına bakmazdı zaten. Ama o da yalnız ve sevgiye aç. İşte birbirini tamamlayıp büyüyen iki karakter. Mathilda'nın olgunlaşan yüreği yeni acılara gebe kalırken özellikle son sahneyi gözlerimizden yaş akarcasına izliyoruz. Sahi Leon'un bitkisi şimdi ne durumdadır acaba. Bu arada Mathilda karakterini canlandıran isim Natalie Portman.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

29 Ocak 2017 Pazar

Türk Sinemasından Unutulmaz Sahneler 2

kardesimmcanım

   İlk yazıyı okumak için buraya tıklayabilirsiniz. Evet geç de olsa listemize devam ediyoruz. İtiraf etmeliyim ki bu yazı dizisini baya unutmuştum ben. Neyse geç olsun güç olmasın diyerek başlayalım. Yine bu yazıda ilkinde olduğu gibi akıllara kazınan unutulmaz sahneleri yazacağım. Bu sahnelerin kimisi bizi hüzünlendirirken kimisi güldürüyor kimisi de düşündürüyor. Hemen hemen hepimizin içinde bir parça bulabileceğimiz türden bu sahneler. Lafı fazla da uzatmayayım işte o sahneler:

7. Elveda Kahraman!

   En ağırıyla başlamak istedim. Ertem Eğilmez'e sen hep komedi yapıyorsun zaten başka da bir şey yapamazsın, senin işin komedi demişler. Ertem Eğilmez'de bu lafın doğru olmadığını göstermek için 1973 yılında Canım Kardeşim efsanesini çekmiş. Çekmez olaydım demiş sonradan. Milleti hüngür hüngür ağlatmaktan pek hoşnut olmamış. Sahi küçük Kahraman'ın hikayesine kim ağlamaz ki? Benim en sevdiğim yeşilçam filmi olan Canım Kardeşim'in en unutulmaz sahnesi şüphesiz son sahnesidir. Bir televizyon hayaliyle yatıp kalkan Kahraman abilerinin getirdiği o hayale kavuşamadan hasta yüreğine yenik düşüp elveda demiştir bize. Abileri mutlulukla, çaldıkları televizyonu kurarken onun bunu göremeden elveda demesi hepimizin içinde inanılmaz bir acı bırakmıştır. Samimi olmalıyım ki ne zaman o sahneyi izlesem içime dayanılmaz bir hüzün çöküyor. Ah Kahraman! Keşke böyle olmasaydı sonu. Sahneyi izlemek için tıklayınız.

kahramanan

8. Ve Barışa Kurşun

   Hepsi birbirinden unutulmaz olan Kemal Sunal filmleri içinde en anlamlılarından birisi 1988 yapımı Uyanık Gazeteci filmidir. Filmde gazeteci Ali'nin gazetelere yanlış haberler yapması sonucu yaşanan komik olaylar konu ediniyor. Uyanık Gazeteci filmi çoğu eleştirmen tarafından vasat olarak görülse de özellikle bence son sahnesiyle unutulmaz bir mesaj veriyor. Bu sahnede Barış adlı gazeteci Ali'nin arkadaşı da sayılabilecek bir çocuk şenlik için toplanmış alanda kayboluyor. Millet onları ararken de Gazeteci Ali ve oradaki kıymetli büyüklere suikast yapmak isteyenler devreye giriyor. Tam gazeteci Ali "Barış Barış" diye bağırırken kurşun sıkılıyor. Bu bir anlamda Barışa sıkılan bir kurşun mesajı veriliyor. 

kursunbarısa

9. Uyursan Ölürsün

   İşte tüylerimizi diken diken eden bir sahne. 2009 Yılında gösterime giren Nefes filmi o dönemde en çok "Uyursan Ölürsün" sahnesiyle konuşulmuştu. Terörün tırmandığı döneme denk gelen bu film askerlerimizin ne şartlarda mücadeleye giriştiklerini görmemiz açısından bana göre en önemli yapımların başında geliyor. Tabii şimdi durum daha farklı. Terör her yerde. Neyse konumuz bu değil. Konumuz bizi ürperten bu sahne. Mete Yüzbaşı askerleri karşısına alıyor ve gerçeği haykırıyor: UYURSAN ÖLÜRSÜN! Sahneyi izlemek için buraya tıklayınız.

nefesvatansagolsun

10. Uzaylı da Olsa İnsan İnsandır!

   Bari şu yazıyı gülümseyerek bitirelim. Cem Yılmaz'ın unutulmaz filmi GORA'nın son sahnesini ne zaman izlesem hem gülerim hem de ya bu işte bir tuhaflık var derim. GORA filmiyle ilgili daha önce gözden kaçanları konu ettiğim bir yazı yazmıştım. O yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Olaylar biter ve Arif Işık tarihe geçecek konuşmasını yapar. Uzaylıların öcü olmadığını söyler ve ABD sinemasına çatar. İşte bu esnada efsane sözünü söyler: "Uzaylı da olsa insan insandır!" Nasıl yani?! Sahneyi izlemek için tıklayınız. 

sonsahnegora

   Evet şimdilik bu kadar. Bu yazı dizisi devam ettikçe altta devam linklerini paylaşacağım.

Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

1 Kasım 2016 Salı

Yeniden Yazıyoruz


   2015 Yılında Yazıyoruz adlı blogumuzla ilgili burada bir yazı paylaşmıştım. Blogu üniversiteden birkaç arkadaş bir araya gelip açmıştık. Fakat o zamanlar tam olarak ilgilenemedik. Şimdi oldukça uzun bir zamandan sonra blogumuzu tekrar aktif hale getirdik. İşe öncelikle daha kullanışlı bir tema ile başladık. Daha sonra içerikte oynamalar yaptık. Artık Yazıyoruz adlı blogumuzda izlediğimiz filmler ve dizilerle, okuduğumuz kitaplarla ilgili yazılar bulacaksınız. Bu yazıları genel olarak elimizden geldiğince yararlı ve eğlenceli olacak şekilde yazacağız. Yani okurken sıkılmanızı istemiyoruz. Bunun için çalışıyoruz. Neyse lafı fazla uzatmayayım. Blogumuza bekleriz. 


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.