kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2016 Salı

Yeniden Yazıyoruz


   2015 Yılında Yazıyoruz adlı blogumuzla ilgili burada bir yazı paylaşmıştım. Blogu üniversiteden birkaç arkadaş bir araya gelip açmıştık. Fakat o zamanlar tam olarak ilgilenemedik. Şimdi oldukça uzun bir zamandan sonra blogumuzu tekrar aktif hale getirdik. İşe öncelikle daha kullanışlı bir tema ile başladık. Daha sonra içerikte oynamalar yaptık. Artık Yazıyoruz adlı blogumuzda izlediğimiz filmler ve dizilerle, okuduğumuz kitaplarla ilgili yazılar bulacaksınız. Bu yazıları genel olarak elimizden geldiğince yararlı ve eğlenceli olacak şekilde yazacağız. Yani okurken sıkılmanızı istemiyoruz. Bunun için çalışıyoruz. Neyse lafı fazla uzatmayayım. Blogumuza bekleriz. 


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

19 Mayıs 2016 Perşembe

MİM = YAK- TEKRAR OKU- YAZ


   Öncelikle Sema Gürpınar yani namı diğer Basitrota bloguna beni Mim'lediği için teşekkür ederim. Mim nedir ne işe yarar buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Çok uzatmadan haydi yapalım şu Mim'i! :)

1.TUR:


sahsultn

-YAK-

Meşa Selimoviç - Derviş ve Ölüm

    Bir kitabı yak demek gerçekten zor. Aslında kitap çok ünlü bir roman. Çok beğeneni var. Ama ben bir türlü ısınamadım. Kolay kolay bir romanı yarım bırakmam fakat bunu bıraktım. Galiba anlatılan konu ilgimi çekmedi.

-TEKRAR OKU-

İskender Pala - Şah ve Sultan

Bana okumayı sevdiren bir romandı. Belki tarihe ilgim olduğu için bu kadar çok sevdim. Bu romanın beni okumalısın diyen bir tarafı var. Bir Sultan ile bir Şahın amansız mücadelesini ve yüreklere işleyen aşk serüvenlerini ilgiyle okumuştum. Yine olsa yine okurum :)

-YAZ-

Zülfü Livaneli - Serenad 

Bu roman çok güzel. Anlatılan hikaye içimize işleyen cinsten. Fakat sanki biraz fazla uzamış gibi. Bir noktada olay bitmeliymiş gibi de sanki yazar gereksiz uzatmış gibi. Oralar kırpılırsa tadından yenmez gerçekten.

2.TUR:



seyhler

-YAK-

Mort Castle - Kanlı Hasat

Aslında yakılır mı yakılmaz mı çok düşündüm fakat elimdeki seçeneklere baktığımda harcamak zorunda kaldım. Roman güzel de biraz daha cinselliği arka plana atsaymış daha iyi olurmuş. Onun dışında bu tür kitapların benim tarzım olmadığını öğrendim bu kitap sayesinde. Bu tür kitapların insana pek bir şeyler kazandırdığını düşünmüyorum açıkçası. 

-TEKRAR OKU-

Reşat Nuri Güntekin - Yeşil Gece

Beni çok etkileyen nadir romanlardan. Hele sonundaki o durum umutsuzluğa doğru sürüklemişti beni. Her dönemin insanı olmayı becerenler ile dönemleri gerçekten güzel hale getirmeye çalışanların amansız mücadelesi var kitapta. Eski ile yeni olanların en amansız mücadelesi. Mutlaka tekrar okuyacağım.

-YAZ-

Yılmaz Erdoğan - Bana Bir Şeyhler Oluyor

Aslında bu bir tiyatro. Tiyatrosunu da izledim onun adına çıkarılan kitabını da okudum. Çok beğendim fakat keşke devam etse dedim. Hikayedeki aileyi çok sevdim. Keşke ailenin günümüze uyarlanmış bir halini yazsa Yılmaz Erdoğan. Hani günümüz sorunlarıyla harmanlanan yeni bir versiyon. Neden olmasın?

3.TUR:


yılkıat

-YAK-

Orkun Uçak / Burak Turna - Metal Fırtına

Aslında kitap o kadar kötü değil fakat izlediğim bir belgeselde kitabın aslında siyasi bazı amaçlarla çıkartıldığını duydum. Bu çok üzmüştü beni. Romanların siyasi kesimler tarafından silah olarak kullanılması hoşuma gitmiyor. Belki de bundan dolayı soğudum bu kitaptan.

-TEKRAR OKU-

Abbas Sayar - Yılkı Atı

Abbas Sayar ismini ilk duyduğumda o da kim demiştim. Sonra bu romanı okuyunca kendimden utandım. Böyle bir yazarı daha önce nasıl keşfetmedim diye kendime kızdım. Bir at üzerinden belki de hayatı anlatmaya çalışmış yazar. Aslında işe yaramadığımız anlarda nasıl dışarı itildiğimizi dışarıda nasıl mücadeleler geçtiğini ve nasıl tutunabileceğimizi gördüm. Bunu hep Yılkı Atı üzerinde gördüm. Okumak gerek tekrardan...

-YAZ-

Emrah Serbes - Behzat Ç. Serisi

Behzat Ç. serisi başlı başına muhteşem. Neden Emrah Serbes yazmaya devam etmiyor? Bence seri farklı kitaplarla devam ettirilmeli. Dizisi de güzeldi fakat okumak daha farklı oluyor. Bence kesinlikle yazılmalı.


   Ve bitti...Tekrardan teşekkürler beni Mim'lediğiniz için...




Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

10 Kasım 2015 Salı

Voynich Kitabının Gizemi

voynich-1


   Geçmişten günümüze dünya üzerinde belki de binlerce veya daha fazla millet yok oldu.Bu milletlerin çoğunun kendilerine has dilleri vardı.O dillerde yok olan halkının peşinden silinip gitti.Tahminlere göre geçmişte dünya üzerinde konuşulan binlerle ifade edilen dil yok olmuş durumda.Bu yok oluş hızla devam ediyor.Tahminen 100 yıl içerisinde günümüzde konuşulan dillerin büyük bir bölümü yok olacak.

   Dilin yok olmasıyla milletlerin verdiği yazılı eserlerde anlaşılmaz duruma düşüyor.Bu tür eserler bilim adamlarının üstün gayretleriyle günümüz dillerine çevriliyor.Çoğunun sırrı bir şekilde çözülüyor.Peki bu durum karşısında istisna oluşturan bir örnek yok mudur?Evet vardır.Voynich adlı elyazması kitap hemen hemen 100 yıldır bilim adamlarının gizemini çözemediği bir eser olarak duruyor.

ORTAYA ÇIKIŞI...

   1912 Yılında sahaf Wilfrid Voynich'in eline ilginç bir elyazması kitap geçer.Kitap bilinmeyen bir dille yazılmış ve ilginç resimlerle donatılmış bir eserdir.Çok geçmeden bilim adamlarının dikkatini çeken kitap üzerinde incelemeler başlatılır.Yapılan incelemeler sonucunda kitabın sahtekarlık içermediği ve tahminen 1400'li yıllarda yazıldığı saptanır.Gizemli kitaba onu bulan sahaf Voynich'in ismi verilir.

   Bilim adamları Voynich elyazması üzerinde uzun süreli araştırmalar yapmışlardır.Bu uzun süreli araştırmalar sonucunda kitabın aslında 270 sayfa olduğunu fakat günümüze 240 sayfasının ulaşabildiğini saptamışlardır.Bu bulgunun dışında elyazmasının dili bir türlü çözülememiştir.Çoğu dilbilimci bu konuda üstün çabalar gösterse de elyazmasının dili bir türlü çözüme ulaşamamıştır.

TAHMİNLER...

   İçinde ilginç resimler bulunan Voynich kitabının içeriği hakkında bazı tahminler vardır.Bir kesim bilim çevreleri elyazmasının, fantastik masalımsı eserlere özgü resimler barındırdığını,bu yüzden bu tarzda bir kitap olabileceğini iddia etmişlerdir.Bu tahmin kabul görebilecek bir tahmindir.Bunun dışında kitabın botanik kitabı olabileceği üzerinde görüşlerde vardır.

voynich-2


   Bazı insanlar kitabın içeriğinin bu dünyayla alakalı olmadığını iddia etmişlerdir.Onlara göre elyazması dünyadışı bilgiler içeriyor.Bu yüzden kitabın dili çözülemiyor.Yine onlara göre kitabı da dünyadışı kalemler yazmıştır.Bu tarz yazılarımda genelde hep bu türden görüşler oluyor.Bunun nedeni galiba insanoğlunun evrende yalnız olmak istememesinden kaynaklanıyor.

SIR ÇÖZÜLDÜ MÜ?..

   2014 Yılında İngiliz Dilbilim profesörü Stephen Bax, Voynich elyazmasındaki 10 adet sözcüğün ve 14 sembolün sırrını çözdüğünü açıkladı.Stephen Bax çözdükleri konusunda şöyle bir açıklama yapmıştır:

"Metindeki belli kelimeleri incelerken zamanında Mısır hiyeroglifleri ve diğer gizemli metinleri başarıyla çözümleyen yaklaşımları takip ettim. Sonra da bu kelimeleri kullanarak metni anlamaya çalıştım. El yazması yıldızların ve bitkilerin illüstrasyonlarını içeriyordu. Bazılarını Arapça ve ortaçağa ait diğer dillerdeki bitki reçetelerinden isimleriyle teşhis etmem mümkün oldu. Ve sonra şifre çözümlemelerine başladım ve heyecan verici sonuçlar elde ettim." Pax'ın çözümlediği sözcükler arasında yedi yıldız çiziminin hemen yanında yer alan 'Taurus' (Boğa burcu) ve kantoron bitkisinin resminin yanında görülen 'Kantairon' sözcüğü bulunuyor. (Sabah.com.tr)

   Stephen Bax,Voynich elyazmasının küçük bir kısmını çözse de gizemin çözülmesi açısından büyük bir adım atılmıştır.Kitap günümüzde Yale Üniversitesi'nde korunuyor ve hala tam manasıyla çözülmeyi bekliyor.
   



Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

9 Haziran 2015 Salı

Yaziyoruz.blogspot.com.tr


   Merhaba arkadaşlar.Şahsım yeni bir blog macerasına başladım.Bu sefer tek değilim ama.Birden fazla yazarı olan blogta çeşitli yazılarımı okuyabilirsiniz.Desteklerinizi esirgemeyin.İyi yazılar okuyacağınıza güvence verebilirim.İsterseniz blog hakkında biraz bilgiler vereyim:

       "Bu blog bir araya gelebilmiş bir grup üniversite öğrencisi tarafından yazılmaktadır.Her bir yazar kendi ilgi alanını belirleyerek okurları bilgilendirme amacı gütmektedir.Bunun dışında gelecek zamanlarda siz okuyucularımızda konuk yazar olarak bu bloga yazabilirsiniz.Bu blogu kurarken ulaşmak istediğimiz en önemli amacımız oldukça bol düzensiz bilginin bulunduğu bloglar dünyasına ve internet dünyasına kaliteli konuları ve bilgileri kazandırabilmektir.

   Blogumuzda şimdilik 5 ana dal bulunmaktadır.Bunları sırasıyla kısaca açıklamak gerekirse:

Bilim: Çok geniş gibi düşünülse de bilim ile ilgili ilginç ve çekici konuları burada bulabilirsiniz.
Felsefe: Yeri geldiğinde derin düşüncelere dalacağımız yeri geldiğinde ise bir filozofun iç dünyasına gireceğimiz konuları burada bulabilirsiniz.
Spor: Genelllikle güncel ve objektif görüşlerin var olacağı spor konularını burada bulabileceksiniz.Biz spor haberleri yazmıyoruz sporu tartışıyoruz.
Kitap: Blog yazarlarımızın tavsiye edeceği ve eleştireceği kitapları burada bulabilirsiniz.
Film:  Yine blog yazarlarımız tarafından tavsiye edilecek veya eleştirilecek filmleri burada bulabilirsiniz.

Not: Bu alanların dışında bir de Diğer Yazılarımız diye bir alan vardır.Burada, açıkladığımız alanlarımız dışında yazdığımız yazıları bulabilirsiniz."

Desteklerinizi Bekliyoruz...