korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2017 Pazar

Hayaletli Tren İstasyonu

hayalet-tren

DİKKAT! Bu yazı kişiyi rahatsız edecek görseller barındırıyor. 18 Yaşından küçükseniz veya rahatsız olacağınızı düşünüyorsanız lütfen kendiniz için bu yazıyı okumayı bırakın.

    Günümüzde trenle yolculuk çokça kullanılan toplu ulaşım olanaklarından birisidir. Özellikle hızlı trenlerin yaygınlaşmasıyla demiryolu tekrardan eski önemine kavuşmaya başlamıştır. Avrupa'da ve Amerika'da trenler önemli ulaşım aracıdır. Bu gelişmelere bağlı olarak tren istasyonları da her geçen gün çoğalmaya devam ediyor. Bu yazımızda belki de en gizemli tren istasyonundan bahsedeceğiz. Bu tren istasyonu iddialara göre sadece yaşayanları değil ölüleri de misafir ediyor.

9 Mart 2017 Perşembe

Bay Widemouth Gerçekten Var mıydı?

widemouthhh

DİKKAT! Bu yazı kişiyi rahatsız edecek içerikler barındırıyor. 18 Yaşından küçükseniz veya rahatsız olacağınızı düşünüyorsanız lütfen kendiniz için bu yazıyı okumayı bırakın.

   Geçtiğimiz günlerde Bay Widemouth adlı bir hikaye okudum. Tahmin edeceksiniz ki bu bir korku hikayesiydi. Hikayede geçen Widemouth adlı -yaratığın ya da her neyse- var olup olmadığını düşündüm. Böyle bir karakter gerçek hayatta var mıydı? Bu hikaye ne kadar gerçekti? Tabii bunu kesin bir şekilde bilmek zor fakat fikir yürütmekte imkansız değil. Önce ufacık hikayeden bahsedip sonra var olup olamayacağını açıklayayım.

Yatağın Altındaki Kötülük

   Hikayeye göre ABD'de bir çocuk yeni bir eve taşınıyor. Bu eve taşındıktan kısa bir süre sonra ateşli hastalık geçiren çocuk kısa bir süre sonra da odasında Bay Widemouth diye birisiyle karşılaşıyor. Bu Widemouth denilen kişiyle dost olan çocuk onunla oyunlar oynuyor. Fakat Widemouth çocuğun ailesine görünmekten kaçınıyor. Ailesi geldiğinde yatağın altına gizleniyor. Gel zaman git zaman yavaş yavaş masum görünen oyunların rengi değişmeye başlıyor. Widemouth çocuktan ilk önce eğlence amaçlı pencereden atlamasını istiyor. Hatta kendisi önden atlıyor ve çocuğu atlaması için teşvik ediyor. Fakat çocuk ısrara rağmen bunu kabul etmiyor. Widemouth bu olay üzerine bir süre çocukla küsüyor.

   Bir süre sonra Widemouth bu sefer elinde bıçaklarla çocuğun yanına geliyor. Çocuğun bıçaklarla oynamasını istiyor. Fakat çocuk bunun annesi tarafından yasaklandığını söylüyor ve kabul etmiyor. Widemouth bozulsa da bu konudaki ısrarlarını sürdürüyor. Ta ki çocuk ve ailesi evden taşınana kadar. Aile evden taşınırken çocuk Widemouth evde kalıyor. Çocukla vedalaşıyor. Hikayeye göre yıllar sonra çocuk tekrar o eve gidiyor sonra evin çevresinde dolaşmaya başlıyor. Eve yakın bir yerde mezarlık keşfediyor. İşin ilginç tarafı ise mezarlığın hep çocuk mezarlarıyla dolu olması. O anda aklına Widemouth geliyor ve kendisine yönelik ısrarları...

Peki Gerçek mi?

    Öncelikle hikayeyi ilk okuduğumda aklıma hemen Şizofreni hastalığı geldi. Eğer hikaye gerçekse hikayede adı geçen çocuk şizofreni olabilir. Tabii şöyle bir durum da var. Çocukların küçük yaşlarda böyle hayali karakterleri de oluyor. Yani belki de  o türden bir hayali karakterdir. Peki çevredeki mezarlar? Tuhaf bir rastlantı olabilir. Hikayenin gerçek olduğunu kanıtlamaz bence. Ayrıca hikaye Creepypasta ürünü. Yani bu durumda gerçek olup olmadığı daha da şüpheli. Şahsen gerçek olmadığını düşünüyorum. Bu tür hikayeler bizleri korkutup gerçeklik algımızla oynasa da pek hayatın içinden değil. Bunun bilincinde olmak gerekir.


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

28 Şubat 2017 Salı

Outlast Akıl Hastanesi Gerçek mi?

gercekoutlast

DİKKAT! Bu yazı kişiyi rahatsız edecek görseller barındırıyor. 18 Yaşından küçükseniz veya rahatsız olacağınızı düşünüyorsanız lütfen kendiniz için bu yazıyı okumayı bırakın.

   2013 Yılında çıkan Outlast oyunu bir hayatta kalma korku temalı oyundur. Bugünlerde çoğu kişi tarafından oynanan bu oyun gerçekten korkuyu iliklerimize kadar hissetmemize sebep oluyor. Oyunda Miles Upshur adlı gazeteci garip olayların geçtiği konuşulan bir akıl hastanesine haber için gidiyor. Tek başına gittiği bu akıl hastanesinde de o korku dolu garip olaylarla karşılaşıyor. Eğer korku oyunlarını seviyorsanız mutlaka oynayın derim. Bunun dışında çoğu kişi gibi benim de aklıma oyunda geçen akıl hastanesinin gerçek olup olmadığı sorusu takıldı. Bu soruya cevap bulmak için bir dizi araştırma yaptım. Bu araştırmalar sonucunda ulaştığım fikri yazmak istedim.

Mount Massive Asylum

   Öncelikle Outlast oyununa konu olan akıl hastanesinin haritasının en azıyla gerçekten bir akıl hastanesi örnek alınarak tasarlandığını söyleyeyim. Bu hastane ABD'deki Lake County'nin uzak dağlarında bulunan Mount Massive Asylum adlı bir akıl hastanesidir. İddiaya göre bu hastanede hastalara yasa dışı deneyler yapılmıştır. Yine iddiaya göre bir gün bu hastanede hastalar isyan çıkardı. Bu isyan çok kanlı bir isyandı. Hastalar hastaneyi ele geçirse de güvenlik güçleri kanlı bir şekilde isyanı bastırdı. Tabii bunlar ne kadar doğru tartışılır orası ayrı.

   İddialara göre oyuna konu olan Mount Massive Asylum 1971 yılında yaşananlar dolayısıyla kapatılmıştır. 1972 Yılında ise hastane ile ilgili çoğu kayıt CIA tarafından yok edilmiş. Ve sıkı durun 2009 yılında bu hastanenin tekrar açıldığı söyleniyor. Yine burada yasa dışı deneyler yapıldığı iddia ediliyor. Bu bilgilerin gerçek olup olmayacağı ise şüpheli. Fakat şahsen böyle bir hastanenin var olabileceği kanısı oluştu bende. 

Hastane Oyundan Daha Korkutucu

   İnternette Outlast'a konu olan Massive Asylum hastanesinin bazı fotoğraflar var. Bu fotoğraflar eğer gerçekse hastanenin gerçekten korkutucu olduğunu söylemem gerekiyor. Yani oyundan daha korkutucu bir havası var. İşte o hastaneden bazı fotoğraflar:

outlast-1

outlast-2

outlast-3


Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

23 Temmuz 2015 Perşembe

Çarpılan Kız Hikayesinin Çöküşü

Çarpılan Kız diye dağıtılan fotoğraf

   Bu yazımda ülkemizin şimdiye kadar topluma en iyi şekilde yayılmış olan korku hikayesinin çöküşünü yazacağım.Başlıktan anlaşılacağı üzere bu çarpılan kız hikayesidir.Önce olaydan bahsedip sonra işin aslını yazayım.Ama uyarımı da yapayım eğer bu tür hikayelerden hemen etkilenecek bir yapınız varsa lütfen şimdi bu yazıyı okumayı bırakın.

ÇARPILAN KIZ OLAYI

   Çocukken tahminen 8 veya 9 yaşlarındayken bir gün  mahallemizde bir adam elinde bir fotoğraf ile kapıları çalıyordu.Kapıyı açanlara elindeki çok sayıda olan fotoğraflardan bir tanesini uzatıp uzaklaşıyordu.Fotoğrafı alanlar ise şaşkınlıkla kağıda bakıyorlardı.Adam daha sonra bana yaklaştı ve bana da bir fotoğraf uzattı.Daha sonra yanımdan ayrıldı.Verilen kağıda baktığımda korkunç çirkin bir yaratık ve altında yazan bir yazı hemen fark ediliyordu.Okuma konusunda iyi değildim o yaşlarda.Zaten pek anlayacağım şeyler de yazmıyordu kağıtta.Hemen elimdeki çirkin kızla(Kız olduğuna kanaat getirmiştim) beraber annemin yanına koştum.Bana bir açıklama yapmasını bekliyordum.
   Annem kağıdı aldı fotoğrafa baktı yazıyı okudu.Ufak bir tebessüm etti.Sonra başladı anlatmaya."Bu kızın annesi hep Kuran-ı Kerim okuyormuş çok dindarmış.Kız ise o Kuran-ı Kerim okurken yüksek sesle müzik dinliyormuş.Annesi çoğu sefer onu uyarmış.Ama kızı söz dinlememiş hatta annesine çok sinirlenmiş.Bir gün yine kız yüksek sesle müzik dinlerken annesi Kuran-ı Kerim okuyormuş.Annesi yine kızını uyarmaya gitmiş.Ama kız yine dinlenmemiş ve iyice öfkeye kapılmış.Koşmuş ve annesinin okuduğu Kuran-ı Kerim'i yırtmış.Ondan sonra kıza bir şeyler olmuş.Kıvranmaya başlamış.Ve Allah onu çarpmış bu hale getirmiş."
   Annemin anlattıkları karşısında dehşete düşmüştüm.Ve hikayeye şartsız inanmıştım.Ama annemin olayı inanarak anlatmadığını daha  o gün fark etmiştim.Nitekim daha sonraları bunu itiraf edecekti.Olay sadece beni korkutmamıştı o gün o kağıdı alan herkes korkmuştu.Ne tuhaf şimdi bakıyorum da sevgi dini olan İslamiyet daha o günlerden başlayarak korku dini haline getirilmeye başlanmış.
   Hikaye her sene kendini tekrar ediyordu.Özellikle yaz aylarında ve Kur'an kursu zamanlarında hikaye diriliyordu.Ama her sene hikaye farklı bir versiyonu ile karşıma çıkıyordu.Kimileri kızın namaz kılmadığı için bu hale geldiğini kimisi ise oruç tutanlara saygısızlık ettiği için bu hale geldiğini söylüyordu.Hikaye kontrol edilemeyecek boyutta bir hızla yayılıyordu.Hatta bazı camiler yazılı fotoğrafı giriş kapılarına asmıştı.Ben hikaye her sene farklı bir şekilde dile gelince hikayenin gerçek olmadığını erken kavradım.Ama hala kafamda bir soru işareti vardı.O fotoğraftaki yaratık o hale nasıl gelmişti?

VE İŞİN ASLI... 

   Ve seneler sonra araştırma yapmayı akıl ettiğim zaman işin aslını öğrendim.Fotoğrafta görünen tuhaf yaratık aslında bir heykeldi.Avustralyalı Heykeltraş Patricia Piccinini bu tür heykelleri yapıyordu.Patricia bir insan ile bir hayvanın birleşiminden nasıl sonuçlar çıkacağını düşünerek bu heykelleri yapmıştı.İşte bize çarpılan kız diye yutturulmaya çalışılan eseri de bu çerçevede yapmıştı.Nitekim baktığımızda yaratığın köpeği andıran bir tarafı da var.
   Peki neden böyle bir hikaye uyduruldu?Bunun tek sebebi korkuyla insanları dindar yapmaya çalışmaktan başka bir şey değil.Bu taktiğin yanlış olduğunu söylememe gerek var mı bilmiyorum.Şöyle bir hikaye vardır:Eğer bir insanı dindar yapmak istiyorsanız onu kalbine bırakın kalbini arasın,Eğer bir insanı Ateist yapmak istiyorsanız onu aşırı dinci bir ortamda yetiştirmeniz yeterli olacaktır.
   Korku ile kurulan düzen yıkılmaya mecburdur.Yani çarpılan kız hikayesi de görüldüğü üzere çökmeye mecbur kaldı.En iyisi sevgiyle yürümektir hoşgörüyle yürümektir.

   Heykeltraş Patricia Piccinini'nin diğer eserlerinin bir kısmını aşağıda paylaştım:






13 Temmuz 2015 Pazartesi

Smile.dog Gerçek mi?


DİKKAT! Bu yazı kişiyi rahatsız edecek içerikler barındırıyor. 18 Yaşından küçükseniz veya rahatsız olacağınızı düşünüyorsanız lütfen kendiniz için bu yazıyı okumayı bırakın.

   Smile.dog hikayesi.Kimine göre gerçek bir hikaye kimine göre ise tamamen yalan!Ama şurası bir gerçek ki oldukça korkutucu ve gizemli bir hikaye.Peki bu hikaye gerçek mi?Hikayeden bahsedip bir sonuca ulaşmaya çalışalım.Ama daha önce bir uyarıda bulunayım.Lütfen yaşınız 18'den küçükse ve bu tür konularda çabuk korkacak bir yapınız varsa bu yazıyı okumayı derhal bırakın.
 

NEDİR BU HİKAYE?

   Burada hikayeyi uzun uzun yazmak istemiyorum.Nitekim eğer araştırırsanız hikayenin uzun şeklini internette bir çok sitede bulabilirsiniz.Ben kısaca hikayenin özünden bahsedeyim.
   Hikaye klasik bir korku gerilim hikayesi gibi başlıyor.Amatör bir yazar olayı yaşadığını iddia eden bir kadınla röportaj yapmak istiyor ve hikaye gelişiyor.Hikayenin odağında smile.dog adlı korkutucu bir resim var.Hikayeye göre bu resme bakanlar lanetleniyor.Resme bakan kişiler sonra her yerde bu resmi görmeye başlıyor ve rüyalarında dahi bu resmin gazabına uğruyormuş.Lanetten kurtulmanın yolu ise bu resmi başkalarıyla paylaşmakmış.
   Amatör yazar röportaj için gittiği kadının kendisiyle kapı ardından korkarak konuştuğunu yazıyor.Bundan sonra Smile.dog olayıyla yakından ilgilendiğini söylüyor.Araştırmalarına göre bu resme en başta 400 kişi maruz kalmış çoğu daha sonraları intihar etmiş veya izini kaybettirmiş.İçlerinden sadece kendisiyle korkarak konuşan Mary adlı kadına ulaşabilmiş.
   Mary en başta yazarla pek konuşmak istemese de daha sonra yazara bir mail göndererek Smile.dog resminin üzerindeki etkisini anlatmıştır.Mary resmi gördükten sonra resimdeki köpek benzeri yaratığın rüyalarına girdiğini ve beni yay diye onunla konuştuğunu anlatmış.Ruhunun Smile.dog tarafından rahatsız edildiğini dile getirmiş.Yazara yaptığı Smile.dog araştırmasını bitirmesini söylemiş.Bu mailden kısa bir zaman sonra Mary intihar etmiş.
smile.dog sahte resimlerden birisi
   Yazar bundan sonra araştırmasına devam ettiğini ve Smile.dog olayının birçok internet sitesinde,forumlarda yayıldığını söylüyor.Ancak internet aleminde dolaşan Smile.dog resimlerinin orijinal olmadığını orijinal Smile.dog resminin kayıp olduğunu da sözlerine ekliyor.
   Orijinal Smile.dog resmi şu şekilde tarif ediliyor:Kamera flaşı ile aydınlatılmış bir ortamda köpeğe benzer bir yaratık oturmuş vaziyette.Arkaplanda ise insan el izi şeklinde kan lekesi var.El boş.Ön plandaki köpek benzeri yaratık sırıtır bir biçimde kameraya bakıyor.
   Yazar bundan sonra bu hikayeyi yaymakla meşgul oluyor ve hikayenin gerçekliğine inandığını dile getiriyor.


PEKİ HİKAYE GERÇEK Mİ?

   Şimdi hikayenin gerçek olup olmadığını keşfedelim.Öncelikle bu hikayenin internet mazisi çok eskidir.İnternet hemen hemen ilk yayılmaya başladığı zamanlarda bu hikaye de ne hikmetse yayılmaya başlıyor.
   Bir resim insanda böyle etkilere sebebiyet verebilir mi?Evet bir resim insan psikolojisine etki edebilir özellikle bilinçaltına yollanacak korkunç bir şema farklı etkilere neden olabilir.Fakat bu hikayede bahsi geçen resmin varlığı bile şüpheli.Orijinal resmin olmayışı hikayenin fos olmasını destekleyecek nitelikte.
   Hikaye fark edeceğiniz üzere "bu mesajı 10 kişiye yayarsanız beladan korunursunuz" muhabbeti üzerine kurulmuş.Bu da hikayenin aslında şakacı birinin uydurması olduğunu gösteriyor.Hikayesini yaymak içinde sonuna "bu mesajı yayın" olayını eklemeyi ihmal etmemiş.
   Kısacası ben hikayeyi pek inandırıcı bulmadım.Gerçek olmama olasılığı çok yüksek.Ama şunu söylemeliyim ki Smile.dog adı altında paylaşılan ve benimde burada paylaştığım bu sahte olduğu söylenen resimler insanı biraz ürpetmiyor değil.Bu nasıl resimdir yahu böyle resim mi çekilir :)

Önemli Not: Bu bloguma eklediğim 100.yazı.Şimdiye kadar yazılarımı okuyan sizlere çok teşekkür ediyorum.Daha ilginç konular için bizi takip etmeye devam edin.



Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.



27 Mayıs 2015 Çarşamba

Slender Man Gerçekten Var mı?


slendermann

DİKKAT! Bu yazı kişiyi rahatsız edecek içerikler barındırıyor. 18 Yaşından küçükseniz veya rahatsız olacağınızı düşünüyorsanız lütfen kendiniz için bu yazıyı okumayı bırakın.

   Uzun zamandır bloga korkutucu yönü olan ilginç bir konuyu yazmıyordum.Aslında hatırlarsanız ilk yazımı bu tarzda olan kehanetlerle ilgili yazmıştım.Daha sonra arada sırada bu tarz yazılara devam etsem de dediğim uzun bir süredir yazmıyordum.

   Bu yazımda korkutucu yönü olan bir konuya değineceğim.Bir paranormal psikopatın gerçek olup olmadığını yazacağım.Bu varlık başlıktan tahmin edeceğiniz üzere Slender Man.Yani Türkçe karşılığında İnce Adam.Tabii ben ince adamı korkutucu bulmadığım için ondan Slender Man diye bahsedeceğim.Şimdi kim bu Slender Man var mı yok mu onu yazalım.

   İddiaya göre Slender Man genellikle çocukları nadiren de yetişkinleri kendine hedef edinmiş psikopat bir paranormal yaratık.Bazı insanları korkudan titreten bazılarını ise güldürten bu yaratık korkunç seslerle kurbanın üzerine yürüyen ve ona her türlü negatif enerjiyi yayan bir yüzsüz.Evet evet bir yüzsüz.Onu gördüğünü iddia edenler yüzünün olmadığını söylüyor.

   Slender Man'i gördüğünü iddia edenler onun fiziksel özelliklerini şöyle sıralıyor: Uzun boylu,yere kadar değen çok uzun kollara sahip,zayıf,yüzsüz,takım elbiseli,beyaz tenli....

   Efsaneye göre Slender Man geçmişte gerçekten yaşamış birisi.Bu kişi çok gizli bir tarikata üyeymiş.Bu tarikatın korkutucu ayinleri varmış.Ayinlerinde çocukları kurban olarak Tanrı'ya sunuyorlarmış.Çocukların iç organlarını çıkartarak vahşice katlediyorlarmış.Kurbanlarını çocuklardan seçmelerinin sebebi onların masumiyete sahip olmalarıymış.İç organlarını çıkartmalarının sebebi ise mumyalama olayına bağlanır.Efsaneye göre Slender Man bir şekilde ölümsüzlüğe kavuşur ve kurban aramaya devam eder.

   İddialara göre Slender Man günümüzde kurbanlar almaya devam ediyor.Bu iddialar çeşitli video ve fotograflarla destekleniyor.Slender Man kurbanına yaklaştığında kurbanı onu bulanık görmeye başlarmış.Kurbanı onu gördüğünde ruhuna umutsuzluk,mutsuzluk,korku hakim olurmuş.Bunun dışında onun kayıt cihazlarını bozacak bir etkisi varmış.Bugüne kadar Slender Man'in var olduğu çoğu görüntü internete yüklendi.Bunlardan dikkat çekenlerden birisi de şu:


Peki GERÇEK Mİ?

   Yaptığım araştırmalar ve izlediğim görüntüler sonucunda bende Slender Man olayının yalan olduğuna dair bir fikir oluştu.Biraz sonra yazacaklarımı okuduğunuzda sizde aynı görüşe varabilirsiniz.

    Slender Man bir internet geyiği olarak ortaya çıkmıştır.Bir internet sitesinde bir gün "Haydi gelin kendi korkunç yaratığımızı oluşturalım" tarzında bir tartışma başladı.Bu tartışma sonucunda bugünkü Slender Man portresi oluştu.Bu portre zamanla öyle bir şöhrete kavuştu ki Slender Man hakkında filmler,oyunlar yapıldı kitaplar yazıldı.Bu film,kitap ve oyunları görenlerden bazıları da kendilerini konuya o kadar kaptırdılar ki gerçekle hayali karıştırmaya başladılar.Sonuç olarak "Vay bee Slender Man gerçek" noktasına ulaşıldı.Bunun sonrasında da eğlenmek isteyen bazı muzip insanlar "Slenderman'in videosu burada" diyerek sahte videoları piyasaya sürdüler.

   Bugün Slender Man ile ilgili mevcut görüntülerin büyük çoğunluğunun sahte olduğu kanıtlandı.Kısacası Slender Man hayali paranormal bir psikopattı ama insanoğlunun kendine has duygularıyla bir an gerçekliğe kavuştu.Aslında böyle birisi asla yoktu.

 


   Son olarak aşağıda konuyla ilgili videoyu izleyebilirsiniz: