klein etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
klein etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2017 Perşembe

Aynadan Yansıyan Yüzler

yansıyan-aynada

Not: Yukarıdaki tablo Picasso'nun "Aynadaki  Kadın" adlı yapıtıdır

Üzerinde yaşadığımız dünyanın katmanları vardır; atmosfer, hidrosfer,litosfer, pirosfer, barisfer....

   Varlığımıza kaynak olan toprağın da  katmanları vardır. Yani üzerinde yaşadığımız evrenin derinlikleri var.İçine doğru ilerledikçe farklılaşıyor. Kendi içerisinde ayrışıyor. Özellikleri ortaya çıkıyor. Dünyada yaşayan tüm canlılardan farklı olan insan da aynı evren gibidir. Tanıdıkça farklılaşır, değişir ve derinleşir...

    Tüm bu düşüncelerin aklıma hücum etmesini sağlayan şey bir kitap... Aslında başka bir kitap alacaktım ama elimde olmadan Herman Hesse'nin Klein ve Wagner kitabını aldım o gün. Daha kitabı gördüğüm an kendime yakın hissetmiştim. Kitabı bitirdiğimde ana karakteri günlerce düşündüm. Aklımdan bir türlü çıkmıyordu. Wagner yani Klein benliğime işlemişti sanki... Günlerce gittiğim her yere Wagner'le birlikte gittim. Klein'le birlikte uyudum ve uyandım. Sonra bir anda nedenini fark ettim. 

    Bir zamanlar aynanın karşısına geçer aynada bana bakan yüzün kim olduğu hakkında saatlerce düşünürdüm. Ben kimdim ya da neydim? Niye içimde birden fazla insan varmış gibi hissediyordum. Ben gülerken bir başka ben neden üzülüyordu...  Sadece insan olmak istiyordum bir insan yalnızca... bir... İçime yığılmış benlerin varlığı iliklerime kadar beni rahatsız ediyordu.

    Eğer burada bu yazıyı okuyan okurlarımla dışarıda tanışsaydık ne demek istediğimi daha iyi anlardınız. Şu an için tanışma şansımız olmadığına göre biraz durumu açıklayayım. Hayatta pek çok insana göre şanslı biriyimdir. Pek başarısız olmadım işin aslı. Liseyi okul birincisi olarak bitirdim. Sonra istediğim üniversiteyi kazandım. Üniversiteyi de yüksek bir dereceyle bitirdim. Çevremdeki insanlar genel olarak bana güvenirler, saygı duyarlar ve başaracağıma inanırlar. Çok sevdiğim dostlarım, arkadaşlarım var. Yani kötü bir hayat yaşadım denemez. Neşeli ve canlı bir insanımdır. Uzun uzun sohbet etmekten hoşlanırım. Elimden geldiği kadarıyla gezip yeni yerler görmeyi severim.

    Tüm bunlara rağmen içimde bir yerlerde hep bir hüznü taşımışımdır. İçinde bulunduğum tüm mekanlara tam olarak ait olamıyormuşum gibi hissederim. Sanki derinlerimde biri sürekli kan ağlıyor. Tuhaf değil mi ben gülerken bir şey beni aşağıya çekiyor... Beni yerden yere vuruyor.

    Sonra bir de hakim olamadığım o koca öfkem. Bana sürekli yapmak istemediğim şeyleri söyleyen bir insan var gibi. Vur, kır  niye susuyorsun ki... O yüzden öfkeliyken pek konuşmam... Bana sahip olmaya çalışan öfkeme sahip olmalıyım.

    Yan yana içimde birçok benle birlikte yürüyordum. Klein'de içindeki Wagner'le birlikte yürüyordu... İçimdeki benler aslında benim katmanlarım...Onlar benim derinliklerim.. Beni ben yapan beni var eden şeyler. Bu durumu anlayamadığım zamanlarda sürekli iki yüzlüymüşüm gibi elimde olanlara şükretmeyen bencilin teki gibi hissederdim kendimi. Sonra bir gün kendimle tanıştım. Yanlış anlamışım kendimi aynaya yansıyan tüm yüzler birleşip beni oluşturuyor. Hepsi benden bir parça...

    Hepimizin içerisinde görünenden farklı insanlar var olabilir aslında bu ürkütücü bir durum veya yanlış bir şey değil. İnsan karışık bir yapıdadır aynı evren gibi. Zamanın kolları altında yaşarız ve sürekli değişiriz. Her değişimde içimizde bir parça kalır...Bu parçalar bizim derinliklerimizdir aslında
Hepsiyle birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz...Eğer kendinizle tanışma fırsatınız olmadıysa belki artık bir şans verebilirsiniz. Bedenimizi iyi tanısak da içinde yaşayan ruhu keşfetmemiş olabiliriz. Artık ertelemeden kendimizle tanışmalıyız. 


Not: Klein ve Wagner kitabını okumanızı tavsiye ediyorum. Zevkle okuyacağınız ve kendinizi düşünme fırsatı veren muhteşem bir kitap.

Yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.