osmanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
osmanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2018 Pazar

Soy Ağacımız Neden 1830'lara Gitti?

ağacı-soy

    Evet bunu kesinlikle Sanal Dünya kategorimiz çerçevesinde değerlendirebiliriz. Çünkü malumunuz hayatımız daha fazla sanal hayatla bağlı hale geliyor. E-Devlet uygulaması gerçek hayatta bürokrasi zincirleri arasında yaptığımız birçok işlevi sanal ortamda kolayca yapmamıza imkan sağladı. Bundan dolayı aslında bu girişimi takdir etmek gerekiyor. Bazı riskli tarafları olsa da çok yararlı bir hizmet. Neyse efendim geçtiğimiz günlerde E-Devlet vatandaşların soy ağacını kolayca sorgulamasını sağlayan hizmeti kullanıma sundu. Sunar sunmaz da ortalık toz duman oldu. Sistem çöktü, yeniden düzenlendi ve kullanıma sokuldu. Vatandaş bu hizmet sayesinde en azıyla 1830'lara kadar uzanan soyunu öğrenebildi. Peki neden 1830'lara kadar gidebildi bu sorgulama işi? Daha öncesini neden göstermedi? Bu yazımızda ona değinmek istedik.

21 Ağustos 2016 Pazar

Genç Osman'ın Esrarengiz Hikayesi

bagdatsefer

   Takvimler 1638 yılını gösterdiğinde payitahtta hummalı bir hazırlık sürüyordu. Sultan 4. Murad yıllardır Acem askerlerinin elinde olan şehirlerin en kıymetlilerinden Bağdat'a gözünü dikmişti. Sefer emrini çoktan vermiş ve bunun uğruna şehirde gönüllüler askere yazılmaya başlamıştı. Rivayet odur ki gönüllüleri tek tek kayıt eden adamın önüne bıyıkları tarak tutacak kadar büyümemiş bir genç geldi. Adam genci görünce onu yazamayacağını küçük olduğunu söylemiş. Ayrıca "bıyığın tarak bile tutmaz savaş senin neyine" gibisinden konuşmuş. Adamın karşısındaki genç bu lafların üzerine koşa koşa evine gitmiş. Çekmeceden bir tarak almış ve adamın karşısına yine dikilmiş. Sonra da tereddüt etmeden tarağı bıyığına saplamış. Adam kan içinde kalan yüzdeki kararlılığı görünce gururla genci gönüllü olarak yazmış. İşte bu gencin ismi Osman'mış ve Genç Osman'ın gizemli hikayesi orada başlamış.

   8 Mayıs 1638 tarihinde 4.Murad'ın önderliğindeki Osmanlı ordusu 197 günde Bağdat'ın önlerine geldi. Genç Osman da bu ordunun içindeydi ve bıyık hikayesi kulaktan kulağa dolaşmıştı. Ordunun içinde gururlandıran bir simge olmuştu çoktan. Bağdat'ın alınması için yapılan savaş çetin geçiyordu. Öyle ki genel bir hücumda sadrazam Tayyar Paşa bile şehit düştü. İşte çarpışmaların çetin geçtiği bir zaman diliminde ordu Genç Osman'ın şehadet haberiyle sarsıldı. Nasıl olur da bir askerin ölümü Sultan 4.Murad'ı dahi etkileyebilirdi. Yanlış anlaşılmasın elbet her askerin ölümü sarsıcıdır. Fakat Genç Osman'ın hikayesi daha farklıdır. Onun hikayesinin kesin olan taraflarında ise mücadele ve vatan aşkı vardır. Şüphesiz nasıl şehit düştüğü üzerinde farklı görüşler olsa da onun direndiği, savaştığı ve orduya ışık olacak kadar cesaretli olduğu doğrudur.

   Dediğim gibi Genç Osman'ın nasıl şehit düştüğü üzerinde farklı görüşler vardır. İşte bu yüzden Genç Osman'ın hikayesi esrarengizdir. En çok kabul görülen görüşlerden birisi Genç Osman'ın cesurca savaşırken düşman askeri tarafından kellesinin uçurulduğu ama buna rağmen kellesini bulup "kelle koltukta" mücadeleye devam ettiği şeklinde söylenen bir hikayedir. Uzun süre (bazıları 3 gün der) bu şekilde mücadele edip şehit düşmüştür hikayenin geri kalanına göre. Bu durum imkansız gibi görünse de, kimilerine göre İran kaynaklarında bile yazmış olmasından dolayı gerçekleşmiştir. Başka bir görüşe göre Genç Osman iki eli kesilmiş bir şekilde sancak elinde önlerde ilerliyordur ve bir kişinin bu duruma hayret etmesi üzerine şehit düşmüştür. Başka bir görüşe göre ise Genç Osman cesurca sancağı Bağdat kalesi'ne diktikten sonra atılan oklarla şehit düşer. Çoğu kaynak ise Genç Osman'ın ok ile vurularak Dicle Nehri'ne düştüğünü yazar.

   Genç Osman'ın nasıl şehit düştüğü üzerine görüşlere baktığımızda onun vatan sevgisiyle daha doğrusu cihad sevgisiyle dolu olduğu görülecektir. Mücadeleci ruhu dışında ordunun en başında sancaktarlık yaptığı da söylenebilir. Rivayete göre Genç Osman şehit düşünce 4.Murad bu duruma çok üzülmüş ve "Keşke Osman'ım yaşasaydı da Bağdat elimizde olmasaydı." tarzında bir söz söylemiştir.

   Genç Osman'ın hazin hikayesi uğruna daha sonraları şiirler ve destanlar yazılmıştır. Hatta onun adına bir marş bile vardır. Tarihimiz çok sayıda bu tarzda ilginç ve bir o kadar gururlandıracak kahramanlık örnekleriyle dolu okumasını bilene.


Yararlanılan kaynaklar:





Yazımı okuduğunuz için Teşekkür ederim.Lütfen yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.